Elif Safak’in seçim yorumu; “Savasta olmak gibi”
Elif Safak,yerel seçimlerden sonra Türkiye'de atmosferin iyice gerildigini belirterek,"Bu sanki savasta olmak gibi” dedi.
Italya'da günlük yayin yapan Corriere della Sera gazetesi, yazar Elif Safak'la yapilan bir röportaja yer verdi. Monica Ricci Sargentini tarafindan yapilan röportajda Safak, yerel seçimlerden sonra Türkiye'de atmosferin iyice gerildigini belirterek, "Bu sanki savasta olmak gibi” dedi.
Türkiye'de 30 Mayis günü yapilan yerel seçimleri Safak'in Londra'daki evinde televizyona yapismis bir halde takip ettigi,ancak sicagi sicagina Erdogan'in galibiyetini yorumlamak istemedigi belirtilen röportajda,
"Yorumunu ülkesinde seçimlerde hile yapildigi tartismalari devam ederken yapacak” denildi.
Safak'in, "Bu, ülkemin sosyal ve politik yasaminda çalkantili bir dönem. Yerel seçimler, hükümet tarafindan bir güven oylamasiymis gibi görüldü. Simdi atmosfer fazlasiyla gerildi. Bu sanki savasta olmak gibi. Erdogan ve AKP seçmen tabanini güçlendirdi ama halkin yüzde 55'ini olusturan ve daha saglamlasan bir muhalefet de var. Türkiye bölündü, derinden kutuplastirilan bir ülke haline geldi. Biri digeriyle kavga eden iki Türkiye'ye sahip olmak gibi” sözlerine yer verildi.
Bunun yaninda, 43 yasinda olan yazarin,Twitter ve YouTube'un yeniden açilmasi için, Orhan Pamuk ve diger yazarlarla birlikte açik bir mektuba imza attigina dikkat çekildi, "Türkiye'de politika sesini sanattan daha çok yükseltir. Nadiren itiraf etsek de otosansür her yazarin hayatinda günlük bir egzersizdir” sözleri kullanildi. Ayrica Safak'in, "Türk yazarlar apolitik olmayi göze alamaz. Ingilizler için zaman neyse, bizim için politika öyledir” dedigi ifade edildi.
Röportajin devami söyle;
Erdogan'in önünde iki yol var; rakiplerine el uzatmak ya da durumu daha da kutuplastirmak. Sizce hangisini seçecek?
Akli basinda karar tüm halki kucaklamak, Türkiye'de farkliliklar ve renklerden olusan bir sivil toplumun varligini anlamak olacaktir. Ama bunu hayata geçirmek için gerek hükümetin, gerekse muhalefetin savas söylemlerini birakmasi gerekir. Kavga, tansiyon ve uyusmazliktan yorgun düstük. Türkiye'de politika erkeksidir; agresif ve erkek egemendir. Demokrasi, basin özgürlügü ve insan haklarina daha fazla ihtiyacimiz var. Ergogan'in galibiyet konusmasinin yeni ayriliklar yaratmasindan endiseliyim. Daha sakin ve uzlasmaci bir ton benimsemesini isterim. Ama o bunu yapmayacak.
Twitter ve Youtube yasaginin kaldirilmasi için diger yazarlarla birlikte açik bir mektuba imza attin. Birçok gazeteci cezaevinde. Uluslararasi toplum tedirgin. Türkiye otoriter bir ülke haline mi geliyor?
Basin özgürlügü endeksinde Türkiye 180 ülke arasinda 154'üncü sirada. Korkarim ki daha hosgörüsüz ve yabanci düsmani bir ülke haline geliyoruz. Türkiye'de kelimeler agirdir. Her yazar bunu bilir. Kelimeler basini belaya sokar.
Nasil oldu da ana muhalefet partisi CHP,protesto oylarini kendine çeviremedi?
Ana sorunlarimizdan biri güçlü bir muhalefet eksikligi. CHP Ankara'da siki çalisti ama parti olarak biraz eski kafali gibi görünüyor. Yenilenmeleri gerekiyor. Türk halki çok tutucudur, sosyal demokratlar toplumun kentli elit ve burjuva olmayan kesimleriyle de iletisim kurma yöntemi bulmali.
Nasil oldu da yolsuzluk skandali oylari hiç etkilemedi?
Yolsuzluk suçlamalari Erdogan'in seçmenlerini daha kararli hale getirdi. Oy verenler, liderlerinin saldiri altinda oldugunu düsündü ve onu korumak için seferber oldu. Seçimler bir tür kurtulus savasi haline geldi. Türkiye'de birçok kisi disarda ve içerde düsmanlarla çevrili oldugumuzu düsünüyor. Komplo teorilerine inaniyor. Buna ek olarak son yillarda genel ekonominin iyi gittigini ve insanlarin bu statükoyu degistirmek istemedigini göz önünde tutmamiz gerekir.
Erdogan cumhurbaskanligina aday olacak mi?
Muhtemelen evet. Çünkü oylamayi, kendisine yönelik bir güven oylamasi olarak gördü. Simdi kendisi hakkinda daha emin. Gezi'den sonra pozisyonu zayiflamisti. Endiseliyim çünkü; Erdogan elestirileri her demokrasi için saglik sistemi ve gereklilik olarak görmüyor. Kendisiyle ayni fikirde olmayanlarin "vatan haini” oldugunu düsünüyor. Bu çok tehlikeli. Demokrasi sadece oy kullanmaya gitmek ve çogunlugu saglamak degildir. Ayni zamanda açiklik, kapsayicilik ve ifade özgürlügü kültürüdür. Bugün Türkiye'de demokrasi kültürü eksik.

(DHA)
Bu haber 1733 defa okunmuştur.