10 A?ustos 2013, 15:09
Yurttaşlık ve Haziran Direnişi
Metin Çulhaoğlu yazdı
Metin Çulhaoglu yazdi: Yurttaslik ve Haziran Direnisi
Haziran direnisine katilanlarin sinifsal bilesimi konusuna epey deginildi. Sonra, gençlerin, kadinlarin özel agirligindan söz edildi. Bu insanlarin neye karsi çiktiklari belli de, bu karsi çikisin nasil bir duyarliliga, “farkindaliga” ya da daha ileri gidersek “bilince” oturdugu üzerinde biraz daha durmakta yarar var.Metin Çulhaoglu - soLSimdi, “Haziran direnisi ile Cumhuriyet’in kazanimlari arasindaki iliski” dedigimizde “ne alaka?” itirazini yöneltenler çikacaktir.Oysa çok alakalidir.“Direnis” dendi, diyoruz; “halk hareketi” diyoruz; “isyan” vb diyenler de var. Bunlara bir alternatif olarak degil, ama Haziran’a yakisan baska bir tanim daha bulmak gerekirse herhalde en iyilerinden biri “yurttas baskaldirisi” olacaktir.Haziran direnisine katilanlarin sinifsal bilesimi konusuna epey deginildi. Sonra, gençlerin, kadinlarin özel agirligindan söz edildi. Bu insanlarin neye karsi çiktiklari belli de, bu karsi çikisin nasil bir duyarliliga, “farkindaliga” ya da daha ileri gidersek “bilince” oturdugu üzerinde biraz daha durmakta yarar var.Elbette üzerine baska ekler de yapilabilir; ama hepsinin temelindeki ortak paydanin, canlanan, hatirlanan, degeri yeniden kesfedilen yurttaslik ve bunun bilinci oldugunu söylemek en dogrusu gibi görünüyor.Daha önceki degerlendirmelere, tahlillere ve bundan sonrasina iliskin beklentilere göre çok mu “geri” duruyor?Ortada kaybedilen esegin yeniden bulunmasi ve buna eslik eden sevinç gibisinden bir durum mu var?Böyle düsünmemek, böyle düsünmemek için de gelmis geçmis iktidarlar arasinda AKP’nin özel yerini bir kez daha belirlemek gerekiyor. Bunun için isterseniz biraz sematik gidelim ve 1923’ten bu yana tanik olunan dönemlerin “yurttaslik” baglamindaki genel tutumlarini sirasiyla özetleyelim:Tek parti dönemi: Evet yurttassin, üstelik bunu sana ben verdim; ama ülkemiz muasir medeniyet seviyesine ulasincaya kadar baska ülkelerin yurttaslari gibi olamazsin…Daha sonraki çok partili dönemler: Elbette yurttassin; ama sana ancak memleketin elindeki imkânlar ölçüsünde refah getirebilirim…Askeri dönemler: Bal gibi yurttassin ve öyle kalacaksin; ama seni önce söyle bir hizaya getireyim de…Ve AKP iktidari: Sen yurttas degil tebaasin, ümmetsin; benim büyük misyonum hangi kaliba uymani gerektiriyorsa o kaliba uyacaksin…***11 yillik AKP iktidari bu anlamda önemli bir kirilmayi temsil etmektedir. Çünkü daha önceki tüm iktidarlarin elbette gene egemen sinif eksenli olmak üzere tüm tasarruflarinda veri aldiklari yurttaslik olgusunu kaziyip yerine tebaayi koymaya kalkismistir.Haziran’da genis kitleler, iste bu statülerinin de ellerinden alinmakta oldugunun ayirtina varmis, tepkisini ortaya koymustur.Eger yakin dönemlere kadar ortalikta “yaprak kimildamiyor” idiyse, insanlar yetinmeci, “bos vermis” hallerini sürdürüyorlardiysa, en azindan yurttaslik konumlarini güvencede saydiklari içindir.AKP bu “kirmiziçizgiyi” de asmaya kalkismistir.Iyi de, halkin gerçekten deger verdigi anlasilan yurttaslik konumu ve bilinci bu ülkeye gökten mi inmistir?“Cumhuriyet’in kazanimi” degilse nedir?Eksik kalmasin diye ekleyelim: “Nosyon” elbette Cumhuriyet öncesine gider. Anadolu’dan söz ediyorsak, merhum Bülent Tanör’ün yazdigi gibi “yerel kongre hareketleri” döneminde (1918-1920) daha bir sekillenmistir. Ama bir kazanim olarak yerlesiklik kazanmasi, Cumhuriyet dönemindedir.***Yurttaslik dedik; bunu sinifsal duyarlilik, bilinç ve tepkilerle münasebetsiz bir rekabete sokmak hiç gerekmiyor. Kronoloji (sira) farklilasabilir; ama neticede yurttaslik bilinci ile sinif bilinci birbirinin alternatifi degil, tamamlayicisi ve pekistiricisidir. Örnegin,Benim ödedigim vergilerle sunu sunu yapamazsin,Kamuya ait varliklari, dogayi, ona buna peskes çekemezsin,Kentsel mekânlarin nasil kullanilacagi konusunda benim de sözüm var,Benim yasam tarzima karisamazsin vb.diyen biri, isin en basinda yurttaslik bilincine sahip demektir.Bütün bunlar, daha sonraki adim olan sinif farkindaliginin, duyarliliginin ve giderek bilincinin yesermesi için en uygun zemini olusturmaz mi?Günümüz kapitalizminde “yapi”, daha önce görece kendi haline biraktigi ya da kirilarak yansidigi üstyapisal alanlara artik daha dogrudan, daha “sedit” biçimde ve soluk aldirmaz bir egemenlik niyetiyle girmektedir.Böyle bir kapitalizmde insanlarin tebaa degil yurttas olduklarini hatirlamalari iyi bir baslangiçtir.Gerisi gelecektir.
soL haber
Haberi Ekleyen: Görman Hesler
Bu haber 1058 defa okunmuştur.
Paylaş
|
GÖRELE ' DE HAVA DURUMU
RÖPORTAJ

Murat Kul ile balıkçılık üzerine söyleşi
|