Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
12 Eylül karanlığı büyüyor
12 Eylül 2014, 22:25

12 Eylül karanlığı büyüyor

KESK; Şimdi daha güçlü mücadele dönemi

12 EYLÜL’ÜN KARANLIGI BÜYÜYOR, SIMDI DAHA GÜÇLÜ MÜCADELE!

Bundan 34 yil önce Türkiye halklarinin, emekçilerinin ve gençlerinin yasamlarina bir karabasan gibi çöken 12 Eylül’ün karanligi, dünden bugüne fasizan anlayisiyla birlikte sürmektedir. ABD’nin ‘bizim çocuklar basardi’, dönemin TISK baskani Halit Narin’in ‘gülme sirasi bizde’ sözleriyle özetlenen 12 Eylül fasist darbesi, emperyalizmin ve sermayenin çikarlari dogrultusunda gerçeklesmis, finans oligarsilerinin ve uluslararasi tekellerin ihtiyaçlarina yönelik kurulan muhafazakar-sag dünya düzeninin Türkiye’ye giris kapisi olmustur. O güne kadar emekçilerin yogun mücadeleler ile kazandiklari haklarinin üzerinden geçen bir silindir vazifesi görmüs, Türkiye halklarinin biriktirdigi tüm degerleri ezen tank paletlerinin sesi olmustur. Emekçi halkin kendi kaderine sahip çikma iradesi büyük bir zorbalikla kirilirken, 650 bin kisiyi gözaltina alinmis, 1 milyon 683 bin kisi fislenmis, 517 kisi idam cezasina çarptirilmis,50 kisi acimasizca asilmis, yüz binlerce insan akil almaz iskencelere, gözaltilara, cezaevlerinde ölüme terk edilmistir.

12 Eylül'de emperyalizmin ve sermayenin çikarlari dogrultusunda gerçeklestirilen fasist darbenin yarattigi siyasal-toplumsal iklim, bugün AKP eliyle sürdürülmektedir. Tam 34 yildir darbenin yarattigi hukuk ve kurumlarla yönetilen ülkemiz bugün AKP iktidari ile daha otoriter bir rejime sürüklenmektedir.Dogrudan ABD’nin onayi ve destegiyle gerçeklesen 12 Eylül’ün akli, ayni strateji ile Türkiye’yi Ortadogu’da emperyalist isgal politikalarinin taseronu yapmis, AKP hükümeti izledigi dis politikada bu stratejiden bagimsiz bir hat izlememistir.

 Bugün Filistin’de, Suriye’de, Irak’ta, Rojava’da, Sengal’de, tüm Ortadogu’da insanlik kitlesel biçimlerde katledilirken, halklarin bugünleri, gelecekleri ve bir arada yasama umutlari yok edilmektedir. AKP iktidari ise Türkiye’de ve Ortadogu’da izledigi irkçi/ayrimci/tekçi/mezhepçi bir siyaset ekseniyle ülkemizi bu katliamlarin ortagi haline getirmistir.  12 Eylül fasist cuntasinin tüm hukuk-kurum ve yasalari bugün iktidarda, demoklesin kilici gibi emekçi halklarin üzerinde sallanmaya devam etmektedir.  Tek adam diktasina dogru sürüklenen otoriter rejim, toplumsal yasamin her hücresini kendi politikalari dogrultusunda dönüstürmeye devam etmektedir. 12 Eylül’ün ürünleri olan ÖYM ve TMK’lar tarihsel görevlerinin yani sira bugün de- isimleri degistirilmis olsa bile-yine birçok insanin özgürlügünü elinden almakta, iktidarin baski araci olarak kullanilmaktadir.

12 Eylül’ün daragaçlarinda, cezaevlerinde, daglarda ve sokaklarda gerçeklestirdigi katliam ve baski agi, bugün tüm ülkede özgürlük ve demokrasi alanlarini kusatmaya devam etmekte, Gezi Direnisi’nde görülen vahseti esliginde, iktidar sopasiyla ülkeyi polis ve gaz cehennemine dönüstürmektedir. Isçilerin ve emekçilerin kendi kaderlerini belirleme haklarini ellerinden alan, iradelerini yok sayan 12 Eylül tarafindan kapilari açilmis olan 24 Ocak kararlarinin hükmü bugün de isçilerin ve emekçilerin yasamlarini tek basina belirlemektedir. Isçilerin yasamlarini bile degersiz gören 19.yy’in kölelik kosullari bu hükümlerden aldigi mirasla bugün yasamimiza tasinmaktadir. Azgin sömürü ve kar hirsiyla tarihin en büyük isçi katliamlarina imza atan AKP hükümeti, bu katliamlara neden olan güvencesiz ve taseron çalismayi yasalarla kalici hale getirirken, sadece kamu emekçilerini degil, en temel hak olan kamu hizmetlerinden yararlanan tüm halkin yasamina dogrudan etki eden kamu alanini da taseron cehennemine dönüstürmektedir.

Bugün, halkin büyük çogunlugunun yoksulluk ve sefalet içinde yasadigi, özgürlüklerinin kisitlandigi, gençlerin gelecek umutlarinin yok edildigi, ülkemizin siyasi, ekonomik ve askeri bakimindan emperyalizme daha da bagimli oldugu, gericiligin toplumsal alani kusattigi bir ülkede yasiyorsak, bu 12 Eylül ile birlikte kurulan yeni sömürü düzeninin bir sonucudur. Bu darbeci ve çeteci sömürücü düzenle hesaplasmak; ülkemizin esit-özgür-demokratik bir ülke olmasi için, bir arada yasami savunmak için mücadele etmektir.

Giresun KESK Subeler Platformu olarak; 12 Eylül’ün 34 yildir sürdürülen karanliginda AKP ile siddetlenen tüm saldirilara karsi esit, özgür, demokratik, tam bagimsiz, baris içinde bir Türkiye mücadelemizi sermaye egemenligini ve fasizmi lanetlemeye, geriletmeye dönük toplumsal muhalefetin tüm unsurlariyla büyütmeye devam edecegiz.

GÖKHAN TOPAL KESK DÖNEM SÖZCÜSÜ

Haberi Ekleyen: Görman Hesler

Bu haber 421 defa okunmuştur.

Paylaş

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Eğitim

Sol Parti; Eşit, Parasız ve Laik Eğitim İstedi

Sol Parti; Eşit, Parasız ve Laik Eğitim İstedi Sol Parti Giresun İl Yönetim Kurulu yaptığı açıklama ile eğitimde eşit, parasız ve laiklik sözü verdi.

Sınav Merkezli Eğitime Son

Sınav Merkezli Eğitime Son Eğitimin niteliğini olumsuz etkileyen SINAV SİSTEMİNİN öncelikle sorgulanması gerekir.

Okullar ne zaman açılacak?

Okullar ne zaman açılacak? okulların başlama tarihini kesin olarak bildirdi

17 Nisan Okulların Tatil

17 Nisan Okulların Tatil Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın yaptığı açıklamayla son buldu

Diploması sahte çıktı

Diploması sahte çıktı R.G.S.'nin, 19 yıl sahte diplomayla öğretmenlik yaptığı ortaya çıktı.

GÖRELE ' DE HAVA DURUMU

GIRESUN

RÖPORTAJ

Murat Kul ile balıkçılık üzerine söyleşi

Murat Kul ile balıkçılık üzerine söyleşi

ARŞİVLEN HABERLER

Arama
ssssssssssssssssssssssssssssssssssss