Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: KESK; Şimdi daha güçlü mücadele dönemi
Kategori: Eğitim
Eklenme Tarihi: 12 Eylül 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 04:12
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=19025
12 EYLÜL’ÜN KARANLIGI BÜYÜYOR, SIMDI DAHA GÜÇLÜ MÜCADELE!
Bundan 34 yil önce Türkiye halklarinin, emekçilerinin ve
gençlerinin yasamlarina bir karabasan gibi çöken 12 Eylül’ün karanligi, dünden
bugüne fasizan anlayisiyla birlikte sürmektedir. ABD’nin ‘bizim çocuklar
basardi’, dönemin TISK baskani Halit Narin’in ‘gülme sirasi bizde’ sözleriyle
özetlenen 12 Eylül fasist darbesi, emperyalizmin ve sermayenin çikarlari
dogrultusunda gerçeklesmis, finans oligarsilerinin ve uluslararasi tekellerin
ihtiyaçlarina yönelik kurulan muhafazakar-sag dünya düzeninin Türkiye’ye giris
kapisi olmustur. O güne kadar emekçilerin yogun mücadeleler ile kazandiklari
haklarinin üzerinden geçen bir silindir vazifesi görmüs, Türkiye halklarinin
biriktirdigi tüm degerleri ezen tank paletlerinin sesi olmustur. Emekçi halkin
kendi kaderine sahip çikma iradesi büyük bir zorbalikla kirilirken, 650 bin
kisiyi gözaltina alinmis, 1 milyon 683 bin kisi fislenmis, 517 kisi idam
cezasina çarptirilmis,50 kisi acimasizca asilmis, yüz binlerce insan akil almaz
iskencelere, gözaltilara, cezaevlerinde ölüme terk edilmistir.
12 Eylül'de emperyalizmin ve sermayenin çikarlari
dogrultusunda gerçeklestirilen fasist darbenin yarattigi siyasal-toplumsal
iklim, bugün AKP eliyle sürdürülmektedir. Tam 34 yildir darbenin yarattigi
hukuk ve kurumlarla yönetilen ülkemiz bugün AKP iktidari ile daha otoriter bir
rejime sürüklenmektedir.Dogrudan ABD’nin onayi ve destegiyle gerçeklesen 12
Eylül’ün akli, ayni strateji ile Türkiye’yi Ortadogu’da emperyalist isgal
politikalarinin taseronu yapmis, AKP hükümeti izledigi dis politikada bu
stratejiden bagimsiz bir hat izlememistir.
Bugün Filistin’de,
Suriye’de, Irak’ta, Rojava’da, Sengal’de, tüm Ortadogu’da insanlik kitlesel
biçimlerde katledilirken, halklarin bugünleri, gelecekleri ve bir arada yasama
umutlari yok edilmektedir. AKP iktidari ise Türkiye’de ve Ortadogu’da izledigi
irkçi/ayrimci/tekçi/mezhepçi bir siyaset ekseniyle ülkemizi bu katliamlarin
ortagi haline getirmistir. 12 Eylül
fasist cuntasinin tüm hukuk-kurum ve yasalari bugün iktidarda, demoklesin
kilici gibi emekçi halklarin üzerinde sallanmaya devam etmektedir. Tek adam diktasina dogru sürüklenen otoriter
rejim, toplumsal yasamin her hücresini kendi politikalari dogrultusunda
dönüstürmeye devam etmektedir. 12 Eylül’ün ürünleri olan ÖYM ve TMK’lar
tarihsel görevlerinin yani sira bugün de- isimleri degistirilmis olsa bile-yine
birçok insanin özgürlügünü elinden almakta, iktidarin baski araci olarak
kullanilmaktadir.
12 Eylül’ün daragaçlarinda, cezaevlerinde, daglarda ve
sokaklarda gerçeklestirdigi katliam ve baski agi, bugün tüm ülkede özgürlük ve
demokrasi alanlarini kusatmaya devam etmekte, Gezi Direnisi’nde görülen vahseti
esliginde, iktidar sopasiyla ülkeyi polis ve gaz cehennemine dönüstürmektedir.
Isçilerin ve emekçilerin kendi kaderlerini belirleme haklarini ellerinden alan,
iradelerini yok sayan 12 Eylül tarafindan kapilari açilmis olan 24 Ocak
kararlarinin hükmü bugün de isçilerin ve emekçilerin yasamlarini tek basina
belirlemektedir. Isçilerin yasamlarini bile degersiz gören 19.yy’in kölelik
kosullari bu hükümlerden aldigi mirasla bugün yasamimiza tasinmaktadir. Azgin
sömürü ve kar hirsiyla tarihin en büyük isçi katliamlarina imza atan AKP
hükümeti, bu katliamlara neden olan güvencesiz ve taseron çalismayi yasalarla
kalici hale getirirken, sadece kamu emekçilerini degil, en temel hak olan kamu
hizmetlerinden yararlanan tüm halkin yasamina dogrudan etki eden kamu alanini
da taseron cehennemine dönüstürmektedir.
Bugün, halkin büyük çogunlugunun yoksulluk ve sefalet içinde
yasadigi, özgürlüklerinin kisitlandigi, gençlerin gelecek umutlarinin yok
edildigi, ülkemizin siyasi, ekonomik ve askeri bakimindan emperyalizme daha da
bagimli oldugu, gericiligin toplumsal alani kusattigi bir ülkede yasiyorsak, bu
12 Eylül ile birlikte kurulan yeni sömürü düzeninin bir sonucudur. Bu darbeci
ve çeteci sömürücü düzenle hesaplasmak; ülkemizin esit-özgür-demokratik bir
ülke olmasi için, bir arada yasami savunmak için mücadele etmektir.
Giresun KESK Subeler Platformu olarak; 12 Eylül’ün 34 yildir sürdürülen karanliginda AKP ile siddetlenen tüm saldirilara karsi esit, özgür, demokratik, tam bagimsiz, baris içinde bir Türkiye mücadelemizi sermaye egemenligini ve fasizmi lanetlemeye, geriletmeye dönük toplumsal muhalefetin tüm unsurlariyla büyütmeye devam edecegiz.

GÖKHAN TOPAL KESK DÖNEM SÖZCÜSÜ