Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Acımasız sömürünün bedeli
01 Kasym 2014, 02:45

Acımasız sömürünün bedeli

Türkiye'de işçi sağlığı ve iş güvenliği çöktü, taşeronlaşma ve güvencesiz çalışma can kayıplarını içeren ölümcül kazaları beraberinde getirdi

ACIMASIZ SÖMÜRÜNÜN BEDELI

Türkiye’de isçi sagligi ve is güvenligi çöktü, taseronlasma ve güvencesiz çalisma can kayiplarini içeren ölümcül kazalari beraberinde getirdi.

Sermayenin kar etme hirsinin bedelini isçiler kaniyla ödemektedir. Bu duruma AKP iktidari sessiz kalarak onay vermektedir. AKP iktidara geldiginde, 2002 yilinda 387 bin civarinda olan kayitli taseron isçi sayisi, bugün 2 milyonu çoktan asmistir. Öte yandan Türkiye is kazalarinda Avrupa’da 1. dünyada 3. siradadir. AKP’nin iktidara geldigi 2002 yilindan 2013 yilsonuna kadar 800 bin is kazasi olmustur. Bu kazalarda tam 13 bin 442 isçi yasamini yitirmistir. AKP’nin iktidara geldigi 2002 yilinda 872 isçi yasamini yitirirken bu rakam 2013 yilinda 1235’e çikmistir. Isçilerimizi böylesine zor sartlar altinda yasatan düzeni, bu düzenin yöneticilerini ve destekçilerini lanetliyoruz

Soma'da resmi sayiyla 301 madencimizin katledilmesinin üzerinden henüz bes buçuk ay geçmisken, bu defa Ermenek'te 18 madencinin yasamlarinin katledilmesiyle karsi karsiyayiz. Yerin 375 metre altindan yasam çikartan isçilerin yasadiklari, kapitalist sömürünün ve isçi sinifi üzerindeki yagmanin yeni bir örnegini veriyor. Bu düzenin, kapitalist sömürü iliskilerinin, emek ve isçi sinifi üzerindeki bu sömürü mekanizmasinin böylesi bir sonuç dogurmasi ve benzeri olaylarin sik sik yasanmasi asla bir tesadüf olamaz. Burada asil anlasilmasi gereken, düzeni böylesine acimasiz kanunlarla isleten iktidarin devamliligini nasil sagladigidir?

Kuskusuz siyasal iktidar, bu acimasiz sömürü düzenini besleyebilmek için kendisine kalkan olusturdugu baska sömürü alanlari olusturmaktadir: Bir taraftan piyasanin acimasiz kosullari derinlestikçe öteki taraftan din sömürüsü de derinlesmektedir. Bir baska deyisle din sömürüsü sinif sömürüsünü kamufle etmektedir. Özetle, özellestirme ve sömürü arttikça dinsel sömürü de artmaktadir.

Kamu emekçileri ve egitim sistemi üzerinde yaratilan sömürü sürecinin de böylesi bir denklem üzerinden beslendigine kusku yok. Yasadigimiz bütün tartismalarin altinda bu sömürü iliskisi yatmaktadir: Ücretli kesimin sömürülmesini, daha rahat nasil gerçeklestireceklerine dönük politik manevralar her geçen gün medyatik bir illüzyonla siringa edilmektedir.

Kapitalizm, kendisini yasatabilmenin üç temel kosulunu olusturmakta ve devamliligini saglamaya çalismaktadir. Bunlardan ilki "issiz yiginlar" olusturulmasi ve çalisan ücretli kesimlerin yedeklenmesidir. Issizler, emekçiler üzerinde bir tehdit olarak kullanilmaktadir. Emekçilere, "çalisma kosullarini ve ücretlerini begenmiyorlarsa" yerlerine daha düsük ücretlerle çalisacak "issizlerin" oldugu söylenmektedir. Ikincisi, isçi sinifinin esnek ve güvencesiz çalistirilmasidir. Sendikali olmayi zorlastirmak bunun en önemli yollarindan biridir. Diger yolu da var olan sendikalari hükümet-devlet destekli bir güdümleme altina alma çabasidir. Yazik ki ülkemizde hükümet destekli sendikalar AKP iktidarinda palazlanmis ve ücretli kesimin büyük bölümüne hükmeder duruma gelmistir. Öte taraftan kendisine solculuk yakistiran diger bir kesim ise politik bir sapmanin içine gömülmüs görünmektedir. Kapitalizmin üçüncü hamlesi de, isçi sinifi arasinda bölünmeler yaratmak ve ücretli emegi basamaklandirmaktir. Kimi zaman bu basamaklandirma ücretler arasinda orantisizlik yaratarak gerçeklesmekte kimi zaman da bir takim sifatlar verilmesi yoluyla yaratilmaktadir. Isçi sinifinin arasindaki bu basamaklandirma onlarin türdesligini bozan yapay bir algi olusturmakta ve birlikte hareket edebilmelerini engelleyen bir anlayisi yerlestirmektedir. Oysa ücretli emegin hepsi bir bütündür. Isçi sinifi, üretim araçlarinin mülkiyet hakkinin disinda kalan kesimdir ve çikarlari ortaktir. Simdi Egitim-Is'in, böylesi bir çözümlemeyi ve eylem birlikteligini bikmadan usanmadan anlatmak gibi bir görevi oldugunu da tekrar hatirlatmak istiyoruz.

Türkiye, isçi sinifi üzerindeki sömürünün her gün daha fazla derinlestigi günleri tekrar tekrar yasiyor. Emekçiler üzerindeki baskilar artiyor. Isçilerimizi böylesine zor sartlar altinda yasatan düzeni, bu düzenin yöneticilerini ve destekçilerini lanetliyoruz. "Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir!" diyen büyük Önderin baslangiçta koydugu esit, özgür ve bagimsiz bir vatan gereksinmesinin bu gün her zamankinden daha fazla hissedildigini artik daha iyi kavriyoruz. Bagimsiz ve sömürüsüz bir ülkeyi el birligiyle kuracagiz. Isçi sinifinin üzerindeki sömürünün kalktigi, insanin insanca yasadigi, ezenin ve ezilenin olmadigi bir dünyaya duydugumuz özlemin ve bu dünyayi kurmak için yasadigimiz inancin bugün her zamankinden fazla oldugunu kamuoyuna ilan ediyoruz!

Tamer ÖZLÜ

Egitim-Is Trabzon Yönetim Kurulu Adina Sube Baskani - egitimistrabzon@gmail.com

Haberi Ekleyen: Görman Hesler

Bu haber 604 defa okunmuştur.

Paylaş

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Eğitim

Sol Parti; Eşit, Parasız ve Laik Eğitim İstedi

Sol Parti; Eşit, Parasız ve Laik Eğitim İstedi Sol Parti Giresun İl Yönetim Kurulu yaptığı açıklama ile eğitimde eşit, parasız ve laiklik sözü verdi.

Sınav Merkezli Eğitime Son

Sınav Merkezli Eğitime Son Eğitimin niteliğini olumsuz etkileyen SINAV SİSTEMİNİN öncelikle sorgulanması gerekir.

Okullar ne zaman açılacak?

Okullar ne zaman açılacak? okulların başlama tarihini kesin olarak bildirdi

17 Nisan Okulların Tatil

17 Nisan Okulların Tatil Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın yaptığı açıklamayla son buldu

Diploması sahte çıktı

Diploması sahte çıktı R.G.S.'nin, 19 yıl sahte diplomayla öğretmenlik yaptığı ortaya çıktı.

GÖRELE ' DE HAVA DURUMU

GIRESUN

RÖPORTAJ

Murat Kul ile balıkçılık üzerine söyleşi

Murat Kul ile balıkçılık üzerine söyleşi

ARŞİVLEN HABERLER

Arama
ssssssssssssssssssssssssssssssssssss