TÜRKIYE’NIN EMPERYALIZMIN KALKANI OLMASINA IZIN VERILMEMELIDIR
Siyasal iktidarin öteden beri devam ettirdigi saldirgan dis politika sayesinde Türkiye Cumhuriyeti bütün komsulariyla kavgali hale gelmis bulunuyor. Bu Neo-Osmanlici siyaset hem emperyal amaçlar tasimaktadir ve hem de isbirlikçi bir anlayisi dayatmaktadir. Hiç bir plana hiç bir ilkeye ve hiç bir programa dayanmayan dis politika bugün Ortadogu'da yasanan kaosun en önemli nedenleri arasinda gösterilebilir. Bir taraftan egemen emperyalist güçlerin planlari ve bir taraftan da AKP iktidarinin hirslari, inanç eksenli dizayn anlayislarinin sonucu olarak Ortadogu halklarinin kani acimasizca akitilmaktadir. Gerçekte ise enerji kaynaklarinin ele geçirilmesi sorunu yine hasir alti edilmektedir.
ISID adi altinda türetilen bir paravan örgüt, Türkiye'nin güney sinirlarini ve dolayisiyla da Irak ile Suriye'nin kuzey bölgesini istikrarsizlastirmak için terör estiriyor. ISID'in büyüyüp beslenmesinde Suriye Devletine karsi saldirganca davranan AKP siyasetinin ve ABD emperyalizminin önemli katkilari olmustur. Ortadogu'nun bu en hassas bölgesinde yaratilan bunalim, emperyalist bir cambazlikla çözülmeye çalisilmaktadir. ISID vasitasiyla istikrarsizlastirilan bu bölgeye bir müdahale gerekçesi dogmustur. Müdahaleden sonra bölgede bir koridor olusturulacak ve Barzani'nin hükmedecegi devletin yasal zemini olusturulacaktir.
Bu kirli kurgu ve kirli savas için yine Mehmetçigin kani pazarlanmaktadir. Yarin TBMM'de görüsülecek olan tezkere, çözüm süreci adi altinda Türkiye topraklarinda dayatilan bir planin Ortadogu cografyasindaki parçasindan ibarettir.
"Yurtta Baris, Dünyada Baris" siyaseti Türkiye dis islerinin en önemli ilkesidir. Bu ilke Cumhuriyetin kurucu iradesinin biraktigi önemli bir mirastir. Demokrat Parti iktidari ile baslayan ve Kore'ye asker göndermekle devam eden Türk Ordusu'nun pazarlanmasi anlayisi merkez sag siyasetin isbirlikçi dayatmalari olarak onlarca yil gözlemlenmistir. Günümüzde de AKP siyasetinin, Soros'un ortaya koydugu "Türkiye'nin en iyi ihraç mali ordusudur" açiklamasini takip eden bir nitelik tasidigi görülmektedir.
Türkiye kendi ülkesinin ve komsu ülkelerin "toprak bütünlügünden yana" olmak zorundadir. Bu her seyden önce çevre ülkelerin mesruiyetlerine gösterdigimiz saygi geregi tartisilmayacak bir ilke olarak kayda geçirilmelidir. Ikincisi, bölgede meydana gelebilecek bir harita degisikliginin eninde sonunda ülkemizi de etkileyecegi akillardan çikarilmamalidir.
Türkiye'nin dis politikasinda yasadigi batakliktan ve Ortadogu'nun yasadigi bunalimdan çikisin en önemli yolu AKP siyasetinin degismesidir. Türkiye AKP'nin her alanda izledigi politikalardan kurtulmadikça huzur bulamayacak ve süreklilik gösteren kaos siyasetinin içinde yasamaya devam edecektir.
Türkiye Cumhuriyeti emperyalist bir devlet degildir ve olmamalidir. Yine Türkiye Cumhuriyeti emperyalist devletlerin isbirlikçiligini yapmamali masum halklarin kanlarinin akitilmasi için piyon rolü üstlenmemelidir. Hele hele emperyalizme karsi mücadelenin en önemli örnegi olan Türk Ordusu böyle bir projede asla görev almamalidir.
Egitim-is hem bir emek örgütü olarak ve hem de ülkesinin bütünlügünü savunan bir demokratik güç olarak yarin TBMM'ye gelecek olan tezkerenin çikmasina karsidir. Bütün demokrasi güçlerini bu anlayisla birlikte hareket etmeye çagiriyor ve Mehmetçigin kaninin emperyalist amaçlar için akitilmasina karsi çiktigimizi kamuoyuna ilan ediyoruz.
Tamer ÖZLÜ
Yönetim Kurulu Adina ( Sube Baskani)
Bu haber 601 defa okunmuştur.