BAYRAGIMIZIN INDIRILMESININ SORUMLUSU SIYASAL IKTIDARDIR
Diyarbakir’da karakol yapimini ve terör örgütüne yönelik
operasyonlari gerekçe göstererek Lice’de Diyarbakir- Bingöl karayolunu hendekler kazarak kapatan terör gruplari ile
onlara destek verenlerin eylemleri sonucu 2 kisi hayatini kaybetmis 1 askerimiz
ve bazi göstericiler de yaralanmistir. Hayatini kaybeden bir kisinin
cenazesinin tasinmasi sirasinda yüzleri kapali bir grup, 2. Hava Kuvveti
Komutanligi bahçesinin telle örülü duvarindan atlayarak direge asili bulunan
Türk bayragini indirmistir.

Egitim-Is olarak olaylari üzüntü ve kaygiyla izliyor,
bayragimizin gönderden indirilmesini kiniyoruz. Bölge halkimiz bölünmeye karsi
olup ulusal bütünlügü savunmaktadir. Ancak bölgede Büyük Ortadogu Projesinin
görevli aktörlerinin bitmek bilmeyen oyun ve provokasyonlari artik tüm Türkiye
halkinin da sabrini tasirmak üzeredir. Emperyalizmin ajanlari bölgede cirit
atmakta halkimizin arasinda düsmanlik, kin ve nefret olusturabilecek eylemlere
imza atmaktadir. En acisi ise kendisini antiemperyalist, yurtsever, devrimci ve
emekten yana tanimlayan bazi parti, dernek ve sendikalar bu oyuna bilerek veya
bilmeyerek alet olmakta, halkimizi yanlis bilgilendirmektedirler.
Bu baglamda; ulusumuzun bagimsizlik simgesi, her bir milimi
sehitlerimizin kani ile bezenmis bayragimizin indirilmesini görmezden gelip
olayi baska yerlere çekmek isteyenler bilmelidir ki; ulusumuzun sanli Haziran
Direnisinin tek ortak simgesi ayyildizli bayraktir, gönderden indirilen de ülke
sinirlari içinde yasayan tüm halkin ortak simgesidir.
1789 Fransiz Devriminin sonucu olusan ve çagimizin en modern
devlet örgütlenmesi olan ulus devletler; tek ulus ve tek halk çatisi altinda,
birden çok etnik köken veya milliyetin birlesmesiyle olusmustur. Türk
Devriminin büyük önderi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran
Türkiye halkina Türk milleti denir” sözü tam da bu anlamdadir. Kapitalizmin
emperyalizme evrilmesiyle birlikte son yüzyilda ortaya çikan tüm devrimci önderler
de Atatürk’ün bu tanimina sahip çikmistir.
Bu anlamda; devrimcilik, baris, yurtseverlik ve ilericilik
adina ulusumuzun farkli etnik kimlikten olanlarina yapilacak en büyük ihanet ve
kötülük, onlari bu oyuna, provokasyona sürüklemektir. Yapilmasi gereken,
Atatürk’ün yaptigi gibi, farkliliklari degil ortakliklari öne çikarip
kurumsallastirarak ülkenin bütünlügüne sahip çikmaktir.
Bu vesileyle basta siyasi partiler, dernekler ve sendikalar
olmak üzere herkesi duyarli davranmaya; ilerici, yurtsever, devrimci kimliklerini
hak eden açiklamalarda bulunmaya davet ediyoruz.
Terörle yapilan pazarliklarin, terörü küçültmek yerine
büyüttügünü, açilim politikalari ve Oslo sürecinden beri izlemekteyiz. AKP
iktidari her seçim öncesinde terör odaklariyla uzlasarak terörün bittigi imaji
yaratip bundan yararlanma hesabi yapmaktadir. Çözüm süreci adi altinda teröre
verilen tavizler, yol kesme, vergi toplama, askeri birligin içerisinde
gönderdeki bayragi indirme noktasina varan sonuçlar dogurmustur. AKP iktidari
yasananlardan birinci derecede sorumludur.
Habur rezaletini yasatanlar, Andimizi yasaklayanlar,
Atatürk’ün Gençlige Hitabesini siniflardan kaldiranlar, ulusal degerlerimizi
ayaklar altina alanlar artik gelismeler karsisinda ödünsüz ve net bir durus
sergilemeli; terör örgütüne cesaret vermekten sakinmalidir. Biz Egitim-Is
olarak her seye ragmen, Atatürk ilke ve devrimlerine, ülkemizin ulusal
bütünlügüne ve degerlerine sahip çikmaya devam edecegiz.

Tamer ÖZLÜ
Yönetim Kurulu Adina (Sube Baskani)
Bu haber 621 defa okunmuştur.