Bundan böyle çobana ‘çoban’ denmeyecek
Tarim Bakanligi’nin hazirladigi projeyle çobanlarin adi
bundan böyle ‘Sürü Yönetimi Elemani’ olacak.
Gida Tarim ve Hayvancilik Bakanligi tarafindan hazirlanan
projeyle bundan böyle çobanlara ‘Sürü Yönetimi Elemani’ denilecek. Türkiye’de
giderek kan kaybeden küçükbas hayvanciligini gelistirmeyi hedefleyen ve üç yil
sürmesi planlana projeyle ülke genelinde toplam 10 binden fazla ‘sürü yönetimi
elemani’ yetistirilmesi amaçlaniyor. Uzmanlar girisime kosullu destek veriyor
ancak Anadolu’nun binlerce yillik çobanlarinda projeye itiraz var. Sarikeçili
Yörükleri’nin dernek baskani Pervin Çoban Savran, “biz keçilerimize ‘sürü’
demeyiz, onlar bizim can yoldasimiz. Bu konuda çobanlara egitim verilecekse
kapali mekanlarda, masa basinda olmamali. Biz bu projenin ne getirecegini henüz
bilmiyoruz” diye konustu.
‘Sürü Yönetimi Elemani Benim Projesi’ 81 ile yayilacak
81 ilde uygulanmasi planlanan “Sürü Yönetimi Elemani Benim
Projesi”, küçükbas hayvancilik için yeni düzenlemeler getiriyor. Ankara, Konya,
Kirsehir, Igdir ve Sivas gibi illerin pilot uygulama için seçildigi proje
kapsaminda çobanlara toplam 120 saat egitim verilecek. Gida Tarim ve
Hayvancilik Bakanligi’nca hazirlanan proje, Türkiye Ziraat Odalari Birligi
(TZOB), Iskur, TIGEM ve Türkiye Damizlik Koyun Keçi Yetistiricileri Merkez
Birligi’yle esgüdüm içinde yürütülecek.
Çobanlarin adi ‘Sürü Yönetimi Elemani’ olacak
Sürü Yönetimi Elamani kurslarina katilacak kisilere, koyun
ve keçi barinagi kurabilme, irklari seçebilme, küçükbas hayvanlarin beslenme ve
bakimini yapabilme, çogaltabilme, bulasici ve yetistirme hastaliklarina karsi
koruyabilmenin yanisira biyogüvenlik uygulamalarina hakim olma ve sagim
yapabilme yetenegi kazandirilarak; Sürü Yönetimi Elemanligi’nin kirsal alanda
cazibeli bir meslek haline getirilmesi amaçlaniyor. Teorik ve pratik
egitimlerini tamamlayan sürü yönetimi elemanlarina, Milli Egitim Bakanligi’nca
onayli ‘Sürü Yönetimi Elemani’ sertifikasi verilecek. Sertifikali sürü yönetimi
elemani çalistiran ve en az 250 bas hayvana sahip olan isletmelere de yillik
destekleme yapilacak.
Anadan dogma çobanlar projeye ne diyor?
Gida Tarim ve Hayvancilik Bakanligi, projenin kirmizi et
tüketiminde yüzde 13’lük bir orana sahip olan koyun ve keçi yetistiriciligini
gelistirecegine inaniyor. Ancak konuyla ilgili sorularimizi yanitlayan
Sarikeçili Dernegi Baskani Pervin Çoban Savran girisime kuskuyla baktiklarini söylüyor.
Kapali mekanlarda egitim verilmesini dogru bulmadiklarini belirten Savran,
“egitim, keçilerin yasadigi alanlarda verilir. Kalem, kagit ve evraklarla
degil. Biz sertifikaya karsi degiliz ama bize ne getirecek bunu bilmiyoruz.
Tarimdaki desteklemeler gibi ekilmeyen tarlalara kredi verdikleri gibi
olacaksa, biz bunu istemiyoruz” diye konustu.
‘Biz keçilerimize sürü demeyiz, onlar bizim can yoldasimiz’
Anadolu’nun göçerligi sürdüren son toplulugu olan Sarikeçili
Yörüklerinin yaz aylarini geçirdigi Konya’nin Hadim, Taskent ve Seydisehir
ilçelerindeki yaylalarda da sürü yönetimi elemani kurslarina basvurmalari için
kendilerine davetler geldigini anlatan Savran, “su ana kadar bizim çevremizden
kurslara henüz katilim olmadi. Bu konuda endiselerimiz var. Bu tür projeleri
hazirlayanlar bir kez olsun bizim aramiza gelip de buradaki yasamimizi yerinde
görme zahmetine katlanmiyor. Biz keçilerimize ‘sürü’ demeyiz. Keçilerimiz bizim
canimizdir, yoldasimizdir. Bizler keçilerimizi sadece ekonomik bir kalem olarak
degil, binlerce yildan süzülüp gelen kültürel sürekliligin ayrilmaz bir parçasi
olarak görürüz. Katildigimiz kirsal kalkinmaya yönelik toplantilarda,
gezdigimiz endüstriyel hayvancilik yapilan üretim alanlarinda hayvanlara ne
çektirildigini görüyoruz. Ama kimse isin bu yanini görmüyor. Bizler can
yoldaslarimiza iskence yapmayiz. Göçebe keçi yetistiriciligi bitirilme
noktasina geldi. Geçtigimiz her noktada bizden geçis belgesi isteniyor. Her
ilçedeki Çiftçi Mallarini Koruma Birlikleri bizden hayvan basina yerlesiklerin
üç kati otlatma bedeli talep ediyor. Bunun yasal bir dayanagi da yok. Ne amaçla
talep edildigini sordugumuzda, ‘hayir yapacagiz’ deniliyor. Oysa bizim
kültürümüzde hayir yapmak için böyle bir uygulamaya basvurulmaz. Bu
uygulamalar, ‘çobanin ayagina hizmet gidecek’ denilen Büyüksehir yasasinin
sonuçlari” dedi.
Prof. Dr. Mustafa Kaymakçi: ‘Çoban kavrami korunmali’
Sürü Yönetimi Elemani Projesine kosullu destek veren Ege
Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Böl. Ögr. Üy. Prof. Dr. Mustafa Kaymakçi
ise sunlari söyledi: “Türkiye’de Çobanlarin egitimli olmasini savunanlardan
biriyim. Çünkü neredeyse köyün en ise yaramaz, en egitimsiz insani çoban
yapiliyordu. Hayvanlarla 24 saat birlikte yasayan Çobanlarin belirli konularda
egitilmesi önemli. Ancak bu egitimin masa basinda Halk Egitim Merkezlerinde
degil, en az iki üretim süreci içerisinde pratik yapilarak verilmesi gerekir.
Bir hayvan nasil gebe kalir, yavru atma neden olur, hayvan hastaliklari nedir;
bir çobanin bunlari mutlaka bilmeli. Ayrica Çoban sözcügü de mutlaka korunmali.
Bu tür kavramlari sürekli degistirmek oldukça yanlis.”
Antropolog Ayse Taskiran: ‘Çobanlik 10 bin yillik bir
meslek’
Sarikeçili Yörükleri’nin yasamlarini yakindan izleyen
Kaliforniya’da Butte College (ABD) Ögretim Üyesi Antropolog Profesör Ayse
Taskiran da çobanligin hayvan evcillestirmenin basladigi 10 bin yil öncesinden
bu yana hayvanlarla yasayarak ögrenilmis bir meslek oldugunun altini çizerek,
söyle dedi: “Hayvanlarin içinde dogup, buzagilarla, oglaklarla oynayarak, düse
kalka beraber büyüyerek, aile büyüklerini seyrederek ve daha da önemlisi
hayvanlari ve dogayi gözlemleyerek olusan bir birikimdir çobanlik. Turnalar
alçaktan uçarsa, ya da tekeler baharda çok kafa tokustururlarsa, kisin sert
geçecegini bilmektir. Gece koyunlari ‘yildiz çarpmasindan’ korumaktir. [Bir
dostumun Van, Gürpinar’da Ali Yilmaz isimli bir çobandan aktardigina göre Nisan
ayinda koyunlari yaylanin kuytu yerlerinde geceletmezlerse, koyunlarin hastalanip
öleceklerine inanilir.]
‘Çobanlardan bir seyler ögrenmemizin tam zamanidir’
‘Çoban’ kelimesinin dilimizdeki anlami hayvan sürülerini
otlatmak ve korumaktan sorumlu olan kimsedir. Bu kelimenin ‘sürü yönetimi
elemani’ olarak degistirilmesi de ilginç. Gida Tarim ve Hayvancilik
Bakanligi’nin bu girisimi, binlerce yillik kültürel birikimle günümüze gelen
çobanlik meslegine toplumumuzda nasil küçümsenerek bakildiginin ve meslegin
ismini degistirerek ‘çoban’ kelimesinin olumsuz sosyal çagrisimlarindan
uzaklasma çabalarinin bir göstergesidir. Giderek hizla uzaklastigimiz, dogayi
sorumsuzca katlettigimiz bugünlerde, çobanlara çobanligi ögretmekten ve
bilgilerini bir kagit parçasiyla ölçmekten öte, dogayi içinde yasayan
canlilariyla, havasi, suyu ve ormanlariyla herkesten fazla bilen, anlayan ve
koruyan çobanlardan birseyler ögrenmemizin tam zamanidir”

Haber : Yusuf Yavuz
Bu haber 686 defa okunmuştur.