Kamu kaynaklari sirketlere akacak
Milli Egitim Bakani Yusuf Tekin, temizlik, hijyen ve güvenlik sorunlariyla karsi karsiya olan kamu okullarinda 2027’den itibaren taseron istihdam sistemine geçeceklerini duyurdu.
Milli Egitim Bakani Yusuf Tekin, okullardaki temizlik ve güvenlik görevlilerini taseron üzerinden hizmet alimiyla yapacaklarini duyurdu. Okullara kadrolu çalisan almayacaklarini belirten Tekin “2027 bütçesine okullarimizda kadrolu temizlik ve güvenlik hizmeti satin almak üzere bir süreç içerisindeyiz” dedi. Tekin’in açiklamalari kamu kaynaklarinin ve okullarda velilerden toplanan paralarin önümüzdeki dönem sirketlere akacaginin da sinyalini veriyor. Tekin’in açiklamalarina tepki gösteren egitim emekçileri, zaten okullarda uzun süredir temizlik ve güvenlik görevlilerinin kadrolu olmadigini ve bunun yarattigi sorunlarla okullarin bas basa birakildigina dikkat çekerek “Bakan böylece çalisanlara kölelik kosullari dayatarak egitimin de temel ihtiyaçlarini karsilamayacaklarini beyan etmis oluyor” dedi.
‘Okullar zaten taseron düzeninin sikintilarini yasiyor’
Egitim Sen Genel Baskani Kemal Irmak, okullarda zaten bu personellerin uzun zamandir kadrolu çalismadigini hatirlatarak “Zaten taseron çalistirma okullardaki temizlik hizmetlerinin aksamasina neden oluyor” dedi. Bu taseron düzeni nedeniyle okullarda hijyen sorunu yasandigini, çogu zaman veli ve ögretmenlerin okullari temizlemek zorunda kaldiklarini hatirlatan Irmak “Egitim alaninda temizlik, ögrencilerin okula aç gelmesi, güvenlik önlemlerinin yetersizligi ve siddet gibi sorunlar bir bütün olarak ele alinmali. En temel kamusal hizmet alani olan egitimde sürekli taseronlastirilmanin yapilmasi, gelecegimiz ve egitimin niteligi açisindan son derece sikintili ve problemlidir” uyarisini yapti. Bakanin asil amacinin okullarin temizligi ve güvenligi yerine ucuz ve güvencesiz istihdam biçimleri oldugunu dile getiren Irmak “Çalisanlara kölelik kosullari ve ücretleri dayatmak istiyorlar” dedi.
‘Egitimde piyasaci bakisin göstergesi’
Egitim-Is Genel Baskani Kadem Özbay, okullarda temizlik ve güvenlik gibi en temel ihtiyaçlarin dahi geçici süreli personel ve taseron sistemiyle karsilanmaya çalisilmasini elestirerek “Egitimdeki ihtiyaç, taseron mantigiyla degil kamusal ve güvenceli istihdamla karsilanabilir” dedi. Okullarin ögrencisi, ögretmeni ve tüm çalisanlariyla birlikte olustuguna dikkat çeken Özbay “Okullarda görev yapan personelin sürekliligi ve pedagoji egitimi almasi gerekir” dedi. Öte yandan okullarda güvenligin yalnizca fiziki tedbirlerle saglanamayacaginin altini çizen Özbay, “Okulda sürekliligi olan, ögrenciyi taniyan, velinin tanidigi personel okul iklimini güvenli yapar. O nedenle geçici personelle, taseron sistemiyle okullardaki sorunlarin çözülmesi mümkün olmadigi gibi çok baska sorunlari da beraberinde getirilebilir” dedi. Geçici, taseron personel uygulamasinin iktidarin emekçiye ve egitime bakisinin bir göstergesi olduguna vurgu yapan Özbay “Bu, siyasi iktidarin piyasaci zihniyetinin, emekçiye ve okula bakisinin bir göstergesidir. Ayrica geçici personel uygulamasiyla kamuda yeterli sayida personel istihdam edilmeyecegi ve okullara yeterli kaynak ayrilmayacagi ve egitimi bir yük olarak gördükleri de itiraf edilmistir” diye konustu. Devlet okullarinin temel ihtiyaçlari karsilanmayarak halkin özel okullara yönlendirildigine isaret eden Özbay, “Piyasaci zihniyetle bu okullarin ihtiyaçlari karsilanmayarak özel okullara dogru bir mecburi istikamet olusacak” dedi.
‘Aylardir Ankara’da taban maas hakkimizi talep ediyoruz’
Öte yandan Bakan Yusuf Tekin’in, ‘Özel sektör ögretmenleri yaklasik 40 bin TL civarinda ücret aliyor, asgari ücretin altinda çalistirilan ögretmenler varsa bana ulassin’ açiklamasini degerlendiren Özel Sektör Ögretmenleri Sendikasi Genel Sekreteri Ozan Findik, Tekin’in açiklamasini talihsiz olarak niteleyerek “Çünkü bakan özel sektör ögretmenlerinin asgari ücretin altinda çalistirilmadigi sürece çalisma kosullarinda bir sorun olmadigini düsünüyor. Yine Bakan açiklamasinda bizlere 40 bin TL’lik bir ücreti reva gördügünü gösteriyor. Ama zaten bakan da biliyor ki bu ücretin de altinda çalistirilan on binlerce ögretmen var. Biz uzun zamandir düsük ücretler, belirli süreli is sözlesmeleri ve kamudaki meslektaslarimizla esit olmayan özlük haklarimiz için ayaktayiz, mücadele ediyoruz. Ankara’da aylardir taban maas talebimizi dile getiriyoruz” dedi. Mücadelemiz karsilik buldu ve Çalisma Bakanligi bir toplanti çagrisi yapti. Bu persembe günü Çalisma ve Sosyal Güvenlik Bakanligi, Milli Egitim Bakanligi, Hazine ve Maliye Bakanligi yetkilileriyle ortak bir toplanti gerçeklestirecegiz. Bu toplantida ücret sorununu da ayni sekilde gündeme getirecegiz” ifadelerini kullanarak on binlerce özel sektör ögretmeninin, ailelerinin gözünün bu toplantida olacagini söyledi.
‘Bakanin kendi ögretmenlerinden haberi yok’
Ücreti Ögretmenler Dayanisma Dernegi Baskani Levent Atasoy, Milli Egitim Bakaninin ‘40 bin TL altinda çalisan ögretmenler bize ulassin’ açiklamasini elestirerek “Bakanin kendi ögretmeninden haberi yok. Yillardir yüz binlerce ücretli ögretmeni bu sartlar altinda çalistiran kendisi degilmis gibi konusuyor. Bu açiklama akil tutulmasi ve herkesin akli ile dalga geçmektir. Kiniyoruz” dedi.
MEB’in kadrolu yardimci personel sayisi 49 bin
Devlet okulu sayisi: 59 bin 336
Örgün egitimdeki ögrenci sayisi: 17 milyon 500 bin
Toplam ögretmen sayisi: 1 milyon 187 bin
MEB’in kadrolu temizlik görevlisi sayisi: 49 bin 758
Okullardaki güvenlik görevlisi sayisi: Resmi veri yok
MEB’in 61 ilde çalistirdigi ücretli ögretmen sayisi: 71 bin 757
Özel sektörde çalisan ögretmen sayisi: 177 bin 738.
Eylem Nazlier - Evrensel
Bu haber 16 defa okunmuştur.