Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Çobanların adı bundan böyle "Sürü Yönetimi Elemanı" olacak
Kategori: Haber
Eklenme Tarihi: 20 A?ustos 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 09:26
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=18704
Bundan böyle çobana ‘çoban’ denmeyecek
Tarim Bakanligi’nin hazirladigi projeyle çobanlarin adi bundan böyle ‘Sürü Yönetimi Elemani’ olacak.
Gida Tarim ve Hayvancilik Bakanligi tarafindan hazirlanan projeyle bundan böyle çobanlara ‘Sürü Yönetimi Elemani’ denilecek. Türkiye’de giderek kan kaybeden küçükbas hayvanciligini gelistirmeyi hedefleyen ve üç yil sürmesi planlana projeyle ülke genelinde toplam 10 binden fazla ‘sürü yönetimi elemani’ yetistirilmesi amaçlaniyor. Uzmanlar girisime kosullu destek veriyor ancak Anadolu’nun binlerce yillik çobanlarinda projeye itiraz var. Sarikeçili Yörükleri’nin dernek baskani Pervin Çoban Savran, “biz keçilerimize ‘sürü’ demeyiz, onlar bizim can yoldasimiz. Bu konuda çobanlara egitim verilecekse kapali mekanlarda, masa basinda olmamali. Biz bu projenin ne getirecegini henüz bilmiyoruz” diye konustu.
‘Sürü Yönetimi Elemani Benim Projesi’ 81 ile yayilacak
81 ilde uygulanmasi planlanan “Sürü Yönetimi Elemani Benim Projesi”, küçükbas hayvancilik için yeni düzenlemeler getiriyor. Ankara, Konya, Kirsehir, Igdir ve Sivas gibi illerin pilot uygulama için seçildigi proje kapsaminda çobanlara toplam 120 saat egitim verilecek. Gida Tarim ve Hayvancilik Bakanligi’nca hazirlanan proje, Türkiye Ziraat Odalari Birligi (TZOB), Iskur, TIGEM ve Türkiye Damizlik Koyun Keçi Yetistiricileri Merkez Birligi’yle esgüdüm içinde yürütülecek.
Çobanlarin adi ‘Sürü Yönetimi Elemani’ olacak
Sürü Yönetimi Elamani kurslarina katilacak kisilere, koyun ve keçi barinagi kurabilme, irklari seçebilme, küçükbas hayvanlarin beslenme ve bakimini yapabilme, çogaltabilme, bulasici ve yetistirme hastaliklarina karsi koruyabilmenin yanisira biyogüvenlik uygulamalarina hakim olma ve sagim yapabilme yetenegi kazandirilarak; Sürü Yönetimi Elemanligi’nin kirsal alanda cazibeli bir meslek haline getirilmesi amaçlaniyor. Teorik ve pratik egitimlerini tamamlayan sürü yönetimi elemanlarina, Milli Egitim Bakanligi’nca onayli ‘Sürü Yönetimi Elemani’ sertifikasi verilecek. Sertifikali sürü yönetimi elemani çalistiran ve en az 250 bas hayvana sahip olan isletmelere de yillik destekleme yapilacak.
Anadan dogma çobanlar projeye ne diyor?
Gida Tarim ve Hayvancilik Bakanligi, projenin kirmizi et tüketiminde yüzde 13’lük bir orana sahip olan koyun ve keçi yetistiriciligini gelistirecegine inaniyor. Ancak konuyla ilgili sorularimizi yanitlayan Sarikeçili Dernegi Baskani Pervin Çoban Savran girisime kuskuyla baktiklarini söylüyor. Kapali mekanlarda egitim verilmesini dogru bulmadiklarini belirten Savran, “egitim, keçilerin yasadigi alanlarda verilir. Kalem, kagit ve evraklarla degil. Biz sertifikaya karsi degiliz ama bize ne getirecek bunu bilmiyoruz. Tarimdaki desteklemeler gibi ekilmeyen tarlalara kredi verdikleri gibi olacaksa, biz bunu istemiyoruz” diye konustu.
‘Biz keçilerimize sürü demeyiz, onlar bizim can yoldasimiz’
Anadolu’nun göçerligi sürdüren son toplulugu olan Sarikeçili Yörüklerinin yaz aylarini geçirdigi Konya’nin Hadim, Taskent ve Seydisehir ilçelerindeki yaylalarda da sürü yönetimi elemani kurslarina basvurmalari için kendilerine davetler geldigini anlatan Savran, “su ana kadar bizim çevremizden kurslara henüz katilim olmadi. Bu konuda endiselerimiz var. Bu tür projeleri hazirlayanlar bir kez olsun bizim aramiza gelip de buradaki yasamimizi yerinde görme zahmetine katlanmiyor. Biz keçilerimize ‘sürü’ demeyiz. Keçilerimiz bizim canimizdir, yoldasimizdir. Bizler keçilerimizi sadece ekonomik bir kalem olarak degil, binlerce yildan süzülüp gelen kültürel sürekliligin ayrilmaz bir parçasi olarak görürüz. Katildigimiz kirsal kalkinmaya yönelik toplantilarda, gezdigimiz endüstriyel hayvancilik yapilan üretim alanlarinda hayvanlara ne çektirildigini görüyoruz. Ama kimse isin bu yanini görmüyor. Bizler can yoldaslarimiza iskence yapmayiz. Göçebe keçi yetistiriciligi bitirilme noktasina geldi. Geçtigimiz her noktada bizden geçis belgesi isteniyor. Her ilçedeki Çiftçi Mallarini Koruma Birlikleri bizden hayvan basina yerlesiklerin üç kati otlatma bedeli talep ediyor. Bunun yasal bir dayanagi da yok. Ne amaçla talep edildigini sordugumuzda, ‘hayir yapacagiz’ deniliyor. Oysa bizim kültürümüzde hayir yapmak için böyle bir uygulamaya basvurulmaz. Bu uygulamalar, ‘çobanin ayagina hizmet gidecek’ denilen Büyüksehir yasasinin sonuçlari” dedi.
Prof. Dr. Mustafa Kaymakçi: ‘Çoban kavrami korunmali’
Sürü Yönetimi Elemani Projesine kosullu destek veren Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Böl. Ögr. Üy. Prof. Dr. Mustafa Kaymakçi ise sunlari söyledi: “Türkiye’de Çobanlarin egitimli olmasini savunanlardan biriyim. Çünkü neredeyse köyün en ise yaramaz, en egitimsiz insani çoban yapiliyordu. Hayvanlarla 24 saat birlikte yasayan Çobanlarin belirli konularda egitilmesi önemli. Ancak bu egitimin masa basinda Halk Egitim Merkezlerinde degil, en az iki üretim süreci içerisinde pratik yapilarak verilmesi gerekir. Bir hayvan nasil gebe kalir, yavru atma neden olur, hayvan hastaliklari nedir; bir çobanin bunlari mutlaka bilmeli. Ayrica Çoban sözcügü de mutlaka korunmali. Bu tür kavramlari sürekli degistirmek oldukça yanlis.”
Antropolog Ayse Taskiran: ‘Çobanlik 10 bin yillik bir meslek’
Sarikeçili Yörükleri’nin yasamlarini yakindan izleyen Kaliforniya’da Butte College (ABD) Ögretim Üyesi Antropolog Profesör Ayse Taskiran da çobanligin hayvan evcillestirmenin basladigi 10 bin yil öncesinden bu yana hayvanlarla yasayarak ögrenilmis bir meslek oldugunun altini çizerek, söyle dedi: “Hayvanlarin içinde dogup, buzagilarla, oglaklarla oynayarak, düse kalka beraber büyüyerek, aile büyüklerini seyrederek ve daha da önemlisi hayvanlari ve dogayi gözlemleyerek olusan bir birikimdir çobanlik. Turnalar alçaktan uçarsa, ya da tekeler baharda çok kafa tokustururlarsa, kisin sert geçecegini bilmektir. Gece koyunlari ‘yildiz çarpmasindan’ korumaktir. [Bir dostumun Van, Gürpinar’da Ali Yilmaz isimli bir çobandan aktardigina göre Nisan ayinda koyunlari yaylanin kuytu yerlerinde geceletmezlerse, koyunlarin hastalanip öleceklerine inanilir.]
‘Çobanlardan bir seyler ögrenmemizin tam zamanidir’
‘Çoban’ kelimesinin dilimizdeki anlami hayvan sürülerini otlatmak ve korumaktan sorumlu olan kimsedir. Bu kelimenin ‘sürü yönetimi elemani’ olarak degistirilmesi de ilginç. Gida Tarim ve Hayvancilik Bakanligi’nin bu girisimi, binlerce yillik kültürel birikimle günümüze gelen çobanlik meslegine toplumumuzda nasil küçümsenerek bakildiginin ve meslegin ismini degistirerek ‘çoban’ kelimesinin olumsuz sosyal çagrisimlarindan uzaklasma çabalarinin bir göstergesidir. Giderek hizla uzaklastigimiz, dogayi sorumsuzca katlettigimiz bugünlerde, çobanlara çobanligi ögretmekten ve bilgilerini bir kagit parçasiyla ölçmekten öte, dogayi içinde yasayan canlilariyla, havasi, suyu ve ormanlariyla herkesten fazla bilen, anlayan ve koruyan çobanlardan birseyler ögrenmemizin tam zamanidir”

Haber : Yusuf Yavuz