|
Karakter boyutu :
17 ?ubat 2015, 04:24
Hitler'e darbe yapmak suçtu!Seçimle gelen diktatör,Hitler de iktidara seçimle gelmişti
Hitler'e darbe yapmak suçtu... En üstte mitolojik kahraman ve Hitler’in öldürülmesini planlayan “Valkyrie Operasyonu”na ismini veren Valkyrie’nin temsili bir resmi.
Seçimle gelen diktatör Hitler de iktidara seçimle gelmisti... Zamanin Almanya cumhurbaskani Hindenburg, Hitler’in nasil da fanatik bir despot oldugunu bildigi halde, “demokrasiye bagli kalmak” ve nasil olsa Hitler’in “iktidarda yipranacagi”, “seçimle gidecegi” düsüncesiyle ona basbakanligi vermisti. Parti baskanligina da ihanetle gelmisti Hitler... Siyasi hayata 1918’de savastan sonra baslamisti. Dönemin Alman Isçi Partisi’ne katilmis, ancak parti içinde bir sebeke kurarak partiyi ele geçirmis, ismini de Nasyonal Sosyalist Alman Isçi Partisi olarak degistirmisti. Basbakanligi ise hiç de ona görevi veren Hindenburg’un umdugu gibi “geçici” olmayacakti. 1924 ve 1928 seçimlerinde %3 olan oy orani 1930’da % 18’e, 1932’de ise %37’ye çikmisti. Seçimlerde %37 oy alan partiye ve liderine basbakanligi vermemek “demokrasi”ye aykiriydi ama %37 ile iktidara gelen adam zaten “demokrasi”yi ortadan kaldiracakti. Bunun en önemli araci ise “demokrasi”nin araci olmasi gereken parlamento idi. Ancak %37’lik adam hiç kimsenin aklina gelmeyeni yapti ve anayasayi üçte iki çogunlukla degistirip diktatörlügünü ilan etti. Nitekim Almanya’da 1933’ten sonra bir daha seçim olmadi. Çünkü Hitler’in Anayasa degisiklik paketine verilen “evet” oylari ile “demokrasi” kendisini bir diktatöre teslim etmisti. Herkes geri çekilmis ve kanli bir diktatöre karsi “demokratik” yollari isletmeyi deniyordu. Bir yanda diktatör diger yanda onun saf demokrat muhalifleri vardi. Ve Hitler bu demokrasi safligina son verdi. Önce tüm partileri yok etti. Ilk önce Komünist Parti, sonra sosyal demokrat parti, daha sonrasinda ise Almanya’nin merkez sag partileri kapatildi,liderleri hapse atildi,öldürüldü. Almanya askeri gelenekleri çok güçlü olan bir devletti.Asker demek Alman demekti. Ancak askeri de komplolarla yok etmek Hitler için hiç de zor olmadi. Tüm kuvvet komutanlarini tutuklatarak emekli ederek,mahkemeye vererek tasfiye etti. Demokrasiyi koruyacak yargi içinse her diktatörün klasik “parlamento ne diyorsa o”, “millet yetkiyi bize verdi” sözleriyle bir tasfiye planladi. Tüm hakim ve savcilarin da Hitler’e bagli oldugu bir yargi düzenlemesini parlamentodan geçirdi. Bu degisikligi iptal edebilecek bir Anayasa Mahkemesi de yoktu. 1934 yilinda Almanya’da bir Hitler vardi, o her seydi. Ve eger çocuklara bayram kutlamasi yaptirsaydi, “hadi artik Hitler oldun, istedigini asip istedigini kesebilirsin” de diyebilirdi. Hitler’in muhalifleri 10 yilik iktidarin sonunda Hitler savasi kaybediyordu. 1943 yilina gelindiginde direnis hareketi Hitler’i öldürmeden hiçbir sey yapilamayacagini anlamisti. Peki ama Hitler’i kim ve nasil öldürecekti? Direnisçi muhalifler Hitler’i öldürmek için epey tesebbüste bulundular. Ancak Hitler’i koruyan Gestapo ve SS’ler gibi iki “ahtapot”u asmak çok zordu. Onlarca suikast plani ya plan asamasinda ya da uygulama sirasinda basarisizliga ugradi. Almanya’daki Hitler muhaliflerinin kötü yani Almanya’nin toplumsal yapisiydi. Iki tür görüs yaygindi Alman muhalifler arasinda. Birincisi klasik Alman aristokrat burjuvazisinin ve solcularinin görüsüydü. Bunlar “zaten Almanya savasi kaybedecek,o nedenle bekleyelim ve Hitler düsünce iktidara biz geçeriz” diye düsünüyorlardi. Ikincisi ise Almanya’nin yüksek rütbeli subaylarinin darbe yapmasi ve Hitler’i düsürmesiydi. Almanya’da orgeneraller degil feld-maresaller vardi ve herkes de bu feld-maresallerin harekete geçmesini bekliyordu. Oysa Hitler iktidarda kaldigi süre içinde, kökten bir ordu düsmani olmasina karsin bu feld-maresaller hiçbir sey yapamamislardi. Nazi Imparatorlugu’nun yazari William Shirer bunun nedenini söyle tespit etmisti: “Maresaller mevkilerini ve askeri güçlerini Hitler’i yerinden atmak için kullanmayacak kadar korkak ya da kalin kafali idiler” Kimi zaman ise kalin kafaliligin disinda tamamen parasal yollari bile Hitler devreye sokuyordu. Örnegin Merkez Ordu komutani Kluge’ye, güzel bir otomobil, bir villa ve 250 bin mark ödeme yapmis ve bu güçlü komutan susuvermisti. Direnisçiler feld-maresallerin hemen hepsini yokladilar ama hiçbiri direnise katilmadi. Artik farkli bir yöntem bulunmaliydi. Almanya’nin kaderi artik kendisini feda edecek cesur bir subay bulmaya kalmisti. Hitler’i öldürmek Ve o subay ortaya çikti: Klaus von Stauffenberg. Stauffenberg köklü bir aileden geliyordu, iyi bir egitimi vardi ve üstelik Alman ordusunun kahraman subaylarindan biriydi. Afrika’da savasirken yaralanmis, bir gözünü, bir elini, diger elininse üç parmagini kaybetmis bir gaziydi. Buna karsin üç ay gibi bir süre sonra ayaga kalkmis ve yine orduda görev istemisti. Getirildigi görev Alman Ordu Merkezi’nde yüksek bir mevkiydi. Albay Stauffenberg,görevi geregi pek çok general ve maresalin bile üstünde bir yetkiye sahip oluvermisti. Görevi geregi bir kez Hitler’in karargahi olan “Kurt Ini”ne çagrilmis ve orada ona rapor sunmustu. Iste Albay Stauffenberg, hem Almanya’yi hem de dünyayi Hitler belasindan kurtarmak için, feld-maresallerin bile üstlenemedigi görevi üstlendi ve Hitler’e karsi darbe planinin basina geçti. Çünkü demokrasi için tek yol artik darbeydi! Hitler’i öldürme planinin adi “Valkyrie Operasyonu”ydu. Valkyrie ünlü Alman besteci Wagner’in bir bestesiydi. Hitler’in manevi fikir babasi olan bu Alman irkçisi besteci,Alman mitolojisinden esinlenerek yapmisti bestesini. Mitolojiye göre Valkyrie güzel bir Alman kiziydi. Savas alanlarinda dolasir ve öldürülecekleri seçerdi. Alman besteci Wagner’in Valkyrie bestesi Hitler’in öldürülme korkusu ile birlestiginde bir plana dönüsmüstü. Öldürülme korkusunu yasayan Hitler buna mitolojik bir gerekçe bularak, kendi paranoyakligini örtecek bir psikoloji gelistirmisti. Buna göre Valkyrie kendisini seçtiginde Alman Imparatorlugu kendisini korumaliydi. Plan basitçe Hitler öldügünde ne olacagini öngörüyordu. Buna göre Hitler’in ölüm haberi alindiginda Yedek Ordu iktidari ele alacakti. Çünkü Hitler kendi SS’lerine de Gestapo’suna da güvenmiyor ve bunlardan bir darbe bekliyordu. Ve Valkyrie operasyonunun talimati SS ve Gestapo’dan gizlice verilecek ve 6 saat içinde Yedek Ordu yönetime el koyarak ülkede karisiklik çikmasini engelleyecekti. Iste Albay Stauffenberg’in görevi Valkyrie Operasyonu’nu yönetmekti. Önce Valkyrie operasyonunun planini bir daha gözden geçirdi ve degisiklikler yapti. Sonra bu plani Hitler’e imzalatti. Artik Valkyrie, Hitler’den kurtulmanin plani olmustu. Madem ki Hitler ölünce operasyon baslayacakti o zaman Hitler ölmeliydi! En üstte Stauffenberg’in karisi Nina. Onun altinda ise Albay çocuklari ile. En altta ise Alman ögrenci isyaninin liderlerinden genç kiz Sophie Schill. Cesur subay Albay Stauffenberg bu görevi üstlendi. Patlayici düzenegi çantasina koydu ve Hitler’in de katildigi bir savas toplantisina çantasiyla birlikte girdi. Çantayi masanin altina birakti, o sirada telefonla görüsmek için disari çikti, disari çiktiginda bomba patlamisti. Valkyrie operasyonu artik baslayabilirdi: 6 saat içinde hemen hemen tüm Alman birimler ele geçirildi, hatta SS karargahi bile ele geçirildi. Ancak Hitler bombalamada ölmemis,yarali bir sekilde kurtulmustu. Yedek Ordu’nun komutanina bizzat ulasti, sag oldugunu ve darbecileri tutuklamasini söyledi. Albay Stauffenberg ve diger cesur subaylar tutuklandilar. Hemen ertesi gün Albay Stauffenberg bir duvar dibinde kursuna dizilirken “Yasasin Kutsal Almanya” diye bagiriyordu. Cesur subay basaramamisti belki ama en azindan korkak bir ölümü beklememisti. En azindan üzerine düseni yapmisti. Oysa güzel bir karisi ve dört küçük çocugu vardi, onlarin gelecegi ülkenin geleceginden agir basabilirdi. Ne de olsa insandi. Ama basmadi,çünkü ne de olsa degil, gerçekten insandi o. Karisina veda etti.Görevinin sonunda onun için kurtulus yoktu. Yetkisi de gücü de çoktu,karisi ve çocuklarini ülke disina kaçirtabilir ya da saklayabilirdi. Ama yapmadi. Karisina durumu anlatti. Eger plan basarisiz olursa karisi da çocuklari da öldürülecekti. Belki de o zaman birkaç ay önceki Alman üniversite gençliginin isyanini hatirladi. Berlin’in ortasinda üniversite ögrencileri ayaklanmis ve Hitler’e karsi protestoya baslamisti. Isyanin liderlerinden biri Bavyerali genç kiz Sophie Schill’di. Gestapo büyük iskenceler yapmis ama konusmamisti. Mahkemeye çikarildiginda ancak koltuk degnekleriyle gelebilmisti genç kiz. Mahkeme baskanina açikça cevap vermisti: “Savasin kaybedildigini bizim kadar siz de biliyorsunuz. Neden bunu kabul etmiyorsunuz.” Ve idam sehpasina da koltuk degnegiyle çikmisti genç kiz. Sonuçta Albay Stauffenberg de cesaretle atti adimini ve geride biraktiklarinin da en az o genç kiz kadar onurlu olmalari gerektigini düsündü. Bugün Almanya, geçmis günlere baktigi zaman Hitler’e engel olmayan korkak maresalleri degil Albay Stauffenberg’i sükranla aniyor. O,Alman ordusunun serefini kurtarmak için kendisini feda etmisti. Bugün Almanya’da onun adina dikilen bir anit durmaktadir ama Almanlar Hitler’i hafizalarindan bile silmeye çalismaktadir. Feld-maresalleri ise hatirlayan bile yoktur...
Yazan : Gökçe Firat Haberi Ekleyen: Görman Hesler Bu haber 895 defa okunmuştur.
|
YAZARLAR
VİDEO GALERİ
GÖRELE ' DE HAVA DURUMUARŞİVLEN HABERLERArama |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||