POZITIF HABERCILIK
Buna imaj haberciligi diyenler de var. Bir baska deyisle
bardagin dolu tarafini görmek.
Yönetimlerle ilgili her zaman olumlu haberler yapmak.
Yönetimleri elestirmemek olarak da ifade edebiliriz.
Yönetimlerle ilgili her asamada gelismelere pozitif
yaklasmak... Bu en küçük yerel birimlerden en yüksek devlet yönetimine kadar
oldukça yaygin. Bir belde belediye baskanindan tutun da Basbakan’a kadar her
yöneticinin beklentisi.
Köyümüzü kötü tanitmayalim, ilçemizle ilgili olumsuz bir
görüs ortaya çikmasin, ilimizle ilgili elestirel haberler yapmayalim ve ülkemizin
imajini zedeleyecek yayinlardan kaçinalim…
Artik haberlerde bu anlayisin iyice sirittigini görüyoruz.
Bir ilçenin belediye baskaniyla ilgili haberlere bakiyorum;
Baskani öne çikarmak için zorlanilarak üretilmis haberler… Baskan cenazeye
katildi, Baskan dügüne gitti, Baskan kaldirim taslarini boyatti, Baskan sehit
eslerini ziyaret etti, Halkimiz Baskani çok seviyor, Vatandas Baskandan çok
memnun gibi onlarca haber.
Gazeteciligin genel felsefesinde var olan köpekle adam
iliskisini hiç hatirlayan yok. Hani Köpek adami isirdiginda haber olmaz da adam
köpegi isirdiginda haber olur ya! Elbette baskan cenazeye gidecek, elbette
baskan kaldirim taslarini boyatacak, elbette baskan sehit ailelerini ziyaret
edecek, etkinliklere katilacak.
Bunlara katilmadiginda haber olur.
Eski Giresun Valisi Dursun Ali Sahin’in kulaklari çinlasin;
Arkadaslarimiza Giresun’la ilgili olumsuz haber yapmamalarini hatirlatmisti
geçmiste.
Bu en küçük birimden en yüksek devlet yönetimine kadar
böyle!
Ve çok yayginlasti.
Hep iyi seyler yazmak, hep olumlu haberler yapmak.
Bu isleri yapan bir grup ortaya çikti son yillarda. Ülke
yönetimiyle ilgili sürekli olumlu haberler yapan bir grup… Ülkenin imajini
korumayi görev sayan bir grup! Mahallenin namusunun kendisinden soruldugunu
düsünen mahalle kabadayisi sanki! Ülkenin imaji onlardan soruluyor.
Pozitif haber yapan bu grubun en küçük birimden en yüksek
devlet yönetimine kadar özel ayricaliklari vardir. Baskanlarin toplantilarina
çagrilmak veya Basbakan’in uçaginda yer almak gibi. Onlarin basin organlarina
ilan ve reklam verilmesi gibi. Ya da bir baska yolla kaynak saglanmasi gibi…
Ülkenin imajini kurtariyorlar ya, bunun da bir karsiligi olmali.
Baskan suyu olmayan bir köye gider ve bir etkinlige
katilirsa onu takip eden pozitif haberci o köyün suyunun olmadigini yazmaz da
baskanin ayran içtigini yazar. O ülkede maden kazasinda 300 kisi ölür de
pozitif haberci Basbakan’in bilmem nerde yaptigi bir açilisi yazar.
Maksat ülkenin imaji zedelenmesin. Maksat gelismelere olumlu
yaklasalim. Memleketimizi kötülemeyelim. Bardagin dolu tarafina bakalim.
Bunun, yöneticilere zarar verdigini ne zaman anlayacagimizi
merak ediyorum. Bu haberleri okuyan yöneticinin “ Ben neymisim be abi!”
dedigini duyar gibi oluyorum.
Bunun sonucunda da yaptigi her seyin övülmesiyle kusurlarini
ve eksiklilerini göremeyecegini düsünüyorum. Basinin, habercinin görevi yönetimin dogru yanlis her
yaptigini alkislamak degil ki!
Deyim yerindeyse pozitif haberler yapacagim diye
yöneticilerin dalkavuklugunu yapmak habercilik olmamali. Yönetimin icraatlari
ortada, haber degeri olanlari kullanirsin, eksiklerini elestirirsin. Seçim
dönemlerinde topluma verilen sözler vardir, kamu adina bunlarin takibini
yaparsin.
Adam 28 günde 28 proje demis, bunlarin birakin 28'ini,2'sini
hayata geçirememis biz yine de pozitif habercilik yapacagiz öyle mi?
Yapanlarin yolu açik olsun!

Haber : Nihat Öztürk
Bu haber 612 defa okunmuştur.