Müebbetin gerekçesi açiklandi
12 Eylül davasinin gerekçeli karari açiklandi...
Ankara 10. Agir Ceza Mahkemesi, dönemin Genelkurmay Baskani,
emekli Orgeneral ve 7. Cumhurbaskani Kenan Evren ile dönemin Hava Kuvvetleri
Komutani emekli Orgeneral Tahsin Sahinkaya'yi, 765 sayili TCK'nin "Devlet
kuvvetleri aleyhine cürümler" baslikli 146. maddesi uyarinca "müebbet
hapis cezasina" çarptirmasinin gerekçesini açikladi.
Mahkemenin 360 sayfalik gerekçeli kararinda, Evren ve
Sahinkaya ile avukatlarinin, savunmalarinda, "ülkedeki yasanan ve bir
türlü önlenemeyen anarsik olaylar nedeniyle milletin ve devletin bekasi için
211 sayili Türk Silahli Kuvvetleri Iç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesinin
kendilerine verdigi yetkiye dayanarak, yönetime el koymak zorunda kaldiklarini"
söyledikleri belirtildi.
Ancak kendilerine verilen yasal yetki çerçevesinde görevi
anarsi ve terörü önlemek, halkin can ve mal güvenligini saglamak olan
askerlerin, o dönemki gelismeleri bahane ederek siyasete yön vermeye çalistigi
vurgulanan gerekçeli kararda, su degerlendirmelerde bulunuldu:
"Ülkenin, devletin, milletin bekasini sadece
kendilerinin düsündügü inanci ile hareket etmisler, millet adina yaptiklarini
söyledikleri darbeler ile aslinda millet iradesini hiçe saymislar, halkin
iradesi ile seçimle yönetime gelen ve millet iradesini temsil eden Anayasal
kurumlarin ve sivil idarenin devleti kendilerinden daha iyi yönetebilecegine
inanmamislar, ülkenin ve milletin tek sahibi olarak kendilerini görmüslerdir.
Milletin egemenlik hakkini millet adina, millete ragmen
anayasa ve yasalari hiçe sayarak gasbetmisler, bunu da ülkenin, milletin ve
devletin bekasi için yaptiklarini söylemislerdir. Ülkede terör ve anarsi
olaylari yasanirken, 211 sayili kanunun 35. maddesi ile kendilerine verilen
yetkiyi sivil idareden aldiklari emir ile görevlerini yapip suçlulari
yakalamasi ve güvenligi saglamasi gerekirken, bu görevlerini unutarak ülkeyi
idare etmeye kalkismislardir."
Halk iradesi ile basa gelen, anayasa ve yasalara göre sivil
idareye karsi bagli ve sorumlu olduklarini unutarak ülkeyi yönetmek istemisler,
ülkenin menfaati için yaptiklarini söyledikleri darbeler ile demokrasiyi
kesintiye ugratarak, Türk milletinin medeni milletler arasinda yer almasini ve
ülkenin gelismesini engelleyerek demokrasi kazanimlarini ve demokrasi
birikimlerini yok etmisler, demokrasi kültürünün olusmasini engelleyerek ülkeyi
daha da geriye götürmüslerdir. Darbeye gerekçe olarak gösterilen, ülkede
yasanan terör anarsi ve çatismalari önlemek görevleri oldugu halde bunlari
askeri darbenin nedenleri olarak gösterip, halk nazarinda hukuk disi ve fiili
bir durum olan darbeye mesruiyet kazandirmaya çalismislardir. Olaylari
bastirarak önlemek yerine, adeta geri planda kalmayi tercih etmisler, ülkenin
siyasiler tarafindan yönetilmez hale geldigini adeta halka göstermeye, bu
sekilde halkin nazarinda mesruiyet kazanmaya çalismislardir. 'Sen ülkeyi
yönetemedin, idare edemedin, senin çikardigin yasalar ile ülke yönetilmez hale
geldi, ancak ben yönetebilir, ben idare edebilirim, mevcut hukuk kurallari ile
ülke idare edilemiyor, ancak fiili askeri güçle yönetilebilir' demek istemislerdir."
Demirel'in sözlerine atif
Dönemin Basbakani, 9. Cumhurbaskani Süleyman Demirel'in,
basina verdigi röportajlardan "Kanlar akiyordu, çünkü Sayin Kenan Evren'in
Çankaya'ya çikmasi gerekiyordu", "11 Eylül günü akan kan 13 Eylül'de
nasil durdu?", "(Yetkimiz yoktu) dediler. 13 Eylül günü var olan
yetki, 11 Eylül günü de vardi", "Askerler isteselerdi, anarsi ve
terörü önleyebilirlerdi. Nitekim 12 Eylül günü biçak ile kesilir gibi kesildi.
Idareye el koymaya kararli olduklari için bilerek anarsinin üzerine
gitmediler" ifadelerine isaret edilen kararda, söyle denildi: "Bütün
bu hususlar göstermektedir ki saniklar tarafindan kosullarin olusmasi için
firsat kollanmis, uygun kosullarin olustugu kanaatine varilinca da müdahaleyi
gerçeklestirmislerdir. Bu sekilde saniklar devletin yapisini, rejimini, devlet
kurumlarini, kurumlar arasi iliskileri düzenleyen Anayasa ve yasalari hiçe
sayarak, hiç bir hukuki mesruiyeti olmayan gerekçeler ileri sürerek, mevcut
hukuk düzenini yok farz ederek, fiili bir durumla iktidari ele geçirmek
suretiyle kendilerine isnat edilen suçlari islemislerdir.Bu nedenle saniklarin,
ülkenin bulundugu kosullar, yasanan terör ve anarsi eylemleri de dikkate
alindiginda müdahaleden baska çare kalmadigi yönündeki savunmalari samimi ve
inandirici bulunmamistir."
Kararda, saniklarca askeri darbe ile ortadan kaldirilmadan
önce yürürlükte bulunan 1961 Anayasasi'nin 4. maddesinde "Egemenlik
kayitsiz sartsiz Türk Milletinindir. Millet, egemenligini, anayasanin koydugu
esaslara göre, yetkili organlar eliyle kullanir. Egemenligin kullanilmasi,
hiçbir suretle belli bir kisiye, zümreye veya sinifa birakilmaz. Hiçbir kimse
veya organ kaynagini anasayadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz", 5.
maddesinde, "Yasama yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki
devredilemez" ve 6. maddesinde ise "Yürütme görevi, kanunlar
çerçevesinde, Cumhurbaskani ve Bakanlar Kurulu tarafindan yerine
getirilir" denildigi belirtildi.
Hüküm
Kararda dlay tarihinde Adalet Partisi Genel Baskani olan
Süleyman Demirel'in Basbakanliginda kurulan 43. hükümet görevdeyken Genelkurmay
Baskanligini yürütenn Kenan Evren, Hava Kuvvetleri Komutanligi yapan Tahsin
Sahinkaya'nin, vefat eden dönemin Kara Kuvvetleri Komutani Nurettin Ersin,
Deniz Kuvvetleri Komutani Mehmet Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutani Sedat
Celasun'un fikir ve eylem birligi içinde, emir komuta zinciri dahilinde, daha
önceden hazirladiklari ve Bayrak Harekati adini verdikleri plan dogrultusunda,
12 Eylül 1980'de Türk Silahli Kuvvetleri'nin gücünü kullanarak, askeri darbe
ile cebren, yürürlükte bulunan 1961 Anayasasi ve yasalar çerçevesinde seçimle
göreve gelmis TBMM ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetini feshettikler aktarildi.
Kararda, saniklarin TBMM'ye ait yasama yetkisini, Cumhurbaskani, Basbakan ve
Bakanlar Kuruluna ait yürütme görevini ele geçirerek, TBMM üyelerinin
dokunulmazliklarini kaldirip, bütün yurtta sikiyönetim ilan ettikleri, siyasi
parti faaliyetlerini ve yurt disina çikislari yasakladiklari, Basbakan Süleyman
Demirel, CHP Genel Baskani Bülent Ecevit, Milli Selamet Partisi Genel Baskani
Necmettin Erbakan ve MHP Genel Baskani Alparslan Türkes'i zorla gözaltina
aldiklari ifade edildi.
Saniklarin, anayasal düzeni ortadan kaldirmak suretiyle 765
sayili TCK'nin "Devlet Kuvvetleri aleyhine cürümler" basligi altinda
yer alan 146/1 maddesinde düzenlenen "Cebren Türkiye Cumhuriyeti Teskilati
Esasiye Kanununun tamamini veya bir kismini tagir, tebdil veya ilga ve bu kanun
ile tesekkül etmis olan Büyük Millet Meclisini iskata veya vazifesini yapmaktan
men" suçu ile 147. maddesindeki "Türkiye Cumhuriyeti Icra Vekilleri
Heyetini cebren iskat veya vazife görmekten cebren men" suçunu
islediklerinin iddia, saniklarin samimi ikrarlari, dosyadaki tüm bilgi ve
belgelerle sabit görüldügü bildirilen kararda, Evren ve Sahinkaya'nin, bu
suçlamadan agirlastirilmis müebbet hapis cezasina çarptirildiklari, durusmadaki
hal ve hareketleri, mahkemeye karsi saygili tutum ve davranislari, samimi
ikrarlari ve tüm dosya kapsaminin lehlerine takdiri indirim sebebi kabul
edilerek, cezalarinin müebbet hapis olarak belirlendigi bildirildi.

DHA
Bu haber 484 defa okunmuştur.