Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Adım adım parçalanan Türkiye!
10 Haziran 2014, 08:01

Adım adım parçalanan Türkiye!

Erdoğan'ın B ve C Planları olabilir mi?..

ADIM ADIM PARÇALANAN TÜRKIYE!..

Erdogan’in B ve C Planlari olabilir mi?..

Suruye sinirini kontrolünde bulunduran ve MIT‘le yakin temas içerisinde odugu bilinen Suriye Devrimciler Cephesi (SDC), iki hafta içerisinde, mazot kaçakcilarina karsi opersayon yapan TSK birliklerine, araca monteli doçka uçaksavarlarla iki kez saldirdi. TSK birliklerine dogru 250 mermi atan örgütün basinda, ABD’nin destekledigi Cemal Maruf bulunuyor… MIT kanali ile Suriye içerisine tasinan doçka uçaksavarlarinin hedefi sonunda TSK birlikleri oldu!.. ABD’ye endeksli Suriye politikasi yüzünden, basimizi daha çok agiracak…

Sinirin Suriye tarafinda kontrol terör örgütlerinde!..

Irak tarafinda ise; BM Güvenlik Konseyi’nin 1483 Sayili Karari da çignenerek akil disi iliskiler kuruluyor. Irak’taki 101 ve 272 Sayili Yasalara göre, Irak’tan petrol ve dogalgaz ihraç etme hakki sadece Irak milli petrol sirketi SOMO’ya aittir. Irak’ta üretilen petrolün veya dogalgazin ihraci gerektigi takdirde, nerede üretilirse üretilsin, parasi BM‘in Newyork’taki hesabina yatirilir. Barzani yönetimi ile gizli bir anlasma yapan AKP hükümeti, Kerkük-Yumurtalik hatti ile Ceyhan’da depolanan yaklasik 2,5 milyon varil petrolü, Irak-Türkiye Petrol Boru Hatti Anlasmasi’na aykiri olarak satmaya basladi… Irak hükümeti bu durumu kaçakçilik olarak degerlendiriyor. Bu nedenle merkezi Paris’te bulunan Uluslararasi Ticaret Mahkemesi’ne basvurmus!.. Irak hükümeti bu durumu ayrica kendi iç islerine müdahale olarak kabul ediyor!..

Bir anlamda hükümetimiz Barzani yönetiminin “bagimsizlik” yolunu kendi eliyle açiyor!..

Öte yandan, Kibris Rum Yönetimi’nin bir Amerikan sirketine ihale ettigi Akdeniz’deki 6 trilyon ayak küp büyüklügündeki dogalgaz rezervinin, Ukrayna üzerinden Avrupa’ya ulastirilan dogalgaza alternatif olarak kullanilacagi anlasiliyor. Bu plani uygulamaya koymak için ABD devreye girdi ve Kibris’ta görüsmeleri yeniden baslattirmayi deniyor. ABD Baskan Yardimcisi Joseph Biden’in “Annan Plani”ndan çok daha kötü olan bu yeni girisimini ne yazik ki hükümetimiz de destekliyor!..

Anlayacaginiz Kibris’ta da ulusal çikarlarimiz korumasiz!..

Sinirin bu tarafinda durum çok farkli degil! PKK’nin Kürt çocuklarini kaçirmasindan sonra, Basbakan adeta PKK’nin siyasal uzantisi olan HDP’ye yalvariyor: “Bu annelerin yavrularini da alin gelin bakalim. Alip geleceksiniz, alip gelmediginiz takdirde bizim B planimiz C planimiz devreye girer” diyor… Gerçekte Erdogan’in B ve C gibi planlari yok. Bir kere elini PKK’ya kaptirmis. Simdi kolunu da geri alamiyor. “Açilim” denen saçmaligin ülkeyi bu noktaya getirecegi gün gibi ortadaydi..

Basbakanin PKK’dan ricasi, bir baska gerçegin de altini çiziyor. Cumhurbaskanligi seçimleri öncesindeki bu yakaris, çaresizligin itirafi olmaktan baska, Dogu ve Güneydogu’nun PKK’ya terk edildigini de gösteriyor!..

Cumhurbaskanligi seçimlerinde Kürtlerin oylarina siddetle ihtiyaç duyan Erdogan’in “Açilim”disinda bir plani olsa da bunu uygulamasi imkansiz… Bu gerçegi bilen PKK, kamuoyunu alistirmak için eylem üzerine eylem yaparak otoritesini pekistiriyor:

Diyarbakir’i Bingöl ve Mus’a baglayan karayolunu Kocaköy-Duru, Hani-Lice ve Lice Kulp arasinda silahli militanlari ile kesen PKK militanlari, olay yerine sevk edilen birliklere pusu kurup, uzun namlulu silahlarla ates açtilar! Çevrede toplanan PKK yanlilari da, olay yerine gelen askerlere ses bombasi ve molotof kokteyli ve havai fiseklerle saldirdilar… PKK’lilar Lice’de 2, Silvan’da 3 askerimizi yaraladilar!.. Onlarda zayiyat yok!.. Çünkü güvenlik kuvvetlerimiz savunmada!..

Genelkurmay’dan yapilan açiklamaya göre, PKK militanlari, Siirt Pervari Dogan Üs Bölgesine erzak tasiyan askeri kamyoneti de yaktilar!..

Diyarbakir’dan sonra PKK militanlari, Mus Erzurum karayolunu, Mus’un Varto ilçesi ile Bingöl’ün Karliova ilçesi arasinda bulunan Leylek köyünde kestiler. Yüzlerce aracin anahtarina el koyan militanlar, sürücü ve yolculari kimlik kontrolünden geçirdikten sonra, olay yerine PKK ve HPG (PKK’nin askeri kanadi: Halk Savunma Güçleri. Kürtçe:Hêzên Parastina Gel) bayraklarini astilar!..

Mus Il Jandarma Alay Komutani ile birlikte bölgeye giden Mus Valisi ise, Basbakanin yaptigi gibi yolun açilmasi için PKK’lilarla diyaloga geçmeyi denemis!.. Lice-Hani-Genç üçgeninde yasananlar ise PKK’nin “özerklik kalkismasi”nin provasi gibi… 16 askerimizi yaraladilar. PKK’lilarda yarali yok. Bölgedeki kaynaklarin yorumlarina göre; özellikle bu mevsimde derin vadilerde üretilen ve PKK’nin önemli gelir kaynagi olan hintkenevirinin hasat zamani olmasi nedeniyle, dikkati baska noktalara çekmek amaci ile PKK’nin adam kaçirma ve yol kesme olaylarini artirdigi anlasiliyor. Aydinlik’a açiklama yapan bir köy muhtarinin anlattigi, PKK’lilarin köylerini üs olarak kullandigini ve askerlerin müdahale edemedigi gerçegi, islerin çigirindan çiktigini göstermektedir. Jandarma Komutaninin kendisini arayarak; “Olay büyüdü, müdahale etmek istemiyoruz; PKK’lilara söyleyin bölgeden çekilsinler” seklindeki diyalog durumun vahametini özetlemektedir…

Anlasilan Dogu ve Güneydogu’da güvenlik kuvvetleri kislalarina çekilmis, inisiyatif terör örgütü PKK’ya geçmistir!..

Bu gelismeler; PKK lideri Abdullah Öcalan’in örgütüne gönderdigi “Herseyi hükümetten beklemeyin, fiili durum yaratin” talimati üzerine yasaniyor… Bölgede görev yapan güvenlik kuvvetlerinin, “Açilim” sürecinde, “sadece kendimizi ve karakollari savunuyoruz” açiklamasi, bu aci gerçegin itirafi gibi. Hükümet ülkenin topraklarinin bir kismini kopartacak olan bu hain planin uygulayicisi duruma girdi… PKK mevzi kazandikça, devlet geri çekiliyor!.. Nereye kadar?!..

Görünüse göre AKP hükümeti Kibris’i ve Güneydogu’yu gözden çikartmis!..

***

Yukaridaki gelismelere paralel olarak; yerel seçimler nedeniyle yapilan Tunceli mitinginde ana muhalefet partisinin genel baskani Kemal Kiliçdaroglu da CHP iktidarinda ”Açilim”i sürdürme sözünü vermisti!.. Kiliçdaroglu:“Çogu yurttasimiz sunu söylüyor, ‘AKP giderse baris süreci ne olacak’ diye. Dersim’den sesleniyorum, baris süreci kimsenin tekelinde degildir. Bu ülkede baris saglanacaksa bunu yapacak olan parti CHP’dir. Herkes çok iyi bilsin bunu. Bu ülkede baris süreci durmaz” diyerek “Açilim”i sahiplenmisti!.. Gundi Kemal, “Açilim”dan yana oldugunu belirtmekle yetinmemis, bütün firsatlari bu hain plana göre degerlendirmistir. Tunceli’ye “Dersim” demeyi sürdüren kiliçlarin efendisi, yer tuttugu safin karsi taraf oldugunu gizlemeye bile gerek görmüyor artik!.. Erdogan’in “Dersim tuzagi”na isteyerek düsmeye bayiliyor! Her sey o kadar açik yani!..

TSK’yi kisladan çikmamaya mecbur eden ve “Açilim” saçmaligina mahkum olan Erdogan’in, bu noktadan sonra, zaten B ve C planlari olamaz!.. Tayyip Erdogan’in Sirnak Valisi “Açilim” konusunda, “Çözüm sürecini bu asamaya getiren Basbakanimiz Tayyip Erdogan’i ve bu konuda ciddi gayretleri olan Abdullah Öcalan’i takdirle karsiladigimi belirtmek istiyorum” dedikten sonra, baska hiç bir plan üzerinde kafa yormak gerekmez!.. Erdogan için artik tek kurtulus yolu kalmistir. O da bir an önce iktidari birakip, halktan özür dilemektir!.. Bunu da kendi iradesi ile yapamaz. Bu yüzden is taraftarlarinin basina düsüyor. Aksi halde, Erdogan hem kendi basini yakacak, hem de ülkenin basina içerisinden çikilmasi oldukça zor olan belalar saracak!.. Bu yüzden Erdogan’i seven taraftarlarinin bu kritik durumu iyi degerlendirmeleri,duygusal nedenlerle hareket etmemeleri gerekir… Bu nedenle yapacaklari ilk is: Cumhurbaskanligi seçimlerinde muhalefetin gösterecegi ortak adayidesteklemek olmalidir!..

***

Yeri gelmisken söyleyelim: “Açilim”in hükümeti getirdigi PKK’ya yalvarma noktasi karsisinda, Kiliçdaroglu’nun: ”Efendim neymis, B plani varmis da C plani varmis da geçiniz bunlari. Eger siz yasa disi örgütün yardimina muhtaç hale gelmis ve bunu dillendiriyorsaniz o basbakanlik koltugunda oturamazsiniz” seklindeki sözleri de samimiyetten oldukça uzaktir… Zira “Açilim”in ne sekilde yürüyecegini, taraflara hangi görevlerin verildigini, kimin nerede, ne zaman, ne yapacagina karari veren kendileri degildir. “Açilim”in bir sahibi vardir. Bir ABD projesi olan ve BOP ile paralel yürütülen “Açilim”da, taraflarin bagimsiz olarak kullanabilecekleri inisiyatif yok denecek kadar azdir!.. Bu yüzden Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin basinda Kemal Kiliçdaroglu da olsaydi, yapabilecegi Erdogan’dan farkli olmayacakti…

Nitekim, Kemal Bey’in gerçek düsüncesi ve istegi “Açilim”dan yanadir. Yakin geçmiste, “analar aglamasin” edebiyatinin en hizli savunucusu kendisi degil miydi? AKP’nin PKK ile yürüttügü müzakerelere pesinen kredi açan Kiliçdaroglu, Tunceli mitinginde; “Çogu yurttasimiz sunu söylüyor, ‘AKP giderse baris süreci ne olacak’ diye. Dersim’den sesleniyorum, baris süreci kimsenin tekelinde degildir. Bu ülkede baris saglanacaksa bunu yapacak olan parti CHP’dir. Herkes çok iyi bilsin bunu. Bu ülkede baris süreci durmaz” diyerek “Açilim”i sahiplenmisti… Dolayisiyla, bu noktada Erdogan’dan farkli düsünmedigi açiktir. Hükümetin basinda kendisi de olsaydi, çocuk kaçirma olaylari karsisinda farkli bir tutum izleyemezdi!.. ABD’nin yazdigi senaryoda rol isteyen oyunculardan hiç biri, sahne açildiktan sonra, rollerinde degisiklik yapamazlar… Kaldi ki, iktidara geldiginde, açilimin hukuki alt yapisini olusturan “Yerel Yönetimler Özerklik Sarti”nin, bölünmeye yol açacagi düsünüldügü için çekince konulmus maddelerinin tamamini, imzalayacagini vaat eden kendisidir… Ayni sekilde Dogu ve Güneydogu’da “Özerk Kürt Yönetimi” kurulabilmesi için, hukuki alt yapinin olusmasini saglayan “Bütünsehir Yasa”sina karsi çikmayan da Kemal Kiliçdaroglu ve Yeni CHP’sidir… Dolayisiyla Yeni CHP, AKP’nin Kiliçdaroglu da Tayyip Erdogan’in bir yedegidir!..

Ülkeyi felakete sürükleyen bu iki liderdir ve hiç kusku yok ki, tarih önünde isbirlikçi olarak anilacaklardir!..

Av.Cemil Can

Haberi Ekleyen: Görman Hesler

Bu haber 656 defa okunmuştur.

Paylaş

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Güncel

Af Yasası Çıktı

Af Yasası Çıktı Yaklaşık 100 bin kişi tahliye olacak.

Yaşasın 8 Mart

Yaşasın 8 Mart Bize diyorlar ki,

Ad/Soyadını değiştirmek isteyenler 1 hafta kaldı

Ad/Soyadını değiştirmek isteyenler 1 hafta kaldı Ad ve soyadlardaki yanlış yazımlar mahkeme kararı olmaksızın değiştirilmesi süreci devam ediyor.

23 Nisan Sadece Tören Değildir

23 Nisan Sadece Tören Değildir Çocukların Yaşadığı Ağır Sorunlara Kalıcı Çözümler Üretilmelidir!

İşte referandumun oy pusulaları

İşte referandumun oy pusulaları Türkiye'de ise seçmenler 16 Nisan'da sandık başında olacak.

GÖRELE ' DE HAVA DURUMU

GIRESUN

RÖPORTAJ

Murat Kul ile balıkçılık üzerine söyleşi

Murat Kul ile balıkçılık üzerine söyleşi

ARŞİVLEN HABERLER

Arama
ssssssssssssssssssssssssssssssssssss