|
Karakter boyutu :
30 Eylül 2016, 01:04
Görele Ağzı SözlüğüGörele’li Şahin Uzun'un Görele ağzı ile ilgili sözlüğü
GÖRELE AGZI SÖZLÜGÜ Görele’li Sahin Uzun'un Görele agzi ile ilgili sözlügü Daha önceki yazilarimda Görele agzi üzerine 1974 yilinda yaptigim Istanbul Üniversitesi Ed. Fak.Türkoloji bölümü bitirme tezimden söz etmis ve güncelleyerek yeniden yayinlayacagimi bildirmistim. Bu çalismalarimin sona yaklastigini ve bitirmek üzere oldugumu söyleyebilirim. Kitabin adi: Görele agzi,metinler,derlemeler,Gramer ve sözlük’tür. B u çalismalarimin yayinlanmadan önce bazi bölümlerini tartismayi ve eklemek istenilen, unuttugum, bilmedigim bazi sözcükleri de sizlerden ögrenebilecegimi düsündüm. Bir tane bile yeni sözcük bulursam sevinecegim. Kalici ve önemli olmasi için önerileriniz ve eklemeleriniz çok yararli olacaktir. Asagidaki satirlarda ''GÖRELE AGZI SÖZLÜGÜ' nün A ‘ dan G ye kadar baslayan sözcüklerini göreceksiniz. Sözcüklerin farkli anlamlarina ve bu harfler ile kullanilan ve burada unutulmus, yada bilemedigim sözcükler için ilavelerinizi bekliyorum. Görele agzi ile ilgili kitabimin gecikmesinin bir nedeninin de transkripsiyon (ÇEVIRIYAZI) isaretlerinin basimindaki güçlükler oldugunu da belirtirim..Yöremize has ses ve anlatim özelliklerinin yaziya dökülmesi için mevcut alfabemiz yeterli degil.Örnegin e harfi normal ve kapali e olarak iki sekilde kullaniliyor.Nazal ne denilen n harfinin Görele agzindaki söylenisini yaziya aktarmak normal alfabe ile olanaksiz.Bu yüzden transkiripsiyon harflerine ihtiyaç var. Elestiri ve önerilerinizi bekliyorum. Ayrica burada yazilan sözcükler kitaplasirken özel isaretlerle söylendigi gibi yazilmaya ve agizda kullanilan sekilde okunmasi için gayret gösterilecegine de dikkatinizi çekerim. AGA : Küçük kardes veya kardes.Sevgi belirtmek için de kullanilir. ABA : Abla,yada kendinden büyük bayana söylenen hitap sözcügü. ABA-ZIPKA : Bir çesit mahalli giysi.Zipkanin pantolonu, baldirlar genis dizden asagisi dardir. ACA : Acaba! ACCUK : Azicik,çok az. ABUL,ABRUL : Nisan AFGURMAK : Istenmeyen sekilde bagirmak,begenilmeyen sözlere karsilik hayvan sesi nitelemesi yapmak. ‘’AFGURMA,FENA YAPARIM’’ AFUR : Ahir,hayvan barinagi. AGAZA GITMEK : Geceleyin lüks lambasi ve CEMEK denilen aletle çikilan balik avi. AGILTI : Sulandirilmis ayran. AHACUK : Iste,burada... AGDA : Pekmezin üzerinde biriken sari ile kahve rengi arasi tabaka.Özellikle dut pekmezinde olur. ALAF : Sik örtülü bitki yapraklari . ''Al eline girebi ,kalk gidelim alafa'' Hayvanlara yedirmek için kesilen yesil yaprakli küçük dallar. ALAMUK : Bunaltici sicak hava.Genellikle nemin az oldugu ,Günesin kapali oldugu havalar için söylenir. ALAVUZ : Yilisik,sözden anlamayan,arsiz. ALISMAK : Tutusmak,alev alev yanmak. ''Ali amcanin sapotlugu alismis,...'' ALDAS : Sasirtmak,çalimlamak,yaniltmak. ANDAL : Bataklik,bulanik gölcük.''Andalda çok sazan baligi varmis.'' ANDIR : Hos olmayan,sevilmeyen ya da istenmeyen seyler için söylenir. ''Andir galsin sevdalik''. ANNAK : Görülebilen uzakça yer. ANNAKLAMAK : Yüksekçe bir yerden çevreyi kolaçan etmek.''Git bir annakla bakiim asamahallede kimse varmi'' ANUK : Nane ARDAF : Terbiyesi,egitimi olmayan,yüzsüz kimse. ARI : (ilk a uzun) Yön belirtir.’’girandan aari ‘’ ARUK : Beyazlamis,rengi solmus. ASGANA : Mutfak. ASAK : Yün egirmede kullanilan EGERCEK'in alt kismindaki yuvarlak parça.bk.''.Domuzasagi.'' ARDIYE : Sonuncu,özellikle çocuk oyunlarinda '' sen sift ben ardiye '' seklinde kullanilirdi. ATDAMAK : Sik bitkilerin ve özellikle findik ocaklarinin ayiklanmasi isi. ATBIBERI : Bir çesit yesil ot.Özellikle dere kenarlarinda yetisir. ATISLIK : Mutfakta ates yanan yer,ocak basi. AVU : Orman gülü bitkisi.Görele civarinda genis bir yörede yetisir,odunluk olarak da degerlidir.Avu ve Saravu adli iki çesidi sik görülür. AVUZ : Inek dogurduktan sonraki bir kaç gün içindeki sütten yapilan pelte. ASAM : Aksam. ASAMCAK : Aksam oldugu zaman. ''asamcak camide görüselim''' AYAMAK : Fidanlari budayip düzetmek,ayirmak. AYDAS : Küçük çocuklara tacizde bulunan yasli kisi AYAMA AD : Takma ad. BAGA : Bana ‘’oragi baga ver’’ BAGLAK : Kara denizde egimli arazilerde ,araziyi düzeltmek için yapila küçük setler. BALDIRAN : Agaçlik yerlerin altlarinda yetisen ve saplari pisirilerek yenen bir bitki. BANDIK : Misir tarlalarinda misirlarin diplerinde yetisen yesil ot.Yemegi de yapilir. BAZLAMA : Bugday unundan Sac üstünde yapilan bir çesit çörek. BAÇA : Findik bahçesi. BASUK : Kisa boylu,cüce. Genellikle kisa bolu topluca hanimlara ,olumsuz sözler söylenirken kullanilir. BAYAK : Demin,biraz önce. BANIM : Bir parça ekmekle yenilecek kadar. BAKIRAÇ : Bakirdan veya alüminyumdan yogurt kabi. BARABELLÜ : Parapellum,tabanca. BATMAN : Agirlik ölçüsü. BEK : Hizli ,sert,kati. BEKITMEK : Hizlica vurmak.''kafasina odunu bekittim'' BELERTMEK : Gözünü irice açmak,sevimsizce bakmak. BEZENE : Bezelye. BERINNEMEK : Uykudan irkilerek uyanmak.''yaylanin çimeninde oturdum serinnedim.Bayan geçti yanimdan uykuda berinnedim.'' BILDIR : Geçen yil. BIZIK : Kosma,siçrama. BIZIKLAMAK : Siçrayarak kosmak.Özellikle baharda otlamaya çikan genç danalar biziklayarak kosar. BILE : Birlikte BILECAN : Falci,kayip bilen ,gelecegi bildigi söylenen. BILLEMEK : Biriktirmek,bir araya getirmek. BILEKI : Ekmek kabi,misir ekmegi pisirilen içi oyuk tas. BOSTAN : Hiyar,salatalik. BOGUSAK : Çiftlesmek isteyen hayvan. BÖGÜLCE : Börülce,fasulye. BÖCÜK : Böcek. BOKUÇ : Küçük,yuvarlak taslarla oynana oyun. BÖÖN : Bugün BUCAKLIK : Mutfak,yemek yapilan yer. BUN : Sikinti BUYMAK : Üsümek BÜRÜNCEK : Bas örtüsü. BOYUNA : Sürekli,devamli CAMADAN : Yün ve kildan dokunan desenli sirt çantasi CAPLAMA : Bahçe kenarlarina yapilan agaçtan engel. Genellikle yarilmis agaç kullanilir. CAHT ETMEK : Bir konuda sonuna kadar direnip,yapmak. CAMISIGI : Camli gaz lambasi. CAYDAK : Çiplak,örtüsüz. CANAK : Saganak yagmur CECIM : Kilim CERLEMEK : Bagirmak,azarlamak CEMEK : Geceleri derede balik avlamak için yapilmis alet.uzun bir sopanin ucunda agzi çatalli bir alet CEMBER : Bas örtüsü.Kesan’in altina giyilir. CEMILE : Camdan bilye. CENNIK : Yayla olmayan,yerlesim yeri. ‘’yayla ,cennik bir oldu’’ CIDIK : Kus avlamak için yapilan tuzak CIBACI : Ot yataga doldurulan kuru ve küçük otlar. CIFDIR : Becerikli CIBBAN : Alkis CIBARTMAK : Kesilmis agaç dallarinin küçük yan dallarini tek tek kesmek. CIBARTDAMAK : Bahçelerdeki zararli ve lüzumsuz bitkileri ayiklamak. CIMBIS : Eglenceli CIRITTA : Kizgin yagda pisirilen hamur tatlisi CIRMAK : Pençe CINGAN : Çingene CIVIZ : Oyunbozan CIBIL : Derin olmayan su,dibi görünen CIYMUK : Çatal CICIK : Meme CINIBIZ : Kurnaz,üçkagitci COLAP : Üzüm,dut gibi meyvelerin haslanmis posasi. CÖBRE : Colap’in süzülmüsü CUHAR : Findik zamani görülen humma gibi bir hastalik. CUKHARLAMAK : Ishal ve atesle hasta olmak. CÜCÜK : Yavru kus veya kümes hayvani ÇABULA : Bir çesit ayakkabi ÇANGAL : Özellikle fasulyeye dikilen uzun sopa. ÇAYTAK : Aksayarak yürüyen ÇARA : Döllenme zamani hayvandan gelen sivi. ÇATMA : Ahsap evlerde iki odayi ayirmak ta kullanilan tahta perde ÇAKAL YAGMURU : Ince ince yagan yagmur. ÇAKILDAK : Dere kenarinda ufak taslar..Olmamis meyve için de kullanilir ÇARUK : Çarik ÇALPAMAK : Çalkalamak,karismasini saglamak. ÇATMAK : Kavga etmek için,laf söylemek. ÇASU : Çarsi ÇARPI : Özellikle ceviz dökmeye yarayan uzun sopa ÇAVMAK : Günes dogmak ÇEBIÇ : Küçük keçi ÇEÇ : Kabugundan soyulmus findik ÇEKMEN : Basa takilan üstlük.’’yagmur yagiyu ,yagmur.Al basina çekmeni’’ ÇEF : Bir çesit bodur bitki ÇELLEMEK : Üsümek ÇENTI : Küçük bez çanta ÇENCIK : Kapi mandali ÇENTEMEK : Yontmak ÇIRAKMAN : Yarmaçalarin korunmasi için yapilan yigin,üzerine lamba konulan tabla. ÇIKMAGINA GETIRMEK : Denk getirmek.’’çikmana getürdü,avladi’’ ÇINGIL : Bir cins erik ÇIGIRMAK : Bagirip feryat etmek. ÇIRTLIK KUSU : Serçeye benzer küçük kus ÇIRPMAK : Budamak ÇITLAK : Ates parçasi.kor ÇITIRUK : Bir cins agaç ÇITIL : Kurumus,karismis bitki örtüsü.Dolasmis ip ÇILPAN : Samar,tokat ÇIT : Ev önündeki tarla ÇIRNIK : Küçük boyda kayik ÇINAMAK : Çignemek ÇORT : Dikenlik ÇOMURTMAK : Koparip sikmak ÇÖGÜR : Misir sapi ÇÖTÜRE : Sepet ÇUL TAKMAK : Oyunda el kazanmak ÇÖPÜR : Keçi kilindan yapilan çorap,torba ÇÖTEN : Örülmüs çubuktan misir deposu,dereye yapilan balik tuzagi ÇÖTÜRE : Sepet cinsi ÇOTANAK : Birkaçi bir arada findik (topur) ÇINAMAK : Çignemek ,üzerine basip ezmek.’’Çocugu araba çignamis’’ ÇI-ÇI ÇIIRMAK : Avaz avaz bagirmak DALDA : Yagmurdan korunmali yer. DARI : Misir DALAMAK : Köpekleri avlarini parçalamaya alistirmak.Bir anda isirip kaçmak. DASTAR : Bir cins dokuma yer örtüsü.Kilim DADDUK : Tatli,sekerli DAVUN : Veba. ‘’Davun ye’’,diyerek azarlama anlaminda da kullanilir. DAYANÇI : Payanda,destek DEBERTMEK : Karistirmak. DEGMEN : Degirmen. DEPEBIZIK : Takla DEPÜK : Islak olmayan,temiz yer. DEYDAA : Iste orda. (deyha) DEKMÜK : Tekme. DIBIÇ : Meyvenin sap kismi. Kiç .Ayrica hakaret sözü olarak ta kullanilir.’’dibiç agizli’’ DIGIL : Yavasça DIGILLAMA : Bilye oyununda egimden istifade yavasça yuvarlama. DINGIL : Bir sapa bagli ve sallanan esya ya da bitki. DIRMAÇ : Yün ve kildan yapilan ve yük tasimakta kullanilan genisçe ip. DIBIR : Kiç DIVILDAK : Küçük yuvarlak meyve veya yumru sebze. ‘’elmalar divildak’’ DIBEK : Bulgur yapilan içi oyuk tas. DIBLE : Çesitli sebzelerden yapilan yöresel yemek DIM : Bir çesit bilye oyunu DIKIN : Findik fidesi DIZLIK : Don DISE : Degirmen tasinin çentikleri DISEMEK : Degirmen tasini çekiçle çentikli hale getirmek. ‘’degirmen döne döne ,yidiya disesini ‘’ DINELMEK : Ayaga kalkmak DOBIÇ : Kisa boylu sisman DOMAL : Barbunyaya benzer fasulye DOMUZASAGI : Kökleri zehirli ve yuvarlak bir bitki.Bazen balik avlamakta kullanilir DONAM : Balikçilikta takim DOMBAK : Kestane.Kaba içi bos DOZIRIK : Cevizin içi oyularak yapilan firildak DÖSEME : .Bir cins lahana yemegi DÖNDERME : .Hamsi ve fasulyenin tavada misirla yapilan kizartmasi DÖNEK : Derelerde özellikle derin yerlerde suyun anafor yaptigi yer DÜDEK : Olgunlasmamis meyve.Meyveleri patlangaçta kullanilan bitki DÜVE : Genç inek EBRÜK : Yipranmis EBRÜMEK : Yipranmak,eskimek EGEN : Gövde,Üst -bas EBE : Büyük anne,nine.Dogum yaptiran kadin ECÜNNÜ : Cin EGEZLENMEK : Girgira alinmak EGERCEK : Yün egirme aleti EKENEK : Ekilecek,ekilmeye elverisli yer,tarla EKMEK ETMEK .Ekmek yapmak ELAVI : Çiplak elle yapilan balik avi ELAVINA : El yordami ile EMEN : Kale,nokta. ‘’Hasim ! emeni bekle’’ ELMEK : Bir elin aldigi kadar,tutam ENEKE : Oyunda kullanilan bir terim. ESSAH : Sahi,gerçek EHEM : Küs olunan kisi EME : Ama ERINMEK : Cani yapmak istememek. EVMEK : Acele etmek. ESGÜN : Yasli,kart ESMEK : Kazmak ESÜN : Misir ekmegini çevirmede kullanilan sapli alet EVCÜK : Çocuk oyununda ev EVZA : Kibrit EYLENMEK : Mola vermek. ‘’biraz elen ,yoruldum’’. Y harfi belli belirsiz söylenir. EYVERMEK : Çagirmaya karsilik,sesle yanit vermek. ‘’çariim çaariim,bi eyvermiyu’’ FASIRTI : Su sesine benzer ses,parazit FAKIRTI : Gürültü FAKIFAKI : Kaynayan suyun sesi FASIRATMAK : Sokmak,delmeye ugrasmak FERIK : Genç tavuk FERIK ELMASI : Bir cins elma FER : Isik FESEL : Yaramaz,afacan FIRAKLI : Çubuktan örülen engel,korumalik FINNURI : Camsiz petrol lambasi FISIRTMAK : Firlatmak,uzaga atmak FISGI : Bok,diski FIDIL : Küçük fidan,lambanin fitili FILISBIT : Agzina kadar dolu (çuval,selek) FOLTAK .Gevsek,bol FÖSÜK : Konusurken anlasilmayan kimse,bozuk konusma FODUL : Dik kafali,itirazci FOL : Yumurtanin kümeste sürekli durani GABALAK : Bir cins genis yaprakli ot GABAN : Tasli toprakli,bayir tarla GABARTDAK : Yesil düdek halinde incir. GABIYET : Kabahat,suç GALEMLIK : Baca GALUK : Evde kalmis GAKMAK : Kalkmak GAMIT : Olumsuzluk anlatan takma ad GAMBALAK : Iri toprak veya tas parçasi GAMBAK : Çiplak,kel ‘’gambak gafali adam’’ GANDAK : Özensiz dikis,tegel GANDAKLAMAK : Tutturmak,tegellemek GANDAZ : Kekeme GARGALAK : Selle gelen odun,dal parçalari GARUK : Toprak set,misir sapi GARAMUK .Içi bos, hastalikli findik GARIMAK : Degirmen tasinin dislerinin düzlesmesi.’’bizim demen dasi garimis’’ GARIGEN : Bir çesit agaç,disbudak GAS : Uçurum GANTAR : Agirli ölçüsü,’amcamin 20 gantar fidigi olur’’ GATIK : Ayran GASIT : Kasten GASITTAN : Yalandan GAVSUL : Findigin kabuklu hali GAYBANA : Istenmeyen,kötü,yakisiksiz GAYGANA : Tuzlu hamsi ve unla yapilan yemek GATIROTU : Bir çesit bitki,kaktüs GAVUNÇ : Cinsel organin darbe sonucu sismesi GAVUNÇ OLMAK : Beklemekten sikilmak GAYTARMAK : Sivismak,kaçmak GIRMAK : Koparmak,üzmek GAZEL .Kuru agaç yapragi GARABAZAR : Asagi yukari,eh iste o kadar GARPISMAK : Oynasmak,güresmek GELEK : Yaprak GECIN : Fasulye dis kabugu,samani GEÇEK : Merdiven GELBERI : Tirmik GENDEME : Kalin çekilmis misir GELDER : Agaçtan yapilmis hayvan yal kabi GEVGENE : Bir tarafi killi battaniye GENELIK : Defalik,böylelikle GERO : Dal çekmekte kullanilan çengelli sopa. (gerevu) GI : Kiz,hanimlara hitap sözü. GILIK : Misir ekmegi sacinda ortadaki en küçük ekmek GIMILGIMIL : Çok yavas,uyuz GINDIRA: Hasir yapmada kullanilan uzun yaprakli ot GINUK : Utanmaz,arsiz GIRBIÇ : Kurbaga GIRNAP : Kenevirden ip GIRAN : Iki yamacin kesistigi yerdeki düzlük GILDIR GIBIÇ : Ise yaramayan seyler,önemli olmayan esya GIRS : Cimri GISIRUK : Kuytu,dar GIBIÇ GEÇMEK : Denk getirememek,oyunda uska geçmek GICIMUK OLMAK : Kizismak,içi kaynamak GICIRUK KAPI : Tahta ve dallardan yapilan,ses çikaran bahçe kapisi GILMUÇ : Küçük agaç parçasi.’’ayagima gilmuç batti’’ GIDIK SEPET : Küçük örgü sepet GIRKLIK .Koyun kirpma makasi GIÇMUK .Tekme,katir ve esek için daha çok kullanilir GIYNAK : Üzüm salkiminin küçük dallari ‘’bir giynak üzüm ver’’ GIRINMEK : Yüklenmek,ise baslamak GIREBI : Agzi düz ucu kivrik balta GIRINTI : Agzi oarak gibi alet (kirintu) GOLLUK : Kola ve omuza takilarak tasinan torba GOBUZLANMAK : Övünmek,sisinmek GODESBANA : Becerikli GOMIT : Derede yasayan kaya baligi GOSAMA : Bir avucun alabildigi kadar GOVERMEK : Salmak,salivermek GOPCA : Dügme GOT : Taneli meyve ve tahillari ölçmeye yarayan kap GOZAK : Ham,olmamis meyve GORUK : Içi bos,çürük GOPÇA : Kopça,dügme GONDURA : Bilye oyununda bir terim GÖG : Yesil,olmamis GÖGÜSLÜK : Ilkokul önlügü. GÖGSÜGIZIL : Serçeye benzer bir kus GÖGEK .Yesil ceviz meyvesi GÖNÜMEK : Meyvelerin çürümeden,kahverengi olup yumusamasi GÖRGÜLÜK : Ibret alinacak olay GÖRGÜLÜK GÖRMEK : Ibret alinacak sey görmek GÖLMEÇ : Küçük su birikintisi GUVAK : Saçtaki kepek GUDURUK : Azgin,kudurmus GULUBECEK : Perde ayakli kus (karabatak) GURUSGA : Masrapa GUSLUK : Sabahin erken saatleri GUYTAK : Çukur ,derin olmayan su. GUSANA : Kushane tencere GUVALAK : Baykus GUVALDAMA : Topuguna basarak,alelacele giyilen ayakkabi GUZ : Günesin ögleden sonra vurdugu yerler GÜBBEK : Tombul,sevimli GÜDÜNE : Misirin taneleri alindiktan sonra kalan koçani GÜLLÜK : Egrelti otu GÜVENEK : Iri sinek,ineklerde kan içerek beslenir GÜBÜR : Toz kirinti parçalari GÜPECEK : Güp diye ses çikararak
eposta : sahin@uzun.name Haberi Ekleyen: Görman Hesler Bu haber 1638 defa okunmuştur.
|
YAZARLAR
VİDEO GALERİ
GÖRELE ' DE HAVA DURUMUARŞİVLEN HABERLERArama |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||