Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Görele Ağzı Sözlüğü


Açıklama: Görele’li Şahin Uzun'un Görele ağzı ile ilgili sözlüğü
Kategori: Görele
Eklenme Tarihi: 30 Eylül 2016
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 00:53
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=23806


GÖRELE AGZI SÖZLÜGÜ

Görele’li Sahin Uzun'un Görele agzi ile ilgili sözlügü

Daha önceki yazilarimda Görele agzi üzerine 1974 yilinda yaptigim Istanbul Üniversitesi Ed. Fak.Türkoloji bölümü bitirme tezimden söz etmis ve güncelleyerek yeniden yayinlayacagimi bildirmistim. Bu çalismalarimin sona yaklastigini ve bitirmek üzere oldugumu söyleyebilirim.

Kitabin adi: Görele agzi,metinler,derlemeler,Gramer ve sözlük’tür.

B u çalismalarimin yayinlanmadan önce bazi bölümlerini tartismayi ve eklemek istenilen, unuttugum, bilmedigim bazi sözcükleri de sizlerden ögrenebilecegimi düsündüm. Bir tane bile yeni sözcük bulursam sevinecegim.

Kalici ve önemli olmasi için önerileriniz ve eklemeleriniz çok yararli olacaktir.

Asagidaki satirlarda ''GÖRELE AGZI SÖZLÜGÜ' nün A ‘ dan G ye kadar baslayan sözcüklerini göreceksiniz.

Sözcüklerin farkli anlamlarina ve bu harfler ile kullanilan ve burada unutulmus, yada bilemedigim sözcükler için ilavelerinizi bekliyorum.

Görele agzi ile ilgili kitabimin gecikmesinin bir nedeninin de transkripsiyon (ÇEVIRIYAZI) isaretlerinin basimindaki güçlükler oldugunu da belirtirim..Yöremize has ses ve anlatim özelliklerinin yaziya dökülmesi için mevcut alfabemiz yeterli degil.Örnegin e harfi normal ve kapali e olarak iki sekilde kullaniliyor.Nazal ne denilen n harfinin Görele agzindaki söylenisini yaziya aktarmak normal alfabe ile olanaksiz.Bu yüzden transkiripsiyon harflerine ihtiyaç var.

Elestiri ve önerilerinizi bekliyorum. Ayrica burada yazilan sözcükler kitaplasirken özel isaretlerle söylendigi gibi yazilmaya ve agizda kullanilan sekilde okunmasi için gayret gösterilecegine de dikkatinizi çekerim.

AGA : Küçük kardes veya kardes.Sevgi belirtmek için de kullanilir.

ABA : Abla,yada kendinden büyük bayana söylenen hitap sözcügü.

ABA-ZIPKA : Bir çesit mahalli giysi.Zipkanin pantolonu, baldirlar genis dizden asagisi dardir.

ACA : Acaba!

ACCUK : Azicik,çok az.

ABUL,ABRUL : Nisan

AFGURMAK : Istenmeyen sekilde bagirmak,begenilmeyen sözlere karsilik hayvan sesi nitelemesi yapmak. ‘’AFGURMA,FENA YAPARIM’’

AFUR : Ahir,hayvan barinagi.

AGAZA GITMEK : Geceleyin lüks lambasi ve CEMEK denilen aletle çikilan balik avi.

AGILTI : Sulandirilmis ayran.

AHACUK : Iste,burada...

AGDA : Pekmezin üzerinde biriken sari ile kahve rengi arasi tabaka.Özellikle dut pekmezinde olur.

ALAF : Sik örtülü bitki yapraklari . ''Al eline girebi ,kalk gidelim alafa'' Hayvanlara yedirmek için kesilen yesil yaprakli küçük dallar.

ALAMUK : Bunaltici sicak hava.Genellikle nemin az oldugu ,Günesin kapali oldugu havalar için söylenir.

ALAVUZ : Yilisik,sözden anlamayan,arsiz.

ALISMAK : Tutusmak,alev alev yanmak. ''Ali amcanin sapotlugu alismis,...''

ALDAS : Sasirtmak,çalimlamak,yaniltmak.

ANDAL : Bataklik,bulanik gölcük.''Andalda çok sazan baligi varmis.''

ANDIR : Hos olmayan,sevilmeyen ya da istenmeyen seyler için söylenir. ''Andir galsin sevdalik''.

ANNAK : Görülebilen uzakça yer.

ANNAKLAMAK : Yüksekçe bir yerden çevreyi kolaçan etmek.''Git bir annakla bakiim asamahallede kimse varmi''

ANUK : Nane

ARDAF : Terbiyesi,egitimi olmayan,yüzsüz kimse.

ARI : (ilk a uzun) Yön belirtir.’’girandan aari ‘’

ARUK : Beyazlamis,rengi solmus.

ASGANA : Mutfak.

ASAK : Yün egirmede kullanilan EGERCEK'in alt kismindaki yuvarlak parça.bk.''.Domuzasagi.''

ARDIYE : Sonuncu,özellikle çocuk oyunlarinda '' sen sift ben ardiye '' seklinde kullanilirdi.

ATDAMAK : Sik bitkilerin ve özellikle findik ocaklarinin ayiklanmasi isi.

ATBIBERI : Bir çesit yesil ot.Özellikle dere kenarlarinda yetisir.

ATISLIK : Mutfakta ates yanan yer,ocak basi.

AVU : Orman gülü bitkisi.Görele civarinda genis bir yörede yetisir,odunluk olarak da degerlidir.Avu ve Saravu adli iki çesidi sik görülür.

AVUZ : Inek dogurduktan sonraki bir kaç gün içindeki sütten yapilan pelte.

ASAM : Aksam.

ASAMCAK : Aksam oldugu zaman. ''asamcak camide görüselim'''

AYAMAK : Fidanlari budayip düzetmek,ayirmak.

AYDAS : Küçük çocuklara tacizde bulunan yasli kisi

AYAMA AD : Takma ad.

BAGA : Bana ‘’oragi baga ver’’

BAGLAK : Kara denizde egimli arazilerde ,araziyi düzeltmek için yapila küçük setler.

BALDIRAN : Agaçlik yerlerin altlarinda yetisen ve saplari pisirilerek yenen bir bitki.

BANDIK : Misir tarlalarinda misirlarin diplerinde yetisen yesil ot.Yemegi de yapilir.

BAZLAMA : Bugday unundan Sac üstünde yapilan bir çesit çörek.

BAÇA : Findik bahçesi.

BASUK : Kisa boylu,cüce. Genellikle kisa bolu topluca hanimlara ,olumsuz sözler söylenirken kullanilir.

BAYAK : Demin,biraz önce.

BANIM : Bir parça ekmekle yenilecek kadar.

BAKIRAÇ : Bakirdan veya alüminyumdan yogurt kabi.

BARABELLÜ : Parapellum,tabanca.

BATMAN : Agirlik ölçüsü.

BEK : Hizli ,sert,kati.

BEKITMEK : Hizlica vurmak.''kafasina odunu bekittim''

BELERTMEK : Gözünü irice açmak,sevimsizce bakmak.

BEZENE : Bezelye.

BERINNEMEK : Uykudan irkilerek uyanmak.''yaylanin çimeninde oturdum serinnedim.Bayan geçti yanimdan uykuda berinnedim.''

BILDIR : Geçen yil.

BIZIK : Kosma,siçrama.

BIZIKLAMAK : Siçrayarak kosmak.Özellikle baharda otlamaya çikan genç danalar biziklayarak kosar.

BILE : Birlikte

BILECAN : Falci,kayip bilen ,gelecegi bildigi söylenen.

BILLEMEK : Biriktirmek,bir araya getirmek.

BILEKI : Ekmek kabi,misir ekmegi pisirilen içi oyuk tas.

BOSTAN : Hiyar,salatalik.

BOGUSAK : Çiftlesmek isteyen hayvan.

BÖGÜLCE : Börülce,fasulye.

BÖCÜK : Böcek.

BOKUÇ : Küçük,yuvarlak taslarla oynana oyun.

BÖÖN : Bugün

BUCAKLIK : Mutfak,yemek yapilan yer.

BUN : Sikinti

BUYMAK : Üsümek

BÜRÜNCEK : Bas örtüsü.

BOYUNA : Sürekli,devamli

CAMADAN : Yün ve kildan dokunan desenli sirt çantasi

CAPLAMA : Bahçe kenarlarina yapilan agaçtan engel. Genellikle yarilmis agaç kullanilir.

CAHT ETMEK : Bir konuda sonuna kadar direnip,yapmak.

CAMISIGI : Camli gaz lambasi.

CAYDAK : Çiplak,örtüsüz.

CANAK : Saganak yagmur

CECIM : Kilim

CERLEMEK : Bagirmak,azarlamak

CEMEK : Geceleri derede balik avlamak için yapilmis alet.uzun bir sopanin ucunda agzi çatalli bir alet

CEMBER : Bas örtüsü.Kesan’in altina giyilir.

CEMILE : Camdan bilye.

CENNIK : Yayla olmayan,yerlesim yeri. ‘’yayla ,cennik bir oldu’’

CIDIK : Kus avlamak için yapilan tuzak

CIBACI : Ot yataga doldurulan kuru ve küçük otlar.

CIFDIR : Becerikli

CIBBAN : Alkis

CIBARTMAK : Kesilmis agaç dallarinin küçük yan dallarini tek tek kesmek.

CIBARTDAMAK : Bahçelerdeki zararli ve lüzumsuz bitkileri ayiklamak.

CIMBIS : Eglenceli

CIRITTA : Kizgin yagda pisirilen hamur tatlisi

CIRMAK : Pençe

CINGAN : Çingene

CIVIZ : Oyunbozan

CIBIL : Derin olmayan su,dibi görünen

CIYMUK : Çatal

CICIK : Meme

CINIBIZ : Kurnaz,üçkagitci

COLAP : Üzüm,dut gibi meyvelerin haslanmis posasi.

CÖBRE : Colap’in süzülmüsü

CUHAR : Findik zamani görülen humma gibi bir hastalik.

CUKHARLAMAK : Ishal ve atesle hasta olmak.

CÜCÜK : Yavru kus veya kümes hayvani

ÇABULA : Bir çesit ayakkabi

ÇANGAL : Özellikle fasulyeye dikilen uzun sopa.

ÇAYTAK : Aksayarak yürüyen

ÇARA : Döllenme zamani hayvandan gelen sivi.

ÇATMA : Ahsap evlerde iki odayi ayirmak ta kullanilan tahta perde

ÇAKAL YAGMURU : Ince ince yagan yagmur.

ÇAKILDAK : Dere kenarinda ufak taslar..Olmamis meyve için de kullanilir

ÇARUK : Çarik

ÇALPAMAK : Çalkalamak,karismasini saglamak.

ÇATMAK : Kavga etmek için,laf söylemek.

ÇASU : Çarsi

ÇARPI : Özellikle ceviz dökmeye yarayan uzun sopa

ÇAVMAK : Günes dogmak

ÇEBIÇ : Küçük keçi

ÇEÇ : Kabugundan soyulmus findik

ÇEKMEN : Basa takilan üstlük.’’yagmur yagiyu ,yagmur.Al basina çekmeni’’

ÇEF : Bir çesit bodur bitki

ÇELLEMEK : Üsümek

ÇENTI : Küçük bez çanta

ÇENCIK : Kapi mandali

ÇENTEMEK : Yontmak

ÇIRAKMAN : Yarmaçalarin korunmasi için yapilan yigin,üzerine lamba konulan tabla.

ÇIKMAGINA GETIRMEK : Denk getirmek.’’çikmana getürdü,avladi’’

ÇINGIL : Bir cins erik

ÇIGIRMAK : Bagirip feryat etmek.

ÇIRTLIK KUSU : Serçeye benzer küçük kus

ÇIRPMAK : Budamak

ÇITLAK : Ates parçasi.kor

ÇITIRUK : Bir cins agaç

ÇITIL : Kurumus,karismis bitki örtüsü.Dolasmis ip

ÇILPAN : Samar,tokat

ÇIT : Ev önündeki tarla

ÇIRNIK : Küçük boyda kayik

ÇINAMAK : Çignemek

ÇORT : Dikenlik

ÇOMURTMAK : Koparip sikmak

ÇÖGÜR : Misir sapi

ÇÖTÜRE : Sepet

ÇUL TAKMAK : Oyunda el kazanmak

ÇÖPÜR : Keçi kilindan yapilan çorap,torba

ÇÖTEN : Örülmüs çubuktan misir deposu,dereye yapilan balik tuzagi

ÇÖTÜRE : Sepet cinsi

ÇOTANAK : Birkaçi bir arada findik (topur)

ÇINAMAK : Çignemek ,üzerine basip ezmek.’’Çocugu araba çignamis’’

ÇI-ÇI ÇIIRMAK : Avaz avaz bagirmak

DALDA : Yagmurdan korunmali yer.

DARI : Misir

DALAMAK : Köpekleri avlarini parçalamaya alistirmak.Bir anda isirip kaçmak.

DASTAR : Bir cins dokuma yer örtüsü.Kilim

DADDUK : Tatli,sekerli

DAVUN : Veba. ‘’Davun ye’’,diyerek azarlama anlaminda da kullanilir.

DAYANÇI : Payanda,destek

DEBERTMEK : Karistirmak.

DEGMEN : Degirmen.

DEPEBIZIK : Takla

DEPÜK : Islak olmayan,temiz yer.

DEYDAA : Iste orda. (deyha)

DEKMÜK : Tekme.

DIBIÇ : Meyvenin sap kismi. Kiç .Ayrica hakaret sözü olarak ta kullanilir.’’dibiç agizli’’

DIGIL : Yavasça

DIGILLAMA : Bilye oyununda egimden istifade yavasça yuvarlama.

DINGIL : Bir sapa bagli ve sallanan esya ya da bitki.

DIRMAÇ : Yün ve kildan yapilan ve yük tasimakta kullanilan genisçe ip.

DIBIR : Kiç

DIVILDAK : Küçük yuvarlak meyve veya yumru sebze. ‘’elmalar divildak’’

DIBEK : Bulgur yapilan içi oyuk tas.

DIBLE : Çesitli sebzelerden yapilan yöresel yemek

DIM : Bir çesit bilye oyunu

DIKIN : Findik fidesi

DIZLIK : Don

DISE : Degirmen tasinin çentikleri

DISEMEK : Degirmen tasini çekiçle çentikli hale getirmek. ‘’degirmen döne döne ,yidiya disesini ‘’

DINELMEK : Ayaga kalkmak

DOBIÇ : Kisa boylu sisman

DOMAL : Barbunyaya benzer fasulye

DOMUZASAGI : Kökleri zehirli ve yuvarlak bir bitki.Bazen balik avlamakta kullanilir

DONAM : Balikçilikta takim

DOMBAK : Kestane.Kaba içi bos

DOZIRIK : Cevizin içi oyularak yapilan firildak

DÖSEME : .Bir cins lahana yemegi

DÖNDERME : .Hamsi ve fasulyenin tavada misirla yapilan kizartmasi

DÖNEK : Derelerde özellikle derin yerlerde suyun anafor yaptigi yer

DÜDEK : Olgunlasmamis meyve.Meyveleri patlangaçta kullanilan bitki

DÜVE : Genç inek

EBRÜK : Yipranmis

EBRÜMEK : Yipranmak,eskimek

EGEN : Gövde,Üst -bas

EBE : Büyük anne,nine.Dogum yaptiran kadin

ECÜNNÜ : Cin

EGEZLENMEK : Girgira alinmak

EGERCEK : Yün egirme aleti

EKENEK : Ekilecek,ekilmeye elverisli yer,tarla

EKMEK ETMEK .Ekmek yapmak

ELAVI : Çiplak elle yapilan balik avi

ELAVINA : El yordami ile

EMEN : Kale,nokta. ‘’Hasim ! emeni bekle’’

ELMEK : Bir elin aldigi kadar,tutam

ENEKE : Oyunda kullanilan bir terim.

ESSAH : Sahi,gerçek

EHEM : Küs olunan kisi

EME : Ama

ERINMEK : Cani yapmak istememek.

EVMEK : Acele etmek.

ESGÜN : Yasli,kart

ESMEK : Kazmak

ESÜN : Misir ekmegini çevirmede kullanilan sapli alet

EVCÜK : Çocuk oyununda ev

EVZA : Kibrit

EYLENMEK : Mola vermek. ‘’biraz elen ,yoruldum’’. Y harfi belli belirsiz söylenir.

EYVERMEK : Çagirmaya karsilik,sesle yanit vermek. ‘’çariim çaariim,bi eyvermiyu’’

FASIRTI : Su sesine benzer ses,parazit

FAKIRTI : Gürültü

FAKIFAKI : Kaynayan suyun sesi

FASIRATMAK : Sokmak,delmeye ugrasmak

FERIK : Genç tavuk

FERIK ELMASI : Bir cins elma

FER : Isik

FESEL : Yaramaz,afacan

FIRAKLI : Çubuktan örülen engel,korumalik

FINNURI : Camsiz petrol lambasi

FISIRTMAK : Firlatmak,uzaga atmak

FISGI : Bok,diski

FIDIL : Küçük fidan,lambanin fitili

FILISBIT : Agzina kadar dolu (çuval,selek)

FOLTAK .Gevsek,bol

FÖSÜK : Konusurken anlasilmayan kimse,bozuk konusma

FODUL : Dik kafali,itirazci

FOL : Yumurtanin kümeste sürekli durani

GABALAK : Bir cins genis yaprakli ot

GABAN : Tasli toprakli,bayir tarla

GABARTDAK : Yesil düdek halinde incir.

GABIYET : Kabahat,suç

GALEMLIK : Baca

GALUK : Evde kalmis

GAKMAK : Kalkmak

GAMIT : Olumsuzluk anlatan takma ad

GAMBALAK : Iri toprak veya tas parçasi

GAMBAK : Çiplak,kel ‘’gambak gafali adam’’

GANDAK : Özensiz dikis,tegel

GANDAKLAMAK : Tutturmak,tegellemek

GANDAZ : Kekeme

GARGALAK : Selle gelen odun,dal parçalari

GARUK : Toprak set,misir sapi

GARAMUK .Içi bos, hastalikli findik

GARIMAK : Degirmen tasinin dislerinin düzlesmesi.’’bizim demen dasi garimis’’

GARIGEN : Bir çesit agaç,disbudak

GAS : Uçurum

GANTAR : Agirli ölçüsü,’amcamin 20 gantar fidigi olur’’

GATIK : Ayran

GASIT : Kasten

GASITTAN : Yalandan

GAVSUL : Findigin kabuklu hali

GAYBANA : Istenmeyen,kötü,yakisiksiz

GAYGANA : Tuzlu hamsi ve unla yapilan yemek

GATIROTU : Bir çesit bitki,kaktüs

GAVUNÇ : Cinsel organin darbe sonucu sismesi

GAVUNÇ OLMAK : Beklemekten sikilmak

GAYTARMAK : Sivismak,kaçmak

GIRMAK : Koparmak,üzmek

GAZEL .Kuru agaç yapragi

GARABAZAR : Asagi yukari,eh iste o kadar

GARPISMAK : Oynasmak,güresmek

GELEK : Yaprak

GECIN : Fasulye dis kabugu,samani

GEÇEK : Merdiven

GELBERI : Tirmik

GENDEME : Kalin çekilmis misir

GELDER : Agaçtan yapilmis hayvan yal kabi

GEVGENE : Bir tarafi killi battaniye

GENELIK : Defalik,böylelikle

GERO : Dal çekmekte kullanilan çengelli sopa. (gerevu)

GI : Kiz,hanimlara hitap sözü.

GILIK : Misir ekmegi sacinda ortadaki en küçük ekmek

GIMILGIMIL : Çok yavas,uyuz

GINDIRA: Hasir yapmada kullanilan uzun yaprakli ot

GINUK : Utanmaz,arsiz

GIRBIÇ : Kurbaga

GIRNAP : Kenevirden ip

GIRAN : Iki yamacin kesistigi yerdeki düzlük

GILDIR GIBIÇ : Ise yaramayan seyler,önemli olmayan esya

GIRS : Cimri

GISIRUK : Kuytu,dar

GIBIÇ GEÇMEK : Denk getirememek,oyunda uska geçmek

GICIMUK OLMAK : Kizismak,içi kaynamak

GICIRUK KAPI : Tahta ve dallardan yapilan,ses çikaran bahçe kapisi

GILMUÇ : Küçük agaç parçasi.’’ayagima gilmuç batti’’

GIDIK SEPET : Küçük örgü sepet

GIRKLIK .Koyun kirpma makasi

GIÇMUK .Tekme,katir ve esek için daha çok kullanilir

GIYNAK : Üzüm salkiminin küçük dallari ‘’bir giynak üzüm ver’’

GIRINMEK : Yüklenmek,ise baslamak

GIREBI : Agzi düz ucu kivrik balta

GIRINTI : Agzi oarak gibi alet (kirintu)

GOLLUK : Kola ve omuza takilarak tasinan torba

GOBUZLANMAK : Övünmek,sisinmek

GODESBANA : Becerikli

GOMIT : Derede yasayan kaya baligi

GOSAMA : Bir avucun alabildigi kadar

GOVERMEK : Salmak,salivermek

GOPCA : Dügme

GOT : Taneli meyve ve tahillari ölçmeye yarayan kap

GOZAK : Ham,olmamis meyve

GORUK : Içi bos,çürük

GOPÇA : Kopça,dügme

GONDURA : Bilye oyununda bir terim

GÖG : Yesil,olmamis

GÖGÜSLÜK : Ilkokul önlügü.

GÖGSÜGIZIL : Serçeye benzer bir kus

GÖGEK .Yesil ceviz meyvesi

GÖNÜMEK : Meyvelerin çürümeden,kahverengi olup yumusamasi

GÖRGÜLÜK : Ibret alinacak olay

GÖRGÜLÜK GÖRMEK : Ibret alinacak sey görmek

GÖLMEÇ : Küçük su birikintisi

GUVAK : Saçtaki kepek

GUDURUK : Azgin,kudurmus

GULUBECEK : Perde ayakli kus (karabatak)

GURUSGA : Masrapa

GUSLUK : Sabahin erken saatleri

GUYTAK : Çukur ,derin olmayan su.

GUSANA : Kushane tencere

GUVALAK : Baykus

GUVALDAMA : Topuguna basarak,alelacele giyilen ayakkabi

GUZ : Günesin ögleden sonra vurdugu yerler

GÜBBEK : Tombul,sevimli

GÜDÜNE : Misirin taneleri alindiktan sonra kalan koçani

GÜLLÜK : Egrelti otu

GÜVENEK : Iri sinek,ineklerde kan içerek beslenir

GÜBÜR : Toz kirinti parçalari

GÜPECEK : Güp diye ses çikararak

eposta : sahin@uzun.name


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster