Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
31 Ekim 2014, 01:19

"Tıbbi Yoksulluk Tuzağı"nın Neresindeyiz?

Vatandaşın cebinden sağlığa harcadığı para 2009 yılında 8.1 milyar TL iken 2013'te 13.2 olmuş, 2014'te ise 15 milyar TL olacağı tahmin ediliyor

"Tibbi Yoksulluk Tuzagi"nin Neresindeyiz?

Aslinda Türkiye'de çok uzun süredir degisen Hükümetlere/Saglik Bakanlarina ragmen pusulasi Dünya Bankasi/Dünya Ticaret Örgütü olanlarin saglik politikasi degismiyor.

Kamuoyuna yansiyan birkaç "taze" veriyi paylasmakta yarar var:

* Türkiye'de 11.5 milyon kisinin geliri 326 TL'den az...

* Toplam hane halki serveti düsen 11 ülke arasinda Türkiye de yer almaktadir. Üstelik servetin düsüs oraninin en yüksek oldugu ülkeler arasinda Türkiye 4. sirada.

* Credit Suisse tarafindan yayinlanan Küresel Servet Raporu’na göre, 2000 yilinda Türkiye nüfusunun en varlikli yüzde 1’lik kesimi ülkedeki toplam servetin yüzde 38’ini alirken bu oran 2014 yilinda yüzde 54’e çikmis.

* Genel Saglik Sigortasi (GSS) kapsaminda tahakkuk eden prim 7 milyar 300 milyon civarinda iken bunun ancak 350 milyon TL’si tahsil edilebilmis.

* Saglik sistemi disinda kalan vatandas olmasi saglik hakkinin kullanilamadigi anlamina geliyor.

* Vatandas sagligi için 10 çesit katki payi ödüyor.

* Vatandasin cebinden sagliga harcadigi para 2009 yilinda 8.1 milyar TL iken 2013'te 13.2 olmus, 2014'te ise 15 milyar TL olacagi tahmin ediliyor. (1)

Bu verilerin yanisira bir-iki bilgiyi de hatirlatmakta yarar var:

Gelir tespitine göre hane halki basina geliri mevcut asgari ücretin 1/3’nden az olanlar fakir olarak degerlendirilip bunlarin GSS primi devlet tarafindan karsilaniyor. Bu durumda kisi basina hane halki aylik geliri 297 TL altinda olanlar prim ödemiyor. Bir diger ifadeyle hane halki geliri kisi basina 297 TL’yi asanlar herhangi bir iste çalismasalar dahi SGK’ya (Sosyal Güvenlik Kurumu) prim ödemek zorundalar.

Kisilerin gelirlerine göre ödemesi gereken prim 37 ile 226 TL arasinda degisiyor. Yani 297 TL aylik geliri olan 37 TL prim ödemek zorunda.

* * *

Saglik politikasi gündemli sohbet ya da toplantilarda siklikla dile getirilirdi: Saglik politikasi her hükümetle her yeni Bakan'la degismemeli! Biz de dilimiz döndügünce aslinda Türkiye'de çok uzun süredir degisen Hükümetlere/Saglik Bakanlarina ragmen (pusulasi Dünya Bankasi/Dünya Ticaret Örgütü olanlarin) saglik politikasinin degismedigini anlatmaya çalisirdik. Ne kadar inandirici, ikna edici oluyorduk ayri ama 2002 sonundan bu yana hükümetteki siyasi parti de Bakan'da degismedi, dolayisiyla bu soru azaldi. Bu kez de tutarsizlik elestirisi yapilir oldu. Oysa dönem dönem çatisir gibi gözüken uygulamalar gerçekte varilmak istenen hedef açisindan bir sapmayi temsil etmiyordu, etmedi de!

Lancet’de 2001 yilinda yayinlanmis bir yazi Türkiye dahil dünya ölçeginde dayatilan/benimsenen saglik politikasini çok güzel tanimliyordu:

"piyasa yönelimli uluslararasi saglik reform akimlari…(ile) ... Dünya Bankasi gibi kuruluslar tarafindan saglik hizmeti üretenlerin özellestirilmesi ve kamu kurumlarinda kullanici ödentileri (user fees) araciligiyla özel finansmanin arttirilmasi savunulmaktadir. Ayrica kamu hizmetlerinin yabanci yatirimcilara ve piyasalara açilmasini hedefleyen ticari egilimler, Dünya Ticaret Örgütü tarafindan artan sekilde desteklenmektedir.

…Kamu hizmetlerini zayiflatacak bu tür girisimler ... orta ve düsük gelirli ülkelerin kirilgan sistemleri için daha acil tehditler olusturmaktadir. Bu egilimlerden ikisi; kamu hizmetleri için kullanici ödentilerinin alinmasi ve özel hizmetler için cepten harcamalardaki artis, eger birlikte etki ederlerse, büyük bir yoksulluk tuzagi olusturabilirler.

Bu politikalarin etkileriyle ilgili ampirik çalismalarin sonuçlari ciddi olumsuz sonuçlara isaret etmektedir. Kamu ve özel saglik hizmetlerinde cepten harcamalarin yükselisi aileleri yoksulluga sürüklemekte ve zaten yoksul olanlarin yoksullugunu artirmaktadir." (2)

Toparlayarak soralim: 11.5 milyon kisinin gelirinin 326 TL'nin altinda oldugu ve hane halki gelirinin en hizli düstügü 4. ülke olan Türkiye'de genel saglik sigortasi primlerinin tahsilinin 20'de birden bile daha az oldugu, 2009'dan bu yana cepten harcamalarin neredeyse iki katina (8 milyardan 15 milyara) ulastigi göz önüne alinirsa acaba tibbi yoksulluk tuzaginin neresindeyiz? (EB/HK)

(1)  ISMMMO Türkiye'de Saglik Stratejileri ve Harcamalar Raporu

(2) Özetlenerek ve kisaltilarak yararlanilan yazinin orijinal çevirisi için bakiniz: Toplum ve Hekim Temmuz-Agustos 2003; cilt 18, sayi 4, sayfa 273-278

Eris Bilaloglu  Istanbul - BIA Haber Merkezi

Haberi Ekleyen: Görman Hesler

Bu haber 520 defa okunmuştur.

Paylaş

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Ekonomi-Çalışma Hayatı

Fındıkta Fiyat Oyunu

Fındıkta Fiyat Oyunu Taban fiyat 54 lira olarak açıklandı, 46 liradan alım yapılıyor.

Tüm-Bel-Sen'den Kadro Çağrısı

Tüm-Bel-Sen'den Kadro Çağrısı Tüm-Bel-Sen, kamuda çalışan sözleşmeli personele kadro verilmesini talep ediyor

Başvuru süresi 29 Ocak'a uzatıldı

Başvuru süresi 29 Ocak'a uzatıldı Memur emeklisine ikramiye için son gün 29 Ocak

Adalet Bakanlığı 3.611 Personel Alacak

Adalet Bakanlığı 3.611 Personel Alacak Adalet Bakanlığına 3.611 personel alımı yapılacaktır.

Bağ-Kur'luya erken emeklilik

Bağ-Kur'luya erken emeklilik Emekli olamayan Bağ-Kur'lulara iyi haber

GÖRELE ' DE HAVA DURUMU

GIRESUN

RÖPORTAJ

Murat Kul ile balıkçılık üzerine söyleşi

Murat Kul ile balıkçılık üzerine söyleşi

ARŞİVLEN HABERLER

Arama
ssssssssssssssssssssssssssssssssssss