- Linkler
- Künye
- Bize Ulaşın
- Resim Yükle
- Yazar Girişi
- RSS 2.0
- © 2019 GORELESOL - Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz
|
Karakter boyutu :
04 Haziran 2026, 23:38
Varlık Barışı Kanunu yayımlandı7582 sayılı Kanun ne getiriyor?
Varlik barisi Resmi Gazete'de: Yurt disi kazançlara 20 yil vergi muafiyeti Varlik barisini da içeren vergi düzenlemelerine iliskin kanun Resmi Gazete'de yayimlanarak yürürlüge girdi. Kanunla birlikte yurt disi kazançlara 20 yil vergi muafiyeti gerildi, bazi borçlarda taksit süresinin 72 aya çikarildi ve Istanbul Finans Merkezi tesvikleri 2047’ye kadar uzatildi... Murat Bati yazdi >>> Varlik Barisi Kanunu yayimlandi: 7582 sayili Kanun ne getiriyor? 7582 sayili Kanun, teknik anlamda vergi sisteminde önemli degisiklikler yapan bir düzenleme olmakla birlikte, ayni zamanda Türkiye'nin vergi politikasinin hangi önceliklere göre sekillendigini de ortaya koyuyor.Bazi Kanunlarda Degisiklik Yapilmasina Dair 7582 sayili Kanun, 4 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayimlandi. Kanun’un büyük bölümü yayimi tarihinde yürürlüge girerken bazi hükümler için özel yürürlük tarihleri öngörüldü. Kamuoyunda daha çok Varlik Barisi Kanunu olarak anilan düzenleme, yalnizca kayit disi varliklarin ekonomiye kazandirilmasina iliskin hükümler içermiyor. Kanun; kamu alacaklarinin tecili, gelir ve kurumlar vergisi tesvikleri, Istanbul Finans Merkezi rejimi, teknogirisim sirketleri ve veraset vergisi gibi birçok alanda önemli degisiklikler getirdi. 7582 sayili Kanun, 6183 sayili Amme Alacaklarinin Tahsil Usulü Hakkinda Kanun’da 1 adet; Gelir Vergisi Kanunu’nda 3 adet; Kurumlar Vergisi Kanunu’nda 4 adet; Veraset ve Intikal Vergisi Kanunu’nda 1 adet; Dogrudan Yabanci Yatirimlar Kanunu’nda 1 adet; 5746 sayili Arastirma, Gelistirme ve Tasarim Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkinda Kanun’da 1 adet ve Istanbul Finans Merkezi Kanunu’nda 2 adet olmak üzere 1 adet yürürlük, 1 adet yetki olmak üzere toplam 15 maddeden olusmaktadir. Peki yayimlanan Kanun son haliyle ne getiriyor? Meclis sürecinde hangi degisiklikler yapildi? Kanun teklifi TBMM’ye sunuldugu haliyle büyük ölçüde korundu. Bununla birlikte Genel Kurul görüsmeleri sirasinda özellikle varlik barisina iliskin düzenlemelerde bazi degisiklikler yapildi. Buna göre, bildirilen varliklarin vadeli hesaplarda, devlet iç borçlanma senetlerinde veya kira sertifikalarinda belirli sürelerle tutulmasinin taahhüt edilmesi halinde uygulanacak indirimli vergi oranlari korunurken, bu kapsama girisim sermayesi yatirim fonlari da dahil edildi. Böylece bildirilen varliklarin girisim sermayesi yatirim fonlarinda degerlendirilmesinin tesvik edilmesi amaçlandi. Ayrica söz konusu taahhütlere iliskin düzenlenecek taahhütnameler damga vergisinden istisna edildi. Kamu borçlarinda tecil süresi ne kadara uzatildi? Kanunla birlikte kamu alacaklarinin tecil süresi 36 aydan 72 aya çikarildi. Bunun yaninda teminatsiz tecil uygulanabilecek tutar da 250 bin liradan 1 milyon liraya yükseltildi. Tecil süresinin 72 aya çikarilmasi ve teminatsiz sinirin 1 milyon liraya yükseltilmesi ilk bakista mükellefler açisindan önemli bir kolaylik gibi görünse de sistemin kapsami ve maliyeti dikkate alindiginda tablo daha karmasik. Her kamu borcu tecil kapsamina girmiyor; ayrica tecil talebinin kabulü için mükellefin mali durumunun vergi idaresince ayrintili sekilde incelenmesi gerekiyor. Bunun yaninda yillik yüzde 39 seviyesindeki tecil faizi, vergi aslina ek olarak ceza ve gecikme kalemlerine de uygulanabildiginden borcun maliyetini ciddi sekilde artirabiliyor. Düzenleme teminat yükümlülügünü tamamen ortadan kaldirmiyor; yalnizca teminatsiz siniri yükseltiyor. Üstelik taksitlerin aksamasi veya diger sartlarin ihlal edilmesi halinde tüm borç yeniden muaccel hale geliyor ve haciz dahil cebri takip süreçleri yeniden baslayabiliyor. Bu nedenle tecil sistemi bir af mekanizmasi degil, devletin alacagini zamana yayarak tahsil etmesini saglayan kontrollü bir yöntem niteliginde. Özetle tecil, isletmelere nefes aldirabilen önemli bir araç olmakla birlikte, yüksek faiz ve diger yükümlülükler nedeniyle çogu zaman borcu azaltan degil, sadece zamana yayan pahali bir finansman yöntemidir. Gelir Vergisi Kanunu’nda neler degisti? Gelir Vergisi Kanunu’nda yapilan en dikkat çekici degisikliklerden biri, yurt disindan Türkiye’ye tasinan gelirler için getirilen yeni istisna düzenlemesi oldu. Kanuna eklenen mükerrer 20/D maddesine göre, Türkiye’de yerlesmis sayilan gerçek kisilerin, Türkiye’ye yerlesmeden önceki son üç takvim yilinda Türkiye’de ikametgâhinin ve tam mükellefiyet esasina göre vergi mükellefiyetinin bulunmamasi sartiyla, yurt disinda elde ettikleri kazanç ve iratlar 20 yil boyunca gelir vergisinden istisna tutulacak. Bu gelirler için yillik beyanname verilmeyecek, baska gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de söz konusu kazançlar beyana dahil edilmeyecek. Buna karsilik yurt disinda ödenen vergiler Türkiye’de mahsup edilemeyecek. Düzenleme, Türkiye’ye sermaye ve yüksek gelir grubundaki bireyleri çekmeyi amaçlayan uluslararasi vergi rekabeti araçlarindan biri olarak degerlendirilebilir. Kanunla ayrica teknogirisim çalisanlarina verilen pay senetlerine iliskin gelir vergisi istisnasinin üst siniri yillik brüt ücret tutarinin iki katina çikarildi. Bunun yaninda paylarin elde tutulmasina iliskin süre sartlari da kisaltildi. Veraset ve Intikal Vergisi’nde ne degisti? 7338 sayili Veraset ve Intikal Vergisi Kanunu’nda yapilan degisiklikle, Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/D maddesindeki yurt disi gelir istisnasindan yararlanan kisiler için özel bir veraset vergisi rejimi olusturuldu. Buna göre, söz konusu istisna süresi içerisinde gerçeklesen veraset yoluyla mal intikallerinde veraset ve intikal vergisi orani yüzde 1 olarak uygulanacak. Bu düzenleme, yurt disindan Türkiye’ye tasinan servetlerin kusaklar arasi aktariminda da önemli bir vergisel avantaj sagliyor. Kurumlar Vergisi Kanunu m.10’daki degisiklikler ne getiriyor? Kanunla, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10’uncu maddesinde yer alan bazi indirim hükümleri genisletildi. Buna göre, yurt disindan satin alinan mallarin Türkiye’ye getirilmeksizin yurt disinda satilmasindan veya yurt disindaki mal alim satimlarina aracilik edilmesinden elde edilen kazançlarin yüzde 95’i kurumlar vergisi matrahinin tespitinde indirim konusu yapilabilecek. Istanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren katilimcilar ile belirli endüstri bölgelerinde bu oran yüzde 100 olarak uygulanabilecek. Indirimden yararlanilabilmesi için kazancin Türkiye’ye transfer edilmesi ve aracilik faaliyetlerinde alici ile saticinin Türkiye’de bulunmamasi gerekiyor. Kanun ayrica nitelikli hizmet merkezi adi verilen yeni bir yapiyi da mevzuata dahil etti. Bu kapsamda faaliyet gösteren sirketlerin yurt disindan elde ettikleri kazançlarin yüzde 95’i kurumlar vergisi matrahinin tespitinde indirilebilecek. Istanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri için bu oran yüzde 100 olarak uygulanabilecek. Bu tesvikler faaliyete geçilen yildan itibaren 20 hesap dönemi boyunca uygulanabilecek. Kurumlar Vergisi oraninda hangi degisiklik yapildi? Kanunun ilk taslaklarinda ihracatçilar ve imalatçilar için farkli kurumlar vergisi oranlari öngörülmüs olsa da bu düzenleme Meclis sürecinde degistirildi. Nihai düzenlemeye göre sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim faaliyetiyle ugrasan kurumlarin yalnizca üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlari ile zirai üretim faaliyetiyle istigal eden kurumlarin bu faaliyetlerden dogan kazançlarina yüzde 12,5 oraninda kurumlar vergisi uygulanacak. Bu hüküm 2027 yili ve sonraki vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlar için geçerli olacak. Yeni varlik barisi düzenlemesi ne getiriyor? Kanunun en çok dikkat çeken bölümü yeni varlik barisi düzenlemesi oldu. Buna göre gerçek ve tüzel kisiler, yurt disinda bulunan para, altin, döviz, menkul kiymet ve diger sermaye piyasasi araçlarini 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya araci kurumlara bildirebilecek. Bildirilen varliklarin iki ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’de açilan hesaplara transfer edilmesi gerekecek. Ayni sekilde Türkiye’de bulunmasina ragmen isletme kayitlarinda yer almayan para, altin, döviz ve sermaye piyasasi araçlari da bildirim kapsamina alinabilecek. Bildirilen varliklar üzerinden kural olarak yüzde 5 oraninda vergi alinacak. Ancak bildirilen varliklarin vadeli hesaplarda, devlet iç borçlanma senetlerinde, kira sertifikalarinda veya girisim sermayesi yatirim fonlarinda belirli sürelerle tutulacaginin taahhüt edilmesi halinde vergi orani kademeli olarak düsecek. Buna göre; En az 5 yil tutulmasi halinde yüzde 0, En az 4 yil tutulmasi halinde yüzde 1, En az 3 yil tutulmasi halinde yüzde 2, En az 2 yil tutulmasi halinde yüzde 3, En az 1 yil tutulmasi halinde yüzde 4 oraninda vergi uygulanacak. 1 Ocak 2027 tarihinden sonra yapilacak bildirimlerde ise bu oranlar yarim puan artirimli uygulanacak. Düzenlemenin en önemli sonucu, bildirilen varliklara iliskin tutarlar bakimindan vergi incelemesi ve vergi tarhiyati yapilmamasi güvencesi saglamasidir. Bununla birlikte bildirimin ardindan varliklarin Türkiye’ye getirilmemesi, bildirilen vergilerin süresinde ödenmemesi veya taahhütlere uyulmamasi halinde bu koruma ortadan kalkacak. Bu durumda zamaninda tahakkuk ettirilmeyen vergiler vergi ziyai cezasi uygulanmaksizin gecikme faiziyle birlikte tahsil edilecek. Istanbul Finans Merkezi açisindan ne degisti? 7412 sayili Istanbul Finans Merkezi Kanunu’nda da önemli degisiklikler yapildi. Öncelikle daha önce yalnizca katilimci belgesi almis finansal kuruluslara taninan bazi avantajlar tüm katilimcilari kapsayacak sekilde genisletildi. Bunun yaninda Istanbul Finans Merkezi rejiminin süresi önemli ölçüde uzatildi. Geçici madde kapsaminda yer alan tesviklerin uygulanma süresi 2031 yilindan 2047 yilina çikarildi. Ayrica bazi vergi avantajlarinin uygulanma süresi de 5 yildan 20 yila yükseltildi. Ilaveten Gelir Vergisi Kanunu m.23’e nitelikli hizmet merkezlerinde çalisan personelin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katina (bazi endüstri bölgeleri ve Istanbul Finans Merkezi'nde bes katina) kadar olan kismi gelir vergisinden istisna edilir, hükmü getirildi. Bununla birlikte Kanuna eklenen hükümle, Istanbul Finans Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezlerinde çalisan ve Gelir Vergisi Kanunu'nun 23'üncü maddesindeki yeni ücret istisnasindan yararlanan personelin, Istanbul Finans Merkezi Kanunu'nda yer alan ücret istisnasindan ayrica yararlanamayacagi düzenlendi. Böylece ayni ücret geliri bakimindan çifte vergi avantaji saglanmasinin önüne geçildi. Genel degerlendirmem 7582 sayili Kanun kamuoyunda daha çok Varlik Barisi Kanunu olarak anilsa da gerçekte bundan çok daha genis kapsamli bir düzenleme niteligi tasiyor. Kanun bir yandan yurt disindan sermaye, servet ve yüksek gelir grubundaki kisileri Türkiye'ye çekmeye yönelik önemli vergi avantajlari getirirken, diger yandan kamu alacaklarinin tahsilini kolaylastiran ve devletin tahsil kabiliyetini artirmayi amaçlayan düzenlemeler içeriyor. Ancak Kanun'un dikkat çeken yönü yalnizca getirdigi tesvikler degil, bu tesviklerin kime ve hangi gerekçeyle saglandigidir. Düzenleme incelendiginde üretim yapan, istihdam olusturan ve vergisini düzenli ödeyen mükelleflerden çok; yurt disinda bulunan sermayeyi, serveti ve yüksek gelirleri Türkiye'ye çekmeye odaklanan bir yaklasimin benimsendigi görülüyor. 20 yil süreyle gelir vergisi istisnasi taninmasi, veraset ve intikal vergisinin yüzde 1'e kadar düsürülmesi ve yeni varlik barisi uygulamasi birlikte degerlendirildiginde, vergi rekabeti adina oldukça cömert bir tesvik paketiyle karsi karsiya oldugumuz söylenebilir. Öte yandan ayni Kanunda yer alan tecil düzenlemeleri de dikkat çekici. Sürenin 72 aya çikarilmasi ve teminatsiz sinirin artirilmasi ilk bakista mükellef lehine görünse de yillik yüzde 39 seviyesindeki tecil faizi dikkate alindiginda bunun gerçek anlamda bir kolaylik mi yoksa pahali bir finansman yöntemi mi oldugu tartismaya açiktir. Devlet bir taraftan sermayeye uzun süreli vergi avantajlari sunarken, diger taraftan mevcut vergi borçlari için oldukça yüksek maliyetli bir tahsil düzeni korumaya devam etmektedir. Kuskusuz ülkeler yatirim çekmek ve uluslararasi rekabette öne çikmak için çesitli vergisel tesvikler uygulayabilir. Ancak vergi sistemlerinin mesruiyeti yalnizca yatirim çekme kapasitesiyle degil, ayni zamanda adalet duygusunu ne ölçüde koruyabildigiyle de ölçülür. Vergisini zamaninda ve eksiksiz ödeyen milyonlarca mükellefin bulundugu bir sistemde, kayit disi varliklara yeniden kapi açan varlik barisi uygulamalari ve belirli gelir gruplarina taninan olaganüstü avantajlar ister istemez vergilemede adalet tartismalarini yeniden gündeme tasiyacaktir. Ezcümle 7582 sayili Kanun, teknik anlamda vergi sisteminde önemli degisiklikler yapan bir düzenleme olmakla birlikte, ayni zamanda Türkiye'nin vergi politikasinin hangi önceliklere göre sekillendigini de ortaya koyuyor. Kanunun asil etkisi, yürürlüge giren maddelerden çok, önümüzdeki dönemde vergilemede adaleti, vergi rekabeti ve kamu maliyesi ekseninde yaratacagi tartismalarda görülecek gibi duruyor.
Haberi Ekleyen: Ali Dursun Bu haber 369 defa okunmuştur.
|
YAZARLAR
VİDEO GALERİ
GÖRELE ' DE HAVA DURUMUARŞİVLEN HABERLERArama |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||