3 il arasinda "su savasi" basladi
Kurak bir yazi geride birakan Türkiye’de barajlardaki su
oranlari son yillarin en düsük seviyesine inerken ülkenin en önemli tatli su
kaynaklarini barindiran Göller Bölgesi’nde adeta ‘su savasi’ yasaniyor.
Isparta, Burdur ve Antalya arasindaki su savasinin odagindaki kaynak ise 1993
yilinda Uzan ailesine ait Kepez Elektrik tarafindan isletmeye alinan Karacaören
Barajina ait göl. Baraj gölündeki balik çiftlikleri ve Isparta’dan kaynakli
sanayi atiklariyla 21 yilda giderek kirlenen ve yüksek oranda bakteri
barindirdigi öne sürülen Karacaören geçen yillarda toplu balik ölümleriyle
gündeme gelmisti. Antalya’ya içme suyu olarak akitilmasi planlanan
Karacaören’in sulari simdi de üç il arasinda bitmeyen bir tartismanin da
odaginda.

INSAN ELIYLE 21 YILDA FOSEPTIGE DÖNDÜ
Isparta ve Burdur illerinin sinirinda bulunan Karacaören II.
Baraji'ndan Antalya'ya içme suyu temin edecek proje için geçtigimiz yil DSI
tarafindan yapilan ihaleyi Ecetas adinda özel bir firma kazandi. 2013
Haziran'inda insaat çalismalarina baslanan ve yaklasik 150 milyon liraya mal
olmasi beklenen projenin 2015 yili ortalarinda tamamlanmasi hedeflenirken
Antalya'nin içme suyunun önemli bölümü Karacaören Baraj gölünden saglanacak.
Ancak 1989 yilinda yapimina baslanan, 1993 yilinda ise Uzan ailesine ait Kepez
Elektrik bünyesinde isletmeye alinan Karacaören Baraji’nin rezervuar alani,
aradan geçen 21 yilda adeta foseptige döndü. Baraj gölündeki balik
çiftliklerinin hizla çogalmasi ve Isparta Çayi ile Kovada kanali vasitasiyla
göle ulasan kirlilik, Karacaören’de her yil toplu balik ölümlerini de gündeme
getiriyor.
YARD.DOÇ.DR.KESICI: ‘TAHLILE GEREK YOK,MANZARA ORTADA!’
Isparta’daki deri sanayi ve çesitli mermer fabrikalarinin
atiklarinin Isparta Çayi araciligiyla Karacaören Barajina ulasmasiyla ilgili
sorun yillardir bir türlü çözüme kavusturulamazken, konuyla ilgili sorularimizi
yanitlayan Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Egirdir Su Ürünleri Fak. Ögr.
Üy. Yard. Doç. Dr. Erol Kesici, “Karacaören için tahlil yapmaya gerek yok.
Manzara ortada. Konuyla ilgili uyarilarimiza ragmen alinan bir önlem de yok”
dedi.

‘BALIKLARI ÖLDÜREN SUYU INSANLARA IÇIRECEKLER’
Baliklari öldüren bir suyun insanlara içirilmeye
hazirlanildigini öne süren Kesici, baraj gölünün dibinde kafes balikçiliginda
kullanilan yemlerden kaynaklanan kirliligin ileri düzeyde olduguna dikkat
çekerek, “su haliyle Karacaören’in suyu tarimsal amaçla bile kullanilamaz.
Geçtigimiz yil baraj gölünde ölen baliklarin kediye, köpege bile verilmemesi
konusunda yörede yasayanlari uyardik. Çünkü baliklari öldüren suda çok sayida
bakteri var. Sorun da belli çözümü de. Özel hükümler dünyayi yeniden
kesfettirmeyecek. Eger daha önce yasalar uygulansaydi zaten bu hükümlere gerek
kalmayacakti” diye konustu.
PROF.DR.DILER: ‘ 400 MILYON EURO’LUK PROJE ATIL DURUMDA’
SDÜ Su Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ibrahim Diler ise, atik
sularin karistigi Karacaören Baraji’nin sularinin aritilsa dahi içme suyu
olarak kullanilmasinin yönetmelige aykiri bir durum oldugunu kaydetti.
Antalya’nin içme suyu temini konusunda Manavgat Oymapinar gibi kirlilik etkisi
olmayan bir alternatifi bulunduguna dikkati çeken Diler, 1990’li yillarda
Manavgat’ta baslatilan yaklasik 400 milyon Euro’luk yatirimin atil durumda
bekletildigini söyledi.
‘SEHIR SEBEKESINDE YÜZDE ELLI KAYIP KAÇAK VAR’
Karacaören’in Antalya’ya yakinligi nedeniyle tercih
edildigini de vurgulayan Diler, “Karacaören’in sulari kullanma suyu olabilir
belki ama içme suyu olarak kullanilmamali. Antalya’daki sehir sebekesinde yüzde
50 ila 55 oraninda kayip kaçak bulunuyor. Bu oran gelismis ülkelerdeki yüzde 5
ila 10 oranlarina çekilerek su kaynaklarinin daha sürdürülebilir kullanilmasi
temin edilmeli” görüsünü dile getirdi.

IMO BASKANI OGUZ: ‘YETKILILERDEN AÇIKLAMA BEKLIYORUZ’
Antalya Insaat Mühendisleri Odasi Yönetim Kurulu Baskani Cem
Oguz da geçtigimiz hafta yaptigi açiklamayla Karacaören tartismasina müdahil
oldu. Konu hakkinda bilgi kirliligi bulunduguna dikkat çeken Oguz, konuyla
ilgili basinda yer alan haberlerle proje degisikliginin gündeme gelecegi
algisinin yaratildigini belirterek sunlari söyledi: “Karacaören II Barajindan
su temini için su ana kadar ne kadar kamu parasinin harcandigini ve olasi
Manavgat Barajindan su temininin maliyetleri ve bu maliyetlerin kamuya ve
tüketiciye maliyetinin ne olacagi konusu bilinmemektedir. Orman ve Su Isleri
Bakanligi, DSI ve Antalya Büyüksehir Belediyesi ile Antalya Su ve Kanalizasyon
Idaresi (ASAT)`in, içme suyu gibi hayati öneme sahip bir konuda ileride
telafisi güç zararlara neden olabilecek, kamu kaynaklarinin hoyratça israf edilebilecegi
yanlis bir projeye baslamis olabileceklerine inanmiyoruz. Karacaören II
Barajindan içme suyu temini projesinin kirlilik nedeniyle kamuoyunda tartisilir
hale getirilerek engellenmesi çabalarinin önüne geçilebilmesi ve kamuoyunun
dogru bilgilendirilmesi için, proje ile ilgili ayrintili bir açiklama
yapmalarini bekliyoruz”
ISPARTA KAMUOYU ÖZEL HÜKÜMLERE TEPKILI
Isparta ve Burdur sinirlarinda yer alan Karacaören Baraj
gölünün sularinin kirli olmasina ragmen Antalya’ya verilecek olmasi üç il arasinda
tartisma konusu oldu. Baraj Gölü’nü besleyen kaynaklardan biri olan
Isparta-Egirdir’de bulunan Kovada kanalinin da içinde yer aldigi meyve üretim
havzasi Bogazova’nin su rezervi olarak özel hükümlerle koruma altina alinacak
olmasi yöre halkinin tepkisini çekiyor. Karacaören I-II Baraj Gölleri Özel
Hükümlerinin, Isparta’da sanayi, tarim, turizm, hayvancilik, balikçilik,
madencilik ve ulasim sektörlerinin mevcut faaliyetlerini ve gelecekteki
durumlarini olumsuz etkileyecegini düsünen ilin yöneticileri, konuyla ilgili
çekince ve önerilerini Orman ve Su Isleri Bakanligi Su Yönetimi Genel Müdürü
Prof. Dr. Cumali Kinaci’ya yazili olarak ilettiler. Isparta kamuoyunun
çekincelerinin basinda, Derebogazi yolu basta olmak üzere ulasim, ekoturizm ve
tarim alanlarinin kisitlanmasi gelirken, baraj gölünün bir bölümüne ev
sahipligi yapan Burdur’un Bucak ilçesinde de Karacaören’in sularinin Antalya’ya
verilmesi konusunda tepkiler yükseliyor.
ASAT YETKILILERI ‘KONUNUN MUHATTABI DSI’ DIYOR
Karacaören Baraji’ndan su teminiyle ilgili görüslerine
basvurdugumuz ASAT yetkilileri, DSI ve Antalya Büyüksehir Belediyesi’nin
projeyle ilgili bir protokol imzaladigini belirterek konunun muhattabinin ASAT
degil, DSI oldugunu belirttiler. Geçmiste enerji üretmek amaciyla planlanan ve
yöredeki çok sayidaki insani yasam alanlarini terk etmek zorunda birakan baraj
gölünün, kullanilamaz hale getirildikten sonra içme suyu rezervine
dönüstürülmesi tepki çekerken, Antalya, Isparta ve Burdur kamuoyu yetkililerden
herkesi rahatlatacak bir açiklama bekliyor.

Yusuf Yavuz - Odatv.com
Bu haber 977 defa okunmuştur.