Nükleere karsi Hopa’dan Istanbul’a kürek çekiyor
Önce yüregine sonra küregine saglik Hüseyin!
Sinop ve Akkuyu’da kurulacak olan “Nükleer Santrale Dur Demek”
için kürek çekiyor.
Normal sartlarda günde 20 deniz mili,36 – 40 km mesafe
katediyor.
Yesil Düsünce Dernegi önerisiyle yola çikan Hüseyin Ürkmez
halen Eynesil’e gelmis bulunuyor.
Türkiye dahil 7 ülke gezmis olan Hüseyin Ürkmez,denizlerde 5
sandal eskitti.Ve eskiyen sandallarini kendi özel müzesine kaldiriyor.
Nükleersiz Türkiye için kürekle Karadeniz – 6. 7.8.ve 9.günlerinde
Eynesil limanina demirleyen Hüseyin Ürkmez,kayiginda bulunan ekipmanlariyla
kendi yemegini yaparak dinleniyor ve cumartesi günü sabah yola çikarak
muhtemelen saat 09.00 gibi Görele’ye ulasmayi planliyor.
Hüseyin Ürkmez Tel : 0 542 896 49 10

Haber : Ali Dursun www.gorelesol.com
Nükleersiz org. ve Yesil Düsünce Dernegi’nin girisimleriyle
gerçeklestirilen Nükleersiz Türkiye için
Kürekle Karadeniz Projesi
hatirlayacaginiz üzere resmi olarak 3 Agustos’ta Hüseyin’in sandalini
Hopa’ya karayolundan getirmesinin
ardindan yapilan basin açiklamasiyla ,
fiili olarak ise 14 Agustos tarihinde sandalini denize indirmesiyle
baslamisti.Dolayisiyla Hüseyin bugün itibariyle denizde dolu dolu 1 hafta geçirmis
bulunuyor.Önce Yüregine,sonra küregine
saglik Hüseyin!
Ben de son olarak Sürmene ayagini anlattigim günlüklerime
sirasiyla Arakli ,Trabzon ve Akçaabat duraklarini ekleyerek devam ediyorum ;
19 Agustos sabahi Sürmene’den çikip denizdeyken basladi yagmur,Trabzon/Arakli’da
limana sigindi ; sandali da su almaya basladigi için güverteye macun çekmek sart olmustu.Geceyi
geçirmek için neyse ki çadiri vardi.
20 Agustos sabahi tekrar denize çikip Yomra’ya geldiginde
Açik Radyo’dan Açik Yesil Programinin yapimcisi Ümit Sahin telefondaydi,kendisini cep telefonundan programa baglamak için saat 10:30’a sözlestiler.Ilk telefon
geldiginde uzaktaki limani gören Hüseyin program basladiginda limanin
içindeydi.
Trabzon balikçi barinagi 2
Benim de pür dikkat programi dinledigim üzere projeden biraz bahsedip hayal kirikliklarina geçti, belli ki
dokunmustu Hüseyin’e insanlarin
duyarsizligi … Ne zaman Nükleersiz
Türkiye için bu projeyi anlatmaya basliyorsa insanlar ona soruyordu “günde ne kadar gidiyorsun” , “bu sandal kaç para …”. Görünen oydu ki halk sadece
bilinçsiz degil,duyarli da degildi… Genelleme yapmak dogru degilse de Hopa’dan
Trabzon’a kadar bir kisinin bile ilgi gösterip tebrik etmemesi baska nasil
anlasilabilirdi …? Yine de Proje büyüktü ,20 yilda bir çikiyordu böylesi son büyük proje 1994 yilinda Timur Danis’in Nükleere karsi yaptigi
4000km’lik yürüyüstü.Timur Danis Istanbul-Sinop -Mersin/Akkuyu -Istanbul
arasini yürümüstü.
Ardindan,Ümit Sahin ile Ömer Madra’nin konugu olmanin
dayanilmaz agirligi ile ekoloji konularina girildi tabi,mümkün müydü denizin üstüne dösenen otobana bu programda deginmeden Trabzon’a
geçmek? Ben bu konuda Karadenizli
müteaahitlerin Karadeniz’in “kara”sini anakara olarak anlamasindan
süphelenmisimdir hep … ya Ikiztepe’de denizin doldurulmasiyla yapilan
havalimanina ne dersiniz? Güzel soru
sordu Ümit Sahin,tehlike arz etmiyor muydu,denize dösenen havalimani
yüzünden kiyi kiyi gitmek varken açiktan dolasmak zorunda
kalmak ? Oysa ki Hüseyin otobanin gürültüsünden uzak olmak için zaten
hep açiktan ilerliyordu…
Sonra biraz kendinden de bahsetti Hüseyin,denizi nasil
sevdiginden neden yillardir amatör olarak kürek çektiginden… Çocukken
baslamisti deniz sevdasi,ailesi yaban degildi denize…Oysa insanlar öyle mi ya?
Hep korkutulur çocuklar,“ yaramazlik yaparsan seni denize atarim” diye, sonra
gelsin “denize düsen yilana sarilir”,“bu is olmazsa denize atarim kendimi” söylenmeleri…bunlar genel olarak denizden
korkuldugunun kaniti olabilir miydi?
Acaba çocuklugumuzdan mi basliyor denizle/dogayla mücadele ? Denizi doldurup yol yapmanin,denizi
temiz tutma çabasi içinde olmamanin,fabrika atigini denize oldugu gibi bosaltmanin çocuklugumuza uzanan bir
endiseyle,can acitan tembihlerle ilgisi
olabilir miydi acaba? Program biterken
çevre ve ekoloji uzmanlarimizin,Hüseyin’i yol boyunca Karadeniz kiyi seridinde yasanan
kirlenme ve imar yozlasmasi için somut bilgi kaynagi olarak gördügü üzere önümüzdeki günlerde sik sik programa baglayacaklarina süphem yoktu.
20 Agustos günü Yerel basindan 1-2 gazeteciyle karsilandi
Hüseyin,aslinda basin açiklamasi yapilacakti ama haberlesme problemi yasanmisti,sadece
fotograflari çekildi kayalarin önünde.Hava sartlari da elvermediginden tekrar
çikamazdi denize,dinlenmeye çekildi .
21 Agustos günü Trabzon /Salacak’taydi hava ve deniz kosullarinin
el verdigi siklikta kürek çekerek vardi oraya,son havadisleri kendisinden
aldigimda Trabzon merkezi geçmis Akçaabat’a girmisti hatta minibüsteydi,gürültüden
anlasamayinca o indiginde konusmaya
karar verdik .Aksam bir kamping alaninda kalacak ve nihayet,havlusu dahil tüm
esyalari iki gündür su içinde olan sandalinin güvertesine macun çekebilecekti,mutluydu.
Akcaabat camping2
Hüseyin’ihttp://share.findmespot.com/shared/faces/viewspots.jsp?glId=0IsTDk7U0PboEv3f5T3TgDG6AE5DXLBZt takip edebilir ; Projeye
http://www.fonlabeni.com/proje/detay/1763/nukleersiz-turkiye-icin-kurekle-karadeniz
üzerinden katkida bulunarak yerinizden kalkmadan nükleersiz bir Türkiye için bir kürek de siz
atabilirsiniz.

Yesil Gazete/Pinar Demircan
Bu haber 1175 defa okunmuştur.