Din toplumuna dogru!
Hemen her gün, toplumu din toplumuna dönüstürecek bir adimin daha atildigi görülüyor. Bir gün, okullarin birinde kizlarla erkeklerin ayri siniflara kondugu haberi geliyor. Ertesi gün, bir üniversitenin konferans salonunda Yasin okutuluyor. Bir gün çocuklara imam hatibe gidip gitmeyecegi soruluyor. Bir baska gün, alkollü hastanin ambulansa alinmadigi haber çikiyor. Bu tür haberler alt alta siralandiginda, dini topluma dönüstürme sürecinin görülmemis derecede hiz kazandigi anlasiliyor. Istanbul Üsküdar’da ilkokullarda din anketi dagitilmasiyla ilgili haber, bu sürecin giderek sistematiklesmekte oldugunu gösteriyor.
Ilkokul ögrenci velisinin dolduracagi anlasilan bu anketin giris bölümünde, “Bu anket ögrencilerin Türkiye’de devlet okullarindaki din derslerinde onlarin ahlaki ve dini duyarliliklarina bagli olarak nasil din egitimi aldiklarini incelemeyi hedefleyen bir arastirma çalismasinin parçasidir” yaziyor. Ancak ankette bu anketin kim/kimler tarafindan hazirlandigi bilgisi yer almiyor.
Bu anket için bakanliktan izin alinip alinmadigi gazete haberinde belirtilmiyor. Oysa okullarda anket uygulanmasi için, önce bakanliktan izin alinmasi gerekiyor. Izin alinirken bakanlik, bazi anket sorularina izin vermeyebiliyor. Bakanliktan izin alinmissa, bu ankete bakanligin nasil izin verdigi, bakanliktan izin alinmadiysa bu anket uygulamasinin nasil gerçeklestigi önem kazaniyor. Çünkü anket sorulari, bilimsel nitelikten uzak ve yönlendirici sorularla dolu oldugu gibi, ögrenci ailesini fisleme ve de temel kavramlari çarpitacak niteliginde olan sorulari da içeriyor, anketi dolduracaklari ister istemez dine yönlendirecek sorulari da içeriyor.
Anket, ne siklikla ibadet yapildigi ve hangi dine mensup olunduguyla ilgili 3 soruyla basliyor. Anket uygulayici, Müslüman olmayanlarin din dersini almadiklarini bildigi halde kisilere hangi dine mensup olduklarini soruyor! Bu sorudaki ana amacin, kisilerin Sünni mi Alevi mi oldugunu ögrenmek oldugu belli oluyor. Ankette, çocugun ibadet yapip yapmadigi, anketi dolduracak kisinin ne siklikta ibadet yaptigi gibi sorular yaninda ailenin din temelli bir aile olup olmadigini da ortaya çikaracak sorular soruluyor. Üstelik anketin üzerinde dolduracak isinin ad-soyadi bölümü olmamasina karsin ögrencilerden anketleri teslim ederken üzerine bu bilgileri de yazmasi isteniyor!
Bu sorulari, (ankette yazildigi oldugu sekliyle) “okullardaki din dersleri ile ilgili ögrencilerin tecrübeleri, yaz Kuran kurslari ile ilgili ögrencilerin tecrübeleri, evde ögrencilerin dini tecrübeleri ve okullardaki din egitimi müfredati ile Türk dini kimligi arasindaki iliski” gibi dört baslik altinda yer alan sorular izliyor.
Açiklama bölümünde, okullardaki din dersleriyle ilgili oldugu belirtilen ankette, anlasilmaz bir sekilde 15 sorunun yaz Kuran kurslariyla ilgili sorular oldugu görülüyor. Bu sorularla bir yandan da velilere yaz Kuran kursu propagandasi yapilmis oluyor.
Anketteki pek çok soruda, var olan din dersleri sanki laik derslermis gibi, “okullardaki laik din dersi müfredati” ifadesine yer veriliyor. Ankette birkaç soruda “Türk dini kimligi” gibi bir ifade kullanilip yeni bir kimlik üretilmeye ve dayatilmaya çalisiliyor. Anketi dolduracak kisilere, “okullardaki laik din dersi müfredati dini kimligin gelisiminde olumsuz etkiler yaratmaktadir”, “laik din dersi müfredati Türk dini kimligiyle çatismaktadir”, “çocugum laik din egitimini aldiktan sonra ibadetlerini degistirdi”, “okullardaki din dersinde ögrenciler laik din dersi müfredati yüzünden günümüz manevi ve ahlaki meseleleri elestirel olarak degerlendirme firsati bulamamaktadir” gibi ifadelere katilip katilmadiklari soruluyor. Bu tür sorular da, anketi hazirlayanlarin okullardaki din dersini bile yetersiz bulduklarini gösteriyor.
Bu anket, bilimsel niteligiyle degil de toplumu dini topluma dönüstürme hedefi açisindan çok hesapli bir sekilde hazirlanmis bir anket olarak göze çarpiyor.
Toplumu din toplumuna dönüstürmeye yönelik bu tür bilinçli ve planli uygulamalara karsin, ne yazik ki, laik, demokratik ve sosyal hukuk devletini korumakla görevli olan yetkililerin aymazligi ise anlasilmaz bir sekilde devam ediyor.
Rifat Okçabol
Bu yazı 642 defa okunmuştur.