29 Aralyk 2010, 01:40
2010: Yetmez ama idare eder
Sömürü, yoksulluk, faşist saldırılar, zam, zulüm, işsizlik, çevre felaketleri,...
2010: Yetmez ama idare eder  2010 yilini geride birakiyoruz.Tekel direnisi ile açilisi yapan 2010 yumurta eylemleriyle perdelerini kapatiyor.2010 yoksullarin emekçilerin mücadelesine umut verecek bir dizi eylem ve direnise taniklik etti.
Egemenler cephesinde referandumda simgelesen yeni bir dönemin kurucu adimlari atildi.AKP neoliberal,fasist,gerici iktidarini tahkim ederken CHP siyasetine ‘yeni’lenme tartismalari damgasini vurdu. 2010, Tekel isçilerinin direnisiyle açildi, ögrencilerin yumurtali protestosuyla kapandi
2010’u nasil hatirlayacagiz?
2010 AKP için hem iktidarini tahkim ettigi hem de iktidarini tehdit eden dinamiklerle yüz yüze geldigi zorlu bir yil oldu. Egemenler arasi mücadelede en zorlu rakipleri karsisinda dahi sarsilmayan AKP, sokaga çikan halk muhalefeti karsisinda o kadar da saglam duramadigini gördü.
AKP iktidar sokaktan yükselen toplumsal muhalefetin talepleri karsisinda hirçinlasti. Tekel isçileri ile baslayan kavgasinda karsisina, ilaç sözlesmelerinde eczacilar birligini aradan çikartmak isteyince eczacilari, tam gün yasasiyla doktorlari, esitlik taleplerini kabul etmedigi kadinlari, ulusal kimlik taleplerini kabul etmedigi Kürt halkini, isyanlarini bastiramadigi ögrencileri aldi. Dis politikada ise AKP’nin iddiali söyleminin ne kadar kof oldugu açiga çikti. ‘Sifir sorun’ yerini Mavi Marmara saldirisi sonrasi somut bir karsiligi olmayan, popülist bir Israil karsiti söyleme birakti. Iran’la kurulan iliskiler eksen kaymasi tartismalarini gündeme getirse de NATO zirvesinde Iran’i hedef alan füze kalkaninin Türkiye’ye yerlestirilmesi karara baglanarak isbirlikçilik ekseninin yerli yerinde durdugu gösterildi.
Ancak AKP topu hep kazandigi egemenler arasi mücadele sahasinda tutmaya gayret etti.
Herkes Ergenekoncu olabilir Erdogan, her kesimden muhalefeti Ergenekonculukla suçladi; ne zaman zora düsse türbana sarildi. 2010’un ilk günlerinde Tekel direnisini gündemden düsürmek için türban sorunu isitildi. Emine Erdogan’in türbanla GATA’ya alinmadigi haberi basina yansidi. Bu magduriyet öyküsü siyasetin gündemini bir süre oyaladi. 2010 yarginin egemenler arasindaki çatismanin odagina oturdugu bir yil oldu. HSYK-AKP çatismasi Erzincan Bassavcisi’nin tutuklanmasiyla tirmandi. Adalet Bakanligi’nin HSYK’yi islemez hale getirerek kilitlemesiyle devam etti. Çatismanin galibi anayasa degisikligi sayesinde simdilik HSYK’yi da ele geçiren AKP oldu.
Balyozla gelen zafer Balyoz operasyonu ile TSK’ya etkili bir darbe indirildi. Mart ayi basinda aralarinda eski 1. Ordu Komutani Çetin Dogan, eski Deniz Kuvvetleri Komutani Özden Örnek, eski Hava Kuvvetleri Komutani Ibrahim Firtina’nin da oldugu 101 sanik ‘AKP ve Gülen hareketini bitirme plani belgesi’ nedeniyle yargilanmaya basladi. Aktif görevdeki 13’ü general 70 subayin yargilandigi dava Yüksek Askeri Sura’yi etkiledi. AKP’nin borusunun öttügü YAS toplantisinda bu davada sanik olan 11 isim terfi alamadi. Yeni komuta kademesi ise TSK’nin teamüllerine göre sekillenmedi. AKP’nin tercihlerine göre belirlendi. Kara Kuvvetleri Komutani olmasi beklenen Hasan Igsiz yerine Erdal Ceylanoglu atandi.
Referandum rüzgari Nisan ayinda TBMM’ye gelen anayasa degisiklik paketi oylandi. 26 maddeden olusan degisiklik paketi 12 Eylül’de yapilan referandumda %58’lik evet oyu ile kabul edildi. Paket AKP iktidarinin yargida ipleri ele almasinin önünü açarken yürütmeye güçlü yetkiler verdi. AKP’nin iktidarini saglamlastiran, neoliberal dönüsümün önünü açan bir sonuç ortaya çikti. AKP referandumda sandiktan sag ittifakin partisi olarak çikti. Referandum sürecinde darbeyle hesaplasma söylemini öne çikartsa da basta MHP tabani olmak üzere sag seçmenin oylarini alacak irkçi-gerici-erkek egemen bir çizgiyi benimseyerek sagin biricik partisi oldu. Referandum sonrasi AKP’nin gündemini yaklasan seçimler ve o tarihe kadar Anayasa degisikligi göz önüne alinarak yapilmasi gereken yasal düzenlemeler olusturuyor.
2010'da NELER DUYDUK
* Parasiz ulasim isteyenler “Millet degil illet”mis. Basbakan Erdogan Ankara’da yapilan parasiz ulasim eylemleri için söyledi: “Bunlar milletten degil illetten yana!” (19 Mart 2010)
* Madencilerin kaderi is kazasinda ölmekmis. Basbakan Erdogan Zonguldak’ta 30 madencinin hayatini kaybettigi kazanin ardindan “Bu meslegin kaderinde bu var” dedi. (21 Mayis 2010)
* Alliaonoi yokmus. Pasasuyu Ilicasi varmis. Çevre ve Orman Bakani Veysel Eroglu Yortanli Baraji’nin dolmasiyla su altinda kalacak antik kent Alliaoni ile ilgili sorulari yanitlarken bu gerçegi açikladi. Yine Veysel Eroglu’ndan ögrendik Tarkan’in burnu uzunmus. Isi olmadigi halde barajlara itiraz ediyormus. (Bakan Eroglu’nun 1 Eylül tarihli basin beyanatindan)
* Barajlara karsi çikmak bölücülükmüs. Basbakan Ilisu baraji magdurlari için yapilan toplu konutlarin 29 Ekim’de yapilan açilisinda baraj karsitlarinin bölücü örgüt üyesi oldugunu söyledi. Basbakanin bu fikri kabul görmüs olmali ki Ilisu Baraji’na karsi olmak KCK davasinda örgüt üyeligine delil olarak gösterildi.
* Youtube ve Google Türk adaletinden kaçamazmis. Ulastirma Bakani Binali Yildirim, Türk’ün gücünü dünyaya gösterdi. Google ve Youtube’u dize getirmek için savas açti. Bakan’in 8 Haziran tarihli iki kuruma yönelik su çagrisina baksaniza: “Bizim çagrimiz sudur. Gelin yetkililerle masaya oturun. Yasalara uyun, Türkiye bir hukuk devletidir. Yasalarimizin istedigi sartlari yerine getirin. Ondan sonra istediginiz kadar yayininiza devam edin.”
* Kadinla erkek esit degilmis. Basbakan sayisini ve zamanini bile hatirlayamadigimiz kadar çok yerde birçok defa tekrarladi bu görüsünü. Hatta kadin örgütü temsilcileriyle bulustugu toplantida bile.
* Fazla jöle beyine zarar veriyormus. Basbakanla söylesi programi yapan Yigit Bulut’tan ögrendik. Referandum sürecinde Basbakan’la söylesi yapip suya sabuna dokunan tek bir soru sormadan program yapmasini, iktidara sansür kurulu önerimesini baska türlü açiklayamadik.
* Dayakçi polis yokmus kendini yere atan ögrenci varmis. Besir Atalay, basinin, polisi ögrencileri döverken görüntüledigi saldirlari 20 Aralik’ta TV’de böyle yorumladi.
2010’da NELER GÖRDÜK
Cumartesi Anneleri, 300. hafta eylemlerini de gerçeklestirirken, hükümet kayip yakinlarini duymazdan gelmeyi sürdürdü
* Youtube iki yillik yasagin ardindan açildi. Sonra tekrar kapandi sonra sinirli açildi simdi…
* Eczacilar miting yapti, Doktorlar yollari kesti. Vakif Gureba hastanesinde çalisan asistan doktorlar hastanenin bir vakif üniversitesine devredilmesini protesto için yolu trafige keserek bir eylem gerçeklestirdi.
* Radikal’de çok büyük “devrim” oldu. ‘Özgürlükçü sol’ bir gazete olmak isteyen gazetenin genel yayin yönetmeni Gülen cemaatine yakin bir isim olan Eyüp Can Saglik oldu.
* 26 yil aradan sonra bir Anadolu takimi 1. Lig’de sampiyon oldu. Bursaspor kupayi aldi.
* 2010 Istanbul’a Metrobüs zammiyla geldi metobüs zammiyla gitti. Geçen yilin ilk günlerinde yapilan zam parasiz ulasim eylemleri ve hukuki mücadele soncu geri alinmisti. 1 Kasim’da yapilan zamlara karsi eylemler sürüyor.
* HES projeleri Karadeniz’den Ege’ye ülkenin her yaninda köylüleri ayaga kaldirdi. Sopalarla derelerin basinda nöbet tutan köylü kadinlar Rize’den Köycegiz’e HES’çi sirketlere göz açtirmadi.
* Nigde Ulukisla’da halkin direnisine dayanamayan siyanürcü maden sirketi tasini taragini toplayip ilçeyi terk etti.
* Basbakan issizligin çözümünü TOBB’un sirtina yükledi. TOBB çözemeyince basbakandan zilgiti yedi. Is burada da kalmadi TOBB ticari istiraklerine polis operasyonu yedi.
* Memleketin hayvanlarina kiran girmis olacak ki ucuz et için hükümet ithalat yoluna gitti. Güney Amerika’dan Türkiye’ye gemilerle angus tasindi.
* U2 Türkiye’ye geldi. Bono bile tahmin edemezdi ama AKP’nin referandum kampanyasina meze oldular. U2’nun muhalif imajini konserinde sahne alan Zülfü Livaneli bile kurtaramadi.
BIR DIRENIS,BIR ZAFER,BIR ITTIFAK,BIR EYLEM 
2010 Türkiye sol muhalefeti açisindan önemli direnis, eylem ve zaferlere taniklik etti.
KIS: DIRENIS Yeni yil Abdi Ipekçi Parki’nda polis terörüne direnen Tekel isçileriyle baslamisti. Polis saldirisi karsisinda kararli bir direnis sergileyen yüzlerce Tekel isçisi direnisi 78 gün boyunca Ankara Sakarya Meydani’nda sürdürdü. Kurulan çadirlarla bir direnis mahallesi haline gelen Sakarya tüm Türkiye’den insanca bir yasam, güvenli bir gelecek için mücadele edenlerin akip bulustugu bir direnis odagina dönüstü. 2010 kisinin sonu Tekel isçileri önderliginde neoliberalizme karsi yükselen muhalefetin bahari oldu.
BAHAR: ZAFER Baharin son günlerinde on binlerce emekçi otuz iki yil aradan sonra 1 Mayis’ta yeniden Taksim Meydani’na girdi. Yüz binden fazla emekçi Türkiye’nin her yanindan hatta yurt disindan 1 Mayis’i 1 Mayis alaninda kutlamak için Taksim’e geldi. Miting sendikal bürokrasiye karsi güvencesiz isçilerin isyanina da sahne oldu.
YAZ: ITTIFAK Anayasa degisiklik paketinin oylanacagi referandum yaz aylarinda tansiyonun hiç düsmedigi günler yasanmasina neden oldu. AKP hükümeti bir yandan kendi iktidarini saglamlastirmak bir yandan neoliberal dönüsüm için gerekli yasal düzenleri yapmak üzere ‘evet’ cephesini örgütledi. Sokaklarda ‘halkin hayir’ini örgütleyenler de vardi. Türkiye solunun dört güçlü örgütü ÖDP, EMEP, TKP ve Halkevleri ‘halkin hayiri var’ çagrisi etrafinda bir araya geldi. Referandum sonucunda ‘evet’ %58’lik oy oraniyla sandiktan galip çikarken, sürece emek eksenli bir müdahalede bulunan sosyalistler sokakta etkili ve anlamli bir birliktelige imza atti.
GÜZ: EYLEM Sonbaharda egemenler arasi çatismanin odagina üniversiteler oturdu. YÖK’ün Istanbul Üniversitesi’ne gönderdigi bir yazi ile türban yasagi fiili olarak kalkti. Eszamanli olarak üniversitede polisin varligi YÖK eliyle yayginlastirilip yasal bir zemine oturtuldu. Ayni dönemde hükümet üniversite reformu, YÖK’ün yapisinda degisiklik gibi düzenlemeler tartismaya basladi. Üniversite herkes tarafindan konusuluyorken üniversite ögrencilerinin sessiz kalmasi düsünülemezdi. Yil boyunca üniversitelere gelen tüm AKP’lileri ve sermaye temsilcilerini yumurtalayanlar 4 Aralik’ta basbakanin rektörlerle bulusmasini protesto ederken polis siddetine maruz kaldi. Bu agir saldiriyi 8 Aralik günü Ankara Üniversitesi’ne bir panel için gelen AKP milletvekili ve Anayasa Komisyonu Baskani Burhan Kuzu’yu yumurtalarla protesto etmeleri eklenince ülkenin gündemi birden yumurta ve gençlik mücadelesi oldu. Üniversitelilerin eylemi AKP’nin baski ve yildirma politikalarinin etkisizlestirilip tersine çevrilebilecegini gösterdi.
2010’da yasananlari unutma unutturma * Kürt sorununda açilim denilenin Kürt hareketini tasfiye oldugu 2010’a varmadan anlasilmisti. Egemenlerin yükselttigi irkçi-soven-gerici havanin sokaklara tehlikeli biçimlerde yansidi.
* 12 Mayis’ta Mugla’da fasistlerin Kürt ögrencilere dönük saldirilariyla baslayan çatismada Serzan Kurt adli Kürt ögrenci, polis kursunuyla hayatini kaybetti. Katil zanlisi polisin yargilandigi dava geçmiste Ugur Kaymaz’i öldüren polisler için beraat karari veren Eskisehir Agir Ceza Mahkemesi’nde sürüyor.
* 27 Temmuz’da Hatay Dörtyol’da 4 polisin öldürüldügü bir çatisma sonrasi fasistler Kürt mahallelerine saldiriya geçti. Kentte iki gün süren olaylar boyunca Kürt mahallelerinde barikatlar kuruldu, mahallelilerin can güvenligi saglanamadi. Fasist provokasyon linç girisiminde etkin rol alan bazi isimlerin derin iliskileri desifre edilerek yatistirilabildi. Benzer bir linç girisimi bir önceki gün 26 Temmuz’da Bursa Inegöl’de yasandi. Basit bir adli kavga Kürtlere dönük linç girisimine dönüstü.
Halkin Sesi gazetesi 122. sayisinda yayimlanmistir
Haberi Ekleyen: Ali Dursun
Bu haber 1150 defa okunmuştur.
Paylaş
|
GÖRELE ' DE HAVA DURUMU
RÖPORTAJ

Murat Kul ile balıkçılık üzerine söyleşi
|