Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
AKP Kömürü Görele'yi zehirliyor
21 Aralyk 2015, 00:30

AKP Kömürü Görele'yi zehirliyor

AKP tarafından dağıtılan kalorisi düşük kömürler Görele'de zehir saçıyor

AKP Kömürü Görele’yi zehirliyor

AKP tarafindan dagitilan kalorisi düsük kömürler Görele’de zehir saçiyor.

Toplum sagligi açisindan son derece ciddi saglik sorunlarina yol açan kalitesiz kömürler nedeniyle hava solumak imkani kalmiyor.

Görele Kaymakami Ünal Kiliçarslan bu konuya titizlikle egiliyor ve SDYV Vakfina kömür veren yüklenici firmalardan “Toplum sagligina zararsizdir” raporu istemesine ragmen,kömür tozunun sikistirilarak elde edilen kalitesiz kömürler yoksul halka dagitiliyor.

Görele’de nefes almakta zorlaniyoruz

Bu aksam sularinda Görele merkezde çektigimiz fotograf herseyi özetliyor.

Karbon Monoksit Zehirlenmesi Üzerine

Bu yazimizla son yillarda özellikle kis aylarinda ve lodos rüzgârlarinin etkili oldugu zamanlarda ülkemizde medyanin sürekli haberlerinden biri olan karbon monoksit (CO) zehirlenmesini sebepleri ve sonuçlarini vererek okuyuculari aydinlatmaya çalisacagiz.

CO zehirlenmesi de bilimsel bilgi olmadan teknolojisinin gelisiminde katkida bulunmadan yeni teknolojilerden yararlanmaya çalismanin tipik bir sonucudur. Prensipte tüm yanma olaylarinda yeterli hava, daha dogru ifadeyle gerekli oksijen olmadan yanma olaylarinda CO olusur. Özellikle kapali alanda mangal kömürü, katalitik sobalarda gaz yakarak isinma, yeterli hava girisi olmadan hava gazi ve dogal gaz sofben ve kombi yakmalarinda, hatta soba, kalorifer kazani yakilmasinda, kapali garajlarda CO-zehirlenmesi olaylari görülür.

Karbon Monoksit Niçin ve Nasil Olusur?

Yakacak ismini verdigimiz odun tezek gibi ilkel yakacaklar, linyit, kömür, akaryakit ve dogal gaz gibi tüm fosil yakitlar, hava oksijeni ile yakildigi zaman yakacaklarin yapisindaki karbonlar hava oksijeni ile yanarak karbon dioksit ve içerdikleri hidrojenler de su olustururlar. Yanma adini verdigimiz bu kimyasal birlesmeler sonucu çevreye isi yayilir ve isi yemek pisirmede, ortamin isitilmasinda ve araçlarda da mekanik enerjiye dönüstürülerek araçlarin hareketinde kullanilir. Termik santrallerde ise su buharlastirilarak türbinleri döndürmesiyle elektrik üretilir. Diger bir ifadeyle yanma tepkimesi sonucu açiga çikan isi dogrudan ortam havasini, isinma sisteminin içerisinde devreden suyu isitir veya buharlastirir. Yanma olayi tasitlarda gerçeklestirilirse genisleyen hava motor silindirlerini döndürür, yanma ürünleriyle karisik hava eksozlardan atilir veya jetlerde oldugu gibi itme etkisi yapar.

Yanma olayi sirasinda yeterli oksijen olmaz veya çikan gazlar atilamazsa karbon tam yanarak karbon dioksit yerine karbon monoksit olusur ve diger akaryakitlar da tam yanmadan kismen küçük moleküller halinde çevreye salinir. Karbonun tam yanmadigi ara yükseltgenme basamagindaki karbon monoksit gazi hem indirgendir ve tepkime vermeye yatkindir. Hem de solunum sirasinda akcigerlere alinirsa oksijenden daha tercihli olarak hemoglobine baglanarak kan ve kalbin oksijensiz kalmasiyla zehirlenmeler sonucu canlinin ölümüne sebep olur. Yakitlardaki karbonun tam yanmamasiyla karbon monoksit halinde atilmasi sagligi tehdit ederek ölümlere sebep oldugu gibi yakitin enerjisinin üçte ikisinden yararlanmadan atilmasiyla da yakit verimini düsürür.  

Tipik bazi yakitlarin yanma olaylarini ve açiga çikan enerjiyi asagidaki esitliklerle gösterebiliriz.

Tam yanma:

C + O2  ----- CO2  +  -393,5 kJ/mol C  (= -94,1 kKal/mol C )

2H2 + O2---- H2O +  -285,8 kJ/mol H2 (= -63,6 kKal/mol H2 )

CH4 +3O2 ---- CO2 + 2H2O + 890.3 kJ/mol metan (=213.0 kKal/mol metan)

C3H8 + 5O2 ----- 3 CO2 + 4 H2O +  -2219,9 kJ/mol propan (= 531.1 kKal/mol propan)

C2H5OH + 4 O2 ----- 2CO2 + 3H2O  + 1132,6 kJ/mol etanol (=271.0 kKal/mol etanol)

C2H2 + 3O2 ---- 2CO2 + 2H2O + 1585,3  kJ/ mol asetilen (=379.3 kKal./mol asetilen

Tam yanma olmazsa: Karbon dioksit yerine karbon monoksit olusur.

C + 1/2O2  ----- CO  +  -110.5 kJ/mol C  (= -28,1 kKal/mol C )

2H2 + O2---- H2O +  -285,8 kJ/mol H2 (= -68,5 kKal/mol H2 )

CH4 +3/2O2 ---- CO + 2H2O + 607.3 kJ/mol metan (=145.3 kKal/mol metan)

C3H8 + 7/2O2 ----- 3 CO + 4 H2O +  - 1370 kJ/mol propan (= 328 kKal/mol propan)

C2H5OH + 2 O2 ----- 2CO + 3H2O  + - 800.7 kJ/mol etanol (= 191.5 kKal/mol etanol)

C2H2+ 3O2 ---- 2CO + 2H2O + -1018.0 kJ/ mol asetilen (= 243,6 kKal./mol asetilen

Yukaridaki kimyasal tepkimeler ve verdikleri enerjilerde görüldügü gibi ister karbonu veya kömürü, ister diger yakacaklari yakalim yanma ortaminda yeteri kadar oksijen olmazsa korbon dioksit yerine zehirli olup, ölümlere yol açan karbon monoksit olustugu gibi o yanma olayindan alacagimiz enerjinin çok altinda enerji alabiliriz. Diger bir ifadeyle bilgisizligimiz sonucu yakiti tam yakmamakla sagligimizi ve paramizi pisipisine kaybederiz.

Yakitlar hangi kosullarda ve niçin tam yanamaz? Tam yakma nasil saglanir?

Tüm yakma sistemleri ocaklar, sobalar, mangal, sofbenler, kombiler, kalorifer kazanlari, araç motorlari sürekli temiz hava, yani bol oksijen alacak ve yakitin tamamini tam yakacak, atik gazlari da ortamdan uzaklastiracak sekilde tasarlanmalidir. Yeni konutlar, isitma ve yakma sistemleri, araçlar da esasen iyi hesaplanmis mühendislik çalismalariyla planlanmaktadir. Tehlike bilgisizlik sonucu yanlis ve kaçak yapilarda eskiyen ve bakimi yapilmayan sistemlerde görülmektedir.

Odun, linyit ve kömür gibi kolay ates almayan ve ortama homojen dagilarak her yanindan hava almasi zor olan yakacaklarin en uygun yakilmasi için yakacaklarin yanma ortamina tasinmalari ve yanma sürekliliginin saglanmasi bile ögretilir. Yakicilara çogu kez yakma kursu almaya da zorlanir. Yanma ortami sürekli oksijen alacak ve atik gazlar da engelsiz kolayca baca veya eksozdan atilacak sekilde seçilir ve tasarlanir.

Eski tip köy evlerinde soba ve mangal yakmalarinda karbon monoksit zehirlenmelerine pek rastlanmazdi. Zira bu evlerde sobada odun ve kömür yeterince önlem almadan yansa bile kapi ve pencere açikliklarindan sürekli yeni hava girisi oldugundan ortamda oksijen eksikligi olmaz, sadece soba borulari veya bacalarin çekmemesi nedeniyle ortami is ve duman kaplardi. Zamanimizdaki hava geçirmez kapi ve pencereli özel yalitimli hava geçirmez duvarli konutlarda yakmalarin gerçeklestirilecegi özel ayrilmis havalandirmali ve yanma gazlarinin atilacagi mekânlar olmadiginda zehirlenme olaylari da sik görülmektedir. Özellikle soguk havalarda kapali alanlarda soba ve mangal kömürü yakildiginda, soba borularinin ve bacalarin tikali oldugu hallerde veya lodos gibi ters rüzgâr eserek yanma gazlarinin tekrar sobaya dogru hücumunda söndürülmeden yanar birakilan sobalarin zehirledigi nice kisiler komsulari ve yakinlari tarafindan ölmüs bulunmaktadir.

Özellikle kapali garajlarda ve eksoz gazi kaynakli karbon monoksit zehirlenmeleri de görülmektedir. Eksozun kaçak yapmasi durumunda araç içindekiler de zehirlenebilmektedir.

Yine eski yillarda çok görülen bir zehirlenme olayi da banyolarda yakilan hava gazi sofbenlerin sebep oldugu zehirlenmelerdi. Dogal gaz sofben baglantilarinin iyi yapilmamasi, bacalarin iyi çekmemesi, gaz kaçaklari gibi olaylarin sebep oldugu zehirlenmelerden daha çok küçük hacimli ve kapisi kapatilan banyolarda yeterli hava bulamadan yanma ile olusan karbon monoksitin etrafa yayilmasi veya oksijensiz kalarak bir bayginligi izleyen zehirlenme ve ölümler daha yaygin görülürdü.

Sofbenlerin banyo disina alinma zorunlulugu getirilmesiyle bu tür ölümler en aza indirilebildi. Son yillarda ise özellikle kat kaloriferi olan ve kontrolsüz, güvenlik kurallarina uymadan kombi sistemi ile isitilan evlerde zehirlenme olaylarinin arttigi görülmektedir. Tipik bir geregini yerine getirmeden teknolojiden yaralanmaya çalismaktan kaynaklanmaktadir. Ayni teknik önlemler araç yakit sistemleri için de gereklidir. Eski ve bakimsiz araç motorlarindaki yanmalar da tam olmadigi zaman bu araçlar karbon monoksit yaninda tam yanmamis yakitlari da çevreye vererek enerjisinden tam yararlanmadigi gibi havayi da kirletirler. Bu nedenle eksoz gazi kontrolü zorunlulugu yararli olmustur.

Asetilen gibi daha bol oksijene ihtiyaç duyulan teknik gazlarin yakilmasinda yanma ortamina basinçli hava (kompresörle) verilmelidir.

Karbon monoksitten zehirlenme olaylari tamamen nasil önlenir?  

Modern yapilarda kurallara uygun kalorifer dairelerinin oldugu merkezi kalorifer sistemleri en güvenilir sistemlerdir. Bagimsiz tek daireli villa tipi konutlarda ise yeterli hacim ve havalandirma ve uygun bacalarin bulundugu kombi –kalorifer odalari gibi bölmeler ayrilmalidir. Kat kaloriferi tercih edilme durumunda “Hermetik kombi” yani yakici gazi (havayi) dogrudan dis mekândan alan ve ayni sistemle yanma gazlarini dis mekana veren kapali sistem kombiler tercih edilmelidir. Ancak bu kombiler daha pahali oldugundan ekonomik nedenle klasik kombiler tercih edilirse o zaman da kombiler balkon gibi disa açik mekânda yakilmalidir. Kombinin yakildigi mekânin penceresine sürekli hava girisini saglayacak izgara yerlestirilmesine ek olarak yanan gazlarin köse yapmadan en kisa yoldan dogrudan bacaya verildigi otomatik güvenilir gaz giris sisteminin oldugu, projeye uygun kombi baglantisi yapilarak da tehlikesiz isinma mümkündür. Ancak çok hizli yüksek devirli yanmalarda tam yanma saglanamayacagi dikkate alinarak sistemi kapatip açarak ani ve çok hizli yakmalar yerine düsük düzeyde sürekli yanma tercih edilmelidir. Yine de kombi ve bacalarin periyodik kontrollerinin yapilmalidir. Kombi satan ve kuran firmalar tüm teknik kosullara uymayan baglantiyi yapmadiklari gibi, belediyeler de izin vermediginden günümüzde yeni sistemli konutlarda korkusuz ve güvenli olarak dogal gaz kat kombileri ile de isinilabilir.

Karbon monoksit insani nasil zehirler ve öldürür?

Karbon monoksit (CO) özellikle akcigerler yoluyla solunum sirasinda alinir. Hemoglobine ilgisi oksijenden 250 kat daha fazla oldugundan teneffüs edilen havada oksijenden 250 kez daha az olsa bile (yani oksijen normal kuru havanin % 21 kadarini olusturdugundan havadaki degeri % 0,1 kadar bile olsa) zehirlemeye neden olur. Hemoglobine baglanarak dolasim sistemine geçtiginden oksijen alimini ve kana geçmesini engeller. Hemoglobinle karboksi-hemoglobin bilesigini olusturur. Ayrica CO’in % 10-15 kadari myoglobin ve sitokrom oksidaz gibi doku proteinlerine baglanir. Daha az bir kismi da plazmada çözünür.  2,3 difosfogliserit olusumunu azaltarak muhtemelen bununla iliskili ve daha da önemlisi hemoglobinden oksijenin ayrilmasi zorlasir. Kan hücrelere ve dokulara oksijen tasiyamaz hale gelir, yani hipoksi olur. CO zehirlenmesi sonuçta ölüme neden olur. Yaslilar çocuklardan daha dirençsizdir. Karboksi hemoglobin düzeyi büyüklerde %40’a çocuklarda % %50’e ulastiginda bayginlik, %60-70’e ulastiginda ise ölüm görülür.

Aslinda degisik kaynaklardan olusarak havaya geçen CO derisimi %0,001 kadar bulunur. Hemoglobinin yikimi sirasinda açiga çiktigindan düsük düzeyde de olsa her insanda bulunur. Yeni dogan çocuklarda ve sigara içenlerde miktari normalin iki kati üzerine çikabilmektedir. Tehlike siniri 50ppm veya 55 mg/m3 olarak verilir.

 Zehirlenenler normal yasama döndürülebilir mi?

Zehirlenen kisiler bayilmis olsalar bile saglik kuruluslarina yetistirilebilirlerse normal yasama döndürülebilirler. Çogu kez de deneyimli hekimler kanda karboksi hemoglobin ve oksi hemoglobin tayini gibi normal zehirlenme teshisi için gerekli tetkikleri yapmadan bile tedaviye baslayabilir. Saglik kurulusuna ulastirilan hastanin acil kan kontrolü yapilarak çok geç kalinmadan hastaya basinçli oksijen verme, serum fizyolojik vererek kani seyreltme, bikarbonat çözeltisiyle kanin pH ayari, oksijence zenginlesmis kan verme gibi acil müdahalelerle ölüm öncesi hasta bile normale döndürebilir. Hatta zehirlenme nedeniyle görülebilecek geçici nörolojik bozukluklar bile tedavi edilebilir. Bu nedenle zehirlenme olayina tanik olanlar zehirlenmesinden süphelenilenleri zaman kaybetmeden en yakin saglik merkezine ulastirilmalidirlar. Sonuç olarak hastalar suursuz, baygin bile olsalar ümit kesilmeden tedaviye çalisilmalidir. Örnek olarak Almanya’da 1968-1975 yillari arasinda hastaneye getirilen 3779 zehirlenme magdurundan sadece 130’u (%3.4) kurtarilamayarak ölümle sonuçlanmistir. Isyeri zehirlenmelerinde ölüm orani sadece % 1.8 kadardir.

Karbon monoksit dedektörleri her zaman güvenli mi?

Hava gazi kullanildigi yillarda gazlara etil merkaptan gibi pis okulu gazlar da eklenerek kullanicilarin gaz kaçagina karsi uyarilmalari saglanirdi. Zira hava gazi hidrojen gibi patlamayla yanacak gazin yaninda karbondioksit gibi zararsiz ve kokusuz zehirli gazlar da içerirdi. Gaz kaçagi ve sizintisi sikisma ve elektrik kontagi ile patlamalara neden olur. Ancak ölümle sonuçlanan olaylar gaz kaçagi sonucu degil, az yanma sonucu olosan CO gazindan kaynaklanir. Dogal gazlara bu tür gazlar eklenmesi yerine daha teknik önlemlerle gaz kaçaklari hiç olmayacak sekilde iletim ve yakma sistemleri gelistirilmistir. 

Karbon monoksit zehirlenme olaylari siklastikça bu gaza özgü gaz dedektörleri reklamlari da artmakta ve tüm kullanicilar adeta gaz dedektörü almaya zorlanmaktadir. Teknolojinin, özellikle elektronik algilama sistemlerinin gelistigi çagimizda CO dedektörleri de üretilmistir. Prensip olarak bir ortamda CO varligini gösteren ve uyaran bu gazin fiziksel ve kimyasal özelliklerine dayali spesifik dedektörler de yapilmistir. Infraret absorpsiyonuna dayali dedektörler çok pahali, kimyasal tepkimeye dayali dedektörlerin ise kullanimi zor ve pratik degildir. Piyasada ucuz satilabilen CO’e özel kristal dedektörleri ise kisa ömürlü olmasi yaninda pilleri zamaninda degistirilmezse verdigi güvenlik aldatici olabilir. Dedektör kullanma yerine tam yakma ve atik gazlari zararsiz atma tekniklerine uygun önlemlerin alinmasi daha dogru ve güvenli yoldur.

Aslinda zehirlenmenin basladigi siddetli bas agrisi, bas dönmesi, güçsüzlük ve halsizlik, görmede bozukluk, sersemlik, bulanti ve kusma, vücutta uyusuklukla, sonunda bayilmayla kendini gösterdiginden en iyi önlem bilgi ve bilgili olmaktir.

Prof. Dr. Mehmet Dogan

Kömür Hakkinda 10 Aci Gerçek

Dünyadaki korbondiyoksit kirliliginin yaklasik üçtebirinden kömürlü termik santraller sorumlu. Ancak ne yazik ki kömrün tek suçu iklimi degistiren en tehlikeli fosil yakit olmasi degil. Kömürün yaratacagi trajedi bundan çok daha fazlasi.

Greenpeace ihtiyacimiz olan enerjiyi çevreye zarar vermeden de elde edebilecegimizi göstermek için çalisiyor

Kömüre bagimli ülkeler yüzünden gezegenimizin iklimi hizla degisiyor. Türkiye de bir çogu ithal kömürle çalisacak 40 kömürlü termik santral nedeniyle bu bagimli ülkelerden biri olmaya aday. Ancak kömüre bagimli olan ülkeleri bekleyen bazi aci gerçekler var. Topragin ve suyun zehirlenmesi, olasi asit yagmurlari ve erozyon bunlardan sadece bir kaçi...

Iste Kömürle ilgili 10 aci gerçek:

Kömür iklim degisikligine neden olan en tehlikeli yakittir.

Içerdigi yüksek miktardaki karbon nedeniyle termik santrallerde kömür kullanmak en çok karbondioksit kirliligine yol açan enerji üretim seklidir. Tüm dünyada kömür santrallerinden sadece bir yilda 7 milyar ton karbondioksit salimi gerçeklesmektedir.

Aci Gerçek 1 : Bu miktar dünyadaki yillik karbondioksit salimlarinin %41'ini olusturur. Ayrica kömür madenciligi de, karbondioksitten 20 kat güçlü olan metan gazinin açiga çikmasina neden olur.

Kömür santralleri civa kirliligine sebep olur.

Civa insan vücuduna ciddi zararlar veren ve nesilden nesile geçebilen bir nörotoksindir.

Civa bölgedeki su kaynaklarinin kalitesinin düsmesine neden olur. Topragi zehirler ve besin zincirine karisarak sayisiz ölümcül hastaliga sebep olur.

Aci Gerçek 2 : Kömür santralleri yilda 1450 metrik ton yani %50'lik bir payla civa kirliliginin en büyük sebebidir.

Kömür, asit yagmurlarina sebep olur.

Asit yagmurlarinda ortaya çikan duman tüm ekosistemi yok edebilir. Orta Avrupa'da kömür santrallerinin etrafinda çok genis alanlari kapsayan orman kayiplari kaydedilmistir. Birçok kömür santrali bulunan Çin'de 487 sehrin %54.5'ünde asit yagmuru gözlendi. Asit yagmurlari ayrica insanlarda astim ve akciger kanseri basta olmak üzere sayisiz hastaliga sebep olur.

Aci gerçek 3 : Kömür santralleri asit yagmuruna sebep olan kükürtdioksit ve azotoksit'in açiga çikmasina neden olur.

Kömür, küçük partiküller ve radyasyon yoluyla gerçeklesen hastaliklarin kaynagidir.

Kömür yakmak zararli partiküllerin ve radyasyonun açiga çikmasina neden olur. Bu parçaciklar akciger fonksiyonlarinda azalma, astim, kardiyovasküler rahatsizliklar ve bebek ölümlerine sebep olur.

Aci Gerçek 4 : Yatagan'in 50 köyünün 34'ünde radyasyon miktarinin insan sagliginin kabul edebilecegi sinirin çok üzerinde, küllerin atildigi bölgelerde ise 19 kat daha fazla oldugu belirtilmistir (Keskin ve Mert, 2002). Solunum sistemi hastaliklari Yatagan'da Mugla merkezine oranla iki kattan daha sik görülmektedir (TTB, 2000)

Kömürün yanmasi sonucu açiga çikan atik zehirlidir.

Kömür yakildiginda ortaya çikan artiklar agir metaller ve zehirli maddeler içerir. Örnegin, insan sagligina veya çevreye zarar verebilecek miktarlarda arsenik, kadmiyum, krom ve kursun bulunabilir. Bu kirleticiler içme su kaynaklarina, yüzey su gövdelerine, bitkilere veya hayvanlara ulastiginda riskler meydana gelir.

Aci Gerçek 5 : Kisirlik, kanser, prostat ve solunum sorunlari, kardiyovasküler ve nörolojik hasarlar, hipertansiyon, isitme bozuklugu bu maddelerin sebep oldugu hastaliklardan sadece bir kaçi.

Kömür tatli su kaynaklarini azaltir.

Kömür santrallerinden yayilan zehirli maddeler bölgedeki tatli suyu kirletir. Kömür madenciligi ise asit maden kanalizasyonu (AMD) yoluyla su kirliligini tetikleyen nedenlerinden biridir. AMD; minerallerin oksijen ve suya maruz kalmasi sonucunda olusan ve agir metal içeren atik sudur. Bu zehirli su sizdiginda sadece yeralti sularini degil topragi da zehirler.

Aci Gerçek 6 : Kömür santrallerinin kurakliga sebep olmasinin yani sira kömür madenciligi de her gün tahmini 70 milyonla, 260 milyon galon su gerektirmektedir.

Kömür madenleri yaralanmalara ve ölümlere yol açar.

Kömür madenciligi yerel halk ve madenciler üzerinde de olumsuz etkilere sahiptir. Kömür madenciliginin yol açtigi ölümler tahmin edeceginizden kat kat fazladir. Örnegin Çin'de 2006 yilinda 3.000'e yakin kömür madeni kazasi gerçeklesti.

Aci Gerçek 7 : Bu kazalar 4.700 insanin ölümüne yol açti. Ülkemizde ise sadece Zonguldak'ta 1955-2006 yillari arasinda 2.670 isçi öldü, 319.792 isçi ise yaralandi.

Kömür madenciligi erozyona neden olur.

Madencilik alaninin yüzeyindeki bitki örtüsü yok edilir. Bu durum toprak erozyonunu tetikler. Açik kömür madenciliginde yeraltindaki kömürün zayif baglanti yerlerine ulasabilmek için daglarin tepeleri patlatilir. Yeralti madenciligi de çökebilecek yeralti bosluklarina sebep olur.

Aci Gerçek 8 : Bu nedenle bölgede tarim potansiyelinde azalmaya sebep olur, akinti rezervlerinde depolama kapasitesinde kayiplara yol açar, azalan nehir kanal kapasiteleri yüzünden sel baskinlarini artar bu da beraberinde erozyonu tetikler.

Kömür elektrik üretiminde verimsizdir ve çok fazla toplumsal maliyeti vardir.

Diger fosil yakitlarla karsilastirildiginda kömürün daha ucuz oldugu düsünülür. Oysa kömürün gizli maliyeti üçüncü kisilere yüklenen toplumsal maliyetlerden kaynaklanir. Aslinda, kömürün gerçek maliyeti yerel topluluklar üzerine yükledigi saglik problemleri, tarima verdigi zararlar, su kaynaklarinin azalmasi gibi sorunlari içermektedir

Aci Gerçek 9 : Türkiye'deki kömür rezervleri çogunlukla linyit olarak siniflandirilmaktadir; linyit en düsük karbon içerigine ve en yüksek nem oranina sahip kömür türüdür. Kirletme orani çok yüksektir ve enerji degeri çok düsüktür. Bu kömür santrallerini daha az verimli hale getirir, elektrigi daha pahali konuma getirir ve toplumsal maliyetleri arttirir.

Kömür fiyatlari petrol fiyatlarina bagli olarak sürekli artmaktadir.

Yani, kömür ithal etmek çok anlamsizdir. Kömür ticaretinde önemli bir faktör, %70 oranla tasimaciliktir. Petrol fiyatlarinin artisi, tasimacilikta kullanilan yakit olmasi dolayisiyla kömür fiyatlarini da arttirmaktadir.

Aci Gerçek 10 : Küresel piyasalarda, 2000-2006 yillari arasinda kömür fiyatlari ikiye katlanmistir. Mayis 2007 ile Mayis 2008 arasinda Avrupa'daki pesin fiyat metrik ton basina 70 ABD Dolarindan 150 Dolara yükselmistir.

40 yeni kömür santralinin yapimiyla ülkemizin bu aci gerçekleri yasamasina izin vermeyelim. Henüz çok geç degil. Greenpeace'in enerji ve iklim kampanyasina vereceginiz destek bizi daha da güçlendirecek ve çok geç olmadan gezegenimizin degisen iklimini, kirlenen havasinii, zehirlenen suyunu ve topragini korumamiza yardim edecek. Hem enerji ihtiyacimizi karsilayacak, hem iklimi kurtaracak hem de daha ucuza mal olacak bir enerji planimiz zaten var: Enerji [D]

Haber : Ali Dursun www.gorelesol.com

Haberi Ekleyen: Görman Hesler

Bu haber 798 defa okunmuştur.

Paylaş

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Görele

Mırıldak kafa karıştırıyor

Mırıldak kafa karıştırıyor Mırıldak Osman Usta tacizci Hasbi Dede'yi aklamak için çırpınıyor

Hasbi Dede İhraç edildi

Hasbi Dede İhraç edildi Tacizden yargılanan Hasbi Dede CHP’den ihraç edildi

Frene basmamışlar

Frene basmamışlar Frene basmamışlar

Tuana Cenazesi Çarşamba günü uğurlanacak

Tuana Cenazesi Çarşamba günü uğurlanacak Tuana Cenazesi Çarşamba günü uğurlanacak

Hayata Tutunamadı

Hayata Tutunamadı Tuana Torun hayatını kaybetti

GÖRELE ' DE HAVA DURUMU

GIRESUN

RÖPORTAJ

Murat Kul ile balıkçılık üzerine söyleşi

Murat Kul ile balıkçılık üzerine söyleşi

ARŞİVLEN HABERLER

Arama
ssssssssssssssssssssssssssssssssssss