Sili’li madencileri kapitalizm kurtarmis!
Sabah yazari Süleyman Yasar, Sili’deki madencileri “serbest piyasa ekonomisinin kurtardigini” yazdi. Oysa, fark etmeseler de, Sili’de sadece bu sene ölen tam 31 isçinin ve daha önce ölen çok daha fazlasinin kani, serbest piyasa savunucularinin ellerinde.
Sabah Gazetesinden Süleyman Yasar, Sili’de 70 gün yerin 700 metre altinda kaldiktan sonra dün hepsi kurtarilan 33 madenciyi “serbest piyasa ekonomisinin kurtardigini” yazdi.
“Sili’de madencileri serbest piyasa ekonomisi kurtardi” baslikli yazisinda Süleyman Yasar, yazisinda bu argümanina dayanak olarak yalnizca kurtarma operasyonunda kullanilan çesitli teçhizatin dünyanin farkli ülkelerindeki sirketler tarafindan üretilmis olmasini gösterdi.
Aslinda Wall Street Journal gazetesinde konuyla ilgili çikan bir haberin özet çevirisinin basina ve sonuna birer paragraf eklemekten ibaret olan yazisinda Yasar, son paragraf’ta sunlari söyledi: “Peki bu basarili kurtarma operasyonunu saglayan sistem nedir ? Bu sistemin, serbest piyasa ekonomisinin getirdigi kâr amaçli yenilik dinamigi ve özgür iletisim oldugunu ileri sürebiliriz. Aksi takdirde madencileri kurtarmak mümkün olmayacakti. Çünkü devlet kontrolünde kapali bir ekonomi yeniliklere izin vermez. Küresel düzeyde özgür iletisim ve serbest ticaret olmasa, madenciler için gerekli malzeme akimi saglanamayacakti. Anlayacaginiz 33 madencinin kurtarilmasi, insan hayatina deger veren yöneticiler kadar serbest piyasa ekonomisinin de bir basarisidir. Bizdeki merkezi planlamacilara ve kapali ekonomiyi savunanlara duyurmakta fayda var.”
Bir tek kapitalistler mi ticaret yapabiliyor?
Yasar’in yazisinda argüman olarak kullandigi tek örnek, aslinda serbest piyasanin bir üstünlügünü göstermiyor. Sosyalist ekonomiye sahip ülkeler de dis ticaret yapiyor, kapitalist ülkelerden çesitli mallari satin aliyor, bunlara ihracat yapiyor.
Üstelik, sosyalist ekonomilerde tüm isçilerin sagligi devlet güvencesinde oldugu için, gerekli teçhizatin saglanmasi isini her durumda devlet üstleniyor. Sosyalist ülkelerin benzer durumlarda ne kadar dayanismaci olduklari da biliniyor. Küba halen Çernobil kazasi magduru çocuklarin bakimini üstleniyor.
Sili’deki sirket ölüme terk edecekti isçileri
Ancak Sili’de ne olup bittigiyle ilgili büyük basindaki birkaç haber disinda hiçbir bilgiye sahip olmadigi anlasilan Yasar, kazanin ardindan maden sahibi San Esteban sirketinin, isçilerin kurtarilmasi operasyonunun tahmini maliyeti olarak hesaplanan 10 milyon dolari karsilayamayacagini, bu yüzden de elinden bir sey gelmeyecegini açikladigini yazmiyor, çünkü bilmiyor. Sili hükümeti, bu kaza isçilerin yeraltinda mahsur kalmasi gibi tasidigi trajik insani yönle tüm dünyanin gündemine oturunca, bir prestij meselesi haline döndügü için konunun üzerine gitti. Aksi halde, serbest piyasa ekonomisi o isçilerin kurtarilmasini “maliyet hesabi” nedeniyle bir tarafa birakacakti.
Bu sene tam 31 madenci öldü!
Isçilerin can güvenliginin aslinda Sili hükümetinin de, sirketlerin de umurunda olmadigi, ya da Yasar’in tabiriyle serbest piyasa ekonomisinin umurunda olmadigi, bu kadar medyatik olamayan diger kazalarda yasananlara bakildiginda apaçik görülüyor.
Madencilik sektörünün çok önemli oldugu Sili’de yalnizca bu sene madenlerde 31 ölümlü kaza yasandi. Son on yilda ise rakam 373’ü buluyor. Ülkede her sene ortalama 39-40 madenci maden kazalarinda hayatini kaybediyor.
33 madenci zaten sirket yüzünden kapana kisilmisti!
Süleyman Yasar, madencilerin bir “kaza” sonucu yeraltinda mahsur kaldiklarini sansa da, gerçek çok farkliydi. Göçügün oldugu sirada acil çikisa yönelen isçiler, sirketin maliyeti düsürmek amaciyla buraya merdiven koymadigini gördüler. Isçileri yeraltina hapseden sirket, bir de üstüne, herhangi bir tazminat veremeyecegini belirterek “Madenciler çiktiginda onlarin birikmis maaslarini dahi ödeyemeyebiliriz” açiklamasi yapmisti.
Dahasi da var. Kazanin yasandigi San José madeni, 2006 ve 2007’de ölümlü kazalara sahne olmus, protestolar nedeniyle kapatilmisti. Ancak bir sene sonra gerekli önlemler alinmamis olmasina ragmen, yetkililer madenin açilmasina izin verdi. Sili medyasi, bu olayda rüsvet döndügüne dair çok ciddi iddialar ortaya atti.
Denetimsizligin sebebi de serbest piyasa
Sosyalist ülkeler, istatistiksel olarak her zaman kapitalist ülkelere göre is güvenligi ve isçi sagliginda çok daha ileri oldular. Ancak Sili’de kapitalizm kosullari altinda bile daha iyisi basarilabilecekken, maden kazalarinin bu kadar sik yasanmasinin sebebi de serbest piyasa ekonomisi.
Madencilik, ülkenin kilit sektörü. Salvador Allende iktidara geldiginde ilk aldigi karar, madenleri kamulastirmak olmustu. Augusto Pinochet darbe yaptiginda ilk yaptigi ise madenleri tekrar özellestirmekti. Diktatörlük zamaninda madenlerin satildigi patronlarin kârlari gözetilerek sendikalar tamamen ezildi. Sendikalarin yoklugunda, isyerlerinin güvenlik kosullarina dair isçilerin denetim mekanizmasi da ortadan kalkmis oldu. Devlet denetimi ise bir facia: Tam 4500 maden bulunan Sili’de, bu madenlerde denetim yapmak üzere sadece 16 müfettis bulunuyor.
(soL)
Bu haber 1264 defa okunmuştur.