Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bakanlık,etnik kimlik raporu hazırlıyor!
18 Eylül 2014, 23:15

Bakanlık,etnik kimlik raporu hazırlıyor!

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik'in talebiyle hazırlandığı öğrenilen raporda, etnik kimliklerin Türkiye'nin hangi bölgelerinde yaşadığı, ne kadar nüfusa sahip olduğu gibi bilgilerin yanı sıra ülkenin geleceğine ilişkin temel talepleri de yer alacak

Bakanlik,etnik kimlik raporu hazirliyor!

ETNIK BÖLÜNME TBMM'SINCE RESMILESTIRILECEK VE HAYATA SOKULACAK!

Kültür ve Turizm Bakani Ömer Çelikin talebiyle hazirlandigi ögrenilen raporda, etnik kimliklerin Türkiyenin hangi bölgelerinde yasadigi, ne kadar nüfusa sahip oldugu gibi bilgilerin yani sira ülkenin gelecegine iliskin temel talepleri de yer alacak.

Kültür ve Turizm Bakani Ömer Çelikin talebiyle hazirlandigi ögrenilen raporda, etnik kimliklerin Türkiyenin hangi bölgelerinde yasadigi, ne kadar nüfusa sahip oldugu gibi bilgilerin yani sira ülkenin gelecegine iliskin temel talepleri de yer alacak.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölümünden Doç. Dr. Sükrü Aslan baskanliginda bir grup akademisyen, Türkiye'deki etnik kimlikler üzerine bir rapor hazirliyor.

Kültür ve Turizm Bakani Ömer Çelik'in talebiyle hazirlandigi ögrenilen raporda, etnik kimliklerin Türkiye'nin hangi bölgelerinde yasadigi, ne kadar nüfusa sahip oldugu gibi bilgilerin yani sira ülkenin gelecegine iliskin temel talepleri de yer aliyor.

Raporun ilk bölümü tamamlandi ve geçen aylarda, Ankara'da Bakan Çelik'e sunuldu. Bu bölüm, 1965 yilina kadar nüfus sayimlarinda sorulan ''Anadiliniz nedir?'' sorusuna, kisilerin verdigi yanitlardan yola çikarak olusturuldu.

Planlanan ikinci bölümde ise etnik kimlikleri temsil eden vakif, dernek gibi kuruluslarin verdigi bilgilerle, Türkiye'nin 1965 sonrasindaki etnik profili sergilenecek.

SEVR' 64 MADDESI TÜRKLERE BIRLESMIS MILLETLER IKIZ YASASI DENILEREK VE TÜRK MILLETINDEN SAKLANARAK AKP VE CHP OYLARIYLA KABUL ETTIRILDI.

Sevr'in 64 maddesi

MADDE 64.

Isbu Andlasmanin yürürlüge konusundan bir yil sonra, 62. Maddede belirtilen bölgelerdeki Kürtler, bu bölgelerdeki nüfusun çogunlugunun Türkiye’den bagimsiz olmak istediklerini kanitlayarak Milletler Cemiyeti Konseyine basvururlarsa ve Konsey de bu nüfusun bu bagimsizliga yetenekli oldugu görüsüne varirsa ve bu bagimsizligi onlara tanimayi Süryani-Gildaniler” salik verirse, Türkiye, bu ögütlemeye [tavsiyeye] uymagi ve bu bölgeler üzerinde bütün haklarindan ve sifatlarindan vazgeçmegi, simdiden yükümlenir.

Bu vazgeçmenin ayrintilari Baslica Müttefik Devletlerle Türkiye arasinda yapilacak özel bir sözlesmeye konu olacaktir. Bu vazgeçme gerçeklesirse ve gerçeklesecegi zaman, Kürdistan’in simdiye dek Musul Ilinde [Vilâyetinde]41 kalmis kesiminde oturan Kürtlerin, bu bagimsiz Kürt Devletine kendi istekleriyle katilmalarina, Baslica Müttefik Devletlerce hiçbir karsi çikista bulunulmayacaktir.

2003’de kabul edilen BIRLESMIS MILLETLER IKIZ YASASINA GÖRE ISE KI SEVR'IN 64 MADDESI HAYATA GEÇECEKTIR.

1. Bütün halklar kendi kaderlerini tayin hakkina sahiptir. Bu hak vasitasiyla halklar kendi siyasal statülerini serbestçe tayin edebilir ve ekonomik, sosyal ve siyasal gelismelerini serbestçe sürdürebilirler.

2. Bütün halklar, ........, dogal kaynaklari ve zenginlikleri üzerinde kendi yararina serbestçe tasarrufta bulunabilir. Bir halk sahip oldugu maddi kaynaklardan hiçbir kosulda yoksun birakilamaz.

3. ......bu sözlesmeye taraf bütün devletler, kendi kaderini tayin hakkinin gerçeklestirilmesi için çaba gösterir ve Birlesmis Milletler sartinin hükümlerine uygun olarak bu hakka saygi gösterir. denmektedir.

Ikiz sözlesmeler olarak anilan bu sözlesmelerin bu maddeleri ÇEKINCESIZ kabul edilmistir.

SIMDI ANLADINIZ MI NE YAPMAK ISTEDIKLERINI

KÜRT VE DIGER ETNIK BÖLGELER BELIRLENEREK TÜRKIYE'DEN KOPARILACAK VE BU ÇALISMA TÜRK'E IHANET EDEN TBMM'SINCE GERÇEKLESTIRILEREK BIRLESMIS MILLETLER NEZDINDE KABUL GÖRECEK VE ONAYLANACAK

HAZIRLAN IÇ SAVAS YAKINDA

UYAN ARTIK UYAN!

Esat Tomruk Ingiliz Kemâl

Türkiye’nin etnik haritasi

Kültür ve Turizm Bakani Ömer Çelik’in talebiyle hazirlandigi ögrenilen raporda, etnik kimliklerin Türkiye’nin hangi bölgelerinde yasadigi, ne kadar nüfusa sahip oldugu gibi bilgilerin yani sira ülkenin gelecegine iliskin temel talepleri de yer alacak.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölümünden Doç. Dr. Sükrü Aslan baskanliginda bir grup akademisyen, Türkiye’deki etnik kimlikler üzerine bir rapor hazirliyor. Kültür ve Turizm Bakani Ömer Çelik’in talebiyle hazirlandigi ögrenilen raporda, etnik kimliklerin Türkiye’nin hangi bölgelerinde yasadigi, ne kadar nüfusa sahip oldugu gibi bilgilerin yani sira ülkenin gelecegine iliskin temel talepleri de yer aliyor.

MSGSÜ Rektörü Yalçin Karayagiz’in aktardigina göre, raporun ilk bölümü tamamlandi ve geçen aylarda, Ankara’da Bakan Çelik’e sunuldu. Bu bölüm, 1965 yilina kadar nüfus sayimlarinda sorulan “Anadiliniz nedir?” sorusuna, kisilerin verdigi yanitlardan yola çikarak olusturuldu. Yaklasik bir yilda tamamlanmasi planlanan ikinci bölümde ise etnik kimlikleri temsil eden vakif, dernek gibi kuruluslarin verdigi bilgilerle, Türkiye’nin 1965 sonrasindaki etnik profili sergilenecek.

Kültür Bakanligi’nin bu raporu nasil degerlendirecegi merak konusu. Acaba Kültür Bakanligi, etnik kimlikler üzerine bir kültür politikasi mi gelistirecek ya da özel bir proje mi hazirlayacak? Bunlar, bakanliktan yanitini bekledigimiz sorular.

Raporun içeriginde neler oldugu ve niçin böyle bir çalisma yaptiklarinin yanitini ise Doç. Dr. Sükrü Aslan’dan ögrendik.

Tunceli örnegi

Daha önce böyle bir akademik çalisma yapildi mi?

Türkiye’de etnik köken çalismalarinin tarihi eski. Gelgelelim önceki çalismalarin ortak özelligi, her nerede kim varsa onlarin Türk oldugunu “bilimsel” olarak tespit etmekle sonuçlanmis.

Bir örnek geldi aklima: Tunceli’de 1985 yilinda valilik tarafindan bir sempozyum düzenleniyor. O zamanin valisi darbenin atadigi emekli bir general. Sempozyuma çesitli üniversitelerden akademisyenler çagiriliyor. Amaç, Tunceli’deki halkin menseinin ne oldugunu tartismak. Sonucunda kanaat getiriyorlar ki Tunceliler Türk’tür. Tabii bunu “bilimsel olarak” da kanitlamalari lazim. Tunceli’nin bazi köylerinde koç yahut koyun basli mezar taslari var. Bunlari görürlerse bilecekler ki mezar taslari Akkoyunlular’dan kalma. Akkoyunlular da bir Türk devletiydi. Dolayisiyla Tunceli Türk’tür diye karara varacaklar. Memleketin saygin profesörlerinin dag bayir dolasmasina vali sicak bakmiyor. Mezar taslarini almak için askerleri görevlendiriyorlar ve askerler mezar taslarini toplayip sempozyumun yapildigini yere getiriyor ve hocalarimiz son incelemeleri yapip, evet diyorlar bu mezartaslari Akkoyunlulardan kalma ve bunlarin bulundugu yerde yasayanlar Türk’tür.

Nereden icap etti?

Sizin çalismalarinizdan söz edersek...

Ben 10 yildir etnisite sosyolojisiyle ilgileniyorum. Nereden icap etti? Çünkü bu bizim gerçegimiz. Bizden önceki sosyologlar bunu tartisamamislar, konusamamislar. Son derece anlasilir bir durum. Çünkü bunu tartismanin bir bedeli vardi.

Politikacilarin bir kismi bu gerçege gözlerini kapadilar diye biz de kapatamayiz. Akademisyenler ile politikacilari ayiran temel özellik bu olmali. Bunun için hesap sorarlarsa da sorsunlar.

Daha önemlisi Türkiye’nin böyle çalismalara ihtiyaci var. Çünkü etnik kimlikler küresel politikanin en önemli degiskeni. Buna göre politika yapiliyor. Aslinda geçmiste de politikalar buna göre üretiliyordu. Bütün devletlerin çekmecelerinde böyle raporlar olur. Fisleme deriz ya... Simdinin dünyasini geçmisten ayiran fark ise, artik bu raporlar açiga çikiyor. Bunu çekmeceye koyariz dediginiz sey çekmecede durmuyor. 21. yüzyil dünyasinda bunlari gizlemenin imkâni yok.

Sözü suraya getirmeye çalisiyorum: Diyelim ki Türkiye’de bir hükümet “Evet biz de Türkiye Cumhuriyeti olarak kendi geçmisimizle yüzlesmek, Türkiye’deki etnik kimliklerin kültürel ve siyasal taleplerine çözüm getirmek istiyoruz” dedi. Ne yapacak? Hangi veriye göre hareket edecek? Bizim yaptigimiz sey bu sorulara yanit aramak.

Fisleme çekincesi

Fisleme dediniz. Siz raporu hazirlarken, “fisleme yapildigi” konusunda bir çekinceniz oldu mu?

Olmaz mi? Bu ülkede yasanan tecrübelerden sonra herkesin böyle bir çekincesi olur. Ama biz mesru ve dogru bir is yaptigimizi düsünüyoruz.

Aslinda önemli olan su galiba: Verilerin neye hizmet ettigi...

Verilerle ne yapilacagina dair karar politikacilara aittir. Akademisyenler “Türkiye’nin geçmisiyle yüzleselim” derse bunun pratik bir karsiligi yoktur. Biz politika yapicilara veri üretmek durumundayiz. Türkiye’de kaç etnik kimlik var, nerede yasarlar, ne kadar nüfuslari var,neler isterler,nasil beklentileri var.Bizim yaptigimiz bunu bilimsel bir sekilde ortaya koymak.

Saha çalismasi

Ikinci bölümde ne tür bilgiler yer alacak?

Türkiye’de Avrupa’da da oldugu gibi son 15-20 yildir etnik kimlikler örgütleniyor. Vakiflar, dernekler araciligiyla gazeteler, dergiler çikariyorlar, internet siteleri var. Bu kurumlarla görüstügümüzde söz konusu etnik gruplarin popülasyonuna ve diger verilerine dair bilgi almak mümkün olacaktir diye düsünüyoruz. Projemizin ikinci bölümü bu kurumlarla görüsme üzerine kuruludur. Etnik gruplarin hazirladigi raporlardan da yararlanacagiz. Ayrica sahada, anket yöntemiyle bir çalisma yapmayacagiz. Ama sosyolojik anlamda bu da bir saha çalismasidir.

Örnegin, 64 yilinda Rumlarin çogu Türkiye’yi terk etmek zorunda kaliyor ve etnik profil degisiyor. 65’ten sonrasi için, benzer, çarpici neler söylenebilir?

1960’li yillar Türkiye’de irkçi politikalarin tavan yaptigi bir dönem. Sizin de söylediginiz gibi, Rumlara yönelik siyasi kararlar bunun en çarpici örnegi. Ama 1960’li yillardan sonra da Müslüman etnik gruplara yönelik çok radikal, dislayici, hâlâ büyük ölçüde devam eden politikalar var. Özellikle Kürtlere karsi... Pek çok Kürt politikaci var hâlâ hapiste. Sadece son 10 yil içinde KCK davasindan 5 bin tutukludan bahsediliyor. Bu korkunç bir sayi. 5 bin katilden bahsetmiyorsunuz, kültürel hakkini savunan 5 bin kisiden söz ediyorsunuz. Türkiye’nin bunlardan kurtulmasi gerekiyor.

Cumhuriyet

Haberi Ekleyen: Görman Hesler

Bu haber 712 defa okunmuştur.

Paylaş

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Haber

Emekli öğretmen Abdullah Coşkun'un ölümünde yeni detay: 112 kayıtları trafikteki şiddeti ortaya koydu

Emekli öğretmen Abdullah Coşkun'un ölümünde yeni detay: 112 kayıtları trafikteki şiddeti ortaya koydu Emekli öğretmen Abdullah Coşkun'un ölümünde yeni detay: 112 kayıtları trafikteki şiddeti ortaya koydu

Köyüne Dönene Maaş ve 300 Koyun

Köyüne Dönene Maaş ve 300 Koyun Fakıbaba, köyüne geri dönen çiftçi ailelere 300 damızlık koyun ile maaş verileceğini açıkladı

Kişisel Verileri Korumayana Ağır Ceza Geliyor

Kişisel Verileri Korumayana Ağır Ceza Geliyor Uymayanlar hakkında 25 bin TL'den 1 milyon TL'ye kadar idari para cezası uygulanacak.

Seçime Girecek Partiler Açıklandı

Seçime Girecek Partiler Açıklandı İyi Parti listede yok

Kış lastiği takmamanın cezası ne kadar?

Kış lastiği takmamanın cezası ne kadar? Kış lastiği uygulaması 1 Aralık-1 Nisan arasında uygulanacak.

GÖRELE ' DE HAVA DURUMU

GIRESUN

RÖPORTAJ

Murat Kul ile balıkçılık üzerine söyleşi

Murat Kul ile balıkçılık üzerine söyleşi

ARŞİVLEN HABERLER

Arama
ssssssssssssssssssssssssssssssssssss