Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
CHP'nin Don Teklifi Mecliste Reddedildi
08 Haziran 2014, 02:31

CHP'nin Don Teklifi Mecliste Reddedildi

Selahattin KARAAHMETOĞLU don teklifi mecliste AKP çoğunluğu tarafından reddedildi

CHP’NIN KURAKLIK VE DON ILE ILGILI TEKLIFI GENEL KURULDA REDDEDILDI

Cumhuriyet Halk Partisinin tarim alanlarinda yasanan kuraklik ve don ile ilgili TBMM Arastirma Komisyonu Teklifi Genel Kurulda görüsüldü.

AKP oylariyla reddedilen önerge tarim alanlarimizda yasanan kuraklik ile 29-30-31 Mart 2014 tarihlerinde yurdumuzun bazi bölgelerinde meydana gelen don afetinin üreticimize ve tarimsal üretimimize, ihracatimiza verecegi zararlarin, önümüzdeki yillarda meydana getirecegi sorunlarin tespit edilerek, çözüm önerilerinin arastirilmasi ve bunun için yapilacak yasal düzenlemeler dâhil olmak üzere, alinacak önlemlerin tespiti için Anayasanin 98inci tüzügün 104 ve 105inci maddeleri geregince Meclis Arastirmasini içeriyordu.  Cumhuriyet Halk Partisi Grup önerisi lehinde söz alan önerge sahibi Selahattin Karaahmetoglu Genel Kurulda konustu:

SELAHATTIN KARAAHMETOGLU (Giresun) - Sayin Baskan, degerli milletvekilleri; kuraklik, don, sel ve son olarak dolu tarim ürünlerimize büyük oranda zarar vermistir. Yasadigimiz kuraklikla birlikte, buna eklenecek asiri sicak havalar neticesinde tarim sektöründe yasanan felaketin etkisi katlanarak artacak ve gelecek yillari etkilemesi muhtemel bir gida krizine dönüsebilecektir. Küresel isinmanin etkileri son yillarda ülkemizde de belirgin sekilde kendini göstermeye basladigini söylemek bu konudaki veriler isiginda bir kehanet olmayacaktir. Türkiye genelinde yagis miktari geçen yil ortalamalarina göre yüzde 37,5 oraninda azaldigi görülmektedir. Geçtigimiz yüzyilda Türkiye'de her on yilda sicaklik 0,2 santigrat artti ve yagista da yaklasik yüzde 10 azalma yasandi. Geçtigimiz kirk yilda Türkiye 2,5 milyon hektar sulak alanin yarisini ne yazik ki kaybetti. Yirmi yil içerisinde 4 bin metreküp olan kisi basina düsen su miktari 1.400 metreküpe düstü.Küresel isinmanin etkileri ülkemizde sanilandan daha hizli sekilde kendini göstermeye baslamistir. Küresel isinma, tarimsal alanda toplam ürün miktarinin azalmasiyla kendisini göstermektedir. Tarim arazilerinin korunmasi ve amaci disinda kullanilmamasi gerekmektedir. Gida ve tarim örgütü FAO'ya göre son yillarda kisi basina düsen tarim arazisi gelismis ülkelerde yüzde 14,3, gelismekte olan ülkelerde yüzde 40 oraninda azalmistir. Kisi basina düsen tarim arazisi miktari 0,23 hektar olup, 2050 yilinda 0,15 hektara düsecektir. Kitlik ve açligin dünyayi ciddi olarak tehdit ettigi 21'inci yüzyilda, toprak ve su en önemli stratejik maddeler olarak kabul edilmektedir. Kurak ve susuz geçen bir kisin ardindan 29-30-31 Mart 2014 geceleri büyük don felaketi yasanmistir. Tarimsal rekolte düsüsü simdiden gida enflasyonu seklinde kendini göstermeye baslamistir. Üreticiden baslayarak tüketiciye kadar ve ihracat gelirlerindeki büyük kayiplar anlaminda hepimiz bu faturayi ortak sekilde ödeyecegiz. Bugday üretimimizde yüzde 30, arpada yüzde 15 civarinda bir kayip öngörülmektedir. Bu, bugday fiyatinin yükselmesi ve ithalata basvurulmasi anlamina gelmektedir. Mera ve otlaklardaki kuraklik, yem ve saman üretimindeki düsüs sonucu hayvancilikta sorunlar yasanacaktir. Türkiye'nin hububat ambarlarindan Çukurova'da yasanan kuraklik nedeniyle rekoltenin yüzde 50 oraninda düsmesi beklenmektedir. Ayçiçegi, misir, pamuk gibi ürünlerde de sikintilar yasanacaktir. 2013 yilinda 22 milyon ton rekor bugday üretimine ragmen 4 milyon ton ithalat yapildigi dikkate alindiginda rekolte düsüklügünün ve kurakligin yaratacagi olumsuz etki daha iyi anlasilacaktir. Mart ayinda etkili olan don olayi Malatya'da kayisiyi, Karadeniz'de findigi vururken, bazi bölgelerde dolu da meyve agaçlarina ve zeytinliklere zarar vermistir. Ege Bölgesi'nde dolu yagisindan kirazda, üzümde, zeytinde, seftalide, armutta yüzde 70, yüzde 80, yüzde 90 oranlarina varan zararin oldugu bildirilmektedir. Findikta yüzde 40'i asan zarar meydana geldi. Dünya ihracatinin yüzde 80'inden fazlasini gerçeklestiren Türkiye'de kayisida zarar yüzde 90'lara vardi.

Sayin milletvekilleri, Dogu Karadeniz ekonomisinin iki ana diregi olan çay ve findikta da don felaketinden büyük zarar görüldü. Özellikle findik, Dogu Karadeniz Bölgesi'nde yasayan nüfusun önemli bir bölümü için tek geçim kaynagidir. Alternatif ürün kivi de don olayindan zarar görmüstür. Findik üretiminde ve ihracatinda dünyada ilk sirada yer alan Türkiye, yilda 600-700 bin ton kabuklu findik üretiyor ve bunun yaklasik yüzde 80'ini ihraç ediyor. Bu gelismeler Karadeniz Bölgesi tarimsal üretiminde bu yil büyük bir kayip yasanacagini gösteriyor. Geçen yil 570 bin ton dolayindaki findik rekoltesinin don nedeniyle bu yil 350 bin tona düsecegi öngörülüyor. Findikta yasanan don sebebiyle en fazla ürün kaybi Dogu Karadeniz Bölgesi'nde görülmektedir. Ordu, Giresun ve Trabzon üreticilerinin magduriyetinin giderilmesine dönük kanun teklifi verdigimizi de belirtmek isterim. Degerli arkadaslar, bir yil fazla olan rekolte, düsük olan yillarda ki ihtiyaci karsilamaktadir, findik elimizde kalacak iddialari hiç gerçeklesmemistir. Bu iddialar, tek geçimi findik olan üreticimizin elinden findiklari yok pahasina alinmak için yapilmaktadir. Yöremizde 1-2 ton findigi olan üretici findigim çok diye sevinir. Onun alin terinin karsiligini almasini saglamak hepimizin, boynumuzun borcudur.

2004 yilinda yasanan don afetinden sonra findik üreticisinin zararinin karsilanmasi için Hükûmet kararlar alsa da, afetin yaralarinin sarilmasi için verilen sözler yerine getirilmemistir. 1 milyar TL oldugu tahmin edilen don hasarinin Hükûmet tarafindan gasbedildigini bütçe marifetleriyle tanik olduk. 292 trilyon lira tespit etmislerdir, bunun 160 trilyon lirasi bütçe marifetiyle üreticiye verilmemistir. 2004 yilinda yasanan donda Giresun'da ürün ve rekolte kaybi daha fazla olmasina ragmen, belirlenen 35.649 findik üreticisine Giresun Il Hasar Tespit Komisyonu Raporu dogrultusunda tespit edilen yardimin bile ancak yüzde 44'ü ödenmis ve geri kalaninin ödenmesi kanunla durdurulmustur.  2004 yili afet yardimini alamayan findik üreticisine Tarim Bakani "Türkiye Büyük Millet Meclisinin iradesi bu yönde karar verdi." demistir. 4 Nisan 2004 yilindaki don afeti ardindan on yil sonra 29-30-31 Mart 2014 tarihinde yasanan don afeti findik üreticisini oldukça endiselendirmektedir. AKP iktidari 2004 don afetinden üreticiye olan borcunu da hesaba katarak düzenleme yapmalidir. Bunun yaninda geleneksel tarimsal üretimi yüzde 80 oranda yagislara bagli olan Türkiye'de kurakligin hâlen tarim sigortasi kapsami disinda tutuldugunu da hatirlatmak istiyorum. Seçim bölgem Giresun'da ziraat odalari, Il Gida, Tarim ve Hayvancilik Müdürlügü, TARSIM Bölge Müdürlügüyle yaptigim görüsmelerde, aldigim bilgilerde bölgemizde 250-300 metreye kadar olan yüksekliklerin altinda kalan kisimda findikta herhangi bir sorun yoktur. 300 metre yükseklikten yukaridaki findik bahçelerinde yüzde 70-80 oraninda, bölgenin ifadesiyle don yanigi vardir. 500 metrenin yukarisindaki findik bahçelerinde de bu oran yüzde 100'e varmaktadir. Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Ziraat Ana Bilim Dali Baskani Sayin Profesör Turan Karadeniz'in ifadelerinde de findik agaçlarinin dallarinin iki üç yil kendilerini onaramayacagini ve iki üç yil findik alamayacagini belirtmektedir. Yapilmasi gereken seyler, önerilerimiz; özellikle 2004 don afetinden dagitilmayan 160 milyon liranin findik üreticilerine dagitilmasi, tarimsal ve zirai kredilerin bir yil faizsiz olarak ertelenmesi ve yine gerektiginde faizsiz olarak kredi olanaklarinin saglanmasi, bölgemde, Giresun'da üreticilerin ancak yüzde 25'inin TARSIM'den poliçe yaptirdigini, yüzde 75'inin yaptirmadigini ya da yaptiramadigini düsünerek zararlarinin karsiliksiz hibe olarak verilmesi konusunda yaptigimiz önerilerimizin arastirma komisyonu kurularak, dikkate alinarak üreticimizin lehine bir karar verilmesi gerektigini düsünüyorum.  Ayrica dogal afetlerden etkilenen üreticilerin magduriyetini gidermek üzere 2006 yilinda baslatilan tarim sigortasi uygulamasinin don afetinin magdur üreticilerinin tamamini kapsamasi yaninda, kurakligin bir sigorta riski kapsaminda olmamasi nedeniyle kurakligin da risk kapsamina alinmasi ve bu konuda verdigim kanun teklifinin de gündeme getirilmesi üreticilerimiz lehine önemli bir katki saglayacaktir. Yüce heyeti saygiyla selamliyorum, saygilar sunuyorum.

Selahattin KARAAHMETOGLU SELAHATTIN.KARAAHMETOGLU@tbmm.gov.tr

Haberi Ekleyen: Görman Hesler

Bu haber 615 defa okunmuştur.

Paylaş

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Yöreden

Adıgüzel: “Fındıkta Ferrero Paralel Yapı!”

Adıgüzel: “Fındıkta Ferrero Paralel Yapı!” Adıgüzel, "Fındıkta Ferrero devlete paralel bir yapı gibi davranmaya başladı"

Hemşire, hastanede ölü bulundu

Hemşire, hastanede ölü bulundu Hemşire, görev yaptığı hastanede ölü bulundu

Dereli’de 9 saldırgan tutuklandı

Dereli’de 9 saldırgan tutuklandı olayla ilgili 9 şüpheli tutuklandı.

Espiye'de uyuşturucu operasyonu

Espiye'de uyuşturucu operasyonu Uyuşturucu tacirleri 2 kişi tutuklandı

Giresun’da feci ölüm

Giresun’da feci ölüm Testereyle boynundan yaralanan genç hayatı kaybetti.

GÖRELE ' DE HAVA DURUMU

GIRESUN

RÖPORTAJ

Murat Kul ile balıkçılık üzerine söyleşi

Murat Kul ile balıkçılık üzerine söyleşi

ARŞİVLEN HABERLER

Arama
ssssssssssssssssssssssssssssssssssss