|
Şeref Köçek
Çayeli’inden öteye
28 Temmuz 2013, 15:40
Çayeli’inden öteye A. Hikmet KÖKSAL  Çocukken de kendimce sizlanip söylendigim ama içerigi nedir bilmedigim bir türküydü. Ben türküde “yali yali “derken çabuk, acele zannederdim. Çayeli bir yerdi, oradan öteye gidelim gitmesine ama Çayeli’nin ötesinde ne var?Görmeyen oldugunu bu zamanda zannetmem ama Çayeli’ in dede, Çamlihemsin’de de, Ikizdere’de de Güneysu’ dada Karadeniz’in her koyunda her kösesinde her findik, her çay bahçesinde, her balikçi kahvesinde sevgi ve dostluk var. Çayeli’nden öteye gidelum yali yali Sirtundaki sepetun,ben olayim hamaliInsanlarin neden mutsuz, yilgin, sinirli ve kambur yürüdüklerini gördügümde hem kederlenmis ve hem de merak etmisimdir.Insanlar neden mutsuz olurlar? Bu kisa bir sorudur ama cevabi için yazilan kitaplara kütüphaneler de yer bulunmaz. Bilgide altin aramaya benziyor, sansin varsa erken bulursun karsina gelir. Bu sorunun cevabini ben böyle buldum.Rize Iyidere’deki çay bahçesinde bizimle tecrübelerini paylasan rahmetli Ali Amca ( Kavalci) uzun is hayati boyunca mücadele etmis, düsüp kalkmis bir is adamiydi. Uzunca bir sohbetimiz de Para kazanmak için sir sahibi olmak gerekmedigini belirterek “ para akillidir, su gibi gidecegi yeri bilir. Ama serbest birakilmaz, hapsedilirse kokar, bozulur. Eskiden büyük isler küçügü yutar derlerdi ama simdi hizli olan yavas olani yer, onun için kosacak sun, kim kosarsa o kazanir, buda zor degildir.Zor olan dost kazanmaktir, Insanlar paralari olmadigi için degil dostlari olmadigi için mutsuz. Sen dost kazanmaya bak, hayatin kolaylasir, yüzün hep güler” demisti. Ali Amcaya aynen katilirim.Parasizlik çok çektim ama dostsuz hiç kalmadim.Yolda kamburu çikmis, çatik kasli, sinirli ve yorgun insanlarin yoklugunu çektikleri sey san, söhret, para, yat, kat degil sevgi ve dostluktur.Emin olun bu zamanin insanlari sevgisizlikten önce dert sahibi olup, sonra ölüyor. Ünlü Psikolog Alfred Adler “ hayatta en çok zorluk çeken kisi dostlari olmayan ve onlarla ilgilenmeyen kisidir. Bu kisi baskalarina zarar verir.” demekteydi. Sevgisizligin tüm dünyayi sardigi günümüzde, insanlarin bir birlerine gittikçe daha da yabancilastigi çok aci gerçektir. Göz göze gelmeyen, hatta bir birlerinin yüzüne bakmayan derin ve samimi sevgilerini yitirmis insanlar, manevi anlamda tükenmis sanki içleri bosalmis.Sevgiyi kaybettiginde insanin içinde korkunç bir bosluk meydana gelir ve kaybettiklerinin yerini sikinti, azap, korku, gerginlik, kusku ve panik alir. Bu acidan kurtulmak içinde birçok insan ya uyusturucu ya aklini örten alkol ve benzer maddeler alir. Dogaldir ki sonuçta çok kötü olur. Sultan Abdülmecit’in annesi olan Bezm-i Âlem Valide Sultan’in sik sik kullandigi mührüne ve Vakif Gurabe hastanesi’nin cümle kapisina kazdirdigi su beyit asirlar öncesinden bize sesleniyor.Muhabbetten, Muhammed (s.a.v) oldu hâsil,Muhammedsiz (s.a.v) muhabbetten ne hâsil,Huzur Evleri’nin karinlari tok, sirtlari pek, görünür ihtiyaçlari karsilanan ama kimsenin aramadigi, çocuklarinin ugramadigi, komsularin merak etmedigi sevgiye aç insanlari sevgisizlik buralara atti. Medeni olmak böyle bir sey mi? Hadi canim…
Bu yazı 1928 defa okunmuştur.
Paylaş
|
GÖRELE ' DE HAVA DURUMU
RÖPORTAJ

Murat Kul ile balıkçılık üzerine söyleşi
|