Milli Egitim Bakanligi Sura Salonunda 30 bin ögretmenin atanmasi için kura çekim töreni yapildi. Törene Cumhurbaskani Erdogan’da katildi.
Törende yaptigi konusmada, “…sikintili yerler var, dogru. Iste bak o sikintili yerlerde su anda bu kadar sehitler veriyoruz degil mi? Niye veriyoruz? Bu topraklari yeniden vatan yapabilmek için sehitler veriyoruz” sözleri dikkat çekicidir.
Bu söz üzerine akla su soru gelmez mi?
‘Güneydogu vatan topragi olmaktan çikti mi, çikti ise ne zaman çikti?’
Bir baska soru daha var.
Çözüm sürecinde valilere, “operasyon yapmayin” talimati vermistik açiklamasinda bulunmustunuz. Bu talimatin gelinen duruma neden oldugunu düsünüyor musunuz?
Baska hangi hatalariniz ; “…bu topraklari yeniden vatan yapmak için sehitler veriyoruz.” demenizde etkili oldu?
Bir özelestiriye var misiniz?
***
29 Ekim 2014 tarihinde, Cumhuriyet Bayrami gününde, Kuzey Irak’tan gelen ve Türkiye üzerinden PYD’ ye destek için Suriye’ye geçen kimlerdi?
Elbette Barzani pesmergeleri idi.
Silahlari ile Erbil’den baslayan yolculuk, Habur’dan ülkemiz topraklarinda devam etmis. Silopi, Cizre, Nusaybin, Kiziltepe ve Suruç güzergâhini takip eden bu yürüyüs ile pesmergeler, Mürsitpinar Sinir kapisindan PYD kontrolündeki Kobani’ye geçmisti!
O zaman PYD terör örgütü degildi!
O nedenle pesmergelerin; silahli, bayrakli, havai fisekli gösterilerle Silopi’den, Cizre’den, Nusaybin’den, Kiziltepe’den ve Suruç’tan geçmesine izin verilmisti.
Her ilçede alkislarla karsilanmislardi. Çok sayida otomobiller kornalarini çalarak bu ‘geçit törenine’ destek vermislerdi.
Hatta Pesmergelerin elbiselerinde (üniformalarinda) ABD bayragi vardi ve onlari karsilayanlar “biji serok Obama” sloganlari atiyordu…
O günlerde henüz “Ey ABD!” demiyorduk.
Diyorduk ki; “Sayin Obama ile telefonda görüstük. Koridor açilmasini ve pesmergelerin Türkiye üzerinden Kobani’ye geçmesini Sayin Obama’ya teklif ettim.”
Çünkü PYD terör örgütü degildi!
“Biji serok Obama” baskanligindaki ABD, terör örgütüne yardim etmiyordu.
ABD, Ankara, Erbil ve Kobani isbirligi içinde idi…
***
Pesmerge koridoru açilmadan kisa süre önce PYD lideri Salih Müslim’i Ankara’da agirladik.
4 Ekim 2014 tarihli gazetelerde bu ziyaretin haberleri var!
20 Haziran 2015 gazetelerinde de Salih Müslim’in Ankara ziyareti haberleri var.
7 Temmuz 2015 tarihinde ise AKP’ye yakin gazeteci Abdulkadir Selvi, PYD lideri Salih Müslim’in 24 saatlik gizli Ankara ziyaretinde yaptigi görüsmeleri yaziyor!
6 Aralik 2015 tarihli gazetelerde de Salih Müslim’in Ankara ziyareti haberleri var.
Acaba bu görüsmeler yapilirken PYD’nin PKK’nin Suriye kolu oldugu bilinmiyor muydu? Elbette biliniyordu.
Acaba bu görüsmeler sürerken ABD’nin PYD’ ye silah ve mühimmat yardimi yaptigi bilinmiyor muydu?
Elbette biliniyordu.
Ancak o günlerde “Biji serok Obama” ile ve ABD ile iliskilerimiz de sorun yoktu!
Suriye konusunda ABD ile sorunlar baslayana kadar Ankara ile PYD arasinda da sorun yoktu.
Ya da açik edilmiyordu…
***
Ne zaman Rus uçagi düsürüldü, o zamandan sonra sorunlar daha da belirginlesmeye basladi. Türkiye Suriye’den dislandi. Izole edildi…
ABD ve Rusya Suriye politikalarinda yakinlastilar.
Esat ve PYD ile isbirligini bu iki ülke de gelistirmeye basladi…
O zaman ‘kirmiziçizgi’ kartini ileri sürdük. “PYD Firat’in batisina geçemez” dedik.
Geçtiler…
Cenevre görüsmelerine PYD katilamaz dedik. Bu konuda israrci olduk.
Salih Müslim, danisman olarak Cenevre’de idi. Masada ise PYD kontrolünde gruplar bulunuyordu!
ABD’nin ‘ISID ile mücadele ediyor’ gerekçesi ile PYD’ye yardimlari da devam ediyordu…
“Dünya lideri” için bu kabul edilecek bir durum degildi.
Nitekim Sili-Ekvador –Senegal ziyareti dönüsünde uçakta yaptigi açiklamada, “Biji serok Obama’ya” seslendi ve “ben miyim senin ortagin, yoksa Kobani’de ki teröristler mi?” diye seslendi.
ABD liderine iki seçenekli test sorusu sordu.
Bu soruya yaniti ABD Disisleri Bakanligi Sözcüsü John Kirby verdi. Kirby, “ biz, PYD’ yi terör örgütü olarak tanimlamiyoruz” diyerek ‘b’ seçenegini isaretledi…
‘Stratejik ortagimiz’ bize dis politikada ülkelerin çikarlari esas alinir ilkesini animsatti…
ABD, 1 Mart tezkeresinin TBMM’de reddi ile stratejini degistirmis ve Kuzey Irak petrollerini Suriye’nin kuzeyinden Akdeniz’e ulastirma planini devreye sokmustu.
Suriye ve Esat üzerinde güçlü olan Rusya ile de belirli konularda anlasmisti.
Ve Rusya’da PYD’ye destek veriyor, hatta PYD Moskova’da temsilcilik açmisti!
Bu nedenle Erdogan 1 Mart tezkeresi ile ilgili açiklama yaparak; “…1 Mart tezkeresi ilk anda geçseydi, Türkiye masada olacakti... Ufku görmek çok önemli. Simdi Suriye’de bu is ancak bir yere kadar böyle gider. Bir yerden sonra böyle gitmez. Hassasiyetlerimizi Türkiye olarak korumak zorundayiz” dedi. Ancak ABD için plan çoktan degismisti.
Bölgede yeni müttefik PYD idi.
Cumhurbaskani Erdogan, ABD’nin bu tavrina son olarak muhtarlarla yaptigi toplantida elestiri getirdi.
“Ey Amerika! Size kaç kere söyledim. Siz bizimle beraber misiniz yoksa bu terör örgütü PYD ve YPG ile mi berabersiniz?”
ABD bu sözler sonrasi bir kez daha PYD yanitini verdi.
***
Simdi ABD ile aramizda PYD krizi var.
Ancak su gerçegi de animsayalim.
Davos’ta “One minute” krizi, daha sonra yasanan Mavi Marmara krizi ile Israil ile de sorunlu idik.
Hatta Erdogan Israil liderine, “Ey Israil! Siz adam öldürmeyi iyi bilirsiniz” suçlamasini yapmisti.
Büyükelçiler geri çekilmisti…
Ne oldu?
Aramizdaki buzlar eridi. Bakan Ömer Çelik “Israil bizim dostumuzdur” açiklamasini yapti.
Yeniden elçi gönderildi.
Erdogan, ABD’li Yahudi kuruluslarinin liderleri ile sarayinda yemek yedi.
Cenevre’de iki ülke temsilcileri arasinda iliskilerin gelistirilmesi için görüsmeler basladi…
ABD, bu politik çizgimizi iyi biliyor. Ona göre davraniyor…
Biz ise dis politikada geleneksel çizgimizden bir çiktik pir çiktik… Rotamiz sasti bir kere…
Suudi Arabistan ile askeri isbirligine kadar sürüklendik.
Ne adina?
“Stratejik derinlik “ adina…
“Dünya lideri” olma hirsi adina…
Baskanlik adina…
***
Içeride de ve disari da sürekli olarak “aldatiliyoruz”…
Aldatildikça da öfkeleniyoruz. “ Ey Israil!” dememizin de “ Ey Amerika!” dememizin de, dün defalarca Ankara’da agirladigimiz Salih Müslim’in lideri oldugu PYD’yi bugün terör örgütü dememizin de, Oslo’da, Imrali’da ve Dolmabahçe’de dolayli olarak görüstügümüz terör örgütü için dün valilere “operasyon yapmayin” derken bugün çatisiyorsak ve yaklasik 300 sehit vermis isek, sapkamizi önümüze koyup düsünmemiz gerekiyor.
Kabahat senin. Ey iktidar!
Içeride ve disarida sürekli hata yapan sensin…
Bedelini bu ülke çekiyor…
Bu yazı 690 defa okunmuştur.