KARA YAZILI IMIS!
Gezi direnisi olmus, o döktürmüs direnis yapan gençlere kösesinden;
“..Ulan köpek oglu köpek!
“Ulan pezevenk!”
“Ulan kaltak!”
***
Soma’da göçük sonrasi yasanan tepkiler ve Basbakan’in korumasinin bir madeniciyi tekme tokat dövmesi medyaya yansimis ve tepki çekmisti.
Oysa o kösesinde bakin ne yaziyordu.
“…Tekmelerine saglik Yusuf”
***
Gezi Eylemlerinin sembol ismi olan Ali Ismail Korkmaz’in öldürülmesinin ardindan ise;
“Ne malûm dövülerek öldürüldügü,
Belki,
Kafasini taslara çarpmistir!..
Belki de
Kosarken dengesini kaybedip kafasini duvara çarpmistir!
Ya da,
Ne bileyim, merdivenden düsmüstür!”
***
Çagdas Yasami Destekleme Dernegi Baskani Türkan Saylan Hoca’nin ölümünün ardindan ise;
“ Simdi onun ardindan nutuklar atiliyor!.. Söyle bilim insaniydi, böyle çagdasti falan, filân!.. Hep öyle olur ya; kel ölür, sirma saçli olur ya, Türkan Saylan da kiymete bindi!..
Bu yazinin elestirilmesi üzerine ise;
"Türkan Saylan’la ilgili yazimdan dolayi; elestiri sinirlarini asan ve hatta hakaret kavramini bile sollayip agiz dolusu küfürler savuran edepsizler, sunu çok iyi bilsinler.
Ölülerin arkasindan konusulmaz diye bir kural yok… Bu konuda dini bir hüküm de yok!..
Hüküm, ölülerle ilgili degil, Ölülerinizle ilgilidir!.. Yani emir ölülerinizin arkasindan konusmayin seklindedir!..
Sizin anlayacaginiz;
Ölüler ayridir.
Ölüleriniz ayri!..”
***
Cumhurbaskaninin her dis gezisinde davet edilen gazeteciler arasinda olan yukaridaki satirlarin yazari, son Suudi Arabistan gezisinde de vardi.
Kalemi sert, dili küfürlü idi…
O cenahta sevilir sayilirdi…
“Islamci yazar” etiketine sahip bir kalemdi… Ve o cenahin en sert, en hirçin kalemi idi…
Sirf bir TV çekimi için ‘sarhos’ rolü yaptigi için (aslinda iktidari elestirdigi için) Levent Kirca’nin ölümü sonrasi (alkol almayan Kirca için) ‘sarhos’ yaftasini yapistirdi!
Hedefinde sürekli olarak Atatürkçü, laik isimler olurdu.
En sert ve agza alinmayacak sözlerle bu insanlara saldirirdi…
AKIT yazari olan bu kalem, Cumhurbaskaninin özel uçaginin dis gezilerdeki bas konuklarindandi.
Özel uçakta çekilen resimlerde de, önemli isim oldugu belli olurdu!
Kalemi sert, dili küfürlü olan bu zat, Mekke’de öldü. Kaldigi otelde kalp krizinden öldügünü söylediler.
Ancak kalp krizinin nedenini; El Cezire Televizyonu, Arap Medyasi, Hatta Suudi Arabistan Iç Isleri Bakani bizimkilerden farkli açikladilar.
O açiklamalara bakacak olursak, kalp krizinin nedeni ‘viagra’ imis!
Hatta bakan, ‘Viagra’yi kimden ya da kimlerden temin ettigini arastiriyoruz’ açiklamasinda bulundu.
Sahi gerçek ölüm nedeni ‘Viagra’ ise AKIT yazari bunu nereden temin etti.
Arabistan’dan mi, yoksa giderken Türkiye’den mi?
Türkiye’den ise demek bastan niyetli imis!
Arabistan’dan temin etti ise ayri bir konu. Seriatla yönetilen ülkede demek hem Viagra satilabiliyor hem de Mekke’de kutsal KÂBE manzarali lüks otellerde kullanma olanagi da bulunabiliyor!
Gerçek net olarak açiklansa da ögrenebilsek!
Acaba heyette yer alan baskalari da ‘Viagra’ kullanmislar midir?
Daha önce baska ülkelere yapilan dis gezilerde de bu tür isler yapiliyor muydu?
Bunlari hiçbir zaman bilemeyecegiz.
Bizimkiler gerçegi bizden saklayacaklar. Ancak El Cezire Televizyonu ile Arap Medyasi olayi desifre ettiler.
Ülke olarak rezil olduk!
“Islamci-yazar” Mekke’de KABE manzarali lüks otelde ‘Viagra’dan öldü’ yayini yaptilar.
***
Ne diyordu bu Islamci-yazar?
‘Ölenin arkasindan konusulmaz diye bir kural yok’
Biz yine de arkasindan konusmayalim.
Allah amelince rahmet eylesin…
O cenahta yer alanlarda otursun bu olayi düsünerek ibret alsin…
Din-iman tacirligi perdesinin arkasinda aslinda nasil bir kisilik varmis düsünsün.
Hem de kutsal mekânda…
Tövbe tövbe… Allah çarpar adami…
Bu yazı 568 defa okunmuştur.