|
Ali Dursun
Tarihsel Bağlamda İdeoloji
02 Mayys 2013, 00:43
Tarihsel baglamda ideoloji - Ibrahim Kurban Ideoloji kavrami ilk olarak, Fransiz devriminin son asamasinda, kendilerine ideologlar adini veren bir grubun üyesi olan, Destutt de Tracy tarafindan “dogru düsünme imkani saglamak için kullanilacak fikir bilimi” anlaminda kullanilmistir. (1) Ideologlar, o dönem Fransa’da basa geçecek olan Napolyon ile yakin iliskilere sahipti. Napolyon’un iktidara gelmesinin ardindan ideologlar, Napolyon tarafindan egitim sistemi gelistirme üzerine sorumluluk aldilar. Bu görevi yerine getirmekle birlikte ideologlar, kiliseye egitim konusunda bazi tavizler veren Napolyon’a karsi, cephe aldi. Bu durum karsisinda Napolyon, ideologlara tavir koydu ve “ideoloji” kelimesini bir kinama ve alay konusu haline getirdi. Hatta ve hatta ideologlari metafizik yapmakla ve fikirleri çarpitmakla itham etti.(2) Ideoloji kelimesinin hazin kaderi böyle basladi ve belki günümüzde bile ideoloji denildiginde, “yanli fikir” düsüncesinin çagrismasinda, Napolyon’un ideologlara aldigi tutum belirleyici oldu. *** Ideoloji kelimesi, ilk ortaya atildigi dönemden sonra, aydinlar ve halk tarafindan fazlaca tartisilan, belki de salt kelime olarak, en fazla tartisilan kelime oldu. Kimisi için “sistematik bir fikir yapisi” anlamina gelen ideoloji, kimisi için de “gerçekleri çarpitan, gerçekleri oldugu gibi anlatmayan bir fikir yapisi” anlamiyla kavrandi. Bu durum Marksist insanlar arasinda bile oldukça tartisilan bir durum haline geldi. Marx’in, eserlerinde, ideoloji kelimesini “yanli görüs” anlaminda kullanmasi ve ideolojilere olumsuz bir deger atfetmesi, bununla birlikte Lenin’in ideolojiye büyük bir önem vermesi, senelerce Marksistler arasinda tartisilan bir konu olageldi. Marx’a göre Marksizm bir ideoloji degildi.Ona göre Marksizm, dünyayi dogru algilamayi mümkün kilan bir araçti.(3) Bir bilim yöntemiydi. Lenin ise ideolojiyi, Marksizm’in bir parçasi haline getirdi. Lenin’e göre ideoloji, marksizmin eylem araciydi. Lenin, marksizmin temel ilkelerinden kopmadan, marksizmi revize etmis ve marksizmi bir ileri noktaya çekmistir. Marksizmin, bahsettigimiz bu ileri noktaya gelmesinde, Lenin’in ideolojiye olan yaklasiminin büyük etkisi olmus ve bu ileri nokta Ekim Devrimi’nin kapisini aralamistir. Ideolojinin pratige etkisi Gramsci’ye göre ideoloji, siyasallik tarafindan belirlenen ve kullanima sokulan bir yapidir. Ideoloji, siyasalligi; siyasallik ise devletin karakterini belirliyor. Dolayli olarak ideoloji, devletin karakterini belirlemis oluyor. Devletin karakteri ise, siyasal etkinligi ve siyasal pratigi ortaya çikariyor. *** “Ideoloji, kendi adina siyasal etkinligi elbette etkiler. Ancak ideoloji üzerinde asil belirleyici olan sinif mücadelelerinin ilk aktaricisi olarak siyasal pratiktir.” (4) Belirleyici olan siyasal pratikse; burjuvazinin siyasal pratikte, proletaryadan ve onun temsilcilerinden daha basarili oldugu görülmektedir. Peki, yönetmek disinda hiçbir pratik mücadele kültürü olmayan bir sinif, nasil oluyor da durmadan örgütlenmeye çalisan, bunun için gecesini gündüzüne katan proletarya temsilcilerinden ve istedigi anda akan suyu, dönen tekerlegi durdurabilecek olan proletaryadan daha basarili olabiliyor? Karsimizda böyle bir sorunsal var ve buna Engels cevap veriyor: “Toplum, dis ve iç saldirilara karsi ortak çikarlarini savunmak üzere kendine bir organizma kurar. Bu organizma devlet iktidaridir. Devlet, daha dogar dogmaz kendini toplumdan bagimsiz kilar, ve belli bir sinifin organizmasi haline geldigi ölçüde ve bu sinifin egemenligini dogrudan dogruya üstün kildigi ölçüde, bu bagimsizligi daha da büyük olur.” (5) Engels burada, burjuvazinin devlet ve iktidar aracini kullanarak proletarya önündeki üstünlügünü nasil sagladigini açikliyor. Devlet, tek basina bu zorlu görevde burjuvazinin en önemli araci haline geliyor. Devlet otoritesi, örgütsüz proletaryayi dizginleme islevini görüyor. *** Son olarak ideolojinin halk nezdindeki algilanisinin, neden olumsuz bir çagrisim yarattigini sorgulayalim. Burjuvazi, düsünen insan istemiyor. Ideoloji ise insani mantikli bir düsünce dogrultusunda düsünmeye yöneltiyor. Bu nedenle burjuvazi, iktidar aracini kullanarak “ideoloji” kavramina saldiriyor. Böylece insanlari ideolojiden uzak tutmaya çalisiyor. Iktidar temsilcilerinin sik sik yaptigi “bu gruplar ideolojik gruplardir” açiklamalari tam da buraya oturuyor. *** Bu durumu degistirmek için ne mi yapmak gerekiyor? Halk nezdinde “ideoloji”yi normallestirebilmek için, Napolyonlarla hesaplasarak ideolojiyi daha fazla savunmak gerekiyor. Notlar 1. Serif Mardin, Ideoloji, Iletisim Yayinevi, Sayfa: 24 2. Serif Mardin, ayni kitap, Sayfa: 25 3. Serif Mardin, ayni kitap, Sayfa: 23 4. Metin Çulhaoglu, Dogruda Durmanin Felsefesi, YGS Yayinevi, Sayfa: 15 5. F. Engels, Lugwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu, Sol Yayinevi, Sayfa: 59
Bu yazı 764 defa okunmuştur.
Paylaş
|
GÖRELE ' DE HAVA DURUMU
RÖPORTAJ

Murat Kul ile balıkçılık üzerine söyleşi
|