Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 20 Nisan 2012
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 08:09
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=9911

Bu arada Türk Tabibler Birligi,Dr.Ersin Arslan’in öldürülmesini protesto etmek için bugün tüm Türkiye’de is durdurma eylemi yapacaklarini duyurdu.Öte yandan 2010-2011 yillari arasinda tüm Türkiye çapinda toplam 50 doktor hasta yakinlarinin fiziki ve sözlü saldirisina ugradi.
Gideni geri getirmenin mümkün olmadigini belirten Akdag,söyle konustu:
''Piril piril,hayatinin baharinda,kendisini hastalarina adamis,tertemiz bir vatan evladi,bir doktor görevinin basinda Allah'in rahmetine kavusmus oldu.Allah mekanini cennet etsin.Bizim bundan sonra yapacaklarimiz onu geri getirmez ama ailesinin acisini bir nebze olsun azaltabilir.Gaziantep'teki önemli, büyük bir hastaneye kardesimiz Dr.Ersin Arslan'in ismini verecegiz.Aileyle de konustuk,onlar da bundan mutluluk duyduklarini ifade etti.Cenab-i Hak rahmet eylesin.Bir an önce biz saglik ailesi olarak, ben Saglik Bakani olarak bu isin müsebbibi ya da müsebbiplerinden yani arkada bir azmettiren falan da var mi bilmiyoruz...Buna adalet karar verecek.Bir an önce hesap sorulmasini bekliyoruz.Su an bekledigimiz en önemli husus budur.''
Baba Ramazan Arslan ise ailelerden çocuklarina sahip olmasini isteyerek,
Bakanlar Akdag ve Sahin,daha sonra,babasini kaybeden AK Parti Gaziantep Milletvekili Halil Mazicioglu'nun evine taziye ziyaretinde bulundu.
Bir süre Mazicioglu'nun evinde kalan Bakan Recep Akdag,Dr.Ersin Arslan'in öldürüldügü Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi'ne gitti.
Burada Bashekim Ali Güven Fincan ile görüsen Akdag,olayin yasandigi yerde incelemelerde bulundu.

Gaziantep’te Dr.Ersin Arslan’in hasta yakini tarafindan öldürülmesine tepki gösteren saglikçilar protesto yürüyüsü gerçeklestirdiler.
Giresun’da MEMUR-SEN ve KESK’e bagli saglik sendikalari ve Tabip Odasi üyeleri Gaziantep’te kalp damar cerrahi uzmani Dr. Ersin Arslan'in bir hasta yakini tarafindan kalbinden biçaklanarak öldürülmesini yürüyüs ve basin açiklamasiyla protesto etti.
Giresun’da hastanelerde saglik hizmetinin aksamamasi için öglen saatinde Depboy Mevkii’nde bir araya gelen saglikçilar, burada ellerinde “Saglikçiya vurdugunuzda eliniz agrisa 182’ye sikayet ediniz”, “Siddete son”, “Saglikta siddet istemiyoruz” dövizleri tasiyarak ve slogan atarak Haydar Aliyev Parki’na kadar yürüdü. Saglik çalisanlari yürüyüs boyunca isliklarla ve alkislarla meslektaslarinin öldürülmesini protesto etti.
Haydar Aliyev Parki’nda Dr. Ersin Arslan’in bir hasta yakini tarafindan öldürüldügünü hatirlatan Giresun Tabip Odasi Baskani Murat Kolikpinar, “Saglikçi demek, ölümüne insan canini, insan sagligini, insan sagliginin devamini elinde tutmaya vesile olmaktir. Bir saglik çalisaninin özel hayati yoktur. Saglikçinin hayati insanlarin sagliginin pesinde kosmaktir, fedakarliktir. Bunun karsiliginda halkimizdan bekledigimiz saglik çalisanlarina saygi duymalari, sahip çikmalaridir. Ayni sekilde idarecilerimizden de yanimizda durmalarini, sahip çikmalarini bekliyoruz” dedi.
Yapilan konusmanin ardindan bir dakikalik saygi durusuyla düzenlenen yürüyüs ve basin açiklamasi sona erdi.

Gaziantep’te bir “alçak”,85 yasindaki dedesi kalp ameliyati sonrasi öldü diye,ameliyati yapan doktoru biçaklayarak öldürdü.
Yazacaklarim için kimse kusura bakmasin,öfkem burnumda.Dünden beri kuduruyorum.
Doktorluk en zor ve en serefli mesleklerden biri.
Sadece bugün degil,binlerce yildir.
Kabilelerde doktor yerine geçen büyücüler,kabile sefinden bile üstünmüs.Öyle bir is doktorluk.
Içlerinde iyisi var,kötüsü var elbet.
Paragözü var,gözütoku var.Ama hepsi hayat kurtariyor.Bazen hata yapsalar da,yaptiklari is her seyden önemli.Ama bu memlekette doktor olmak salaklik.
Bir yandan sistemin çektirdikleri,diger yandan “hayvan” bile denmeyecek yaratiklarin yaptiklari.
Hatirlarsiniz,birkaç yil önce dünyanin en önemli doktorlarindan biri,Profesör Göksel Kalayci da bir hastasinin yakini tarafindan öldürülmüstü.
Darp edilen,canini zor kurtaran pek çok doktor var.
Sinif arkadaslarimdan biri,mecburi hizmetini yaptigi bir Güneydogu ilinde acile getirilen bir hastayi kurtaramadigi için saldiriya ugramis,arka camdan kaçip hayatini kurtardiktan sonra doktorlugu birakmisti.
Vaka çok.
Doktorlarimiz hayat kurtarmaya çalisirken hayatlarindan oluyorlar.
Gaziantep’teki olay da tambir “rezalet”.
85 yasinda kalp hastasini ameliyat ediyor genç doktor.Hasta ölüyor.
O yastaki adam belli ki son çare olarak ameliyat edilmis.Belli ki,ameliyat etmeseler zaten ölecek.
Ama 17 yasindaki hasta yakini,gencecik doktoru biçakliyor ve öldürüyor.
Öldürdügü doktorun kili etmeyecek bir “canavar” tarafindan.Ve doktorun arkasinda minicik bir çocuk ve bir es kaliyor.Tabii bir de ogullarini doktor yetistirmek için ugrasmis bir ana baba.
Gazeteler haberi verirken yasa geregi katilin adini “M.G.” olarak yazdilar.
Ama bence hata.
O “canavari” adiyla,saniyla soyadiyla yazmak lazim.
Yazilsin ki,her doktor alip o adi bir kenara kaydetsin.
Kaydetsin ki,nasilsa bir gün er ya da geç önlerine gelip yatacak.
Suratina baksinlar.Ve tükürsünler o surata.Tedavi niyetine.Ve biraksinlar orada öylece.Doktor katilini.
Çocuklari çok seviyordu. Gaziantep Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesinde çalisiyordu. Gençlik idealizmi ve enerjisiyle insanlara iyi davranan, görevini en iyi yapan hekimlerden oldugu söyleniyor.
18 Nisan 2012 günü Dr.Ersin Arslan ve tip dünyasi için kara bir gün oldu. Ameliyat olan 80 yasindaki dedesi öldü diye 17 yasindaki sapkin genç tarafindan biçaklanarak katledildi. Hekim güvenligi bir kez daha gündeme geldi, ülkede tüm saglik hizmetlerini etkileyecek tepkiler verildi. Aci herkesi sarmisti. Cinayet sebebinin yine yokluk ile ilgili ve dramatik oldugu ortaya çikti. 17 yasindaki genç dedesinin bakimina muhtaçti ve dedesinin 3 ayda bir aldigi maasi alamayinca çileden çikmisti. Anlasilan ölümcül siddete yol açacak kadar da manyakti.
Bir insan hele bir doktor, kolay yetismiyor. Ersin Arslan’lar hiç kolay yetismiyor. Ama görev basinda muhataplarinca bir cinnet geçirme gibi olayda canlar yitip gidebiliyor. Sifa bulma yerinde sifa dagitmaya çalisanlar yok ediliyor. Saglik personeline saldirilarin on iki yilda 50’yi, bu güne kadar ise bini astigi ifade ediliyor. Demek ki ortada bir is riskinden öte ciddi bir sistem sorunu var.
Olaydan sonra yurt çapinda saglik personelinin acil vakalar hariç bir gün isi birakmasi eylemi yapildi. Katilim genis oldu ama olaylar yine durulmadi. Kinama eylemi sirasinda Kilis Devlet Hastanesinde 85 yasindaki bir hasta yogun bakimda ölünce 7 yakini yine saglik personeline saldirdi. Saldirganlar göz altina alindi.
Bu aci kayip saglikta hasta, hasta yakini ve hastaneler ile verilen hizmetlerin sorgulanmasina vesile olmali. Ersin Arslan adi saglikta çözümün tetikleyicisi yapilmali.
Olaylarin bas sorumlusu Saglik Bakanligi’dir. ABD’de, AB’de modern hastane örnekleri, verilen saglik hizmetleri ortada. Bizde çözüm için ne hasta yakinlarinin duyarligina ne de saglik personelinin istem ve önerilerine kulak veriliyor. Bildigini yapiyorlar.
Hastaneler iyi denetlenmeli, islemeyen yönleri, sikintilari giderilmeli. Hastane yönetimi, doktor ve diger saglik personeli ile hasta ve yakinlarinin iliskileri saglikli zeminde kurulmali. Personel sikintisi giderilmeli. Saglik personelinin gerekirse yakinda lojmanlari olmali.
Benim babam da safra kanali tikanmasindan yattigi hastaneden 2 ayda ölüsü çikti. Nasil isyan etmezsin? Ameliyata yanlis tedavi ile hazirladiklarini Doktoru itiraf etmisti. Ayrica hijyen yetersizligiyle MRSA hastane mikrobu kaptirilmisti. Acilde bile saatlerce bekletilmisti. Hemsirenin kan almasi bile binbir nazla olmustu. Hastabakicilari görevde görmek hak getire, adeta saklaniyorlar. Refakatçisi olmayan hastanin yasam sansi daha da düsüyor. Refakatçi iken kaç kez hastami yanlis röntgen ve çekime götürürlerken yakaladim. Kan bulmak için Ankara’yi 4 dönmek durumunda kaldim. Kayin pederimin vefatinda da benzeri seyler yasandi.
Hastanelerde ölenin kalanin umurlarinda olmadigi imaji silinmeli. Alalade is degil bu, can pazari. Tatil günleri, gece mesaisinde vardiya da, denetim de yetersiz. “In cin top oynuyor” misali.
En önemli eksiklik ise hasta ve yakinlari ile iletisimsizlik. Halkla iliskiler birimleri makaminda oturuyor. Elemanlari yetersiz ve o is nasil yapilir bilmiyorlar. Gerek saglik personeline gerekse halkla iliskiler birimlerine nasil iliski kuracaklari anlatilmali, denetlenmeli. Riskler, yasam sanslari dogru sekilde anlatilmali.
Ben hastanelerde istihdam edilen halkla iliskiler mezunlarinin daha acilde hasta girisinden baslayarak ellerindeki dosyalarla hasta takibi yapmasini, müdahalelerin zamaninda yapilmasini ve hasta yakinlarinin da bilgilendirilmesini öneriyorum. Taburcu edilene kadar yapilacak bu takiple bir yumusak denetim de gerçeklesmis olacaktir.
Saglik Bakanligi 182 telefonla randevu sistemi kurdu, semt polikliniginde bir dis çekimi için dahi bir ay sonrasina randevu veriliyor. Belli ki hizmet yetersiz.
Saglik hizmetleri ticari kazanç kapisi olmaktan çikarilmali. Genel sagligin korunmasina, özellikle halkin beslenmesine titiz davranilmali. Daha çok tip fakültesi kurulmali ama egitim kalitesini yükselterek. Olmaz degil, saglik politikasi bu alana harcanan paralarin fuzuli olmadigi anlayisi yerlesirse düzeltilebilir.