Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat |
Resimleri Gizle
Görele'nin kurtuluşuna dair
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 11 ?ubat 2012
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 02:55
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=8383
Görele'nin Kurtulusuna dair
Görele düsman isgalinden kurtulusunun 94.yilini kutlamaya hazirlaniyor.
Görele Belediyesi Mehter takimli,gaziler pesinde resmi geçit töreni düzenleyecek,
Geçen yil oldugu gibi,Belediye Baskani Melikoglu,
"Kurtulus günü emperyalizmin Anadolu topraklarindan sürüldügü gündür.Bagimsizlik ve özgürlügümüzün pekistirildigi gündür.Bayragimizin coskuyla dalgalandigi en güzel günlerden biri de bu gündür.
Yillar önce Görele halkinin;yaslisiyla,genciyle,kadiniyla isgale karsi kahramanca mücadele ettigini, sonsuza kadar bagimsiz ve hür yasamak ugruna basta canlari olmak üzere her seylerini feda ettiklerini, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulusu böylesi kahramanliklarin ve yigitliklerin,vatan için kendisini kara topraga seve seve feda etmisliklerin öyküleriyle doludur.Görele'nin bu onurlu gününde geçmisteki onurlu direnisleriyle topraklarimizi düsman isgalinden kurtaran ve bugün aramizda olmayan kahramanlarimizi minnet,sükran ve saygiyla aniyoruz." diyecektir.
GÖRFED ise Istanbul Esenyurt Belediyesini yurt edindi,her sene oldugu gibi AKP'li Belediye destegi ile hemserilerimizi salona toplayip AKP temsilcilerinin tanitimini yapacaklar.
Maksat sekil olsun,torba dolsun,
Seçimlerin yaklastigi bu günlerde kurtulus günü çok güzel bir bahane!
GÖRFED Baskani Birol Kardas ise,Melikoglu ile asagi yukari ayni seyleri ifade edecektir.
Görele'nin bu onurlu gününde geçmisteki onurlu direnisleriyle topraklarimizi düsman isgalinden kurtaran ve bugün aramizda olmayan kahramanlarimizi minnet,sükran ve saygiyla aniyoruz,diyecektir.
Pekala,
Görele'nin kurtulusu için canlarini ortaya koyan kahraman ve vatansever atalarimiza bizlerde sükranlarimizi sunuyoruz ve onlari saygiyla aniyoruz.
Ama,
Türkiye tam tezgaha alinmisken,
Polis ABD elçiligine birifing veriyor,
MIT PKK ELELE,...Oh ne ala,ne güzel...
Görele'nin dere sularinin kullanim hakki 49 yilligina HES'çilere satilmisken,
Ancak su soruyu sormadan da edemiyoruz,
Görele gerçekten kurtulmus mudur?
Bizler kurtulmus bir Görele'de mi yasiyoruz?
*****************************************************
13 Subat Görele’nin Kurtulusu Kronolijisi
TARIH O L A Y
28 Haz.1914 Avusturya-Macaristan Veliahti Arsidük Ferdinand ile karisinin Sirbistan’i ziyareti sirasinda, Saraybosna’da bir suikast sonucu öldürülmeleri ile Birinci Dünya Savasi’nin fitili ateslenmistir. Bu olayin üstünden bir ay geçince, Avusturya-Macaristan, Sirbistan’a savas açmis ve her iki devleti destekleyen ülkeler karsi cepheler olusturmustur.
27 Ekim 1914 Enver Pasa, içlerinde Goeben ve Breslau’inda (Yavuz ve Midilli)bulundugu Osmanli donanmasini manevra yaptirmak bahanesiyle Karadeniz’e çikartmistir. Goeben ve Breslau isimli iki Alman zirhlisi Ingiliz Donanmasindan kaçarak Çanakkale önlerine gelmis, Osmanli da bu iki gemiyi satin aldigini açiklayarak Almanlardan yana tavir koymustur. Bu gemilere daha sonra Yavuz ve Midilli adlari verilerek, Osmanli sancagi çekilmis ve Karadeniz’e çikmalari saglanmistir.
29/30 Ekim 1914 Ancak gemi kumandanlari Karadeniz’e çiktiktan sonra açtiklari kapali zarflarda kendilerine buradaki Rus deniz üslerini ve limanlarini (Odesa ve Sivastopol gibi Rus Limanlarini) bombalamak emrinin verildigini görmüsler ve verilen bu emirleri yerine getirmislerdir. Böylece yaratilan bir oldubitti ile Osmanli Devleti Birinci Dünya Savasi’na girmistir.
1 Kasim 1914 Ruslar Dogu Anadolu’daki Türk Hududuna saldirdilar. Rus kitalari Dogu sinirinda, Oltu, Karaurgan, Micinkent, Soganli ve Agri Dagi geçitlerinden, Türk sinirlarini geçtiler. Sarikamis’tan Türk topraklarina giren Rus kuvvetleri Köprüköy'e dogru ilerlemeye basladilar. Ruslarin Birinci Dünya Savasindaki amaci; Panslavizmi gerçeklestirerek, Balkanlarda Rus etkinligini artirmak ve Bogazlara hakim olup sicak denizlere hiçbir sikintiya girmeksizin ulasabilmekti.
11 Kasim 1914 Osmanli Imparatorlugu gelisen olaylar sonucunda Birinci Dünya Savasi’na resmen girdi. Itilaf Devletlerine harp ilan etti. Osmanli’nin bu savasa girmesindeki amaci; Almanya ile birlikte hareket ettikleri takdirde son dönemde kaybedilen bazi yerlerin geri alinabilecegine olan inançlariydi.
12 Mayis 1915 Yasanan Dünya Savasi ile birlikte Görele’de açlik ve sefalet kol gezmeye basladi. Ziraat Bankasindan talep edilen gida yardimlari yasalarin uygun olmamasi nedeniyle geri çevrildi.
1914-1916 Ruslarla Kafkas Cephesinde çetin mücadeleler yapilmaktadir. 1916 Subat ayindan itibaren Kafkas Cephesinde yeniden taarruza geçen Rus Ordusu isgallere de baslamistir.
8 Mart 1916 Ruslar’in Rize’yi isgali. Ruslar Karadeniz kiyi boyunca da isgale devam ediyorlardi. Amaçlari Dogu Anadolu Bölgesinde savastiklari Türk Birliklerini arkadan vurmak ve Karadeniz Limanlarindan bu bölgeye yapilan malzeme sevkiyatini engellemekti. Fakat Rize’de çetin bir direnisle karsilastilar. Of girisinde mahalli halkin da katildigi bu direnisi kirmak yirmi günlerini aldi.
17/18 Nisan 1916 Ruslar Trabzon’u isgal etti. Ruslarin Trabzon'u isgali ve batiya dogru ilerlemeleri bölgedeki Türk nüfusunun muhaceretine yol açti. Bu göç kafileler halinde halkin emniyetli kesimlere dogru sevk edilmesini gerektirdi. Muhacirler Harsit’in batisina dogru yöneldiler. Harsit Çayi’ni geçebilen muhacirler, Ordu, Ünye, Fatsa, Çarsamba, Samsun bölgelerine kadar gidip, geçici olarak yerlesiyorlardi. Bu muhaceret sirasinda Göreleliler çok sikintilar çekti. Harsit Deresini geçmek zorunda kaldiklarinda kimsesiz muhacir kadinlarin açligina ve istirabina tahammül edemedigi çocugunu, sonra da kendisini dereye attigi dahi görüldü. Göç eden yerli nüfus sayisi yaklasik 80.000 kisi olarak belirtilmektedir.
Nis/Tem.1916 Yöre halkinin ve milislerin kahramanliklarla dolu savasiyla, Karadag'da (Trabzon) uzunca bir süre Ruslara karsi çetin bir direnis yapildi.
20 Tem.1916 Türk Birlikleri Vakfikebir Deresi’nin gerisine çekilmek zorunda kaldi. Ruslar Fol’a girdi.
23 Tem. 1916 Sahil Cephesinde, denizden muhriplerin bombardiman destegi ile taarruz eden Ruslar, Türk savunma hatlarini, Sis Dagi- Çavuslu Deresi hattina çekilmeye mecbur ettiler.
25 Tem.1916 Çavuslu Halki göçe basladi. Rus isgali korkusuyla; açlik, salgin ve yoksulluktan bitap düsen ahali, can derdiyle daha güvenli bölgelere, batiya dogru göçüyordu.
25 Tem-02 Agu 1916 Artik Harsit Çayina yaklasilmistir. Vurusa vurusa çekilen Türk Kuvvetleri bir karar vermek zorundadir. Ya Çavuslu’dan itibaren çetin bir direnis yapilacak ve Ruslarin Harsit’in batisina geçisi önlenecek ya da geri çekilme sürdürülecekti. Ruslar, Harsit Çayini da geçerse isgal artik çok daha tehlikeli bir hal alacak ve tüm Karadeniz sahil boylari ta Sinop’a kadar tehlike altina girecekti. Bu yüzden Salpazari-Eynesil-Çavuslu-Görele-Tirebolu-Çanakçi-Dogankent-Tonya-Köse-Kürtün-Besikdüzü bölgeleri en dirençli savunmanin yapilacagi bölgeler olacakti. Günlerce süren savaslarda bazi yerler her gün el degistirecek, bir gün Ruslarin eline düsen yerler ertesi gün tekrar Türklerin eline geçecektir.
30 Tem/02 Agu. 1916 Sahil Cephesinde, Çavuslu Deresi boyunca, 30 Temmuz’dan 2 Agustos’a kadar kanli çatismalar oldu. Ruslar agir kayiplar verdiler. Geri çekilen Ruslar, Tirebolu ve Giresun'u da bombardiman eden donanmanin destegi ile tekrar saldirdilar ve Görele'ye kadar ilerlediler.
1 Agu.1916 Ramazan Bayraminin birinci günü olan bugün, Ruslar, Eynesil’i almis ve Çavuslu’ya dogru ilerlemeye baslamisti. Seker Bayraminin birinci günü Çavuslu'ya giren düsman, gece kasabayi bir uçtan öbür uca tutusturdu. Iki yildir depolara dolup satilamayan findiklar müthis bir alev ve dumanla, durgun bir havada göklere dogru uzayan bir hortum gibi yirmi dört saat yandi. Düsman bununla da hincini alamadi. Rastladigi erkekleri ya süngüledi ya da kafasini kiliçla kesti. Mala ve namusa da saldiriyorlardi. Inekleri, tavuklari kesip yerken, öte taraftan kadinlara ve genç kizlara da tecavüz niyetiyle saldirilar yasaniyordu. Hatta yakaladigi on genç kizi kumandanina götürmeye çalisan birkaç Rus askerinin görüldügü ve cesur bir kadinimiz tarafindan bu kizlarimizin kurtarildigi da söylenceler arasindadir. Bu arada gittikçe yaklasan isgal ve zulüm korkusuyla, Görele halki da Karaburun ve Tirebolu civarlarina dogru göçe baslamisti.
2 Agu.1916 Ruslar Görele’ye girdi. Rus ordusunda görevli Rum ve Ermeni askerler özellikle yöre halkina zulüm yapiyorlardi. O gün sokakta ve kahvede rastladiklari pek çok kisiyi öldürdüler. Kasaba böyleyken köyler iyice kan agliyordu. Ermeni asilli düsman askerleri Dayli ve Karaburun köylerinde insanlarimizi iskenceyle öldürüp, parçalayip, teshir ediyorlardi. Diger yerlerdeyse öldürdüklerini gizlice gömüyorlardi. Kimi Rus askerleriyse kadinlara çok musallat oluyorlar, kadinlarin ar ve namuslarina göz dikiyorlardi. Kumyali Katliami da bu dönemde yasanmis en vahsi mezalim olarak Görele halkinin hafizalarinda yer almaktadir. Ruslar kahvelerde oturan 67 kisiyi bir baskin düzenleyerek katletmistir. Öldürdükleri insanlari Kumyali denen yerde kazdiklari kuyu ve çukurlara gömerler. Hatta anlatilanlara göre Mamenli köyü Muhtari Köserli Mustafa, yarali olarak, “ben ölmedim, beni gömmeyin” diye feryat ederse de dinlemezler, canli canli gömerler. Bugün bu toplu mezarin oldugu yer Görele Sehitligi olarak restore edilmis ve o aci günlerin unutulmamasi için halkin ziyaretine açilmistir.
3 Agu.1916 Göç yoluna düsen Görelelilerden kimisi Tirebolu yolundaydi, kimisiyse Tirebolu’ya henüz varmisti… O gün düsman Tirebolu'yu da topa tuttu. Pek çok ev yikildi, bir hayli ölü ve yarali vardi. Bu defa yolda giden muhacirlere saldirdi. Karaburun-Tirebolu arasinda içlerinde Görelelilerin de bulundugu yüzden fazla erkek vatandasimizi kursuna dizdi.
2 Agu.1916 Türk Birlikleri Görele’den çekilmek zorunda kaldi. Fakat yine de çetin mücadele devam ediyordu. Öyle ki, Rus isgalciler ancak nerdeyse bir ay sonra Türk Kuvvetlerini Çanakçi Deresi hattina geri çekilmeye zorlayabildiler. Kiran kirana bir savas ara verilmeksizin sürüyordu.
24 Agu.1916 Türk Kuvvetleri Çanakçi deresi hattina çekilmek zorunda kaldi. Fakat savas tüm hiziyla sürüyor, Türk Kuvvetleri vur-kaçlar yaparak Ruslari yipratiyordu. Yeni isgal edilen bölgelerde halkin direnisi de Ruslari çok zorluyordu. Isgale alismamis Görele gibi ilçelerin köylerinde Sis Dagi’nin anaç yüregine siginan milis çeteler canla basla Ruslara direniyor, köylerine tanimadiklari bu yabancilarin girmesine tahammül edemiyorlardi. Kimi yörelerde isliklarla, kusdiliyle ve kus sesleriyle haberlesen köy çeteleri olmadik yerlerde Rus askerlerine akil almadik yerlerde pusular kuruyor, onlari yildiriyordu.
30 Agu 1916 Türk Kuvvetleri çetin geçen savasin bu evresinde Görele’ye kadar ilerledi. Özellikle Görele ve Çanakçi bölgesinde kahramanca bir direnç vardi. Harsit Çayi geçilmeyecekti. Bu bölgedeki Türk askeri ve askerine her türlü destegi saglamak için zorluklara gögüs geren bölge halki ile daglari yurt edinen Kuvayi Milliye ruhlu köy ve milis çeteleri isbirligi içinde savasiyor, istihbaratlari paylasiyor, ekmegini bölüsüyordu. Sis Dagi’nin o görkemli, o koca dumanli zirvesine baktikça Türk yurdunu isgal etmenin o kadar da kolay olmadigini görüyordu Moskof. Ugradigi her köyde halka zulüm ediyor ama karsiliginda efsanelesen yeni yeni kahramanlar üretiyordu.
Agu/Eyl.1916 Sahildeki çatismalar, Agustos, Eylül aylarinda Görele ve Çanakçi deresi bölgelerinde siddetli olmustur. Yöre halkiyla, çetesiyle ve ordusuyla bir bütün halinde mücadele eden Türk Kuvvetleri sonuna kadar direnmeye kararlidir. Kara Zipkalilar, Köy çeteleri, Türk askeri ve yöre halki canla basla mücadeleyi sürdürmektedir. Ölümle horon oynayan Karadeniz usaginin yüregindeki kemençe ezgisi özgürlük nagmeleriyle günbegün efsanelesmektedir. Kah Karaman Halil Kodalak, kah Dursun Çavus hikayeleri destan destan Sis Dagina degin yücelmektedir. Bu çetelerin onur dolu savaslari Rus isgali son buluncaya kadar devam edecektir. Iste o çetecilerimizden bazilari: Kakaliçoglu Abdülmuttalip Çürükvelioglu Ali, Kakaliçoglu Ismail Çürükvelioglu Mustafa, Çakir Çavus Seyisoglu Ömer, Çakir Çoban Hidiroglu Tip Osman, Cinoglu Ali Osman Dursun Çavus (Kadin milis), Bayiroglu Hüseyin, Dayli Köyünden Bektasoglu (Dinikuru) Ismail Ali, Kodalakoglu Kemençeci Halil Karaman, Eynesil’de Cebecioglu Deli Bilal, Hürüsanoglu (Gebecioglu) Ali, Memisoglu Hasan, Kara Mürtezaoglu Yakup, Islamoglu, Evci, Topbas Mustafa, Palokoglu, Deli Çavus ve daha adi unutulmus niceleri…
21 Eki.1916 Ruslar Harsit çayina kadar ilerlediler. Ruslar ve isbirlikçisi Ermeni ve Rum Çeteleri bölgede zulme basladilar. Türk Birlikleri Harsit Çayi hattina çekildi ve burada cephe hatti olusturdu. Dogal bir engel olusturan Harsit (ya da Harsit)Çayi Tirebolu ilçesi kiyisi ve yukarilara dogru Ordumuz savunma hatti olusturdu. Amaç Ruslari daha fazla ilerletmemek, Harsit’i geçirmemekti. Kiyi seridinde görevli olan Askeri gücümüz, sonradan 37.Tümen adini alan Sahil Müfrezesi (Grubu)’ dir. Sahil Grubu Karadeniz kiyisi boyunca görev yaparken, Harsit cephesinde yogunlasmis böylece cephe tutunmustur.
Eki 1916 Bir düsman alayi Çanakçi deresini geçerek güneyde, diger bir alay Karadag ve Çitak’a taarruz ederken, 3 adet Rus muhribi de denizden bombardiman yapiyordu. Takip eden günlerde düsman ilerlediyse de Çitak’ da yapilan karsi taarruzla geri püskürtüldü. Ruslardan esirler alindi. Kozköy’de düsman agir kayiplar verdi. Sahil bölgesinde muharebe 3 gün devam etti. Düsman Tirebolu’yu bombaladi. Ancak sahil müfrezesini (37. Tümen) Harsit’in batisina atamadi. Çarpismalar bir hafta daha taarruzlarla devam etti. Ekim sonuna dogru bütün cephede düsmana baskinlar yapildi. Bu dönemde savasa zaman zaman ara veriliyordu. Askerlerimiz bu zamanlarda Harsit’i gece geçip Rus birliklerine ani ve kanli baskinlar yapmaktaydi.
5 Kasim 1916 Sahil Müfrezesi’nin adi 37.nci Kafkas Firkasi (Tümeni) olarak degisti.
Kas.1916 Kürtün’ün kuzeyinde Uluköy’ de Rus 505. Alayina baskin yapildi, birçok kayip verdirildi. Harsit üzerinde Kaley-i Bedirma’ ya yapilan baskinda 490. Rus alayindan esirler alindi. Bilhassa geceleri ve sisli zamanlarda, küçük gruplar, mangalar halinde Harsit’i geçen askerlerimiz Rus birliklerinin karargah ve siperlerine baskinlar yapiyorlardi. Bu baskinlarda bir amaç da Ruslardan ekmek, iase, silah ve cephane ele geçirmekti. Yokluk sartlarinda süren savasta bunlara gereksinim elzemdi ve baskinlar basarili oluyordu. Rus birliklerinde önemli sayida Ermeni asilli asker mevcuttu. Ayrica Ermeni çete ve gönüllüler de Ruslarla birlikte savasiyordu. Ruslar kiyidan top atislari desteginde kara birlikleri ile mevzilerimize saldirilar düzenliyor, fakat her defasinda agir kayiplar verilerek geri püskürtülüyorlardi. Ruslar savasin basindan beri bizden 2-3 kat fazla kayip vermekteydi.
Eki/Kas 1916 Harsit çayi ayni zamanda Rus isgali karsisinda evini barkini her seyini birakip Rize’den, Erzincan’dan berisi göç eden (Muhacirlik) kadin, çocuk ve halkimizin da geçtigi ve Tirebolu gerisinde sigindigi yerlerdi. Açlik ve salgin hastaliklar bas gösteriyordu. Ilaç yoktu. Çok sik ölümler oluyor, ekseriya çocuklar hemen oracikta gömülüyordu. Bugün dahi bölge sahipsiz mezarlarla doludur. Halk o yillarda savasin etkisiyle tarim ekimi yapamamisti. Bölgeye yardima gelen Kizilhaç ekipleri öncelikle hiristiyanlara yardim ediyor, gelen yiyecekler ve ilaçlar onlara ulastiriliyordu. Giresun’da açlik, tifo almis basini yürümüstü. Cesetler sokaklardan toplaniyordu. Günde 100-150 kisi ölmekteydi. Bu günlerde, Ruslar geçmesin diye bir kadin milisimiz Harsit nehri üzerindeki asma köprüyü uçurdu. Ancak daha sonra gelen muhacirlerimiz sular yükselince asma köprüye ihtiyaç duydular.
1916/1917 Sahil grubunda savasan asker ve günüllü taburlar içinde Osman Aga’nin örgütledigi Kara Zipkalilar da vardi. Hüseyin Avni’ de 110. Alay Komutan vekili olarak bölgedeydi ve düsmanla savasmaktaydi. Görele, Çavuslu, Çanakçi, Eynesil’ de milis güçleri, Sis Dagi ve çevrelerinde düsmanla savasmaktaydi. Bu kahraman insanlar Kurtulus Savasinda olusan Kuvay-i Milliye güçlerinin ve bilahare 42. ve 47. Alaylarin askerlerinin ekserisinden baskasi degildi.
1916/1917 Topal Osman Aga : Osman Aga askerlige çok merakli olmasina ragmen, askeri okula gidememis. Ondan habersiz babasi askere gitmesin diye "bedel" ödeyince buna razi gelmemis, parayi geri alip o parayla gönüllüler olusturarak, Balkan Savasi'na katilmistir. Muharebede bacagindan yaralanip gazi olmus, ayagi aksak kalmis ve o yaranin acisini hep çekmistir. 1. Dünya Savasina Gönüllüler olusturup katilmis, Rus Ordularinin Harsit Çayi'nda durdurulmasinda gönüllü birliklerinin basinda savasmistir. Batililarin destegi ile Karadeniz Bölgesi’nde Pontusçu Rumlar büyük güç haline gelmisti. Kurduklari silahli çetelerle sayilari 25 bine ulasmisti. Bu kuvvet Türk Ordusu’nun arkasinda büyük bir tehlike teskil ediyordu. Önceleri hükümetten bagimsiz hareket eden Osman Aga, Mustafa Kemal Pasa ile görüsmesinden sonra kayitsiz ve sartsiz Ankara Hükümeti’nin emrine girdi. Pontusçu hareketlere karsi Karadeniz Halki’ni bilinçlendirip, silahlanarak, teskilatlandirdi. Sinop’tan Batum’a kadar olan bölgede otoritesini kurdu. Osman Aga, giristigi Mücadelede eskiya karsisinda eskiya, düsman karsisinda düsman, iyinin yaninda iyi, dosta dost ve kötüye kötü oldu. Onun etrafinda olusturdugu Kuvayi Milliye Gurubuna giydikleri kiyafetlerinden dolayi da “Kara Zipkalilar” denmekteydi. Bu mücadeleler sirasinda bazen kanun ve buyruk dinlemez hareketleri de oldugu söylenir. Hükümet otoritesinin olmadigi bölgede kendi kanunlarini yürütmüstür. Istanbul Hükümeti’ne isyan edip, Ankara Hükümeti’nin emrinden çikmamistir. Mustafa Kemal’e bagliligi nedeniyle, onun muhafiz bölügü ve bilahare Meclis Muhafiz Taburu Giresunlulardan olusmus, Mustafa Kemal’in ve Meclisin korumasi Giresun Usaklarina emanet edilmistir.
1916-1918 Rus isgali altindaki bütün bölgelerde büyüklü küçüklü katliamlar yasanmistir. Bu katliamlara önayak olanlar genelde Rus Ordusu içindeki Ermeni asilli askerlerdir. Görele’nin bütün köylerinde yogun acilar yasanmistir. Kadin, çocuk, genç, yasli demeden insanlarimiz vahsice öldürülmüs, tecavüzler ve zorbaliklar yasanmistir. Her köyün ayri bir hikayesi vardir. Özellikle hatirda kalan Maksutlu Köyü’nün Dikmetas Mevkisinde Maksutlu, Çürükeynesil (Saglik Köyü) ve Karadere’den 30 civarinda genç köylünün vahsice kursuna dizilmesi olayidir. Buradan sag kurtulanlar olmustur. Bugünlerde bölgede yapilan çalismalarda ölen sehitlerimizin kemiklerine rastlanmistir. Bu alanin Dikmetas Sehitligi olarak düzenlenmesi yönünde çalismalar sürdürülmektedir. Ayrica Ruslar, Rus yolu projesiyle, Harsit vadisinden Gümüshane’ye oradan da Dogu Anadolu’ya uzanan bir yol çalismasi baslatmislardir. Harsit’i geçemeyen Ruslar, köylü halkimizi az bir yevmiyeyle çogu zaman zorla çalistirmislar, ancak Bolsevik ihtilalinin devaminda terk edip gitmislerdir. Yol projesi de öylece yarim kalmistir.
Nisan 1917 Rusya’daki karisikligin ve Mart Devrimi’nin etkisiyle Rus disiplini bozulmaya baslar. Savas eski siddetini kaybeder. Bazen Rus askerleri cephede yer yer beyaz bayrak açarak yakinda baris olacak diye askerlerimize seslendikleri bile oluyordu.
21 Nis.1917 Rus donanmasi Giresun ve Ordu’yu bombardiman etti. Rus muhrip ve gemileri, geceleri isildaklarla isaret vererek, daha evvel getirdiklerini ve diger Rum ve Ermeni çetelerini alip kaçiriyorlardi. Buna engel olmaya çalisan sahil gözetleme kuvvetlerimizi de bombaliyorlardi.
7 Kas.1917 Rusya’da ihtilal. Bolsevikler yönetimi ele geçirdi (Meshur Ekim Devrimi). Agir geçen 1916-1917 kisi Rus Kafkas Ordularinda 100.000 kisilik bir zayiata yol açmisti. 1917 Mart Devrimi nedeniyle de orduda disiplin bozulmustu. Kerenski baskanligindaki Geçici Devrim Hükumetinin savasa devam etme istegine karsin ilkbahardan itibaren Kafkas cephesinde faaliyetler gevsemistir. Askerlerin genis ölçüde firar etmeleri üzerine yeni Bolsevik Hükumet savastan çekilme yönünde hamlelere girismistir.
16-18 Ara.1917 Ruslarla Erzincan anlasmasi imzalandi. Ruslar ordularini geri çekmeyi kabul etti
fakat Ermeni katliamlari devam etti. Ruslar isgal ettikleri topraklardan geri çekiliyorlardi ama ellerindeki mevcut silahlari da Ermeni askerlerine teslim ederek, onlari kendilerine varis olarak birakiyorlardi. Bunun üzerine, ilerleyen günlerde mütareke geçersiz sayildi ve Rus isgalindeki bölgelerin geri alinmasina baslandi.
Ocak 1918 Rus Kuvvetleri insa ettikleri karayolu ile karadan ve Görele’ye gelen üç gemi ile de denizden geri çekilme harekatina basladilar. Bu geri çekilme sürecinde, Ocak ayinin sonlarina dogru, köy çeteleri birleserek, Rus Kuvvetlerine büyük bir baskin yaptilar. Gemiler iskeleden ayrildi. Askerlerin bir kismi karadan kaçismaya basladilar. Hayvanlarinin hepsi, savas malzemesinin bir kismi Görele'de kaldi. Kaçan Rus askerlerini Görele Burnu denen yerde, Eynesilli Çeteler yakalayip hakladilar.
12 Subat 1918 Türk Kuvvetleri Harsit’i geçerek, Trabzon’a dogru yürüyüsüne basladi.
13 Subat 1918 Görele düsman isgalinden kurtuldu. Ruslar'in çekilmeleri Giresun'da ve Tirebolu'da, isgalden kurtulan Görele ve Eynesil'de büyük bir sevinç yaratti. Türk birlikleri Görele'de yönetimi geri aldi. Görele’nin kurtulus haberi, Ordu ve Çarsamba dolaylarina göçmüs olan Görelelileri sevindirdi . Derhal geri geldiler. Gelenler gidenlerin yarisi bile olmaktan çok uzakti. Büyük çogunlugu açlik ve koleradan ölmüstü. Ordu ve Çarsamba çevresinin halki gelen muhacirlere çok iyi davranmisti. Fazlasiyla yardim etmisti; fakat güçleri bu kadarina yetmisti. Üstelik hastalik ve salginlar da devam ediyordu. Dönen göçmenlerin bir kisminin evleri kasten yakilip yikilmisti. Ne yiyecek vardi, ne de giyecek. O yil bir de korkunç Ispanyol Nezlesi salgini basladi. Binlerce insan yine ölüp gitti.
24 Subat 1918 Türk Kuvvetleri Trabzon’a girdi. Sehirdeki Rus askerleri limanda bulunan iki Rus vapuru ile Batum'a sevk edildi. Isgal sirasinda Türklere kötülük yapmis olan Rum ve Ermeniler de Ruslarla birlikte sehri terk ettiler.
1918-1923 Isgal sonrasinda da Görele’de felaketlerin ardi arkasi kesilmiyordu. Birinci Dünya Savasi sonrasinda Osmanli savasi kaybetmis ve yurdun dört bir yani düsman tarafindan zapt edilmeye baslanmisti. Bundan cesaret alan Rum ve Ermeni azinliklar yine çetecilik faaliyetlerine baslamis ve hayalini kurduklari devlet idealleri için yöre halkina zulüm ve iskence uygulamaya koyulmustu. Savas ve muhacirlik yüzünden Görele bölgesinde açlik ve sefalet, salgin hastaliklar ve iskan sorunu bütün siddetiyle hüküm sürüyordu. Buna bir de sel felaketi eklendi. 28 Temmuz 1919'da meydan gelen selden 36 köyde ekinler mahvolmus, 30 degirmen, 25 hane, biri de Elevi deresi üzerindeki köprü olmak üzere 33 köprü yikilmis, biri erkek, sekizi kadin olmak üzere 9 kisi ölmüs, 5 sigir telef olmustu. Göreleliler, savas yillarinda büyük acilar çekmesine, açlik ve sefaletle mücadele etmek zorunda kalmasina, sartlarin olumsuzluguna ragmen, Milli Mücadeleye (15 Mayis 1919-9 Eylül 1922) sahip çikan ilk yöreler arasinda yer aldi. Göreleliler Milli Mücadelede yüzlerce sehit verdi. Kurtulus Savasi sonrasinda Görele'nin Rum nüfusu Lozan antlasmasini takiben yapilan mübadele ile ilçemizi terk etti.
Aydin Kulak
(Kaynak gösterilerek ve yazar adi belirtilerek kullanilmasinda bir sakinca yoktur.)
Kaynakça
1- Harsit Çayi Yükselince/Mustafa Köse/www.giresunpostasi.net
2-Kus Seslerindeki Esrar/Mustafa Köse/www.biroybil.com
3-Harsit Çayi Savunmasi ve Sahil Müfrezesi (37.Tümen)/Mustafa Köse/www.giresunajans.com
4-Giresun’da Kuvayi Milliye/Mustafa Köse/www.as-add.de
5-Bölgemizde Birinci Dünya Savasi/www.yukaripinarca.com
6-Görele/Sezgin Kuguoglu/http://Sezginkuguoglu.com
7-Görele’nin Kurtulusu/www.giresunpostasi.net
8-Erkan-i Harb Miralayi Pirselimoglu Haci Hamdi Bey/Ismail Haci Fettahoglu/www.serander.net
9-Türkiye Tarihi-4/Çagdas Türkiye (1908-1980)/Cem Yayinevi
10-KARESI GAZETESI PENCERESINDEN BALIKESIR 'DE DINi HAYAT ÜZERINE BAZI GÖZLEMLER (1916-1917)/ Prof. Dr. NesImI YAZiCi (Ramazan Bayrami tarihi)
12- Ordu kazasinda Rus Bombardimanlari/Adnan Yildiz/ www.serander.net
13-Görele Tarihi/Ayhan Yüksel
14-Tirebolulu Sehit Hüseyin Avni Alparslan/ Ismail Haci Fettahoglu/www.serander.net
15-Trabzon Valisi Sehit Cemal Azmi Bey/ Ismail Haci Fettahoglu/www.serander.net
16- Erzincan Mütarekesi’nin Türk tarihindeki yeri ve Önemi/Dr. Nurcan Yavuz/Atatürk Üni.
13 Subat Görele’nin Kurtulusu
19. Yüzyil sonlarinda sanayi devrimini tamamlayan
Bati Kapitalizmi tüketim eksikliginin iç pazarda yarattigi tikanikligi gidermek
için; dünyada yeni hammadde kaynaklari ve ucuz isgücü aramak zorunlulugu
duymus,bundan da emperyalizm dogmustur.
Dis pazara yönelen batinin kapitalist ülkeleri,kendi aralarinda da
çikar
anlasmazliklarina
düsmüsler,sonunda Birinci Dünya Savasi çikmistir.
Çogunlukla Osmanli Imparatorlugu topraklari üzerinde
süren savasta,
yedi cephede
savasmak zorunda kaldik.Dogu Anadolu sinirlarimizi asarak topraklarimiza
saldiran Rus birlikleri, kisa sürede önemli ilerlemeler kaydettiler. 1916'da
Trabzon'a gelen Ruslar, Agustos 1916'da Görele'yi isgal
ettiler.
Görele ve köylerinin
isgali sirasinda çok kanli çarpismalar oldu. Yigit Görele
Usaklari Ruslara önemli kayiplar
verdirdi.
Görele Direnisinde
Önemli yer tutan Usaklarimizin adlarini saygiyla anmadan
geçemeyiz...
Kakaliçoglu Abdulmuttalip
Kakaliçoglu Ismail
Bekir Çavus
Çakir
Çoban
Cinoglu Ali
Osman
Bayiroglu
Hüseyin
Çürükvelioglu
Ali
Çürükvelioglu
Mustafa
Seyisoglu
Ömer
Hidiroglu Tip
Osman
Dursun
Çavus
Batida Harsit Çayi'na
kadar ilerleyen Rus birlikleri,burada Giresun'lu Topal Osman Aga ve emrindeki
Kuva-i Milliye güçlerince durduruldu.
1917 Yilinin Ekim Ayinda Rusya'daki rejim degisikliginin de etkisiyle
Rus birlikleri geri çekilmek zorunda kaldi. 13 Subat 1918'de Görele'yi tamamen
bosalttilar.
Görele'nin isgalden
kurtulmasini, Rus isgalindeki diger topraklarimizin kurtarilmasi
izledi.
19 Mayis 1919'da
Mustafa Kemal'in Samsun'da baslattigi Kurtulus Savasimiz'da da Görele ve Giresun
Usaklarinin önemli katkilari vardir; ruhlari sadolsun...
Kurtulus Savasimizin kahramanlari gelecek kusaklarimiza
örnek olsun...
Kemal
KASIM
Tarih
Ögretmeni
Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat |
Resimleri Gizle