Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 11 Ocak 2012
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 04:22
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=7718
1. HES’ler faydalari yaninda,oldukça fazla zararlari da olan tesislerdir.
2. Hava - Su ve Toprak tüm canlilar için olmazsa olmaz varliklar arasindadir.
3. Ülkemiz,elektrige hesap edilenden daha az gereksinim duymaktadir.Elektrikteki kayip-kaçak orani %10’lara düsürülerek ve enerjide etkin tasarruf saglanarak elektrik talebi daha da azaltilabilir.
4. Akarsular üzerinde kurulacak küçük HES sayisi her gün artarak degismektedir.Hiç kimse “karakasi – karagözü” için ya da topluma fayda saglamak için HES isine girmemektedir.HES isi öyle balli-kaymakli bir rant haline getirilmistir ki,bu isle yakindan-uzaktan iliskisi olmayan esnaf bile bu ise girmistir.
5. HES yapimi için bankalar oldukça cazip kosullarda krediler vererek yatirimcilari yüreklendirmektedir. Bu ise Dünya Bankasi’nin da taraf oldugu Ekvator Ilkeleri’ne aykiri bir tutumdur.
6. Devlet 49 yilligina su kullanim hakkini vererek ve üstelik üretilecek elektrik için yine devlet tarafindan “alim garantisi” verilerek HES projelerine destek saglanmaktadir.
7. HES insaatlari nedeniyle yöre halki yerlerinden-yurtlarindan edilebilmektedir.
8. Akarsuyun dizginlenmesiyle suyun fiziksel,kimyasal ve biyolojik özellikleri degismekte ve bu degisimden tüm canlilar az ya da çok etkilenmektedir.
9. HES yerine,Dogu Karadeniz Bölgesi için görsel rekreasyon alanlari olusturmak,dagcilik ve yüzme gibi sporlar ile eko-turizm etkinlikleri bölge için sürdürülebilir bir seçenek olarak düsünülmelidir.
10. Sürdürülebilir olmayan HES projeleri yöre halkina süslü bir paket gibi sunulmaktadir.
11. Akarsular kurudugunda aricilik,tarim ve hayvancilik gibi yasamsal kaynaklardan yöre halki yoksun kalacaktir.
12. HES projeleri tüm Dogu Karadeniz kiyi kentlerini kapsamaktadir.Projeler su anki durumuyla kalmayacak,artarak devam edecektir.
13. Dogu Karadeniz için düsünülen bölge plani,mümkün oldugunca fazla HES ve madencilik faaliyetlerinde yogunlasmaktadir.
14. Karadeniz bölgesinde özellikle findik tarimi ve hayvancilik yalnizca yerüstü sulariyla yapilmamakta, bu gibi faaliyetler için ayni zamanda yeralti suyuna da gereksinim duyulmaktadir.Suyun yönünü degistirmek için kazilan tüneller yeralti suyunu da çekmekte ve yerüstü sularinin azalmasi yeralti sularini da olumsuz etkilemektedir.Suyun azalmasi ile su kendi kendini temizleme özelligini yitirmektedir.
15. Özellikle köylerde hala kullanilan fosseptik çukurlari suyun azalmasi ile pislik ve hastalik çukurlarina dönüsecektir.Kirli sulari kullanan hayvanlar bulasici hastaliklari tetikleyecek ve bundan insanlar da payina düseni alacaktir.
16. HES’ler ile su artik yöre halkina parayla satilir hale gelecek,su olmadan toprak,toprak ve su olmadan da yasam olmayacaktir.
17. Can suyu tartismalari hiç etik degildir.Çünkü her canli dogadan esit faydalanmalidir.
18. HES’lere köy halkindan bir iki kisiyi ise almakla is-as sorunu çözülemez.Bu gibi ise alma sözleri bir aldatmacadir.
19. Herkes kendi yöresindeki akarsulari korumak için mücadele vermek yaninda,bütüncül anlamda düsünerek diger yörelerdeki dogal varliklarin da korunmasi için mücadele vermelidir.
20. Dogal varliklari korumak hem devletin hem de vatandaslarin görevidir.Üstelik bu görev Anayasamizin 56.Maddesinde açikça belirtilmistir.Ancak devlet bir anlamda anayasal suç isleyerek bu görevini yapmamakta ve taraf olmaktadir.
Büyük Anadolu Yürüyüsü
Büyük Anadolu Yürüyüsü,Anadolu insanlarinin suyunu,dogasini ve köklerini yasatmak için baslattigi bir hareket.Herkesin katilimina açik,tümüyle bireysel ve gönüllü çabalarla gerçeklesen ve hiçbir kurum veya kurulusun paydasi,ortagi veya düzenleyicisi olmadigi bu hareket “Anadolu’yu vermeyecegiz” söylemi ile 3 Nisan’da Artvin’den yürüyüse basladi.Sonradan sirasiyla Hasankeyf,Antalya,Izmir,Konya, Mersin,Antakya,Kastamonu ve Trakya’dan yola çikildi ya da çikilacak.9 Nisan Cumartesi günü ise Ankara’da bulusularak asagidaki manifesto yüksek sesle dile getirildi:
“Son on yil içinde tüm sularimiz enerji sirketlerinin eline geçti. zerlerine binlerce HES ve baraj kuruldu/kuruluyor.Daglarimiz maden sirketleri tarafindan parsellendi,delik desik ediliyor.Yasamimiz, nükleer ve termik santrallerle tehlike altinda.Feryadimizi duyan yok. Binlerce yildir ekip biçtigimiz tohumlar,yok olmaya basladi.Ormanlarimiz,parça parça kesiliyor.
Insanimiz,dogdugu bereketli topraklarda artik doyamiyor.Köyünü,ata topragini terk ediyor. Binlerce insan sehirlere göç ediyor ve kadim Anadolu kültürleri birer birer yok oluyor.Hizla kalabaliklasan sehirlerimizde yasamak her geçen gün daha da zorlasiyor,maddi ve manevi bedeli artiyor.
Bu nedenle biz,Anadolu insanlari,Anadolu’yu yasatmak için kendi halk irademizi kullanmaya karar verdik.
Ne diyelim ? Adnan Yücel’in siirinde dile getirdigi gibi:
Saraylar saltanatlar çöker
Kan susar bir gün
Zulüm biter.
Menekseler açar üstümüzde
Leylaklar da güler.
Bugünlerden geriye,
Bir yarina gidenler kalir
Bir de yarinlar için direnenler”
Yolunuz açik olsun…