Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


İSTİHBARAT VE İDEOLOJİ...


Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 28 Ekim 2011
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 03:19
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=6696


ISTIHBARAT VE IDEOLOJI...

 

Zor bir konuyu gündeme aldigimin farkindayim.Devletlerin kurulusundan ve siniflarin olusumundan bu yana istihbarat isinin var oldugunu tarih baba yaziyor.

Tarih baba yaziyor ama istihbarat isi gizli ve çogu zaman sifahi gerçeklestiginden,kayda geçmis tarihi tecrübe de oldukça azdir.

Amacim istihbaratin tarihsel teorisini yapmak degil.

Fetihler döneminde,maliyetleri ve zayiati azaltmak için öngörüldügünü söyleyebiliriz.Eski Türk boylarinda,istihbarat isine “dil almak” denirmis.Dil alma kavraminin içinde ideoloji var. Istihbarat sözcügünde ise bu anlam çikmiyor.

Türklere karsi uygulanan ilk istihbaratlar,genellikle Türklerin sahip oldugu dinin degistirilmesi amacina yönelikmis.

Istihbarat isinde,ideolojiye neden kafayi taktim derseniz,yasadigimiz son asirda savaslarin, iç iktidar kavgalarinin isgallerin ana parçasini istihbarat olusturdugu içindir.

Ikinci Dünya Savasindan sonra,Avrupa ve Rusya’da görev yapan Amerikali gazeteci,bilim adami,sanatçi,romanci gibi entelektüellerden olusan 700 ajanin görev yaptigini biliyoruz.

Osmanli’da sairler,mimarlar,sanat insanlari Saray’a övgüler düzerek iaselerini Saray’dan temin ederlermis.Osmanli bunlari disaridan istihbari bilgi toplamaya yöneltmemis.Yani dil alma isi yaptirmamis.

Osmanli’da iktidarin korunmasina yönelik iç istihbari islerin oldukça ileri oldugunu söyleyebiliriz.Dis istihbarati ise,Balkanlarda Voynuklar ve Mostarlar bu islerde kullanilirmis.

Osmanli’da istihbarat bilgilerinin Sultan’a Seyahatname olarak sunulurmus.
Osmanlinin son dönemlerin de,içerde süren etnik ve mezhepsel temeldeki çatismalarin Osmanlilarin istihbarat yapmasini zorlastirdigi muhakkaktir.Buna bir de sinif temelinde iktidar unsuru ilave edilince bu isin daha da zor olacagini anlamak,o kadar zor degildir.

Uzatmayalim,böyle bir istihbari ortamdan modern Cumhuriyet dönemine geçince,hayli bocalandigi bilinmektedir.

Atatürk zamaninda Cumhuriyeti korumak üzere örgütlenen gizli servisler,Mustafa Kemal’in vefatindan sonra,daha çok sinif temeline ve bir egemen sinifin iktidarina yönelik örgütlenmistir.

Soguk Savas döneminde isler iyice çigirindan çikmis,bizim istihbaratçilarin maaslarini da Amerika ödemistir.Tabi bizim istihbaratçilar da Amerika’ya hizmet etmislerdir.

Cumhurbaskanligina vekâlet ettigi bir dönemde,Ihsan Sabri Çaglayangil,bu durumdan yakinarak “ ne yapayim CIA benim altimi oyuyor” demistir.

Amerika ile ikili anlasmalar yaptikça,Amerika’nin BOP’un da görev alinca,bizim istihbaratçilar ile CIA Ajanlari daha yakin çalismak durumundadirlar.Yani orada da ideoloji, egemen siniflari koruyup kollayan piyasa ekonomisinin ideolojisidir.

Gene de bir sorun ortaya çikmaktadir.

Terörün arkasinda Amerika olunca,bizim gizli servisler ile beraber çalisan Amerikan ajanlari nasil bir haber toplama isi yapiyorlar dersiniz?

Libya örneginde oldugu gibi,bir devlet bir baska devletin kendi içinde casusluk yapma isine göz yumuyorsa,ya da gereken önemi vermiyorsa,yikilisini kendi eli baslatmis demektir.

Ajanlarin kendi içinde olmasina bir sey demeyeceksin,Ordunun subaylarini casusluk ile suçlayacaksin.

Istihbaratimizin durumu da budur.

Bülent ESINOGLU
bulentessinoglu@gmail.com


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster