Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Bir Sosyal Demokratın Kendini Devrimci/Sosyalist Sanması


Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 09 ?ubat 2011
Geçerli Tarih: 25 Nisan 2026, 15:17
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=2951


Bir Sosyal Demokratin Kendini Devrimci/Sosyalist Sanmasi

Yusuf Ziya Kesken

Yaziya bir yerden baslamak lazim. Elbette ki lafim kendine sosyal demokratim diyenlere degil. Çünkü sadece bunu söyleyebilen bir insan ile tartisirken temel argümanlar bellidir. Lafim kendine hem sosyal demokrat, ama bununla beraber sosyalist ya da devrimciyim diyenlere… Aksamüstü televizyonda yasli, saçlari beyazlamis, nur yüzlü bir adamin da, sosyal demokrat bir yapinin kuvvetli bir yöneticisi olmasina ragmen (en azindan düne kadar) ikide bir devrim ve devrimcilik ahkami kesmesi sanirim dogru olani yanlistan ayirmak gerektigini biraz daha net vurgulamayi zorunlu kildi. Görünen durum, genel kabuller, ve mevcut siyasi konjonktüre bakarak artik bu yanlis hatta daha da ileri giderek sapkin anlayisin mümkün olmadigini belki de haykirarak söylemek lazim. Her ne kadar ülkemiz topraklari üzerinde yasayan insanlara garip gelmeyen hatta kaniksanmis bir anlayis olsa dahi maalesef böyle bir durum yani bir sosyal demokratin ya da sosyal demokrasinin, gerçek anlamda veya sosyal demokratlarin hitap ettigi kitle dikkate alindiginda ‘’devrimci’’ olmasi ne teoride ne de (ve haliyle) pratikte mümkün degil. Eger anlasilmadi ya da yanlis anlamaya müsait ise daha da net söyleyelim. Çogu insanin bildigi gibi sosyal demokratlarin, mevcut hallerine ragmen sosyalist literatüre dayanarak kendilerini sosyalist/devrimci olarak tanimlamalari hafif bir ifade ile sadece gülünçtür.

Bu tespiti yaptiktan sonra hem literatüre hem de tarihe göz atmakta fayda var. Tanim olarak özetle Sosyal Demokrasi, kapitalizmin yarattigi esitsizlik ve adaletsizlikleri demokratik sistem içinde kabul edilebilir düzeye indirmeyi amaçlayan siyasi ideolojidir (wikipedia). Bu temel tanim bile sosyal demokrasinin sinifi ilgilendiren sorunlarin çözümünün yine zaten sorunun kaynagi olan mevcut düzen içerisinde ancak daha tolere edilebilir bir sekilde çözülmesini amaçladigini bariz sekilde gözümüzün önüne koymaktadir. Bu istek her ne kadar sicak yüzlü görünse dahi emekçilerin taleplerini karsilamaktan çok ama çok uzaktadir. Çünkü soruna neden olan sistemin zaten kendisidir. Fazla detaya girmeden vurucu bir örnekle durumu daha anlasilir kilmak belki mümkün olur. Sosyal demokrasiye göre sirtina günde 20 kirbaç vurulan bir insana 5, hadi daha iyi niyetli olalim 1 kirbaç vurmak hem daha hakkaniyetli hem de daha tolere edilebilirdir. Çünkü sosyal demokrasi özü itibari ile kurulu düzenle barisiktir. Ancak, belki de adinda geçen “sosyal’’ kelimesinden kaynakli olarak ezilen siniflara da çok uzak degildir. Mevcut düzen içerisinde çözüm arayan sosyal demokrasi 20 kirbaca hayir derken 1 kirbaca da isçinin ses çikarmamasini ister.

Fakat olaya sosyalistlerin gözünden bakildiginda çözüm mevcut düzen içerisinde mümkün degildir. Çözüm ancak o kirbaci tutan elin sahibinden iktidarin alinmasi ve kirbacin yok edilmesi ile mümkündür. Sadece böyle bir durumda siniflarin ortadan kaldirilmasi ve “tam demokrasi’’nin tesekkülü mümkün olabilecektir.

Olaya tarihsel açidan bakmakta da fayda var. Zira ve hatta eminim ki bazilari sunu soracaklardir. Sen böyle yazmissin ama Lenin’de enternasyonalde sosyal demokratlarla birlikte hareket etmemis miydi? Evet güzel bir soru. Ancak, bu soruyu sormayi düsünenin cahilligini ortaya koymak açisindan. Enternasyonalin olusum ve gelisim sürecine tarihte tekrar göz atarsak böyle bir durumun var oldugunu tespit etmek mümkündür. Ama ikinci Enternasyonal’den sonra Lenin bu anlayisin devrimci bir öz barindirmayip mevcut düzen içerisinde evrimci bir anlayisa sahip oldugunu görmüs ve basit bir ifade ile ilisigini kesmistir. Daha sonraki süreçte sosyalist devrimin önündeki en tehlikeli engel olarak sosyal demokratlari isaret etmesi durumun anlasilabilirligini pekistirebilir.

Peki durum sosyal demokrasi için bakildiginda bu kadar kötü müdür? Dünya ölçeginde durum ele alinirsa belki degildir. Zira her ne kadar düzen içinde çözüm arayarak sosyalistlerin talepleri ile uzlasilmasi mümkün olmayan zitliklar barindirsa da kökeni itibari ile enternasyonalden dogmustur. Yani sinif sorunlari üzerinden hareket ettigi iddiasi ile yola çikmistir.

Ancak ülkemiz açisindan durum, su an itibari ile daha iç karartici vaziyettedir. Çünkü burada, ülkemizde sosyal demokratlar sinifi hatta sinif kelimesini tamamen yok saymislar ve kuru bir ulusalcilik üzerinden ve omurilikten siyasetle kendilerine yol bulmaya çalismaktadirlar. Ama bu bile bakis açisi itibari ile ‘’sakat’’ bir durumdur. Çünkü kendini emekten yana ve enternasyonalist olarak tanimlayan sol, belirli sinirlar altindan hapsedilmeye çalisilmaktadir. Bu da mümkündür, hem solcu hem ulusalci olunur denebilir belki. Evet bu durum tarihte mümkün olmustur.  NSDAP (Nationalsozialistische Deutsche Arbeiterpartei), Türkçesi ile Nasyonal Sosyalist Alman Isçi Partisi tarihte var olmustur. Simdi yukaridaki iddiayi delicesine savunanlarin bu örnege tekrar bakmalarini özellikle rica ederim. Bahsi geçen partinin insanliga yaptiklarini hatirlamak için bile olsa…

Yaziyi bitirmek de lazim. Bu kadar yazdik. Ama hala bazi sosyal demokratlar çikip “ben sosyalistim, ben devrimciyim’’ diye bagiriyorlarsa benim de herhalde bir soru sormaya hakkim vardir. Soru da gayet net ve anlasilirdir… Kaç dubleden sonra, arkadasim???

 


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster