Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat |
Resimleri Göster
24 Ocak Eylemine Dair
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 18 Ocak 2011
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 06:03
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=2780
24 Ocak Eylemine Dair,
Yillardir suyumuzu,topragimizi kisacasi hayatimizi savunmak için bir mücadele içerisindeyiz.Bir yandan vadilerimize HES sirketlerini sokmamaya çalisirken,diger yandan da hukuk alanindaki çalismalari sonuna kadar zorlamaya devam ediyoruz.
Her türlü hukuksuzluga,akil disiliga adaletin ve bilimin isigi ile halkla birlikte karsi koymaya çalisiyoruz.Bu alanda da onlarca basari elde ettik.Gördük ki bilim ve hukuk ile birlikte halkin yasam mücadelesi pek çok engeli asabiliyor.
Ancak yine gördük ve yasiyoruz ki;biz kazandikça,biz büyüdükçe karsimiza daha baska oyunlar,yeni zorluklar ve engellemeler çikiyor veya çikariyorlar.
Biz yasam alanlarimizi,yasamimizi sonuna kadar savunacagiz derken,onlar bize kanun degisiklikleri dayatiyor.Hukuki kazanimlarimizi yok saymayi amaçliyorlar.Sermayenin,halkin kazanimlarini yok etme veya engelleme dayatmalari kuskusuz önlerine çikan halkin muhalefetini yok etme veya durdurma ugrasi iken,diger yandan da ‘ölümü gösterip sitmaya razi etme’ oyunudur.
28 Aralik 2010 Tarihinde,TBMM’de onaylanan 6094 sayili “Yenilenebilir Enerji Kaynaklari Kullanimi Yasasi”nda ve Mecliste bekleyen “Tabiati ve Biyolojik Çesitliligi Koruma Kanunu” böyle bir ‘arkadan dolanma’ hikâyesinden baska bir sey degildir.
Ancak,Derelerin Kardesligi Platformu olarak mücadele alanlarinda sunu ifade etmistik: “Hukuk,bilim ve yerel halktan meydana gelen muhalefet güçlerinin mesru mücadele ile hak savunmasi yapmasi gerekir.Dogal yasam alanlarinin yok edilmesini amaçlayan uygulamalari durduran veya engelleyen hukuksal mücadele ile gidilebilecek en son noktaya kadar gitmeliyiz.Bununla birlikte halkin dogrudan örgütlü mücadelesini yerellerde örmekle yasam alanlarini koruma ugrasinda basariya ulasabiliriz.”Bunu ayrica defalarca da kamuoyuna deklere etmistik.
Degerli arkadaslar
Yerli ve yabanci sermaye kuruluslari,Anadolu topraklarinda ‘hayat’ olarak akan her suya saldiriyor.Sadece su degil,meralarimiza, ormanlarimiza,madenlerimize,kiyilarimiza,topraklarimiza dahasi tüm yasam alanlarimiza yok edecek sekilde saldiriyor.Bu gelismelerin tamami yasami koruyanlar olarak bizler için sürpriz degil.Sermaye,asla bu kaynaklari doganin seyrine terk etmek istemeyecekti.Ve tüm bu yeni yasa hazirlama,halkin gözünden yasa kaçirmalar bundandir.Bu degisen yasalar ne üzerinden atlayabilecegimiz ne de teslim olacagimiz gelismelerdir.
Bir yandan elimizi kolumuzu baglamaya çalisan yasalara karsi mücadele ederken diger yandan da vadilerimizi birer direnis odagina çevirmek zorundayiz.Daha çok kar ve güç elde etmek için bu cografyaya hayat veren sulara göz dikenlere karsi biz,yasami ve hayati savunanlar da top yekûn bir direnisi ortaya koymak zorundayiz.
Vadilerde,hayati savunanlar olarak bu yasalarla bosuna ugrastiklarini herkese göstermenin zamanidir.Ister degissin ister degismesin,halkin yasamini yok sayan her tür olumsuz degisimin kâgit üzerinde kalacagini dosta düsmana gösterme zamanidir.Bu yasalar vadilerimizde asla hayat bulamayacaktir.Halkimiz,bu yasalari vadilerinde direnerek uygulatmayacaktir.
Derelerin Kardesligi olarak diyoruz ki;
-
Söz ve eylemim tutarliligi içerisinde bir yürüyüs eylemek zorundayiz.
-
Sözümüzün agirligi vadilerde yanan birer mesaleye dönüsmeli.
-
Enerjimizi çesitli yapilarin sembolik eylemlerinin arkasina katilarak tüketemeyiz.
-
Sözümüzü ve eylemimizi vadilerden büyüterek gelistirmeliyiz.
-
Bize yapilan saldirinin kaynaginin net olarak ortaya konulmasi gerekiyor.Bize göre saldirinin kaynagi daha çok kar isteyen ve onlara yardim edenlerdir.Bu durumun açik ve net olarak ifade edilmedigi her çaba,süreci daha da belirsiz hale getirecektir.
-
Kanunu yapanlar,HES insaati için basvuranlar ve uluslararasi tekelleri ile Su Konferanslari düzenleyenler ayni yolun yolcularidir.
-
O yüzden yapacagimiz etkinliklerde iç tutarliligimizi korumak zorundayiz.
-
Simdi inatla ve israrla vadilerdeki yasami sermaye sahiplerine karsi koruma zamanidir.
-
Lafi dolandirmadan söyleme zamanidir.Sanal merkezler kurma degil,mücadelenin yol göstericiligine inanma zamanidir.
Derelerin Kardesligi olarak hukuk alaninda yasanan gelismelere asla kulak tikamayacagiz.Ama kendimizi de o alanda yasanacak gelismelere teslim etmeyecegiz.Biz biliyoruz ki basit bir yasal degisiklikle halledilecek bir mesele ile karsi karsiya degiliz.
Ne hükümetlerle ne de HES sirketleri ile masaya oturmak gibi bir derdimiz yok.Derdimiz hayatin akisina kelepçe vurulmasi ve suyun bir ticari mal olarak algilanmasidir.Mücadelemiz suyun ticari bir meta olmadigini ortaya koymak ve özgürce akmasinin devam etmesini saglamaktir.Mücadelemiz,bu taleplerimiz karsilik bulana kadar devam edecek.
Bu mücadelede,her türlü sermaye gurubundan ve lobilerden bagimsiz olarak mücadele eden dostlarimizla yolumuz kesistikçe hep bir arada olacagiz.Dayanismayi artiracagiz.Sesimizin mücadele alanlarindan daha çok çikmasi için çaba harcayacagiz.Alinan her etkinlik kararinin vadilerin bilincinden çikarak sokaklara yayilmasina inatla sahip çikacagiz.Bu özelligimizin bizi hayatla bulusturan,dinamik kilan gerçekligimiz oldugunu unutmayacagiz.
Bu nedenle;Su Meclisi’nin 24 Ocak tarihli eylem çagrisi ile benzeri çagrilara verecegimiz yanit,yukarida anlatmaya çalistigimiz gerçeklikten bagimsiz ele alinamaz.
Ortak eylemlerin kararlari her asamada ortak alinir ve hedefleri birlikte belirlenir.Soyut ve her yöne çekilebilir bir yaklasimla dayanisma talebi olmaz ve olmamalidir.Ancak,bundan sonra birlikte,yolu,yöntemi ve hedefleri belli olan ortak süreçler,ilkeleri olan birliktelikler halkin mücadelesine güç katar.
Dogal yasam ile su iliskisini dikkate alan,suyun hayat oldugunu bilenler,HES’lere,havza planlamalarina,can suyu kavramina, sponsorlara karsi olan,Mecliste uzlasma aramayan ve yerel halkin güçlerini gören,su ve yasam hakkini savunan dostlarla ‘SU YASAMDIR’ saflarinda bir arada sesimizi daha gür çikarabiliriz.
Bu nedenledir ki;Derelerin Kardesliginin büyük kentteki bilesenlerinin,yerel halk mücadelesine destek olmasi için bu karaliligini sürdürmesini önemsiyoruz.Yerel yapilarin büyük kentlerdeki bilesenleri ve yürütmelerinin,bu sürecimize acil olarak dâhil olmalari ve kendi tavirlarinin yöre halkinin talep ve mücadele anlayislarini destekleyen bir tutumda olmasini istiyoruz.
Sonuç olarak,yerel mücadelelerle paylasilmadan,hedef orta yere konmadan alinan 24 Ocak eylemine katilmayi dogru bulmuyoruz.
Biz buralardayiz.
Vadilerde, subaslarindayiz.
‘Su Haktir Satilamaz’ ve ‘Dereler Özgürdür Özgür Akacak’ diyoruz.
Vadilerde akan suyun aslinda kanimiz oldugunu biliyoruz ve hayatimizi savunuyoruz.
Hepimize saglik ve mutluluklarla kolayliklar diliyoruz.
DERELERIN KARDESLIGI PLATFORMU
Su Hayattir,Satilamaz!
Dereler Özgürdür, Özgür Akacak!..
...:::DERELERIN KARDESLIGI PLATFORMU:::...
Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat |
Resimleri Göster