Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Dünya susuzluğa doğru hızla yol alıyor!
Kategori: Toplum-Yaşam
Eklenme Tarihi: 04 Eylül 2022
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 14:05
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=26943
‘HES’ler sulari yuttu’
Yusuf Gürsucu yazdi,
Türkiye’nin su zengini olan karadeniz bölgesinde
Rize’de içme suyu sorunu yasanirken, Firat ve Dicle havzasi ile Gediz
havzasinda büyük kuraklik ortaya çikiyor. Diger yandan Grönland erirken,
Fransa’da insanlara dus yapmayin deniyor
Dünyanin hemen her yerinde büyük bir kuraklik ve buna
bagli susuzluk ortaya çikmis durumda. Bu felaket sürecinin yaricisi olan
kapitalizm tartismalarin disinda tutulurken, Fransa’da oldugunu gibi insanlarin
sadece kirli yerlerini yikayarak su tasarrufun da bulunma çagrisi
yapilabiliyor. Türkiye’de ise Kürt cografyasi ve Akdeniz havzasi basta olmak
üzere büyük bir kuraklik ortaya çikmis durumda. Hiç kimsenin tahmin edemedigi
ve sulari çalinip enerji sirketlerine baglanan Rize gibi su zengini bölgede
orataya çikan su sorunu ise çarpici biçimde gelisiyor. Gediz havzasinda ise 10
yil içinde içme suyu dahi bulanamayacagi belirtiliyor.
Rize’de içme suyu sorunu!
Türkiye’nin en fazla yagis alan illerinden biri olan
Rize’de, Belediye tarafindan yapilan duyuruda, özellikle sonbaharda yagislarin
azalmasiyla olusan kuraklik sonucunda su kesintileri yasandigi belirtilerek
yurttaslarin su tüketimi konusunda tasarruflu olmasi gerektigi belirtildi. Rize
belediyesinin yurttaslari su konusunda uyarirken, bölgede insa edilen yüzlerce
HES, tas ocaklari ve madenlerden söz edilmemesi dikkat çekerken belediyenin bu
açiklamasina tepki gösterildi. Rize Belediyesi’nin yurttaslari su tüketimi
konusunda uyarmasina, Güneysu Ilçesi Handüzü Yaylasi Kültür ve Tabiat
Varliklarini Koruma Dernegi Baskani Ceyhun Kalender ile Çay Üreticisi
Meclisleri temsilcisi ve yasam savunucusu Recep Memisoglu tepki gösterdi.
‘HES’ler sulari yuttu’
Rize bölgesinde 250’den fazla HES projesinin hayata
geçirilmesi sonrasi bölgenin susuz kaldigini söyleyen Handüzü Yaylasi Kültür ve
Tabiat Varliklarini Koruma Dernegi Baskani Ceyhun Kalender ANKA’ya yaptigi
açiklamada, “Dogu Karadeniz, su havzasinda yillik tasinan su miktari bakimindan
Dicle ve Firat havzalarindan sonra üçüncü siradadir. Dogu Karadeniz’de
vadilerdeki akarsular üzerinde 250’den fazla HES ve onlarca tas ocagi faaliyet
göstermektedir. Uydu görüntüleriyle havza planlamalari yapilmadan, kaynagindan
denize kadar birbirine devredecek sekilde planlanan HES’ler, sadece içme
sularini yutmakla kalmiyor, akarsulari yatagindan uzaklastirarak tarim ve
hayvancilik dahil bütün yasami olumsuz etkiliyor” dedi.
‘Sular bosa akiyordu’
Kalenderoglu, “Bu konuyu gündeme tasidigimizda da konu
hakkinda bilgi sahibi olmayanlarin ve ön yargili olanlarin bölgenin
gerçeklerinden ve dogrulardan uzak söylemleriyle karsilasabiliyoruz: Ne
diyorlardi? ‘HES’ler suyu içiyor mu? Yeniden yatagina birakiyor! Devlet isterse
su ihtiyaci olusmasi durumunda HES’lerin membaindan istedigi kadar suyu
alabilir. Sular bosa akiyordu, köylere yatirim yapildi. Su akar, Türk bakar’
vs. Evet, HES’ler sulari bir daha geri vermemek üzere içiyor. Yeniden yatagina
birakilan suyu 50 metre asagidan baska bir HES aliyor ve bu sekilde bir vadi
üzerinde arka arkaya dizilen onlarca HES, suyun dogusundan denize kadar nefes
dahi almasina izin vermiyor” diye belirtti.
Sorumlu AKP iktidaridir
Bölgede HES projeleri yapilmaya baslandiktan sonra su
sorunun daha da büyüdügünü söyleyen Çay Üreticisi Meclisleri temsilcisi Recep
Memisoglu ise sunlari söyledi: “Rize’de su kitligi basladi. Bir ilde birileri
halkin derelerinden para kazansin diye onlarca adet HES projesi yaparsaniz
olacagi budur. Bölgemizde bazen çok kuraklik olurken bazen de sel düzeyinde
yagislar yagmasindaki temel neden derelerin gasp edilip tünellere
hapsedilmesinden kaynakli bir durumdur. Tam da bu nokta da 20 yillik AKP
iktidarinin suyu fakirlestirdigini, derelerimizi vadilerimizi üç, bes rantçi
sirkete peskes çektigini söylemeyelim mi? Bölgemizde en fazla yagmur alan
illerden biri olan Rize’de belediye yarin aranjörlerle yurttaslara su dagitmaya
baslarsa hiç sasirmayalim bunun sorumlusu HES projeleri ve tas ocaklariyla
dogayi talan eden ülkeyi 20 yildan beri yönettigini iddia eden AKP iktidaridir”
Dicle ve Firat sulari azaliyor
Urfa, Diyarbakir, Mardin ve Batman illeri yaninda Antep
ve Maras’ta giderek artan bir kuraklik yasaniyor. Bölgede yüzde 70’lere varan
yagis azligi yasaniyor. Diger taraftan Bingöl, Bitlis, Siirt, Hakkari, Mus, Van
ve Sirnak illerinde ise kuraklik tablosu derinlesirken, Hakkari Cilo
Daglari’ndaki buzullarda ortaya çikan hizli erime gelecek yillarda kurakligin giderek
artacagini ve yerlesecegini gösteriyor. Tüm bu gelismeler iklim degisimine
baglanirken, bölgesel anlamda kurakliga neden olan onlarca büyük barajin bu
sürece etkisi görmezden geliniyor. Dicle nehri debisinde azalmaya baslamasi
bölgede insa edilen büyük barajlar ve HES’ler nedeniyle gelisirken Dicle ve
Firat sularinin yazlari ulasamadigi Suriye ve Irak cografyasinda büyük
felaketlere neden oluyor.
Içme suyu bulamayacagiz!
Türkiye’nin en önemli sulak alanlarinin ve tarim
arazilerinin bulundugu Gediz Havzasi sanayiye kurban edilerek büyük bir
susuzluk sorununun gelismesine yol açmis durumda. Gediz Havzasi Erozyonla
Mücadele, Agaçlandirma, Çevre ve Kalkinma Vakfi Genel Baskani Sener
Kilimcigöldelioglu, Izmir Gazeteciler Cemiyeti Uluslararasi Basin Merkezi’nde
gazetecilere yaptigi açiklamada, “10 yil içinde içme suyu bulamayacagimiz ve
Ege Bölgesi’ndeki tarim arazilerini kaybedecegimiz” dedi. Öte yandan
Kilimcigöldelioglu, Gediz Nehri’ndeki sanayi atiklarindan ve tarim ilaçlarindan
olusan kirlilik nedeniyle bölgede yasayan herkesin kansere yakalanma
olasiliginin giderek arttigini vurguladi.
Fransa’da dus almayin önerisi
Avrupa’da özellikle bu yil yasanan kurakliga bagli
su sikintisinin en çok etkiledigi Fransa’da, temizlik için günde bir defa
vücudun tamamini yikamak yerine belirli bölgelerin yikanmasinin yeterli olacagi
önerisinde bulundu. Fransa’da kendinde menkul uzmanlarin kapitalist devletin su
politikalarina yönelik hiçbir vurgu yapmadan, susuzluk sorununa yönelik
önerileri dikkat çekti. 58 nükleer santralin bulundugu Fransa’da bu
santrallerin büyük bölümü akarsu ve göllerden su çekmesi susuzlugun baslica
nedeniyken, Fransiz Kamuoyu Arastirma Enstitüsü (IFOP), Fransizlarin yüzde
76’si günde en az bir defa tam dus aliyor diyerek öneriye sahip çikti. IFOP
Fransa’yi asip tüm Avrupa ülkelerinin toplaminin ortalamasini yüzde 71 olarak
açiklamis olmasi ise susuzlugun nedeninin Avrupa ülkelerinde insanlarin
temizlik için kullandigi su üzerinden sorumluluk yine insana yüklendi.
Grönland için artik çok geç
Grönland buzullariyla ilgili hazirlanan raporda
buzullardaki kaybin, deniz seviyesinde minimum 27 santimetrelik bir artisa
neden olacagi vurgulanirken, bu sorundan daha önemlisi tatli sularin deniz
suyuna karismasi sonucu dünya da tatli su miktari çok daha fazla düsecek.
Danimarka ve Grönland Jeolojik Arastirmasi’ndan (GEUS) bilim adamlarina göre,
küresel isinmada 1.1 artis halinde Grönland buz tabakasi mevcut hacminin yüzde
3,3’ünü veya 110 katrilyon ton buzu “kaçinilmaz olarak” kaybedecek derken,
Profesör Jason Box ise “Gerçekçi olarak, bu rakami bu yüzyilda iki
katindan fazla görecegiz. Yapilan tahminler en dip rakamlar” dedi. Bir
diger arastirma da gezegenin diger tarafinda, Antarktika’nin “uyuyan devi”nin
çöküsüyle önümüzdeki yüzyillarda dünya ölçeginde büyük bir degisiklige neden
olabilecegi belirtildi.
1,5 milyar insan suya erisemiyor
BM verilerine göre, çöllesme, arazi tahribati ve kuraklik nedeniyle dünyada 4 milyar hektar orman ve tarim alanlarini etkilerken, bu durum 168 ülkede yasayan 1,5 milyar insanin yasamini dogrudan tehdit altina almis durumda. Bugün itibariyle 2 milyardan fazla verimli tarim arazisinin üretim yapilamaz hale geldigi dünyada, BM tahminlerine göre 2030 yilina kadar gerekli olan gida üretimi için 300 milyon hektarlik ek araziye ihtiyaç oldugu belirtiliyor. Yok edilen, zehirlenen tarim arazilerini yeniden geri kazanilmasi neredeyse imkansiz. Bu nedenle yine ormanlar katledilip arazi elde edilmesine yönelinmesi mümkün ve bu durum ise orman varliginin yine büyük bir tehdit altina girecegine isaret ediyor. Dünya genelinde 1,5 milyar insan suya erisememesinden kaynakli çöllesmeye baslayan tarim arazileri nedeniyle büyük bir kitlik tehdidiyle karsi karsiya.