Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Dokunulmazlıkları Kalksa Da, Artık Çok Geç


Açıklama: Görevi kötüye kullanma suçunun cezalarını hafifletmiş, cezaları hapis cezasından para cezasına dönüştürülebilecek sınırlara çekmiştir.
Kategori: Özel Haber
Eklenme Tarihi: 22 Aralyk 2010
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 07:47
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=2537


DOKUNULMAZLIKLARI KALKSA DA ARTIK ÇOK GEÇ

   

AKP, 18 Aralik 2010 günlü Resmi Gazete’de yayimlanan bir yasayla görevi kötüye kullanma suçunun cezalarini hafifletmis, cezalari hapis cezasindan para cezasina dönüstürülebilecek sinirlara çekmistir. Bunun amaci, bir yandan, siyasal iktidara biat eden, hukuk tanimadan salt siyasal iktidarin buyruklarini yerine getiren kamu görevlilerini kurtarirken, öte yandan da TBMM’nde bekleyen ve bu suçlamayi içeren dava dosyalari nedeniyle basta Basbakan ve bakanlar olmak üzere tüm milletvekilleri ile yerel yöneticileri kurtarmaktir.

Kamu çalisanlarinin görevlerini siyasal iktidarin buyruklarina göre degil, Anayasa, yasa ve diger yazili kurallara göre yerine getirmesini saglamak üzere, Türk Ceza Yasasi’na kural konulmus; bir yandan görevin hukuksal kurallara uygun yapilmamasi suç sayilirken, öte yandan da bu suçun cezasi belirlenmistir. Türk Ceza Yasasi’nda bu suçun adi “görevi kötüye kullanmak”tir. Yasa’da suç ve ceza, fiilin agirligina göre iki kategoride düzenlenmistir.

Türk Ceza Yasasi’nin “Görevi kötüye kullanma” baslikli 257. maddesinde;

- Görevinin gereklerini yerine getirmeyerek; kisilerin magdur olmalarina ya da kamunun zararina neden olan ya da kisilere haksiz kazanç saglayan kamu görevlilerinin, bir yildan üç yila kadar,

- Görevinin gereklerini yapmakta ihmal ya da gecikme göstererek; kisilerin magduriyetine ya da kamunun zararina neden olan ya da kisilere haksiz bir kazanç saglayan kamu görevlilerinin de, alti aydan iki yila kadar,

Hapis cezasi ile cezalandirilacagi kurala baglanmistir.

18 Aralik 2010’da yürürlüge giren 6086 sayili Yasa’yla, yukarida kirmizi ile gösterilen cezalar düsürülmüs, birinci öbekteki suçlarin “bir yildan üç yila” kadar olan cezasi, “alti aydan iki yila”; ikinci öbekteki suçlarin “alti aydan iki yila” kadar olan cezasi da,“üç aydan bir yila” indirilmistir. Böylece, cezanin “iki yil” olan üst siniri ve daha düsük durumlar için hapis cezasini, “para cezasina” dönüstürme (TCY, m.50) ya da “erteleme” (TCY,m.51) olanagi yaratilmistir.

 

PARTI YARGISI

TBMM’nde, Basbakan, bakanlar, milletvekilleri hakkinda, 700’e yakin suçlama dosyasi arasinda, kamu görevliligi dönemlerinden kalma görevi kötüye kullanma suçlamasini içeren dava dosyalari da bulunmaktadir. Yasama göreviyle hiç ilgisi olmayan, milletvekili seçilmeden önceki dönemleri ilgilendiren bu dava dosyalari, dokunulmazliklarin kaldirilmasini beklemektedir. Çünkü Anayasa’nin 83.maddesinde, “Seçimden önce veya sonra bir suç isledigi ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin karari olmadikça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargilanamaz” kurali bulunmaktadir. Bu kural uyarinca dokunulmazliklar kaldirilmadikça milletvekilleri sorgulanip, yargilanamamaktadirlar. Yasama göreviyle ilgisi bulunmayan suçlardan dolayi bile milletvekilleri yargilanamamaktadir.

Sayin Basbakan, 2002 seçimleri öncesi verdigi ilk söz olmasina karsin dokunulmazliklarin kaldirilmasina izin vermemektedir. Atatürkçü Cumhuriyet rejimini Islami rejime dönüstürmek isteyenler, anayasal düzen nedeniyle Atatürk ilke ve devrimlerinden ve laik Cumhuriyet’ten yana taraf olmak zorunda olan yargiya güvenmediklerini açiklamaktan kaçinmamislardir.

Oysa, Anayasa degisikliginden sonra artik yargi,“Parti Yargisi”na dönüstürülmüstür. Yani, siyasal iktidar güvenecegi yargiyi yaratmistir. Anayasa Mahkemesi ve HSYK’nin yapisi, seçilen üyelerin nitelikleri, aldiklari kararlar, son Balyoz davasi mahkeme baskaninin, durusmaya saatler kala degistirilmesi, yaratilan “Parti Yargisi”nin güncel kanitlaridir. Sanirim dokunulmazliklar konusu da 2011 seçimlerinden sonraki yeni anayasa yapiminda ele alinacaktir.

 

BU BÜYÜKSEHIR BELEDIYE BASKANINI HATIRLAYAN VAR MI?

Ancak, bu arada, dokunulmazlik zirhi bulunmayan AKP yerel yöneticilerinin ve yandaslarinin unutulmamasi gerekir. Iste bu yasa, ivedilikle onlar için çikarilmistir. Bir Büyüksehir belediye baskaninin TBMM Anayasa Komisyonu baskaniyla yaptigi telefon görüsmesi ve bu görüsmede yargilandigi “görevi kötüye kullanma” suçlamasina iliskin davalardan kurtarilmasi için yardim istemesi hala belleklerdeki canli yerini korumaktadir. Bu yasayla, sözü edilen konusmada varilan mutabakat yürürlüge konulmaktadir.

Kuskusuz bundan en büyük zarari, kamusal çikarlar ile kamu görevlileri görecektir. Çünkü, özellestirmelere, çevrenin korunmasina, kamu personeline iliskin yargi kararlari, artik siyasal iktidarin buyruklari dogrultusunda, uygulanmayacaktir. Demokrasinin ve hukuk devletinin en önemli ögesi olan hukuk güvenligi yok edilmektedir.

Siyasal iktidarin, yandas yargi yarattiktan sonra, haklarindaki davalardan da kurtulmak için gerekli adimlari atmakta oldugunu kamuoyu iyi degerlendirmelidir. Ve bunun ileri demokrasi (!) adina yapilmakta oldugu da asla gözlerden kaçirilmamalidir.

 

Bülent Serim

Odatv.com

 


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster