Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Tüccar ve şirket kazanıyor üretici kaybediyor
Kategori: Yöreden
Eklenme Tarihi: 07 A?ustos 2017
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 04:28
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=24480
Tüccar ve sirket kazaniyor üretici kaybediyor
Findik Hasadi Baslarken adli dosyamizin 3. gününde sözü üretici örgütlerine ve üreticilere biraktik.
SUNU: Dosyamizin 3. gününde sözü üretici örgütlerine ve üreticilere biraktik. Hem örgütler hem de üreticilerin ortak tespiti, devlet desteginin çekilmesinin ardindan durumlarinin daha ada kötüye gittigi. Sorunlarin çözümü için devlet desteginin sart oldugunu söyleyen üreticiler bunun olmasi için de üreticilerin birlikte hareket etmesi gerektigine vurgu yaptilar.
Findikta devlet destegiyle ilgili arastirmasi olan Ordu Üniversitesi Ünye Meslek Yüksekokulu Muhasebe ve Vergi Bölümü Ögretim Üyesi Erdinç Alp de sorularimizi yanitladi.
Findikta devlet destegiyle ilgili arastirmasi da olan Ordu Üniversitesi Ünye Meslek Yüksekokulu Muhasebe ve Vergi Bölümü Ögretim Üyesi Erdinç Alp sorularimizi yanitladi. Findikta yasanan sorunlarin kaynaginin 1990 yilindan beri uygulanan politikalar olduguna dikkat çeken Alp, devletin tamamen findiktan elini çekmesinin üreticiyi sahipsiz biraktigini dile getirdi.
Findikta bugünkü tablonun ortaya çikmasinin sebebi ne, ne oldu da bu sorunlar ortaya çikti?
Findik özellikle 1990 ve devami yillardan itibaren hep sahipsiz birakildi denebilir. Özellikle 1999 yilinda AB’ye verilen niyet mektubundan sonra findik özelinde FISKOBIRLIK ama genele baktigimizda tüm tarim satis kooperatiflerinin devlet desteginden mahrum birakildigi söylenebilir. Bugün ise 1990’larda baslanan oyunun son perdelerini yasamaktayiz. Yani AB’ye verilen sözler neticesinde özellikle findik devlet desteginden tamamen yoksun birakildi.
Devletin findik üreticilerini yalniz birakip her seyi piyasanin belirlemesi nelere yol açiyor?
Devletin taraf olmamasi vatandasini yüzüstü birakmasi demektir. Özellikle ülke ticaretinde önemli bir yere sahip olmasi beklenen -beklenen dememdeki amaç geçmiste önemli bir yeri varken su an için ayni durumdan bahsetmenin mümkün olmamasidir- findik; üreticisine, tarim isçisine, zirai ekipman ve ürün saglayan isletmelere ve bu konuda üretim yapan sanayicilere, findigi kiran, isleyen isletmelere, hatta devletin kendisine çok fazla yarar saglamasi beklenirken devlet kendini taraf olarak görmedigi için özellikle üreticiler bu alanda faydalanamamaktadir. Bu durumda da kazanan findigi manav adi verilen küçük tüccarlar araciligi ile toplayan ihracatçilar veya büyük isletmeler olmaktadir.
Ancak her ne kadar findiga sahip çikmasa da devlet bu sistemde kaybetmemektedir. Çünkü; siyasilerin kamu harcamasi -kamu hizmeti- yapmalarindaki amaç A. Downs’a göre oylarini en çoklamaktir. Seçim sonuçlarina baktigimizda findik üretilen illerde iktidar zaten oyunu en çok hale getirdigine göre böyle bir kamu hizmeti yapmasinda da kendi adina fayda görmedigi için bunu yapmamaktadir. Bu yüzden devletin findigi desteklememesinin altinda yatan etkenin oyunu azaltmamasi oldugunu söyleyebiliriz.
Köylerin bosalmasinin nedeni findigin degerini bulamamasi mi, baska nedenler de var mi?
Findik en büyük etkendir. Bölgede findik haricinde çiftçilik yapilmamasi, artan nüfusu besleyecek kadar büyük arazilerin olmamasi -ki bu durumda da genelde çocuklar büyük sehirlere çalismaya gitmektedir, köyde kalan ise genelde yasli nüfus olmaktadir-, balikçiligin giderek azalmasi, sanayinin gelismemesi de sayilabilir.
Tarim politikalarinda köklü degisiklikler yapiliyor. Yasalar, yönetmelikler degisiyor, bunlar findik üreticilerini nasil etkiliyor?
Yasalar ve hazirlanan yasa taslaklari dogrudan findik ile ilgili degil. Ancak özellikle tarim arazilerinin büyüklügü ve bölünmemesi ile ilgili kanun, findik soruna da çare olabilir. Çünkü miras hukuku çerçevesinde her geçen yil araziler küçülmektedir. Küçük arazi küçük üretici demektir. Küçük üreticiler ise genellikle mahsullerini aracilar -yaricilar- ile toplamaktadirlar. Bu da findikta söz sahibi olmayan üreticiler sorununu ortaya koymaktadir. Kanun ile bu sorun çözülebilir. Ancak kanunun devaminda eger mirasçi veya paydaslar almayacaksa önalim hakki sinirdaslara geçer demektedir. Bu durum findik üretiminde de sirketlesmeyi beraberinde getirecek ve bizim gibi üreticiler aradan çekilecek, söz sanayicinin eline geçecektir.
ÇÖZÜM ÜRETICI DE
Findikta yasanan sorunlarin çözümü için ne yapilmasi gerekiyor?
Temel sorun üreticilerin bir olamamasi, hakkini arayamamasidir. Örnegin 2006’da gerçeklesen findik mitinginden sonra TMO’nun devreye girip FISKOBIRLIK yerine findigi üreticiden almasi, findik üreticisinin hakkini aramasinin bir sonucudur. Eger bugün de üretici isterse istedigine ulasabilir. Ama bunun için bireysel çabalar yerine toplu hareketler gerçeklesmelidir.
Tek çözüm yolu birlikte hareket etmektir. Düzgün isleyen bir yönetim ile üretici birlikleri findigi eski günlerine getirebilir.
Tarim ve ziraat odalari daha ciddi olmali

Osman SARIKAHRAMAN - Ünye Ziraat Odasi Baskani
GEÇMISTE dünyada findik üretimi azdi. Bugün findik sattigimiz ülkeler de findik üretmeye basladilar. Findik üretim alanlari ülkede çogaldigi için rekolte de buna bagli olarak artti. Findik satislarinda disariya karsi zorlanma basladi.
Findik, ihraç ve sanayi üretimi olarak bir numara. Findik üreticisinin serbest piyasa kosullarinda ürününü gerçek fiyatinda satmasinda zorlandigi görülmektedir. Serbest piyasa kosullarinda firmalar istedigi fiyat üzerinden satin aliyor. Tüccarin bagli oldugu bir firma var. O firma findik alim fiyatini belirliyor. Bu fiyat serbest piyasada olusur.
Findik üreticilerini yakindan ilgilendiren yasalar çikiyor. Iyi seyler de var. Bunlari yasama geçirmeden zorlaniyoruz. Çünkü üreticilerin yüzde 80’i 60 yas ve üzeri, bilimsellikten uzak geleneksel dededen, babadan gördükleri ile üretim yapiyorlar. Destek dönüm basina degil de ürün bazli olmali, il, ilçe tarim ve ziraat odalari isin içersine daha ciddi olarak girmeli.
Miras yoluyla arazilerin bölünmesi, üretimin halen geleneksel yöntemlerle sürdürülmekte olmasi, yapilan desteklemelerin karsiligi olarak belli bir standart istenmelidir. Findikta tarim takvimi uygulanmali ve her sey belgeye dayandirilmali, takip edilmeli. Üretim, toplama, depolama ve satista sürekli sorunlar var.
Köydeki üreticiden baslayarak, devlet, yapmis oldugu destegin takibini yapmali. Üretim geleneksellikten bilimsellige yönelmeli, üretici ürettigi findigini tüccara emanet vermeden, ürününü kendisi depolamali, bunun için imece veya kooperatiflesmenin önü açilmali, ürün üretildigi yerde depolanmalidir. Tüccar ise findigin seçilmis, kurutulmus olmasina göre yüzde 50 randiman aramali, üreticinin hak ettigi fiyati vermelidir. Nusubet, nasihat meselesi gibi seçilmemis, kurutulmamis findigi almamali, geri göndermeli. Fabrikalar da ayni islemi tüccara yapmali, kalitesiz ve iyi kurutulmamis findigi geri göndermelidir. Dolayisi ile gümrüklerden findigimiz geri dönmemelidir.
Devlet gerekirse dünyanin en kaliteli findiginin birinci siradaki yerini korumak, rekabet etmek için taban fiyat uygulayarak dünyaya daha ucuz ihracat yapabilir. Yillardir uluslararasi sermaye, tekeller ve devletler ‘Siz üretmeyin’ diyorlar. Gerek sanayi, gerek tarim ürünleri vb. birçok seyi ürettirmeyen uluslararasi sermaye ve devletlere karsi findigimizi, üreticiyi kurtaracak fiyati vererek TMO ya da FISKOBIRLIK gibi olusumlarla altin degerindeki ürünümüzü disariya daha düsük fiyatlara satarak, findigimiza alternatif olmaya çalisan diger ülkelerin findik satislarini geriletebiliriz. Böylelikle bizim disimizdaki üreticiler bize alternatif olamazlar. Geçen sene Gürcistan 30 bin ton findik satmis. Çin’de, Hindistan’da findik mamul fabrikalari açalim. Yeni pazarlar bulmaliyiz.
BIKMADAN SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ IÇIN UGRASACAGIZ
Zekai SAGRA - Tüm Köy Sen Ordu Sube Baskani
FISKOBIRLIK’in devre disi birakilmasiyla baslayan findik üreticilerinin sikintilari her yil katlanarak büyümüs, bugün itibariyla dayanilmaz ve üreticinin üretimini sürdüremeyecek boyutlara ulasmistir. Bugünlere gelisimiz uluslararasi sermaye gruplarinin gün gün yaptiklari algi yönetimi ve yerel aktörlerle yaptiklari is birligi ve hükümetlerden aldiklari desteklerle findik üreticilerinin üzerine bir karabasan gibi çökmüslerdir. Findik üreticisine katlanmak, boyun egmek disinda seçenek birakilmamistir.
TMO’nun destek ad altinda telaffuz ettigi 10TL’lik rakam oynanan bu oyunlarin ve oturtulmak istenen bu vurgun, soygun isleyisinin mesru hale getirilmesinden baska bir sey degildir. Özetle, üreticinin reel durumu geçen yildan da kötü olacaktir.
Biz Tüm Köy Sen olarak, oynanan oyunlarin anbean takipçisi olacagiz, gücümüz yettigince mücadele edecegiz, gerçek çözümün üreticinin de katilimi ile örgütlenmekten geçtigini anlatacagiz. Bu vurgun düzeninin sona erdirilmesi ve ürünün hak ettigi degere ulasmasinin birlik ve kooperatiflesmekten geçtigini bütün olumsuzluklara ragmen anlatacagiz.
YA ÖRGÜTLENECEGIZ YA ISÇI OLACAGIZ
Tuncay ZENGIN - Findik Üreticisi - Ordu
BEN findik tarimi yapiyorum ve geçimimi findik üreterek saglamiyorum. Anadolu’da yaygin bir deyim vardir; ‘Ne öldürür ne güldürür’ diye. Findik tam da böyledir. Rekolte 400 milyon kilonun altina düstügünde degerinde, 700 milyon kiloyu geçtiginde maliyetinin altinda bir fiyata satilir. 2000 yilina kadar devlet, FISKOBIRLIK araciligiyla taban fiyat açiklardi. O zamanlarda da siyasiler tüccar lehine fiyat olustururlardi. Bütün olumsuzluklara ragmen garanti alici vardi ve bir nebze olsun fiyat-denge unsuruydu. 2000’de çikarilan 4572 sayili “Birliklerin Özerklestirilmesi” Yasasi’yla üretici serbest piyasanin önüne atildi. Dogrudan gelir destegi adi altinda -ki aslinda üretmemeyi tesviktir- geçis süreçleri uygulandi. Bu yanlis uygulama devam ediyor. Iste burada saniliyor ki devlet tarafsiz. Degil. Devlet çok uluslu sermayenin, kartellerin ve tekellerin tarafinda. Örneklersek: Tohumculuk yasasi, seker pancarinda, tütün de kota ve kooperatiflerin tasfiyesi.
Findikta yasanan sorunlar genel tarim politikalarindan daha dogrusu politikasizligindan ayri düsünülemez. Olmasi gereken çok kisaca sunlardir: Öncellikle köylü gerçek anlamda örgütlü olacak. Ürettigi ürünün fiyatini kendi belirleyecek güçlü bir kurumsal yapi yaratacak. Oy verip seçtigi vekil tayin ettigi siyasiye ‘Asil olan benim, sen vekilsin,’ diyebilecek. Devlet söyle veya böyle politikalar üretsin demiyorum. Devletin de siyasilerin de tutumu belli. Ya güçlü bir örgütlenmeyle var olacagiz ya da kendi topraklarimizda yabanci sermayenin isçisi olacagiz.
ÜRETICI SAYGINLIGINI GERI ALMALI
Osman GÜVENALP - Findik Üreticisi-Fatsa
FINDIK, bir zamanlar çok degerliydi. Geçmisle günümüzü kiyasladigimda findigin ve üreticinin en kötü durumuna düsürüldügü bir çag yasiyoruz..
Geçmiste saygi gören üretici vardi. Geçmiste döviz gibi deger kazanan findik vardi. Gel gör ki piyasalar tsunami gibi kisa süreli ani bir çikis ve pesinden hizli ve uzun süreli ani fiyat düsüsleriyle tansiyon hastasi olmus bir durumda. Hep “Ah bir kooperatifimiz olsa ama ihracat yapabilen bir kooperatifimiz olsa” derim. Geçmiste herkesin kötüledigi o FISKOBIRLIK’in 20 entegre tesisi ful çalisiyordu. Buna ek olarak özel sektörün entegre tesisleri de ful çalisiyordu. Elde avuçta ürün kalmiyordu. Bugün tutturmuslar rekolte çok olursa söyle olur, az olursa böyle olur. Bu algi zaten kafadan beyinsel sömürüyü yapmis. Bugün bu kooperatifimiz yok, olmali mi, olmali. Ama güven duyulmali, üreticiler arasinda da güven saglanmali. Güvensiz üreticilerle birlik olusturmak da zor. Bugün bu güvensizligi yaratan politikacilarin kendisidir. Iste o politikacilar simdi yeni bir senaryoyu daha sahneye koyuyorlar. Sözlesmeli tarim adi altinda sözlesmeli üreticiler toplulugu yaratmak, üreticiye fiyat garantisi adi altinda ilerisi karanlik sözlesmelere imza attirarak mahkum üreticiler kervanina findik üreticilerini de katmak... Findikta çözüm tabii ki olmali ama bu sadece tek tarafli findik ürünüyle olsun istersek bos isteklerimiz olmus olur. Ülke genelindeki tarimsal üretimle alakali bir sorun yasiyoruz ve bu kökten halledilmelidir. Üretici ve ürünü sayginligini geri almalidir.

Evrensel