Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 18 ?ubat 2010
Geçerli Tarih: 03 Mayys 2026, 17:17
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=244
Diplomami alarak 20 yil (tam olarak 19,5) önce çikmistim güzelim lisemin kapisindan. Sanki daha dün gibi liseden mezuniyetim.
1989-90 sezonunda Görele Ticaret Lisesinden mezun olurken, bugünleri hiç tasavvur edememistik. Neler yapabilecegimiz birer muammaydi bizler için! Hayat her birimizi bir dagin ardina atmisken, yillar sonra bir araya gelebilme ihtimalini bile düsünmemistik aslinda!
O zamanlar Görele Lisesinin binasinda emanet bir durumdaydik. Zaman zaman liseliler tarafindan siginmaciymis gibi hor görülsek de, akip geçti zaman. Simdi ise kendi yeni binasinda, yeri degismis, adi degismis, egitimine devam ediyor lisemiz.
Yani anlayacaginiz çok sey degismis bu 20 yil içinde!
10 Ocak 2009 önemli bir dönüm noktasi olmustu bizler için. Görele Ticaret Lisesi Mezunlari bulusmasi gerçek anlamda bir kipirdanisti. Bu kipirdanis 9 Ocak 2010 gecesi had safhaya ulasti.
Aslinda 2009’daki gecede 2009 Haziran ayinda tekrar bulusmak için sözlesmistik ama bazi seyler yapilamiyor tabiî ki.
Birileri bu gecikmis organizasyona önayak olacakti, oldular da! Mihenk taslari Ekrem, Zeynel, Yavuz, Taliha, Sunay ve digerleri. Hepinize sonsuz tesekkürler.
Geçmise önem verip o günlerden anilari bir nebze yad etmek bir vefa olsa gerek! Bu vefayi sergilediniz.
Ben de bu duygular isiginda Ekrem abi ile istisare ederek, dönem arkadaslarima ulasmaya çalistim. 40 civarinda arkadasa ulastim, ancak hiç de düsündügüm gibi olmadi. Ulasabildiklerimden ancak 15 civari kisi katilmisti bu eglenceye. Sinif arkadasim Mithat Saraç ile taaa Haziran ayinda almistik uçak biletlerimizi. Karar kesindi, katilacaktik, katildik.
Aslinda Ticaret Lisesi degildi önemli olan, önemli olan Görele sevgisine ve bilincine sahip olmakti! Bunu da ortak paydamiz olan Ticaret Lisesi ile özdeslestirdik.
Ülkemizin dört bir yanindan gelenler, eskiler yeniler, ögretmenler, ögrenciler… Yillarca görüsemeyen nice arkadaslar hasret giderdiler, gözler doldu… Ooo kardesler, dostum nasilsinlar, özlemisimler…
Yeni insanlarla tanismak, eskileri yillar sonra yeniden görmek, anilari tazelemek, dostluklarin bitmedigini görmek, herkesin birbirini hasretle kucakladigini görmek, gerçekten harikaydi. Büyük haz duydugum bir organizasyondu.
Ben de liseden sonra geçen bu zaman zarfinda görüsemedigim nice dostlarimla tekrardan görüsmek, hasret gidermek firsati buldum.
Eski günleri andik, güldük, eglendik, beraber horon oynadik…
Bu eglenceli gecede en yeni mezunlar aslinda bizlerdik galiba, 90 ve 91 mezunlari… Bizden daha yeni mezun kimseyi göremedim ya da gözden kaçirdim.
Ilginç bir konu ama maalesef ülkemizin kanayan yarasidir “göç”!
Memleketimden de çok sayida insan geçim derdi için büyük sehirlere göç etmek zorunda kalmisti. Hâl böyle olunca da, bir ara kendimi gurbetçi gibi hissettim. Neredeyse tüm Görele Istanbul'daymis sanki. Memleket, Istanbul olmus. Görele’de bu kadar kisiyi bir araya toplayamazsiniz sanirim!
Eglencenin, kemençenin üst seviyelerde oldugu yemekte, her sey çok güzeldi. Bu güzelligin sarhoslugu halen devam ediyor.
Bu organizasyonun bir ayricaligi vardi. Yöremizin degerli sanatçilarindan Ibrahim Can ile yine yolu okulumuzdan geçmis olan kemençe üstadi M.Naci Keskin bizlerleydi. Ayrica Kral Karadeniz Tv’den naklen –canli- yayinla tüm dünyaya izletildi eglencemiz.
Bu organizasyonda naçizane bir nebze de olsa katkilarim olabildiyse, kendimi çok mutlu hissederim. Bu itibarla onore edildigim plaket törenlerinde ekrandan beni görenler, yillarca görüsemedigim arkadaslarim, geceye katilamayanlar beni ariyor ve bir dahaki gecede mutlaka orada olacagiz diyorlar, biraz da kiskaniyorlar tabiî ki...
20 yil olmus sevgili Nuran Kala hocamizi görmeyeli. Arkadasim Erhan Bilge ile utana sikila yanina gittigimizde bizleri büyük bir sevinç ve mutlulukla karsiladi, daha kendimizi tanitmadan bizleri tanidi. Yillarin ögretmeni tarafindan böyle hatirlanir olmak ne güzel.
Okulumuzun efsane hocalarindan cografya ögretmeni Haci Emin Bayrak da bizlerle birlikteydi. Yine sakaci, yine güler yüzlü. Okuldayken hatirliyorum; “Suriye’den harita getirene 10 verecegim” derdi. Güya Suriye haritalarinda Hatay ve Suriye sinirindaki güney illerimizin, Suriye siniri içinde gösterildigini ispat edecekti. Tabiî ki kimse getiremedi böyle bir haritayi.
Haci Emin Bayrak ile ilgili bir hatirayi anlatip sözlerimi sonlandirmak istiyorum.
Mevsim ilkbahar, bir çarsamba günü ögleden sonrasi. Okulun bahçesinde, giris kapisi önünde rehberlik dersi konferans biçiminde yapiliyor. Ilçe Milli Egitim Müdürü, okul ögretmenleri ve ögrenciler olarak bizler dinliyoruz. Haci Emin Bayrak hocamiz, “bizim tabirimizle Haci Emin” kendi alani olan cografya konusunda bilgilendiriyor bizleri. Anlatiyor anlatiyor ve öldürücü darbeyi vuruyor (!);
“TÜRKIYENIN HER YERI KARADENIZ GIBI OLSA, TÜRKIYE GAZEL SATSA ZENGIN OLUR.”
Dinleyenler, bizler kahkahalar atarak neredeyse yerlerde sürünüyoruz.
Iste budur... Baska tanimam.
Seneye daha fazlasi olmasi, daha güçlü bir ses ve nice gecelerde tekrardan bulusmak dilegiyle.