Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 30 A?ustos 2016
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 03:02
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=23639
Al sana Osmanli! –
Yilmaz Özdil
1923'te…
*
Nüfus 13 milyon
civariydi, 11 milyon kisi köyde yasiyordu. 40 bin köy vardi, 38 bininde okul
yoktu. Traktör sifirdi, karasaban'di. Bes bin köyde sigir vebasi vardi.
Hayvanlar kiriliyor, insanlar kiriliyordu. Iki milyon kisi sitma, bir milyon
kisi frengiydi, verem, tifüs, tifo salgini vardi, üç milyon kisi trahomluydu,
bebek ölüm orani binde 480'di, her dogan iki bebekten biri ölüyordu. Memlekette
sadece 337 doktor vardi. Sadece 60 eczaci vardi, sadece 8'i Türk'tü. Dis
hekimi, sifirdi. Dört hemsire vardi. 40 bin köy, sadece 136 ebe vardi. Ortalama
ömür 40'ti.
*
Yanmis bina sayisi 115
bin, hasarli bina sayisi 12 bindi. Ülkeyi yeniden insa etmek gerekiyordu,
kiremit bile ithaldi. Limanlar, madenler, demiryollari yabanciya aitti. Toplam
sermayenin sadece yüzde 15'i Türk'tü. Osmanli'dan Cumhuriyet'e miras kalan
sadece dört fabrika vardi, Hereke ipek, Feshane yün, Bakirköy bez, Beykoz deri…
Elektrik sadece Istanbul, Izmir ve Tarsus'ta vardi. Otomobil sayisi bin 490'di.
Sadece dört sehirde özel otomobil vardi.
*
Kadin, insan degildi.
*
(Veremle bogusan halk, ahirda yatarken…
Bademlerin yere göge sigdiramadigi Abdülhamid'in 16 tane esi vardi. Nazikeda,
Safinaz, Dilpesent, Peyveste, Nazliyar, Bidar, Mezide, Emsalinur hanim filan,
16 tane… Yas itibariyle, tamami çocuktu. Tayyip Erdogan'in dedemiz dedigi
Abdülmecid'in 22 esi vardi. Ahali inegine verecek saman bulamazken, herif
sarayinda iki futbol takimi kadar kadinla yatiyordu.)
*
Tiyatro yok, müzik yok, resim yok, heykel yok,
spor yoktu. Arkeolojik eserler, öyle gizli sakli degil, padisahlarin hediyesi
olarak, trenlerle çalinmisti.
*
Kimisi alaturka saat'i
kullaniyor, günesin battigi ani 12.00 kabul ediyordu, kimisi zevali saat'i
kullaniyor, günesin en tepede oldugu ani 12.00 kabul ediyordu. Kimisi günes
batarken grubi saat'i esas aliyordu, kimisi günesin tamamen battigi ezani
saat'i esas aliyordu. “Saat kaç birader?” diye sordugunda, her kafadan bi ses
çikiyordu.
*
Kimisi hicri takvim kullaniyordu, kimisi rumi
takvim kullaniyordu. Kimisinin subat'i kimisinin aralik'ina denk geliyordu.
Herkes ayni zaman dilimindeydi ama, farkli aylarda yasiyordu!
*
Dirhem, okka, çeki vardi. Arsin, kulaç, fersah
vardi. Ne agirligimiz dünyaya ayak uydurabiliyordu, ne uzunlugumuz… Ölçülerimiz
ortaçag'di.
*
Erkeklerin sadece
yüzde yedisi, kadinlarin sadece binde dördü okuma yazma biliyordu. Okur-yazar erkeklerin
çogunlugu, subay veya gayrimüslimdi. Okul yasi gelen her dört çocuktan üçü
okula gitmiyordu. Toplam, 4894 ilkokul, sadece 72 ortaokul, sadece 23 lise
vardi. Türkiye'nin tüm liselerinde sadece 230 kiz ögrenci kayitliydi.
Ögretmenlerin üçte birinin, ögretmenlik egitimi yoktu. Tek üniversite vardi,
darülfünun, medreseden halliceydi. Ülke bilim'den çoook uzakti.
*
600 sene boyunca
Türkçe'nin irzina geçilmis, Osmanlica denilmisti. Arapça, Farsça, Fransizca,
Italyanca kelimeler, Levanten terimler dilimizi istila etmisti. Karsilikli
sesli-sessiz harfleri olmayan Arapça'yla Türkçe yazmaya çalisiyorlardi.
*
“Harf devrimi yapildi,
bir gecede cahillestirildik, köpeklestirildik” falan deniyor ya… Ibrahim
Müteferrika'dan itibaren 150 sene boyunca basilan kitap sayisi kaçti biliyor
musunuz? Sadece 417'ydi. Bunlarin da çogu gayrimüslimlerin matbaasindan
çikmisti. Ki zaten, Müteteferrika da devsirmeydi, Macar'di.
*
Bu topraklara kitap
gelene kadar, Avrupa'da 2.5 milyon farkli kitap basilmis, bes milyar adet satilmisti.
Voltaire, bir kitabinda su agir tespiti yapmisti: “Istanbul'da bir yilda
yazilanlar, Paris'te bir günde yazilanlardan azdir!”
*
Ve neymis efendim,
mezar tasi okuyacakmis…
Sen önce iki tane
kitap oku da, dünyadan haberin olsun biraz!