Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Attar Basın Açıklaması


Açıklama: Prof. Dr. Aygün Attar,bir takım iddialar ile ilgili olarak bir demeç vermiştir.
Kategori: Yöreden
Eklenme Tarihi: 16 A?ustos 2016
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 03:02
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=23570


Prof. Dr. Aygün ATTAR'IN BASIN AÇIKLAMASI

Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.Cevdet Coskun ve yöneticilerinin FETÖ/PDY baglantilarinin arastirilmasini isteyen Giresun Üniversitesi eski Rektörü Prof.Dr.Aygün Attar , mevcut yönetimi ‘kripto’cu olmakla itham etti.

Önce açiga alinan akabinde de gözalti yapilarak adli kontrol sartiyla serebest birakilan Giresun Üniversitesi eski Rektörü  Azeri Prof.Dr.Aygün Attar, öyle bir açiklama yapti ki bütün kafalar karisti.

KORKUNÇ IDDIA

Halihazirda  hakkinda idari ve adli sorusturmanin devam ettigi Attar, yaptigi yazili basin açiklamasinda, mevcut Rektör Prof.Dr.Cevdet Coskun ve yöneticilerinin FETÖ/PDY baglantilarinin arastirilmasini isterken bir de korkunç iddiada bulundu.

SUÇ DUYURUSU

Azeri eski rektör Attar’in savina göre mevcut GÜ yönetimi FETÖ’cü olmasina ragmen gerçek kimligini sakladigi manasina gelen ‘kripto’cu konusuna isaret etti. Rektör Cevdet Coskun yönetimindeki kadronun ‘kripto FETÖcüler’ oldugunu savunan Attar, kendince FETÖ/PDY baglantilarina dikkat çekti.

Attar, bu konuda bilgi ve belgelerden olusan dosya ile söz konusu yönetim hakkinda  suç duyurusunda bulundugunu da vurguladi.

Prof. Dr. Aygün ATTAR'IN BASIN AÇIKLAMASI 9 Agustos 20016 tarihinde Giresun Üniversitesi Rektörlügü tarafindan Anadolu Haber Ajansina (A.A) sahsimin sözde FETÖ/PDY baglantisi nedeniyle açiga alinmasinin gerekçeleri olarak gösterilen bir takim iddialar ile ilgili olarak bir demeç verilmistir.

Prof. Dr. Aygün ATTAR'IN  BASIN AÇIKLAMASI

9 Agustos 20016 tarihinde Giresun Üniversitesi Rektörlügü tarafindan Anadolu Haber Ajansina (A.A) sahsimin sözde FETÖ/PDY baglantisi nedeniyle açiga alinmasinin gerekçeleri olarak gösterilen bir takim iddialar ile ilgili olarak bir demeç verilmistir.

Dosyada gizlilik karari olmasina ve açiga alindigim tarihten bir gün sonra ne ile suçlandigima dair bilgi ve belgeleri Rektörlük Makamindan talep etmeme ragmen, söz konusu iddialar ve belgeler tarafima iletilmemistir.  ancak, Kripto üniversite yönetimi tarafindan, sözlü savunmam sirasinda ögrendigim iddialar ile ilgili olarak verdigim cevaplara hiçbir sekilde yer verilmeyerek ve sorguda tarafima yöneltilen iddialar çarpitilarak basinla paylasilmis, bu sayede sahsim yipratilmaya çalisilarak, hukuki olmayan bir isleme imza atilmistir. Bu konuda gerekli yasal islemlerin en kisa sürede baslatacagimin bilinmesini isterim. Ayrica tarafima yönetilen tüm iddialar ile sahsim tarafindan verilen tüm cevaplari hukuki süreç tamamlandiktan sonra kamuoyu ile paylasacagimi belirtmek isterim.  

Bugüne kadar gerek 2012-2016 yillari arasinda Rektörlügünü yürüttügüm kuruma olan saygim, gerekse de bir Millet iki Devlet ülküsüyle hareket eden Türkiye Cumhuriyeti ve Azerbaycan Devleti arasinda kurulan sarsilmaz köprüye olan bagliligim nedeniyle hep sustum. Fakat necip Türk Milletinin sahsima yapilan bu kirli saldiriyi tüm yönleriyle dogru olarak anlamasi adina asagidaki açiklamayi yapma zarureti hasil olmustur.

Yasaminin tüm asamalari mücadeleyle geçmis, her mücadeleden de Allah’in izniyle alninin aki ve daha da güçlenerek çikmis bir insanim. Bu mücadelem  genç bir kiz iken Azerbaycan Devletinin bagimsizligi sevdasiyla Rus Tanklarinin önüne geçtigim zaman baslamis, 2008 yilinda bugün FETÖ/PDY tarafindan gerçeklestirildigi süphe götürmeyen “ERGENEKON” kumpasinda laik, Atatürkçü ve Turan ülküsüne inanmam nedeniyle hedef gösterilmem, bununla da yetinmeyerek Zekeriya ÖZ’e ERGENEKON’un bir numarasi Aygün ATTAR’dir seklinde mektup yazilmasiyla devam etmistir.  Ne ilginçtir ki; bugün ayni örgütün üniversite yönetiminde örgütlenen kripto unsurlari tarafindan, hedef sasirtilarak FETÖ/PDY üyesi olmakla suçlanmaktayim. Artik karar verin ! ERGENEKON’cu muyum? Yoksa FETÖ’cu mu?

Kripto üniversite yönetimi; “15 Temmuz darbe girisiminden sonra TSK'dan ihraç edilen eski Korgeneral Salih ULUSOY imzasiyla 2016 yilinin subat ayinda Genelkurmay Baskanligi Danismanligi görevine getirildigimi, FETÖ/PDY ile baglantili bazi is adamlari ve politikacilarla isbirligi içinde bulundugumu, FETÖ/PDY baglantili medya organlarina devlet bütçesinden abonelik ücreti ödedigimi, FETÖ/PDY ile baglantili bazi yurt disi üniversiteler ile ikili is birligi anlasmalari imzaladigimi ve bu yapiyla baglantili kisileri üniversiteye almak için kadro ilanlarina özel sartlar koydurdugumu” gerekçe göstererek sahsimi FETÖ/PDY sorusturmasi kapsaminda açiga almistir.

Tarafima yöneltilen bu iddialar ile ilgili kisaca bilgi vermek istiyorum.

Genelkurmay Baskanligi tarafindan daha önce  pek çok üniversiteye  gönderilen, 2547 sayili YÖK Kanununa istinaden ögretim elemanlarindan akademik destek alinmasi muhtevali Genelkurmay Baskani namina Gn. P.P. Bsk. imzasini tasiyan ögretim elemani görevlendirme yazisi aleyhimde sanki, ilgili birimin basindaki Korgeneral Salih Ulusoy (Darbeci olarak tutuklandigi basinda yer almistir) tarafindan özel olarak sahsima danismanlik tevdi edilmesi seklinde  takdim edildi. Bu konu da, hem 27 Temmuz tarihli Zaman gazetesine, hem de benim Basin açiklamam sonrasinda telaslanmis olacaklar ki, Anadolu Ajansina verdikleri özel demeçte yerini gizemli ve külliyen iftiradan olusan bir biçimde buldu. Oysa yazida talep edilen; bölgesel ve küresel güvenlik durumunu analiz etmek maksadiyla akademik danismanlik alinabilecek bir ögretim üyesine olan ihtiyaçtir. YÖK mevzuatina uygun biçimde Üniversite Yönetim Kurulu karariyla bu alanda yapmis oldugum akademik çalismalar nedeniyle ögretim elemani olarak görevlendirildim. Yazmis oldugum “Iran’in Etnik Yapisi” adli kitap Newsweek Dergisi tarafindan hazirlanan “Dünyamizda Bugün Olan Biteni Anlamak Için Okunmasi Gereken 112 Kitap” arasinda yer alan,ayrica bölge ülkelerinin siyasi tarihi üzerine çok sayida akademik çalismalara imza atmis bir bilim insaniyim. Ülkemizin o an gündemini yogun bir biçimde isgal eden Iran konusu, Suriye politikasi ve Rusya krizi konularinda A haber, Kanal A, Kanal 24 ve TRT Haber gibi pek çok televizyon kanalindaki konusmalarim, köse yazilarinda akademik degerlendirmelerimin referans olarak kullanilmasi, medya kuruluslarina verdigim mülakatlar nedeniyle, Giresun Üniversitesi Yönetim Kurulu tarafindan alinan kararla, sahsimin ismi Genelkurmay Baskanligina bildirilmis, es zamanli olarak Yüksekögretim Kuruluna (YÖK)’da bilgi verilmistir. Fakat süreç içerisinde YÖK Baskanligi “Rektör ve diger birim yöneticilerinin görevde olduklari süre zarfinda 38. Madde kapsaminda  hizmet veremeyeceklerini gerekçe göstererek, söz konusu görevlendirme talebinin geriye çekilmesini yönünde tavsiyede bulunmustur. Bunun üzerine de konu üniversite Yönetim Kurulunda tekrar gündeme getirilmis Rektörlügümüz tarafindan görevlendirme yazisi geri çekilerek, görevlendirme iptal edilmistir. Yani  belirtilen tarihte ne sahsimin ne de üniversitemizden herhangi bir ögretim elemanini danismanlik yapmak üzere görevlendirilmemistir. Ayrica bu konu yazili bir sekilde (gizli sakli degil) mevzuata uygun olarak Genelkurmay Baskanligina da bildirilerek iptal nedeni ile ilgili bilgi verilmistir.  Belirtmek isterim ki ögretim elemani gönderilmesi talebi Salih ULUSOY’un sahsi için degil Genelkurmay Baskanligi adina talep edilmistir. Salih ULUSOY sadece Genelkurmay Plan Prensipler Baskani olarak, mevzuat açisindan olmasi gerektigi sekliyle Genelkurmay Baskani namina söz konusu talep yazisini imzalamistir. Kaldi ki; darbe girisiminden 6 ay önce Salih ULUSOY’un darbe girisimine katilacaginin sahsim ve üniversitemiz Yönetim Kurulu tarafindan bilinmesi imkansiz olmakla birlikte “ileride siz darbeci biri olacaginiz için Giresun Üniversitesi Rektörlügüne yazi yazamazsiniz” deme sansimiz bulunmamaktadir. Genelkurmay tarafindan üniversitemize gönderilen belgenin orjinalini sunuyor ve dolayisiyla devlet kurumlari tarafindan bilimsel performansi nedeniyle takdir edilen akademisyenleri zorlama ve kurmaca belge kumpasçiligi ile yaftalama eyleminde olan bir üniversite yönetimi ile ilgili degerlendirmeyi kamuoyuna birakiyorum.

FETÖ/PDY baglantili medya organlarina devlet bütçesinden abonelik ücreti ödenmesi meselesine gelince; öncelikle sunu belirtmek isterim ki Ulusal ve Giresun yerel basina abonelik islemleri sahsimdan önce baslatilmis ve süre gelen bir süreçtir. Üniversitemiz Zaman gazetesi ve Cihan Haber Ajansi aboneligine ise halihazirda Rektör olan Cevdet Coskun’un Rektör Yardimcisi olarak görev yaptigi yillarda baslamistir. Üniversitelerin is ve islemleri Genel Sekreterlik Makaminin koordinasyonunda Daire Baskanliklari tarafindan yürütülmektedir. Is ve islemlerin yürütülmesi sirasinda gerçeklestirilen ödemelerin harcama yetkilileri de yine Daire Baskanlaridir. 17/25 Aralik 2013 tarihinde FETÖ/PDY’nin yargi uzantilari tarafindan gerçeklestirilmeye çalisilan darbe girisiminden sonra, haftalik rutin olarak gerçeklestirdigim ilk “Daire Baskanlari Toplantisinda” “söz konusu aboneliklerin derhal iptal edilmesi” talimatini verdim. Buna toplantida yer alan tüm Daire Baskanlari, Rektör Yardimcilari ve Rektör Danismani sahittir. Kaldi ki; söz konusu abonelik sözlesmelerini gerçeklestiren, sonlandiran ve ödemeleri gerçeklestiren harcama yetkilisi birim Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Baskanligidir. Talimatima ragmen söz konusu süreç Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Baskani tarafindan yerine getirilmemistir. Peki, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Baskani kimdir? Suan ki Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet COSKUN’un Rektör Yardimcisi olarak görev yaptigi yönetim tarafindan 2011 yilinda Giresun Üniversitesinde göreve baslatilan bir sahistir. Peki, söz konusu olayda birinci derecede sorumlulugu bulunan bu sahis bugün itibariyle açiga alinmis ve hakkinda idari bir islem baslatilmis midir? Tabii ki hayir!  oysaki mevcut Rektör göreve gelir gelmez hemen hemen tüm Okul ve enstitü müdürlerini, Genel sekreteri, genel sekreter yardimcisini, daire baskanlaranin hemen hemen tamamini görevden almasina ragmen, hatta eski rektörü dahi açiga alan yönetimin bu kisiyi görevde tutmasi, tesadüf degildir. Bunu kamuoyunun takdirlerine birakiyorum. Buna ragmen, söz konusu aboneliklerin iptal edilmedigi yine sahsim tarafindan birim ziyaretleri sirasinda fark edilerek 04.02.2016 tarihinde Genel Sekreterlige talimat verilmek suretiyle iptal edilmistir. Ayrica 2014 yilinda yani 17/25 Aralik süreci sonrasinda GÜNIDER Baskani sifatiyla Zaman, Bugün gazeteleri ve Cihan Haber Ajansina yarim sayfalik resimli demeç vermis olan (Belgeleri asagida sunulmaktadir) ve bu nedenle  üniversite yönetimi tarafindan kendisine inceleme baslatmis oldugumuzu kamuoyuyla paylasmak isterim.Her ne kadar inceleme esnasindaki savunmada Cevdet Coskun demecin GÜNIDER in sayfasindan alindigini iddia etmis olsa haberi servis eden CHA mühabiri savunmasinda Cevdet Coskunla telefon görüsmesi yaparak açiklamasini yayinlayacaklari bilgisini verdigini Cevdet Coskunun bundan memnuniyet duyarak kendisini görev yaptigi Fen Edebiyat fakultesinde randevuya davet ettigini haberde kullanilan (Cevdet Coskun a ait) resmin de sadece CHA ait oldugunu beyan etmisti.Ayrica CHA mühabiri  “eger Sn.Coskun iddialarinda samimi ise neden haberin üzerinden uzun zaman geçmesine ragmen itirazda bulunmamis(inceleme baslamadan önce)  ya da sahsim hakkinda yargiya bas vurmamistir” beyaninda bulunmustur. Bu beyanlarin tamami üniversitede bu konu ile yapilan sorusturma dosyasinda yer almaktadir.

Bu konuyu da kamuoyunun taktirine sunuyorum.      

FETÖ/PDY ile baglantili bazi is adamlari ve politikacilarla isbirligi içinde bulundugum iddiasina gelince; burada isim verilmeden zikredilmeye çalisilan Yabanci Diller Meslek Yüksekokulu binasini üniversiteye kiralayan kisidir. Rektörlük görevine atandigim 2012 yilinda Giresun Üniversitesinde egitim-ögretim faaliyetlerinin yürütülecegi fiziki mekân sikintisi hat safhadaydi. Kisa sureli çözüm olarak Yabanci Diller Meslek Yüksekokulu, GRÜ TÖMER ile Saglik Uygulama ve Arastirma Hastanesinin bina ihtiyacini karsilamak amaciyla, Basbakanliktan kiralama izni alinmis, fiyat tespit ve kiralama komisyonlari kurulmus, sonrasinda ise istenilen özelliklerde binanin öncelikli olarak kamudan kiralanabilmesi adina resmi kurumlarla yazismalar yapilmis, onlardan gelen olumsuz cevap üzerine ise sahislara ait binalar kiralama yoluna gidilmistir. Görüldügü gibi söz konusu süreç, mevzuatin emrettigi hususlara harfiyen uyularak, hiç bir kisi yâda kurum kayirilmadan gerçeklestirilmistir. Yabanci Diller Meslek Yüksekokulu binasi da diger binalar gibi 2013 yilinin haziraninda üç yilligina kiralanmistir. kiralandigi sahsin bugün FETÖ/PDY baglantisi nedeniyle arandigi yâda tutuklandigi yönünde bir bilgiye basinda rastlamadigim gibi söz konusu kisi ile ilgili su anki üniversite yönetimi her hangi olumsuz bir bilgiye sahip idiyse neden baskani oldugu GÜNIDER adindan ne üniversitemize ne de aleyhimde beyanatlar vermeyi aliskanlik haline getirmis olduklari gazetelere bir kere dahi olsun bu konudan bahsetmemislerdir. Belli ki sahsimla ilgili*  asiri * hassasiyeti olan kripto üniversite yönetimi neden devlet hepimizin ve kamu kaynaklari ortak servetimizdir ilkesinden hareket etmemistir Birilerine maddi kaynak olusturma iddiasinin külliyen iftira oldugunu tüm Giresun kamuoyu iyi bilmektedir. Zira rektörlük yaptigim süreçte bütçenin en önemli yüzdesini olusturan tüm insaat ihalelerinin TOKI tarafindan yürütülmesi, devlet kontrolünde bulunmasi bu konudaki hassasiyetimi ortaya koymaktadir. 

FETÖ/PDY yapilanmasina mensup is adamlari diye kastettiginiz sahislar kimdir?,Sadece yukarida bahs ettigim bina kiralamasi nedeni ile Sorusturma Komisyonu tarafindan bana soru sorulmustur.Gizemli bir sekilde kamuoyunda algi yaratmaktaki maksadiniz nedir?

Sordugunuz diger bir soru ise rektör atanamadigim ve üniversite lojmanlarina tasinmamdan önce kirada oturdugum binada ayni apartmanda karsi komsum olan ve yilin sadece çok az bir kismini memleketine gelen bir gürbetçiyle ilgiliydi.Merak ettim gizlilik kararina ragmen ihlal etmekten çekinmeyerek açikladiginiz dosyada var olan o soruyu neden desifre etmediniz?

Acaba atanmanizda o sahsin rolu olmusmudur gibi (YÖK ün listesinde birinci olmama ragmen atanmam iki yil bekletilmis olmasina ve karsima aday olarak çikarilan Polis Akademisi eski Baskan yardimcisi Prof.Dr.H.I.Bahar i destekleyenlerin suan yönetim kadrosunda bulunmakla kalmayip Üniversite Sorusturma Komisyonunda yer alarak beni sorgulamasi basli basina fikralara konu olacak bir durumdur)komik buldugum soruya cevabim da basinla paylasilmamis.Keske paylasilsaydi…

Isbirligi yaptigim iddia edilen politikaci ise Azerbaycan Devletinin degerli bir milletvekilidir. Söz konusu milletvekili Haydar Aliyev Vakfi’nin Halkla Iliskiler Bölüm Baskanligini yapmis, Azerbaycan-Gürcistan Parlamentolar Arasi Çalisma Grubu'nun Baskani, Azerbaycan-Türkiye, Azerbaycan-Hindistan ve Azerbaycan-Japonya Parlamentolar Arasi Çalisma Gruplarinin Üyesi ve Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi'nde Azerbaycan Cumhuriyeti'ni temsil eden kurulun da üyeligini yapmakta olup, yasanilan her olay karsisinda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yaninda ve destekçisi olan, Türkçü, Turan ülküsünü benimsemis degerli bir sahsiyettir. Rektörlügüm döneminde ise 3-4 kez üniversitemize konusmaci olarak davet edilmistir. Kripto üniversite yönetimi söz konusu milletvekilini FETÖ/PDY baglantiliymis gibi göstermeye çalisarak, Türkiye-Azerbaycan iliskilerini sekteye ugratmaya ve zarar vermeye çalismaktadir.

FETÖ/PDY ile baglantili bazi yurt disi üniversitelerle ikili is birligi anlasmalari imzaladigim yönündeki iddiaya gelince; üniversitemiz tarafindan bugün FETÖ/PDY baglantisi nedeniyle kapatilan bazi Uluslararasi üniversiteler ile isbirligi anlasmalari imzalandigi dogrudur. Fakat bu anlasmalar sadece üniversitemiz tarafindan degil, ülkemizdeki birçok üniversite tarafindan da imzalanmistir. Imzalanan bu anlasmalarin tamami 17/25 Aralik öncesini kapsamakta olup, imza islemleri ise Giresun Üniversitesi Hukuk Müsavirliginin görüsü ve Yüksekögretim Kurulunun (YÖK) bilgisi dahilinde yapilmistir.  Mevzuat açisindan üniversitelerin YÖK’ün uygun görmedigi yurt disi bir üniversite ile protokol imzalama yetkileri bulunmamaktadir. Örnegin bugün FETÖ/PDY baglantisi nedeniyle kapatilan bazi yurt disi üniversitelerin yer aldigi, Kafkasya Üniversiteler Birligi (KÜNIB) Türkiye’den Ardahan, Artvin Çoruh, Atatürk, Kars Kafkas ve Igdir Üniversiteleri ile Gürcistan’dan Ahiska Devlet Üniversitesi ve Nahcivan Özerk Cumhuriyeti’nden Nahcivan Devlet Üniversitesi Rektörleri tarafindan 11 Kasim 2009 tarihinde Ardahan’da imzalanan bir protokolle kurulmustur. Üniversitemizin 2012 yilinda söz konusu birlige üye olmasiyla bu sayi 42’ye ulasmistir. 8-13 Mayis 2011 tarihleri arasinda gerçeklestirilen Kafkasya Üniversiteler Birligi’nin 1. Olagan Kongresi, dönemin Yüksekögretim Kurulu (YÖK) Baskani Sayin Prof. Dr. Gökhan ÇETINSAYA’nin katilimlari ile yapilmistir. Durum bu kadar açik/netken ve 17/25 Aralik sürecinden sonra FETÖ/PDY baglantili oldugu tespit edilen hiç bir üniversite ile Giresun Üniversitesi arasinda ögrenci yada ögretim elemani mübadelesi olmamisken, yukarida isimlerini zikrettigim üniversite Rektörleri içerisinde sadece sahsimin bu gerekçeyle açiga alinmasinin ne kadar iyi niyetli, dogru ve hakkaniyetle bagdasir bir yaklasim oldugunu kamuoyunun takdirlerine birakiyorum.

FETÖ/PDY yapisiyla baglantili kisileri üniversiteye almak için kadro ilanlarina özel sartlar koydurdugum iddiasi ile ilgili olarak ise, 2012-2016 yillari arasini kapsayan Rektörlügüm döneminde 274’ü Ögretim Üyesi, 160’i ise Ögretim Görevlisi olmak üzere toplam 434 ögretim elemani alimi gerçeklestirilmistir. Üniversite Sorusturma Komisyonu tarafindan sahsima sadece bir kisinin alimiyla ilgili soru yöneltilmesine ragmen basina servis edilen ve gerçekten daha ziyade algiya yönelik iftira mahiyetindeki iddialarda ise bir kisi çogul halinde takdim edilmistir. Alimi ile ilgili olarak birden fazla ilana çikildigi iddia edilen ögretim üyesinin ilk ilan talebi su anda beni suçlayan Rektörün o dönem dekani oldugu fakülteden gelmistir.( karsilastirmali türk destanlari konusunda çalismasi olan akademisyen talepli olarak ) Benim de kendisinden böyle bir ilan talebim olmamistir. Benim rektör olarak kendisinden böyle bir talebim olsa idi , olmamis olaylari olmus gibi anlatmakta maharetli olan bu ekip bunu bana karsi kullanmaktan çekinmezdi. Yine ikinci ilan da , bir sene sonra yapilmis ve yine bu ilan talebi de yine su anki rektörün o zamanki dekani oldugu dönemde, onun dekanligindan gelmistir. Bu kez baska bir alanda çalismasi olan akadesiyen talep edilmistir. ( asiklar üzerine çalismasi olan ) Bu ilana ise  hiç bir basvuru olmamistir. Yani ilk iki ilan farkli konularda olmakla birlikte, sayin rektör Cevdet Coskunun Dekanligindan gelmistir. Bunun su anda benim aleyhime suç isnadi olarak kullanilmasi ironiden öte bir durumdur. Üçüncü ilan ise, Türk Dili Bölüm Baskanligindan yapilan talep üzerine yapilmis olup, her üç ilanin da ayni kisi için apildigini söylemek en hafifi deyimi ile, vicdansizliktir, haksizliktir, bir akademisyene yakismayan iddialardir.

Alinan ögretim elamanlarinin tamaminda yönetici olarak aradigim hususlarin tek millet, tek bayrak ve tek vatan ülküsüyle hareket eden, vatan-millet ve bayrak sevdalisi, Türk Milletinin bekasi için çalisan insan olmasi uluorta söyledigim konferans ve televizyon programlarinda dahi ifade etmekten çekinmedigim kriterlerdir. Yakin tarihimizde pisirik davranan camiamizin birçok meslektaslarimiz ve yöneticilerimizden farkli olarak tek devlet, tek millet, tek bayrak deyimini düsürmeyen bir bilim insani oldugumu birakini Türkiye’yi tüm dünya bilmektedir. Bugün beni suçlama cesaretinde bulunanlarin üniversite yerleskesini bayraklarla donattigim, Atatürk konulu konferanslar verdigim, “Ne Mutlu Türküm Diyene” ifadesiyle mezuniyet törenlerinde konusmalar yaptigim için çesitli devlet kurumlarina yaptiklari sikayetler o kurumlarin arsivlerinde mevcuttur. Bunun dogrulugunu diger bir ifadeyle bu sekilde oldugunu gösteren en bariz örnekler ise;

·  Rektörlük görevine atanmamdan yaklasik bir (1) ay sonra ilimizin degerli bir Milletvekili tarafindan 26.04.2012 tarihinde basin-yayin organlarina “Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aygün Attar'in atamalarda ideolojik yaklasim sergiledigini” yönünde verdigi beyan ile,(milliyetci ,ülkücü ve ulusalci görüs kastedilerek)

· 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçeklestirilen kalles darbe girisiminden sonra, üniversitelerde baslatilan görevden el çektirme sürecinde en az açiga alinan personelin Giresun Üniversitesinde yer almasi gösterilebilir.

Hatta Rektörlügüm süresince Giresun Üniversitesine FETÖ/PDY baglantili kisilerin alinmadigi o kadar barizdir ki, kripto üniversite yönetimi bu örgütle baglantili olduklari gerekçesiyle, ömrünü Türklük ve Turan davasi ile Türkiye Cumhuriyeti ve Azerbaycan Devletlerinin dostluguna adamis Aygün ATTAR ile milliyetçi çizgisinden taviz vermeyen Rektör Yardimcim Prof. Dr. Kürsad YAPAR’i bu kapsama dahil edebilmistir.

Açiga alma gerekçelerim arasinda asla yer almayan ve ifade islemim sirasinda tarafima asla yöneltilmeyen fakat kripto üniversite yönetimi tarafindan basina lanse edilen “Prof. Dr. Aygün ATTAR 15 Temmuz darbe tesebbüsü öncesinde, arsivlerde çalisma yapma talebi üzerine Istanbul ve Ankara'da görevlendirilmesine ragmen, bu süre içinde idareden izin almaksizin yurt disinda bulunmustur” gerekçesi tamamen iftira ve içine düstükleri aciz durumdan nasil kurtulacaklarinin vermis oldugu çaresizligini göstermektedir.Evvela sahsim 15 Temmuz 2016 tarihinden çok önce, kadromun yer aldigi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanligi (27 Mayis 2016 tarih ve 1307 sayili yazi) ve akabinde Rektörlük Makaminin onayiyla gerçeklestirilen yolluksuz-yevmiyesiz görevlendirme yazisi üzerine Azerbaycan Diaspora Bakanliginin davetlisi olarak Azerbaycan’da bulunmustur. Kripto üniversite yönetimi Bakara suresinde yer alan "Onlarin kulaklari ve gözleri üzerinde perde vardir.  Dolayisiyla hidayet nurunu göremez, hakki isitemez, anlayamaz ve idrak edemezler. Zira onlarin gözleri ve kulaklari sanki kaim perdelerle kapatilmistir” ifadesinde belirtildigi gibi, sahsima karsi duyduklari kin nedeniyle gözleri adeta kendi imzaladiklari görevlendirme yazisini göremeyecek kadar kör olmustur. Sahsim Azerbaycan'da geleneksel olarak her 5 yilda bir düzenlenen ''Dünya Azerbaycanlilar Kurultayi’nin” 4.'üncüsüne katilmistir. Türkiye basta olmak üzere dünyanin çesitli yerlerinde yasayan, Türk Dünyasina gönül vermis  dünyanin 49 ülkesinden 500 yakin diaspora teskilatinin  katildigi kurultayda Azerbaycan Cumhurbaskani Sayin Ilham Aliyev tarafindan sahsima “Azerbaycan Cumhuriyeti'ne,, dünya Azerbaycanlilarinin dayanismasina, diasporanin gelismesine, Türkiye ve Azerbaycan  arasinda dostlugun güçlendirilmesi ve Azerbaycan Cumhuriyeti ile diger devletlerarasinda siyasi, ekonomik, bilimsel ve kültürel iliskilerin kurulmasinda ve gelistirilmesinde özel hizmetlerim oldugu” gerekçesiyle, bugüne kadar sadece özel kisilere verilen “Devlet Üstün Hizmet Madalyasi ve Beraati” verilmistir. Ayrica sahsim kurultayda Baskanligini Sayin Aliyev’in yürüttügü ve üyeleri  “Azerbaycan'in dis politikasina yön verecek politikalar olusturacak ve diaspora faaliyetlerine katki sunacak 109 kisiden olusan Dünya Azerbaycanlilarinin Koordinasyon Konseyine seçilmistir. Söz konusu kurultayi müteakip, konsey üyesi olarak Azerbaycan Diaspora Bakani ve Dis iliskilerden sorumlu Cumhurbaskani Genel Sekreter yardimcisi ile birlikte Andorra’da düzenlenen Uluslararasi Nizami Gencevi toplantisina katildim. Gerek Azerbaycan gerekse de Andorra’da katildigim her iki toplantiya ait resim, bilgi ve haberler sosyal medya hesaplarimdan paylasilmis olmasina ragmen, kripto üniversite yönetimi tarafindan bütün bunlar görmezden gelinerek, haber ajanslarina verilen demeçte iki devlet bir millet ülküsüyle hareket eden ve adeta etle tirnak gibi ayrilmaz bir bütün olan Azerbaycan Devleti Türkiye Cumhuriyetine karsi düzenlenen alçakça darbe girisimine alet edilmeye çalisilmistir.

Hakkima yöneltilen iddialar ile ilgili olarak 4 Agustos 2016 tarihinde kripto üniversite yönetimi tarafindan olusturulan komisyona, 6 Agustos 2016 tarihinde ise Giresun Cumhuriyet Bassavciligina hakkimda yöneltilen iddialarin tümü ile ilgili gerekli bilgileri verdim. Bugün ise geçmisinden emin ve geleceginden umutlu Türkiye Cumhuriyetinin bir evladi olarak, hukuktan dogan haklarimi arama adina, hakkimda baslatilan çirkin sürecin tamamlanmasini bekliyorum.

Bu vesileyle, söz konusu bilgileri basin yoluyla necip Türk halki ile de paylasmaktan gurur duydugumu belirtmek isterim.

Peki kripto olarak nitelendirdigim üniversite yönetimi asagida yöneltecegim ve basta Cumhuriyet Savcilarimiz olmak üzere ilgili tüm kurumlar tarafindan suç duyurusu olarak kabul edilmesini istedigim iddialara açik bir yüreklilikle cevap verebilecekler mi?

·  Rektör Prof. Dr. Cevdet ÇOSKUN tarafindan 17-25 Aralik 2013 sürecinden sonra FETÖ/PDY’nin yayin organlari olan; 

BUGÜN Gazetesine    30 Eylül 2014 tarihinde,

CIHAN HABER AJANSI’na   30 Eylül 2014 tarihinde,

ZAMAN Gazetesine ise    2 Ekim 2014 tarihinde

“Giresun Üniversitesi Korku Imparatorluguna Dönüstürüldü” seklinde demeç vermis midir?

· Rektör Prof. Dr. Cevdet COSKUN göreve atanir atanmaz; Polis Akademisi Ögretim Üyesi olan, 17/25 Aralik süreci sonrasinda FETÖ/PDY’nin yayin organlari olan Bugün ve Samanyolu televizyonlarinda söz konusu sürecin savunuculugunu yapan Prof. Dr. Halil Ibrahim BAHAR’in, Giresun Üniversitesi Rektör Vekilligi görevini yürüttügü 2010 yilinda Rektör Danismanligi görevlerinde bulunan Prof. Dr. Ünsal BEKDEMIR’i Üniversite Yönetim Kurulu Üyesi ve Açik Ögretim Il Koordinatörü (Anadolu Üniversitesi Açik Ögretim Fakültesine resmi yaziyla bildirerek), Doç. Dr. Saim TOPÇU’yu ise Espiye Meslek Yüksekokulu Müdürü ve Bilimsel Arastirma Komisyon Üyesi olarak atamis/seçtirtmis midir?

· Rektör Prof. Dr. Cevdet COSKUN; 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe girisiminden sonra FETÖ/PDY baglantisi nedeniyle 23.07.2016 tarihli Kanun Hükmündeki Kararnameyle kapatilan Ankara merkezli “Mobbing ile Mücadele Derneginin” Giresun Sube Temsilciligini yürüten Prof. Dr. Mustafa TÜRKMEN’i, ÖSYM Il Koordinatörü olarak ÖSYM Baskanligina resmi yaziyla bildirilmis, esi Doç. Dr. Aysun TÜRKMEN’i Eynesil Meslek Yüksekokulu’na Müdür ve ayni dernegin Egitim ve Mevzuat Koordinatörlügü görevini yürüten Prof. Dr. Mustafa CIN’i ise kendisine Rektör Yardimcisi ve Devlet Konservatuari Müdürü olarak atamis midir?

· Rektör Prof. Dr. Cevdet COSKUN; 19 Mayis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferit BERNAY tarafindan “OMÜ'ye irticai ve bölücü kadrolari sokmuyoruz, çagdas ve Atatürkçü bilim adamlariyla çalismayi tercih ediyoruz.” ifadesi geregince, 2005 yilinda 19 Mayis Üniversitesinden uzaklastirilan 34 Arastirma Görevlisi içerisinde yer alan Prof. Dr. Serkan SOYLU’yu kendisine Rektör Yardimcisi, Rektör Danismani, Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü ve en ilginci ise üniversitede FETÖ/PDY yargilamasi ile ilgili kurulan komisyona üye olarak atamis midir?

· Rektör Prof. Dr. Cevdet COSKUN; FETÖ/PDY baglantisi nedeniyle kapatilan FETÖ okullarinda çocuklari egitim alan akademik ve idari personellerden;

Senol AKÇAY’I    Genel Sekreter Vekili (suan için Genel Sekreter Yardimcisi Vekili)

Ibrahim KURT’u Genel Sekreter Yardimcisi Vekili (suan için koordinatör)

Prof. Dr. Serkan DOGANAY’i Turizm Fakültesi Dekan Vekili

Prof. Dr. Ramazan SEVER’i Açik ögretim Il Koordinatör Yardimcisi

Doç. Dr. Saim TOPÇU’yu ise Espiye Meslek Yüksekokulu Müdürü olarak atamis midir?

Prof. Dr. Ünsal BEKDEMIR’i Açik ögretim Il Koordinatörü olarak atamis midir?

Kamuoyuna saygi ile duyurulur. 10.08.2016

Prof. Dr. Aygün ATTAR

Haber : Ali Dursun www.gorelesol.com


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster