Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 19 Haziran 2016
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 20:37
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=23225
MÜZAKERE VE MÜCADELE SÜRECINI AMAÇ IÇIN KULLANMAK...
Iktidarin, ‘müzakere döneminde’ ve ‘mücadele döneminde’ terörü amaca giden yolda kullandigi bir gerçektir.
Bu kullanmayi, toplum üzerinde günün kosullarina göre algi yaratarak gerçeklestirmektedir. ‘Müzakere döneminde’ yapilan elestirilere “analar aglamasin” üzerinden yanit verilmistir. “Mücadele döneminde” ise; “terörün kökünü kaziyacagiz” mesaji verilmektedir…
Dün ‘güvercin’ olmayi tercih ederken bugün ‘sahin’ olmayi tercih etmektedirler. ‘Güvercin’ oldugu dönemde, “çözüm sürecine” elestiriler getirenlere karsi, analarin gözyaslarini dindirmek üzerinden yanit veren iktidar, bugün ise ‘sahin’ politikalar izlerken, terörü neredeyse CHP’nin üzerine yikmaya çabalamaktadir.
Ankara ve Istanbul’daki billboard afisleri buna yönelik toplumsal algi olusturma çabasidir. Sehit cenazelerinde Kiliçdaroglu’na yapilan protestolar da böyle bir algi içindir.
Muhtarlara verilen iftar sonrasi Cumhurbaskaninin yaptigi konusmada bu algiyi yaratmaya yöneliktir. Yandas kanallar da bu bakimdan ellerinden geleni yapmaktadirlar!
Kendileri zeytinyagi gibidirler, her zaman üstte kalmaya çalisirlar ve her zaman kendileri sütten çikmis ‘Ak’ kasiktir!..
Oysa gerçek çok daha farklidir.
Söylenen sözler ortadadir. “Müzakere döneminde” söylenen sözler, iktidarin nasil bir düsünce yapisi içinde oldugunun apaçik göstergesidir.
Isterseniz arsivde kalmis o sözlerin bazilarina bir bakalim.
Tarih 20 Ocak 2010 ve o zaman Basbakan olan Erdogan
konusuyor. “Ak Parti olarak terör örgütü
ile hiçbir zaman masaya oturmadik, oturmayacagiz. Ey Kiliçdaroglu, Ey Bahçeli
bu iddianizi ispatla mükellefsiniz. Terör örgütü ile görüsen serefsiz ve
namussuzdur”
Bu açiklama Oslo görüsmeleri gündeme geldigi zamana aittir. Oslo görüsmelerinin ses kayitlari 13 Eylül 2011 de internete düsmesinin ardindan 20 Eylül 2011 tarihinde bu kez Erdogan, “PKK ile biz degil devlet görüstü, görüsecek” açiklamasini yapmistir.
Oslo görüsmelerinin ses kayitlari ve tutanaklari açiga çikinca bu kez Erdogan, Nisan 2012 de su açiklamayi yapar.
“MIT Müstesarimizi
Imrali’ya gönderen benim, Oslo’ya gönderen benim. O benim sir küpüm.”
Kamuoyunda tartismalar sürer.
Bu kez 27 Eylül 2012 de Erdogan’dan su açiklama gelir. “PKK ile görüsme talimatini bizzat ben verdim.”
Yorum yok, biz sözleri animsatmaya devam edelim.
Tarih 26 Ocak 2013, bu kez dönemin Adalet Bakani Sadullah Ergin katildigi bir TV programinda (CNN-Egrisi Dogrusu Programi) su sözleri söyler.
“Öcalan bölgenin reel
politigini saglikli degerlendiriyor”
3 Subat 2013 tarihinde sirada AKP Milletvekili Cuma Içten vardir. Cuma gerçekten ‘içten’ ve samimi konusur.
“22 bin PKK’li
öldürüldü yani 22 bin çocugum öldürüldü. Hepsi benim çocugum.”
Hürriyet Gazetesine saldirilar sirasinda adi gündeme gelen Gençlik Kollari eski baskani Abdurrrahim Boynukalin’da devreye girer ve iki önemli söz eder!
Ilk sözü 2013 Nevruzu sonrasi 21 Mart 2013 tarihinde Twitter
üzerinden yapar. Der ki Boynukalin, “Su
anda binlerce Türk oglu Türk, Abdullah Öcalan’in mesajiyla duygulaniyorsa;
artik gerçekten yeni bir dönem baslamis demektir.”
Hizini alamaz Boynukalin, ikinci önemli (!) açiklamasini 10 Mayis 2013 tarihinde yine Twitter üzerinden yapar.
“Tabii, ne TSK
askerleri ashab-i kiram kadar serefli, ne de gerilla müsrikler kadar düsman…”
Herkes konusurda Yigit Bulut susar mi? O da konusur ve 18 Temmuz 2013 de yandas A Haber Desifre Programinda; “Abdullah Öcalan, Ortadogu’da Türkiye’nin önünü açiyor.” Açiklamasini yapar…
Açiklamalar yagmur gibi gelmektedir. Balayi devam etmektedir…
Sirada 19 Temmuz 2013 tarihli Taraf Gazetesine yaptigi açiklama ile AKP Milletvekili Yasin Aktay vardir.
“Öcalan dünyanin
gelecegini iyi okuyor.”
Sirada “özgül agirligi” olan Bülent Arinç vardir. Arinç,28 Kasim 2013 tarihinde su açiklamada bulunur.
“Sayin Öcalan demeyi,
Öcalan posterleri tasimayi ve PKK bayragi açmayi suç olmaktan biz çikardik.”
31 Ocak 2014 tarihinde ise Mehmet Metiner önemli (!) bir
tespitte bulunmustur! “Öcalan,
Türkiye’nin demokrasisine katki sagliyor. Biz KCK’yi paralel devlet olarak görmüyoruz.”
O dönemin ünlü AKP’lilerinden Besir Atalay susar mi? O da 6 Haziran 2014 tarihinde su önemli(!) açiklamayi yapar.
“Öcalan’in
düsünceleri bizim de düsüncelerimiz. Biz aslinda devleti, kurumlari kendisiyle
hesaplastirdik.”
Pandora’nin kutusu açilmistir…
7 Haziran 2014 tarihinde o günde bugün de Iç Isleri Bakani olan Efgan Ala gerçegi ifade eder. Der ki; “PKK ile AKP dogrudan görüsüyor.”
Devsirilen ve AKP Milletvekili yapilan Orhan Miroglu da konusur. 18 Haziran 2014 tarihinde Ülke TV de “Biçak Sirti” programina katilir ve o programda der ki; “PKK bir terör örgütü degildir. PKK kendi topraklarinda, belli bir politik programi hayata geçirmeye çalisan bir politik harekettir”
Biraz da geriye giderek 2010 yilinda yapilan Oslo görüsmelerine gidelim ve görüsmelere katilan MIT Müstesar Yardimcisi Afet GÜNES’in, görüsmeler sirasinda PKK’lilara yaptigi su açiklamaya bakalim.
“Metropollere yerlestiginizi ve patlayicilarla doldurdugunuzu, hepsini biliyoruz.” !!!
5 Agustos 2015 tarihinde AKP Genel Baskan Yardimcisi Yasin Aktay su itiraf gibi açiklamayi yapiyordu.
“Çözüm süreci bastan
itibaren devletin göz yummasi diyecegim düzeyde devam ediyordu. Devlet 2.5
yildir operasyon yapmiyor. Devletin operasyon yapmadigi dönemde örgüt her
tarafa yiginak yapti, insan kaçirma, öldürme, haraç kesme, karakol kurma, vergi
daireleri olusturma gibi faaliyetlerde bulundu’’
Yasin Aktay’i Cumhurbaskani Erdogan’da 17 Eylül 2015 tarihli su açiklamasiyla dogrulamaktadir.
“Çözüm süreci içinde
Valilerimiz kendilerine verdigimiz talimatlar geregi PKK’ya operasyon yapmadi!
Bu süreçte hazirlik safhasina girdiler, mayin döseyip bombalar yerlestirildi.
Bu terör eylemlerini biz görmezden gelmeye nereye kadar devam edecegiz.”
10 Ocak 2016 tarihinde Afyon’da AKP kampinda Içisleri Bakani
Efgan Ala söz alir ve der ki; “Çözüm
sürecinde müsamaha gösterdik, örgüt ise bunu istismar etti.”
Isin gerçegini en net sekilde, 26 Ocak 2016 tarihinde önceki Milli Egitim Bakanlari ve Hükümet Sözcüsü olan Hüseyin Çelik yapar.
“PKK, silahlari
birakip ülkeyi terk etmek yerine, kentlere yerlesti. Sürece zarar gelmesin diye
valiler, kaymakamlar, polisler, askerler elleri kollari bagli beklediler. PKK
sehirlere silah yigarken devlet eli kolu bagli bekledi. Silahli PKK’lilar
ülkeyi terk etmek yerine gelip sehre yerlestiler. PKK, çözüm sürecini kendi
lehine ama Kürt halkinin aleyhine istismar etti. Biz, bölgeyi ve bölgenin
dinamiklerini bilen birisi olarak, 2009’dan itibaren olanlari ve
olabilecekleri, Bakanlar Kurulu’nda, AK Parti MYK ve MKYK’sinda, nihayet çözüm
süreci konulu tüm özel toplantilarda yetkili arkadaslarin, Sayin Basbakan’in ve
Sayin Cumhurbaskani’nin huzurunda, bütün açikligi ve netligi ile ortaya koyduk.
Zaman zaman kendisini çözüm sürecinin romantizmine kaptirarak bütün fotografi
görmek istemeyen bazi yetkili arkadaslarin ciddi tepkilerine muhatap olduk.
Zaman bizi hakli çikardi.”
Baska söze gerek var mi?
Bugün yasanan sürecin ana sorumlusu iktidar ve onun kadrolaridir…
Ana muhalefet partisine çamur atarak isin içinden siyrilmaya çalismak hem dogru degildir hem de ahlaki degildir.
Yoksa ‘mücadele döneminde’, muhalefeti ve diger toplum kesimlerini susturmak ve ‘parti devletini’ kurmak içinde mi terörü kullanmaya çalisiyorsunuz?
7 Hazirandan 1 Kasima giden süreç ve günümüzde izlenen siyaset, böyle bir niyetin varligina isaret ediyor…