Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 31 Mayys 2016
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 03:01
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=23134
Yasadiginiz Hayatta
Engellilerde Var…Tuncay Erden
Yasadiginiz bu gök
kubbenin altinda hayati paylastiginiz ama fark etmediginiz, görüp görmezden
geldiginiz, bazen de bakarken içinizin burkuldugu, durusuyla sizi üzen birileri
daha var. Engelliler.
Bu trajik durum,
aslinda görüp ama fark etmediginiz bir olgu. Bu durum daha çok, toplumun
engellilik adina bir bilince sahip olmamasindan kaynaklaniyor. Engelli nedir,
engelli kime denir. Fiziksel engellilerle zihinsel engellilik nedir ve nasil
ayirt edilmelidir.
Engellilerle engel
durumuna göre hayati nasil paylasirim bilinci henüz olusmamistir. Toplum;
Engellileri dilenci, ihtiyaç sahibi, hastalikli, ve hatta Allah’in günahindan
dolayi ceza verdigi kimseler olarak görmektedir.
Toplumun yetisme kültüründe,
kissadan hisse hikâyelerinde hep bu olgu islenir.
Bilinçaltinizda yatan bu bakis açisi,
engellilerle iliskilerinizde de belirleyici olmustur.
Yani engellilik
bilinci ”Ates düstügü yeri yakar” degiminde saklidir.
Engelli bir çocuga
sahip olanlar, kendisi engelli olanlar; toplumda engelli bilincini olusturmak
ve engelli sorunlarina çare olabilmek için gayret etmektedirler. Bu manzara
tamda yukaridaki ifadenin dogrulugunu yansitiyor.
Sayilacak çok sey var
aslinda. Onlari fark etmemenizin altinda yatan onlarca nedenleri daha
siralayabiliriz. Ama ben farkli bir yaklasimla, bulunmak istiyorum.
Gelin empati
(duygudaslik) kuralim. Davranis bilimcilerin her firsatta yapmamizi önerdigi bu
yöntem, eminim ki engellileri anlamaniz içinde faydali olacaktir.
Su sorulari kendinize
sorarak baslayabilirsiniz;
Siz Hayatiniz da, Adi
körlük ve sagirlik olan bir oyun oynadiniz mi? Ya da bu oyunu oynayan birisine
hiç rastladiniz mi?
Ömrünün sonuna kadar
bu oyunu oynamak zorunda olan birisiyle hiç tanistiniz mi? Onunla bir
yakinliginiz, bir sohbetiniz oldu mu hiç?
Kendinizi bir
engellinin yerine koyup, insanlarin içine bu sekilde çikarak, onlar gibi
yasamayi denemek hiç akliniza geldi mi?
Fazla degil, birkaç
saat kendinizi engellinin yerine koyarak, insanlarla iletisim kurmayi
düsündünüz mü hiç?
Kendinize bir
engellinin gözüyle baktiniz mi? Ya da engelli oldugunuzu düsünüp, saglikli
insanlarin size bakisini hiç dünündünüz mü? O aciyan bakislari ta yüreginizde
hissedip iç geçirdiniz mi
Kendinizi bir
"ama" gibi hissederek, etrafinizdaki nesnelere, yakinizdaki insanlara
hiç dokundunuz mu?
Karanlik bir dünyada,
cisimleri hayal ettiniz mi?
Sevdiklerinizin yüzünü düsündünüz mü?
Bir odadan bir odaya,
ya da mahalle bakkalina gözleriniz kapali gittiniz mi?
Bir görme engellinin,
insanlara çarpmamak için verdigi çabaya sahit oldunuz mu hiç? Bastonunu saga
sola sallayarak yürürken, tereddüt içerisindeki görme engellinin yüzündeki
korkuyu fark ettiniz mi?
Caddede, Koltuk
degnekleriyle karsidan karsiya geçmeye çalisan; daha sansli iseniz tekerlekli
sandalyesiyle kaldirima çikmaya çabalayan bir bedensel engelliyle karsilastiniz
mi?
En temel ihtiyaçlarini
bile birisinin yardimiyla karsilamak zorunda olan birisiyle sohbet ettiniz mi
hiç? Onun dertlerini dinleyip çare için kafa yordunuz mu hiç? Arkadasinizi
duymadan onunla konusmaya çalistiniz mi?
Sizin için engeliler
ne ifade ediyor? diye kendinize sordunuz mu hiç ? Onlar sizin hayatinizda ne
kadar önemlidir? Ya da, sizin için hayatta önemli olan nedir?
Yoksa siz hayatinizda
bir engelli tanimadiniz mi? Etrafinizda sizinle ayni hayati paylasan
engellileri fark etmediniz mi?
Siz, sokakta
engellileri görmeyince sehrimizde engellilerin sayisi az diye mi
düsünüyorsunuz? Oysa onlar sehri planlayanlarin, engellileri yok saymalarinin
kurbani olarak sokaktaki engellerden dolayi sokaga çikamiyorlar. Bunu
biliyormuydunuz?
Onlar, Belediyelerin,
mimarlarin, mühendislerin, kisaca sehri planlayanlarin evlerine mahkûm
ettikleri mazlum insanlar!
Bir zamanlar sehir
disinda insanlardan uzak yasamaya zorlanan engelliler, simdi fiziksel
engellerden dolayi evlerinde yasamak zorunda birakiliyoruz.
Engellilerle hayati
sevgiyle paylasmayi denediniz mi? Ayni havayi ve zamani paylastiginiz engellilere
dokunmayi düsündünüz mü?
Bazen gecenin bir
vakti kalkip, aynanin karsisina geçip, kendinize; Yasama gayeniz nedir?
Hayatinizi anlamlandiran paylasmak olgusuna
ömrünüzde ne kadar yer vermissiniz?
Ya da Neyi paylastiginizi düsünün! Aynada
kendinize bakin, gecenin zifiri karanliginda, kendinizi fark edin!
UNUTMAYIN;
Paylasilmayanin anlami yok!
Bazen kendi kendinizle
konusun. Hiçbir engeliniz olmamasina ragmen, kafanizdaki sorulara cevap
ariyorum.
Insanlarin ömürlerinde
belli bir engellilik dönemi olsa, engelliler konusunda daha duyarli, daha
bilinçli olurlar miydi acaba? Engellilerin problemlerine daha fazla egilirler
miydi? Onlarla olmasi gerektigi gibi ilgilenirler miydi? Diyorum.
Sevgili arkadaslar;
her gün yüzlerce trafik kazasi, deniz kazasi, uçak kazasi, is kazasi, yangin
vs. olurken sakatlanmayacagini kim garanti edebilir? yani her saglikli insan
bir engelli adayidir.
Söylemeye gerek var mi
bilmiyorum? Insani hayata baglayan tüm güzellikler engelliler içinde
geçerlidir. Fiziksel engelin duygularimizi öldürmedigini belirtmeye gerek varmidir?
Engellilerinde umutlari,
hayalleri, idealleri var…
Onlarinda is, as ve
aile dertleri var. Engellilerde, sorumluluk üstlenmek ve hayata kendi istedigi
gibi hazirlanmak istiyor. Tüketen degil, Üreten insanlar olarak aile ve ülke
ekonomisine katki yapmak istiyorlar.
Onlarin sizin endise
ve dertlerinizden farkli bir agir yükleri daha var, engelleri. Bu engellerinden
kaynaklanan problemleri var. Bu onlarin bilmediginiz dünyalarindaki büyük
sikintilari.
Sizlere düsen onlara
bu dünyanin kapilarini açarak, onlar içinde yasanabilir hale getirmek. Hayati
onlarla sevgiyle paylasmak…