Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Elimizi vicdanımıza koyup düşünelim


Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 29 ?ubat 2016
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 20:20
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=22735


ELIMIZI VICDANIMIZA KOYUP DÜSÜNELIM!

 

Önceki Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakani Taner Yildiz’a 2013 yilinda bir soru önergesi verilir.

Bakan Yildiz soru önergesine verdigi cevapta diyor ki; “2002-2013 yillari arasinda arama ve isletme ruhsati verilen maden ve mermer ocagi isletmelerinin sayisi 389 bin 741dir.”

Yine Bakan Yildiz’in cevabindan anliyoruz ki, bu süre içinde 29 bin 385 ruhsat iptal edilmis.

O halde 2013 yilinda 360 bin 356 geçerli ruhsat varmis. Bu sayiya bugüne kadar verilen ruhsatlari da ilave edelim.

Bugün sayisi 400 bine ulasmis maden ruhsati vardir.

Bu kadar ruhsati kim aldi?

Nereler bu ruhsatlarin kapsamindadir?

Henüz bilinmiyor.

Ama bilinen bir gerçek var. 2002-2013 arasinda ortalama olarak bir günde 109 maden ruhsati verilmis.

Yarin ruhsat sahipleri köyümüze ellerinde ÇED raporlari ile gelirlerse sasirmayiniz…

Neredeyse her yer için risk vardir.

Simdi yeni bir soru önergesi gerekiyor. Nerelerde kimlere maden arama ruhsati verilmistir?

Bunu ögrenmek kamuoyunun hakki degil midir?

Bekliyoruz…

***

Nedense kolay yoldan zenginlesmeye bayiliyoruz.

Bunun içinde kentlerimizin, çevremizin, dogamizin yok edilmesi hiç önemli degil.

Yeter ki bir sekilde isi kitabina uyduralim…

Kentlerimizin silueti bozulacakmis, hiç önemli degil.

Imar çirkinligi oluyormus, sorun degil.

Çevre sorunlarina neden oluyormus, amannnn bos ver…

Doga bozuluyormus, adam sende…

Mantigimiz budur!

Oysa yasadigimiz kentte, dogamizda, çevremizde bize çocuklarimizdan emanettir.

Yarin aldigimiz emaneti onlara birakacagiz…

Hangi yüzle?

Elimizi vicdanimiza koyalim ve düsünelim. Hangi yüzle?..

*** 

Siyanürle madencilik Avrupa’da yasak. Türkiye’nin de taraf oldugu Rio Sözlesmesi de siyanür yasagi getiriyor.

Bizde ise mantik sudur;

‘Kim dinler yasagi!’

Yer alti su kaynaklarina siziyormus, havaya karisiyormus, insan sagligini tehdit ediyormus.

Beyin, kalp ve akcigerleri çok hizli sekilde etkiliyormus…

Bize bir sey olmaz!

Eski bir bakan, ekranlarda herkesin gözü önünde radyasyonlu çay içti de bir sey olmadi!

Pek çogumuzun mantigi budur.

Oysa Bergama Ovacik örnegi ortada, Kazdaglari örnegi ortada, Usak Esme Kisladag örnegi ortada, Gümüshane Mastra örnegi ortada, Erzincan Iliç Çöpler örnegi ortada, Manisa Turgutlu Çaldag örnegi ortada, Balikesir Balya Kadiköy örnegi ortada, Ordu Fatsa Altintepe örnegi ve baska örnekler de var.

Artvin Carrettepe direniyor…

Örnek olarak verdigim yerlerin halini internetten arastirirsaniz görürsünüz.

Insanin içi aciyor.

Ve 400 bin ruhsat alinmis durumda. Tehlike kapimizi çaliyor.

Yerin üstünde imar ranti, HES ve diger rantlar… Yerin altinda ise maden ranti.

Gözleri hirs bürümüs.

Vicdanlar taslasmis…

Sirt siyasette, gözler kazanilacak paralarda!

Ne çevre, ne doga ne de kentler umurlarinda…

***

Geçmiste bir yazimda, Tor Burnunda yapilan imar düzenlemesine deginmistim.

Yetkililer adeta kiyameti koparmisti.

Savunmalari psikolojide ‘mantiga bürünme’ idi…

Simdi o güzelim yere bir bakin.

Eliniz vicdaninizda düsünün. O güzelim alani yapilasmaya açarak iyi mi ettik?

Rus Pazari denilen yerde yapilan imar düzenlemesi dogru mudur?

O alanda 23 katli bina sehrin siluetini bozmaz mi?

Elbette bozar.

TOKI “Çotanak Arena” insaatini tamamlayinca stadyum Aksu’ya tasinacak.

Bunun karsiliginda TOKI, örnegi diger kentlerde oldugu gibi Stadyumu alacak ve bina yapacak.

Rus pazarindaki 23 kat yüksekligi de emsal olacaktir!

O zaman kentin siluetini varin siz düsünün.

Birileri kazanacak ama kentimiz kaybedecektir.

Yine ellerinizi vicdaniniza koyun ve düsünün. Düsünürken akliniza liman içindeki ‘ucube’ yapiyi da getirin.

Sonrada eski Giresun resimleri ile nostalji yapiniz…

Hata kimde?

***

Yillar önce TEMA etkinligi için Hayrettin Karaca sehrimize gelmisti. Trabzon havaalanindan alinip sehrimize gelirken, sahildeki 7-8 katli binalari görünce sasirmisti.

Su soruyu sormustu.

“Giresun’un düsmani kim?”

Bu soruyu neden sordugunu bilemedigimiz için susmustuk.

Bu durumu anladigindan sorusunu kendisi yanitlamisti.

“Giresun’un düsmani kim? Kimden korkuyorsunuz? Neden sahil boyunca bu surlari ördünüz? Buna nasil izin verdiniz? Arka tarafta yasayanlarin deniz havasi almaya hiç mi haklari yok?”

Hayrettin Karaca’nin sorusu bugünde yanit aramaktadir?

*** 

Çevremizi bozuyoruz.

Dogamizi tahrip ediyoruz.

Kentlerimizi de mahvediyoruz.

Sonra da eski Giresun resimleri paylasiyor ve altina yorumlar yapiyoruz.

Ne diyordu Nazim Hikmet.

“Kabahat senin,

-Demege de dilim varmiyor ama-

Kabahatin çogu senin canim kardesim.”

Farkinda misin?

Elini vicdanina koy ve düsün!

Sonra çik kaleye ve sehre dikkatlice bak. Eserinle övünebilirsin!

Yesil idi Giresun!

El birligi ile betonlastirdik…


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster