Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 14 ?ubat 2016
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 03:28
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=22675
Milli
Egitim Bakanligi Sura Salonunda 30 bin ögretmenin atanmasi için kura çekim
töreni yapildi. Törene Cumhurbaskani Erdogan’da katildi.
Törende yaptigi konusmada, “…sikintili yerler var,
dogru. Iste bak o sikintili yerlerde su anda bu kadar sehitler veriyoruz degil
mi? Niye veriyoruz? Bu topraklari yeniden
vatan yapabilmek için sehitler veriyoruz” sözleri dikkat çekicidir.
Bu söz üzerine akla su soru gelmez mi?
‘Güneydogu vatan topragi olmaktan çikti mi, çikti
ise ne zaman çikti?’
Bir baska soru daha var.
Çözüm sürecinde valilere, “operasyon yapmayin” talimati vermistik açiklamasinda bulunmustunuz.
Bu talimatin gelinen duruma neden oldugunu düsünüyor musunuz?
Baska hangi hatalariniz ; “…bu topraklari yeniden vatan yapmak için sehitler veriyoruz.”
demenizde etkili oldu?
Bir özelestiriye var misiniz?
***
29 Ekim 2014 tarihinde, Cumhuriyet Bayrami gününde,
Kuzey Irak’tan gelen ve Türkiye üzerinden PYD’ ye destek için Suriye’ye geçen
kimlerdi?
Elbette Barzani pesmergeleri idi.
Silahlari ile Erbil’den baslayan yolculuk, Habur’dan
ülkemiz topraklarinda devam etmis. Silopi, Cizre, Nusaybin, Kiziltepe ve Suruç
güzergâhini takip eden bu yürüyüs ile pesmergeler, Mürsitpinar Sinir kapisindan
PYD kontrolündeki Kobani’ye geçmisti!
O zaman PYD terör örgütü degildi!
O nedenle pesmergelerin; silahli, bayrakli, havai fisekli gösterilerle
Silopi’den, Cizre’den, Nusaybin’den, Kiziltepe’den ve Suruç’tan geçmesine izin
verilmisti.
Her ilçede alkislarla karsilanmislardi. Çok sayida
otomobiller kornalarini çalarak bu ‘geçit törenine’ destek vermislerdi.
Hatta Pesmergelerin elbiselerinde (üniformalarinda) ABD bayragi vardi ve onlari
karsilayanlar “biji serok Obama”
sloganlari atiyordu…
O günlerde henüz “Ey ABD!” demiyorduk.
Diyorduk ki; “Sayin
Obama ile telefonda görüstük. Koridor açilmasini ve pesmergelerin Türkiye
üzerinden Kobani’ye geçmesini Sayin Obama’ya teklif ettim.”
Çünkü PYD terör örgütü degildi!
“Biji serok Obama” baskanligindaki ABD, terör
örgütüne yardim etmiyordu.
ABD, Ankara, Erbil ve Kobani isbirligi içinde idi…
***
Pesmerge koridoru açilmadan kisa süre önce PYD
lideri Salih Müslim’i Ankara’da agirladik.
4 Ekim 2014 tarihli gazetelerde bu ziyaretin
haberleri var!
20 Haziran 2015 gazetelerinde de Salih Müslim’in
Ankara ziyareti haberleri var.
7 Temmuz 2015 tarihinde ise AKP’ye yakin gazeteci
Abdulkadir Selvi, PYD lideri Salih Müslim’in 24 saatlik gizli Ankara
ziyaretinde yaptigi görüsmeleri yaziyor!
6 Aralik 2015 tarihli gazetelerde de Salih Müslim’in
Ankara ziyareti haberleri var.
Acaba bu görüsmeler yapilirken PYD’nin PKK’nin
Suriye kolu oldugu bilinmiyor muydu? Elbette biliniyordu.
Acaba bu görüsmeler sürerken ABD’nin PYD’ ye silah
ve mühimmat yardimi yaptigi bilinmiyor muydu?
Elbette biliniyordu.
Ancak o günlerde “Biji serok Obama” ile ve ABD ile iliskilerimiz de sorun yoktu!
Suriye konusunda ABD ile sorunlar baslayana kadar
Ankara ile PYD arasinda da sorun yoktu.
Ya da açik edilmiyordu…
***
Ne zaman Rus uçagi düsürüldü, o zamandan sonra
sorunlar daha da belirginlesmeye basladi. Türkiye Suriye’den dislandi. Izole
edildi…
ABD ve Rusya Suriye politikalarinda yakinlastilar.
Esat ve PYD ile isbirligini bu iki ülke de
gelistirmeye basladi…
O zaman ‘kirmiziçizgi’ kartini ileri sürdük. “PYD Firat’in batisina geçemez” dedik.
Geçtiler…
Cenevre görüsmelerine PYD katilamaz dedik. Bu konuda
israrci olduk.
Salih Müslim, danisman olarak Cenevre’de idi. Masada
ise PYD kontrolünde gruplar bulunuyordu!
ABD’nin ‘ISID ile mücadele ediyor’ gerekçesi ile
PYD’ye yardimlari da devam ediyordu…
“Dünya lideri” için bu kabul edilecek bir durum
degildi.
Nitekim Sili-Ekvador –Senegal ziyareti dönüsünde
uçakta yaptigi açiklamada, “Biji serok Obama’ya” seslendi ve “ben miyim senin ortagin, yoksa Kobani’de
ki teröristler mi?” diye seslendi.
ABD liderine iki seçenekli test sorusu sordu.
Bu soruya yaniti ABD Disisleri Bakanligi Sözcüsü
John Kirby verdi. Kirby, “ biz, PYD’ yi terör
örgütü olarak tanimlamiyoruz” diyerek
‘b’ seçenegini isaretledi…
‘Stratejik ortagimiz’ bize dis politikada ülkelerin
çikarlari esas alinir ilkesini animsatti…
ABD, 1 Mart tezkeresinin TBMM’de reddi ile
stratejini degistirmis ve Kuzey Irak petrollerini Suriye’nin kuzeyinden
Akdeniz’e ulastirma planini devreye sokmustu.
Suriye ve Esat üzerinde güçlü olan Rusya ile de
belirli konularda anlasmisti.
Ve Rusya’da PYD’ye destek veriyor, hatta PYD
Moskova’da temsilcilik açmisti!
Bu nedenle Erdogan 1 Mart tezkeresi ile ilgili
açiklama yaparak; “…1 Mart tezkeresi ilk anda geçseydi,
Türkiye masada olacakti... Ufku görmek çok önemli. Simdi Suriye’de bu is ancak
bir yere kadar böyle gider. Bir yerden sonra böyle gitmez. Hassasiyetlerimizi
Türkiye olarak korumak zorundayiz” dedi. Ancak
ABD için plan çoktan degismisti.
Bölgede yeni müttefik PYD idi.
Cumhurbaskani Erdogan, ABD’nin bu tavrina son olarak
muhtarlarla yaptigi toplantida elestiri getirdi.
“Ey
Amerika! Size kaç kere söyledim. Siz bizimle beraber misiniz yoksa bu terör
örgütü PYD ve YPG ile mi berabersiniz?”
ABD bu sözler sonrasi bir kez daha PYD yanitini
verdi.
***
Simdi ABD ile aramizda PYD krizi var.
Ancak su gerçegi de animsayalim.
Davos’ta “One
minute” krizi, daha sonra yasanan Mavi Marmara krizi ile Israil ile de
sorunlu idik.
Hatta Erdogan Israil liderine, “Ey Israil! Siz adam öldürmeyi iyi bilirsiniz” suçlamasini
yapmisti.
Büyükelçiler geri çekilmisti…
Ne oldu?
Aramizdaki buzlar eridi. Bakan Ömer Çelik “Israil bizim dostumuzdur” açiklamasini
yapti.
Yeniden elçi gönderildi.
Erdogan, ABD’li Yahudi kuruluslarinin liderleri ile
sarayinda yemek yedi.
Cenevre’de iki ülke temsilcileri arasinda
iliskilerin gelistirilmesi için görüsmeler basladi…
ABD, bu politik çizgimizi iyi biliyor. Ona göre davraniyor…
Biz ise dis politikada geleneksel çizgimizden bir
çiktik pir çiktik… Rotamiz sasti bir kere…
Suudi Arabistan ile askeri isbirligine kadar
sürüklendik.
Ne adina?
“Stratejik
derinlik “ adina…
“Dünya lideri”
olma hirsi adina…
Baskanlik adina…
***
Içeride de ve disari da sürekli olarak
“aldatiliyoruz”…
Aldatildikça da öfkeleniyoruz. “ Ey Israil!” dememizin de “ Ey Amerika!” dememizin de, dün defalarca
Ankara’da agirladigimiz Salih Müslim’in lideri oldugu PYD’yi bugün terör örgütü
dememizin de, Oslo’da, Imrali’da ve Dolmabahçe’de dolayli olarak görüstügümüz terör
örgütü için dün valilere “operasyon yapmayin” derken bugün çatisiyorsak ve
yaklasik 300 sehit vermis isek, sapkamizi önümüze koyup düsünmemiz gerekiyor.
Kabahat senin. Ey iktidar!
Içeride ve disarida sürekli hata yapan sensin…
Bedelini bu ülke çekiyor…