Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle
Açıklama: Türkiye'deki metalurjisiz madenciliğin sosyoekonomik etkileri
Kategori: Ekonomi-Çalışma Hayatı
Eklenme Tarihi: 10 Ocak 2016
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 04:47
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=22488
Türkiye’deki
metalurjisiz madenciligin sosyoekonomik etkileri
Dogada madenler çiktigi gibi kullanilamaz.
Madenler önce zenginlestirme,sonra ergitme
islemlerinden geçirilerek yasamimiza girer. Bu islem insanligin yaklasik son on
bin yildir önemli bir ugrasisini olusturmus, insan toplumun evriminde metal
kullanimi bas rol oynamistir.
Enerji ile madenden
metal eldesi metallerin birbirleriyle karistirilmasiyla özel alasim yapimi
endüstri toplumu olmanin en önemli göstergesidir.
Geri kalmis ülkeler bu
metalleri disaridan almaya devam eden, madenlerini yurt disina tas toprak
satarak uluslararasi endüstriye hammadde servisi yapan ülkelerdir. Az gelismis
ülkeler elbette bunu degistirmek ve hammadde tedarikçiliginden kurtulmak ister.
Ancak bu çok kolay da olmaz. Sistemi nasil degistirebiliriz ve karimiz ne olur
simdi buna bakalim.
Bir madenin fiyatini
Londra Metal Borsasi (London Metal Exchange, LME) belirliyor. Çinko (Zn)
madenini örnek alalim. Londra Metal Borsasi'nda çinkonun tonu (%99.99 çinko
içeren kütükler) bugünlerde 1600 dolar. Bundan 8 yil önce 2007'de 4 bin hatta
kisa bir süre 4 bin 500 dolar idi. Yani neredeyse bugünkünün 3 kati.
O günlerde %25 Zn
içeren bir madenin tonu ise yaklasik 600 dolardi. 4000 ( LME de 1 ton çinko
degeri) X 0.25 (madenin içindeki çinkonun agirlikça yüzdesi) X 0.3 (metalurjik
islem çarpani) hesaplamasiyla. Madenci çok iyi para kazaniyordu. 60-100 dolar
arasinda bir maliyetle limana indirdigi madeninin tonunu 600 dolara satiyordu.
Çok karli bir isti bu
ve herkes madene hücum ediyordu. Durum diger madenlerde de farkli degildi.
Kursun, bakir, demir, krom fiyatlari uçmustu. Daha önce de zaman zaman oldugu
gibi. Bu madenci bahari iki yil kadar sürdü, ardindan büyük dünya krizi geldi.
Çinkonun LME deki degeri 2009 da 1000 dolarin altina indi. Her madencinin
kolayca üretemeyecegi %25 çinko madeninin tonu da yaklasik 75 dolara indi.
Maliyetler ise degismiyordu. Büyük küresel kriz sonrasi LME da 1500-2500
dolar/ton degerinde seyreden çinko metalinin tonu bugün 1550 dolar düzeyinde ve
%25 lik madenin tonu yaklasik 110 dolar civarinda.
Simdi isin metalurji
boyutuna bakalim. Maden metalurjisinin en önemli girdilerini enerji, hammadde
ve isçilik olusturuyor. Çin metalurji dünyasinda rakipsiz olmak için hammadde
fiyatlarini artiriyor. Yani ton metal içindeki isçilik ve enerji maliyet
oranlarini düsürüyor.
Ucuz enerji ve ucuz
insan gücüne sahip olmayan ülkeler, basta Çin ve buna benzeyen Rusya, Ukrayna,
Kore, Hindistan gibi ülkelerle rekabet yapamiyor. Bu nedenle diger ülkelerdeki
metal sanayisini bu ülkeler hammadde fiyatini yükselterek eline geçiriyorlar.
Bugün çinko metalurjisinde girdiler ton basina yaklasik %30 hammadde, %30
enerji ve %40 isçilik seklindedir. Siz kendi metalurjinizi mi kuracaksiniz.
Hammadde tedarikçisi ülkeler madencinin hammaddesine yüksek para vererek
(çarpan katsayini yükselterek) elinden aliyor. Sizin yüksek elektrik ve isçilik
maliyetinde rekabet etme sansiniz olmadigindan hammadde fiyatinin
arttirilmasiyla oyun disi kaliyorsunuz. Ve bir zaman sonra fabrikaniz
olmadigindan hammadde fiyatini belirleyen ülkelerin zavalli tedarikçisi
durumuna düsüyorsunuz. Zararimiz ise çok yönlü;
1) Ülkenin madeni
metalurjik islemden geçmedigi, yani kendi fabrikanizi beslemedigi için
ülkenizdeki madencilik de fiyatlar artinca harekete geçen, fiyatlar düsünce
zayiflayan mevsimsellikten kurtulamiyor.
2) Fabrikamiz olsa
düzenli üretim yapilmasiyla madencilik sektörü de gerçek sektör olacak, uzman
mühendisler yetisecek, bilgiler aktarilacak, arge gruplari olusacak ve özgün
çalismalar, arastirmalar yürütülecektir. Son yillarda madencilikteki özel
sektörün gelismesiyle hammadde üretimindeki mevsimsellik kismen kirilsa da
Türkiye’ deki madencilik hala LME fiyat dalgalanmalarinin etkisindedir.
3) Madenler metalurjik
islemlerden geçmesiyle ciddi bir döviz içeride kalacaktir.
Örnegin yurt disina
gönderilen yillik 200 bin ton %25 lik çinko karbonat cevheri ile yaklasik 75
bin ton %50 Zn konsantresi ülkemizde islense; 87 bin 500 ton çinko metali elde
edilecektir. Bunun degeri tonu 1500 dolar üzerinden 87 bin 500 ton X 1500 dolar
(LME ton fiyati) hesabiyla yilda 131.2 milyon dolardir. Oysa bunun sadece 39.3
milyon dolari ülkemizde kalmaktadir. Görülecegi üzere bugün metal degeri 131
milyon dolar olan çinko cevherini 40 milyon dolari yurt disina gönderiyoruz.
4) Türkiye’de çinko
cevherinde oldugu gibi kursun cevherinden kursun elde eden bir kursun metalurji
tesisi yoktur. En az bes bin yildir Anadolu yapilan kursun eldesini yapamiyor
olmak ayiplarin en büyügü olsa gerek. Kursun cevherinin tamamini, bakir ve krom
cevherlerimizin ise yaklasik yarisini yurt disina gönderiyoruz. Krom ve bakir
cevherinin yaklasik yarisi Türkiye’de metalürjik islemden geçiriliyor. Bugün
Türkiye’nin degisik yerlerinden üretilen yaklasik 600 bin ton kromit cevheri
yurt disina gönderiliyor. Bu kromit cevherleri Türkiye’de toplanip islense Elazig’daki
ferrokrom fabrikasi gibi bir fabrika daha çalistirabiliriz.
Sonuç: Ülkemizde bir
metalurji fabrikasini besleyebilecek düzeyde maden rezervine sahip yataklardan
yurt disina hammadde gönderilmesinin önü alinmalidir. Bunlarin metalürji
fabrikalari mutlaka ve zaman geçirilmeden kurulmalidir. Metalurjik isleme
geçmemiz sadece istihdam ve döviz açisindan degil, madencilik ve malzeme
bilimlerinde dünya yarisan bir sektör olusturabilmemiz, açisindan da son derece
önemlidir.
Metalurji fabrikalarinin açilmasiyla madencilik sektörü de gelisecek, ilkel halinden kurtularak gelismis ülkeler düzeyine çikacak, maden arama, teknolojik arastirma, modern usullerle üretimle ülkemiz metalurjik mamul ve alasim üretimi ile bir sanayi ülkesi olacaktir. Madenlerde kullanilacak enerjiyi madencinin kolay bir sekilde erisebilmesinin yolu tam olarak açilmali, destekler arttirilmali, bu konuda stratejik bir eylem plani hazirlanmalidir.

Prof.Dr.Hüseyin ÖZTÜRK
/ Istanbul Üniversitesi,Jeoloji Müh.Bölümü Maden Yataklari - Jeokimya ABD
Baskani