Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Rejim değişirse bakın neler olacak?


Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 07 Ocak 2016
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 03:00
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=22458


Rejim degisirse bakin neler olacak?
 
64'üncü hükümet, nasil bir Tayyip Erdogan hükümeti sayiliyorsa, program da Tayyip Erdogan'in savundugu "Yeni Türkiye" projesinin tam bir yansimasi olarak hazirlandi.

Hükümet programinin "Yönetim Modeli ve Baskanlik Sistemi" baslikli bölümünde, "Yeni Türkiye vizyonumuzun ihtiyaç duydugu etkin ve dinamik yönetim dolayisiyla baskanlik sisteminin daha uygun bir yönetim modeli olduguna inaniyoruz" denildikten sonra "Baskanlik sistemi ile birlikte toplumsal farkliliklarin siyasal temsilinin saglandigi, ademi merkeziyetçi bir idare sisteminin güçlendirildigi, karar alma süreçlerinin hizlandigi yeni bir siyasal sisteme geçebiliriz" ifadesi kullaniliyor.

Ve bu sistemin Türkiye'nin AKP hükümetleri döneminde geçirdigi "demokratik dönüsüm"ün "nihai sonucu" olacagi belirtiliyor.

Yani AKP'nin görevi, rejimi degistirmekle bitecek! Peki ondan sonra ne olacak?

***

Metinde "esit vatandaslik" kavrami üzerinde de duruluyor ve AKP'nin bugüne kadar devletin topluma kimlik biçme, dikte etme hakkinin olmadigini dile getirerek, bu vesayetçi zihniyetle mücadele ettigi vurgulaniyor. Bunu "Türk olmaktan kurtulma süreci" olarak ifade eden AKP'li bir milletvekili de var!

Milletin ortak kimliginin ne oldugu belirtilmeden, "Etnik, dini ve mezhepsel aidiyetlerden önce, milletimizin temel degerlerinin yogruldugu tarihi yolculuktaki birlikteligimizi ve esit vatandaslik anlayisini benimsiyoruz" ifadesi kullaniliyor ki temel deger olarak sadece dinin esas alindigi anlasiliyor. Devleti dini esaslara göre yönetmek, simdilik suç oldugu için açikça yazilamiyor.

Bilindigi gibi "esit vatandaslik", Anayasa'da Kürtlerin de zikredilmesi baglaminda PKK'nin birinci talebidir. "Toplumsal farkliliklarin siyasal temsilinin saglandigi, ademimerkeziyetçi bir idare sistemi" ise etnik özelliklere göre eyaletlere bölünmüs ve federasyona dönüsmüs bir Türkiye demektir ve PKK'nin da talebidir.

***

Türkiye'ye ademimerkeziyet, (merkezin yoklugu) fikri her ne kadar Prens Sabahattin ve Ahrar Firkasi ile girmisse de arkasinda 31 Ocak 1896 tarihli Amerikan Kongresi gizli karari vardir. Üzerinden 100 yil geçtigi için açiklanan bu karari, 1996 yilinda emekli amiral Ilker Güven okumus ve Türk kamuoyuna duyurmustur.

Kararda özetle söyle deniliyordu:

"Uluslararasi Hiristiyan Komitesince din, mezhep ve milliyetçi özelliklere bakilmaksizin bir Hiristiyan yöneticinin Türkiye'nin geçici baskani olarak seçilmesini müteakip, Osmanli Imparatorlugu'nun mevcut bölgelerinin sinirlarla ayrilmasi, bu bölgelerin Hiristiyan eyaletleri kabul edilip, Hiristiyan gücünün Türkiye Birlesik Devletleri adinda toplanmasi, Utah Eyaleti yönetimi örnek alinarak ve çok eslilik, kiliçla fethetme gibi dini vaazlarin ve hareketlerin yasaklanmasi saglanacaktir...

Geçici hükümet Türkiye Birlesik Devletlerinin sinirlarinin içerisindeki etnik özelliklerine uygun olarak olusacak Ermeni devleti müttefikimize tüm Hiristiyan devletlerinin askeri destek saglamalari istenecektir."

Prens Sabahattin'in ademimerkeziyetçilik olarak getirdigi ve Cumhuriyetin kurulusu ile birlikte rafa kaldirilan bu proje, Menderes'e, Demirel'e, Ecevit'e, Kenan Evren'e, Özal'a, Erbakan, Çiller ve Yilmaz'a da dayatilmis, bu liderler zaman zaman Türkiye'nin Ankara'dan yönetilemeyecek kadar büyük oldugunu söylemekle birlikte uygulamaya cesaret edememislerdir. Özal, "Federasyonu tartisalim, Türk dedigin nedir ki" gibi laflar ediyordu ama ömrü yetmedi!

***

AKP döneminde ise kamu yönetimi reformu ve büyük sehirler adi altinda, alt yapi hazirlanmaya baslandi. Bölge idare mahkemeleri kurulmasindan sonra, hukuk ve ceza mahkemeleri için de benzer bir yapilanmaya gidilmesi programa alindi. Bu arada, Adalet Bakanligi personeli ve bazi hâkim ve savcilar Amerika'daki federal sistemi incelemek için gruplar halinde ABD'ye götürüldü. Bütün bu hazirliklari Yeniçag'da ve bu sütunda yillardir inceliyoruz.

Abdullah Öcalan da terör örgütü adina Imrali konusmalarinda ve "Dolmabahçe mutabakati" olarak yazdigi ve altinda AKP'nin de imzasi olan metinde, "esit vatandaslik, ortak vatan, toplumsal farkliliklarin siyasal temsili" gibi kavramlar kullandi.

AKP iktidari, muhalefetin iktidar alternatifi olmaktan kaçtigi bir dönemde tekrar seçim yaptirarak yüzde 49 oya ulastiktan sonra, ABD Kongresi'nin istedigi gibi etnik özelliklerine göre ama simdilik "Sünni Müslüman eyaletler"e bölünmüs bir Türkiye tasarliyor.

O Müslüman eyaletlerin Hiristiyanlastirilmasi ise projenin nihai hedefidir! Orada görevi "Uluslararasi Hiristiyan Komitesi" AKP'den devralacaktir!

27.11.2015/Arslan BULUT
arslanbulut@yenicaggazetesi.com.tr

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/rejim-degisirse-bakin-nel…


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster