Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle
Açıklama: AKP tarafından dağıtılan kalorisi düşük kömürler Görele'de zehir saçıyor
Kategori: Görele
Eklenme Tarihi: 21 Aralyk 2015
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 23:14
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=22346
AKP Kömürü Görele’yi
zehirliyor
AKP tarafindan dagitilan kalorisi
düsük kömürler Görele’de zehir saçiyor.
Toplum sagligi açisindan
son derece ciddi saglik sorunlarina yol açan kalitesiz kömürler nedeniyle hava
solumak imkani kalmiyor.
Görele Kaymakami Ünal
Kiliçarslan bu konuya titizlikle egiliyor ve SDYV Vakfina kömür veren yüklenici
firmalardan “Toplum sagligina zararsizdir” raporu istemesine ragmen,kömür
tozunun sikistirilarak elde edilen kalitesiz kömürler yoksul halka dagitiliyor.
Görele’de nefes almakta zorlaniyoruz
Bu aksam sularinda
Görele merkezde çektigimiz fotograf herseyi özetliyor.
Karbon Monoksit Zehirlenmesi Üzerine
Bu yazimizla son
yillarda özellikle kis aylarinda ve lodos rüzgârlarinin etkili oldugu
zamanlarda ülkemizde medyanin sürekli haberlerinden biri olan karbon monoksit
(CO) zehirlenmesini sebepleri ve sonuçlarini vererek okuyuculari aydinlatmaya
çalisacagiz.
CO zehirlenmesi de
bilimsel bilgi olmadan teknolojisinin gelisiminde katkida bulunmadan yeni
teknolojilerden yararlanmaya çalismanin tipik bir sonucudur. Prensipte tüm
yanma olaylarinda yeterli hava, daha dogru ifadeyle gerekli oksijen olmadan
yanma olaylarinda CO olusur. Özellikle kapali alanda mangal kömürü, katalitik
sobalarda gaz yakarak isinma, yeterli hava girisi olmadan hava gazi ve dogal
gaz sofben ve kombi yakmalarinda, hatta soba, kalorifer kazani yakilmasinda,
kapali garajlarda CO-zehirlenmesi olaylari görülür.
Karbon Monoksit Niçin ve Nasil Olusur?
Yakacak ismini verdigimiz
odun tezek gibi ilkel yakacaklar, linyit, kömür, akaryakit ve dogal gaz gibi
tüm fosil yakitlar, hava oksijeni ile yakildigi zaman yakacaklarin yapisindaki
karbonlar hava oksijeni ile yanarak karbon dioksit ve içerdikleri hidrojenler
de su olustururlar. Yanma adini verdigimiz bu kimyasal birlesmeler sonucu
çevreye isi yayilir ve isi yemek pisirmede, ortamin isitilmasinda ve araçlarda
da mekanik enerjiye dönüstürülerek araçlarin hareketinde kullanilir. Termik
santrallerde ise su buharlastirilarak türbinleri döndürmesiyle elektrik
üretilir. Diger bir ifadeyle yanma tepkimesi sonucu açiga çikan isi dogrudan
ortam havasini, isinma sisteminin içerisinde devreden suyu isitir veya
buharlastirir. Yanma olayi tasitlarda gerçeklestirilirse genisleyen hava motor
silindirlerini döndürür, yanma ürünleriyle karisik hava eksozlardan atilir veya
jetlerde oldugu gibi itme etkisi yapar.
Yanma olayi sirasinda
yeterli oksijen olmaz veya çikan gazlar atilamazsa karbon tam yanarak karbon
dioksit yerine karbon monoksit olusur ve diger akaryakitlar da tam yanmadan
kismen küçük moleküller halinde çevreye salinir. Karbonun tam yanmadigi ara
yükseltgenme basamagindaki karbon monoksit gazi hem indirgendir ve tepkime
vermeye yatkindir. Hem de solunum sirasinda akcigerlere alinirsa oksijenden
daha tercihli olarak hemoglobine baglanarak kan ve kalbin oksijensiz kalmasiyla
zehirlenmeler sonucu canlinin ölümüne sebep olur. Yakitlardaki karbonun tam
yanmamasiyla karbon monoksit halinde atilmasi sagligi tehdit ederek ölümlere
sebep oldugu gibi yakitin enerjisinin üçte ikisinden yararlanmadan atilmasiyla
da yakit verimini düsürür.
Tipik bazi yakitlarin
yanma olaylarini ve açiga çikan enerjiyi asagidaki esitliklerle gösterebiliriz.
Tam yanma:
C + O2 ----- CO2
+ -393,5 kJ/mol C (= -94,1 kKal/mol C )
2H2 + O2---- H2O
+ -285,8 kJ/mol H2 (= -63,6 kKal/mol H2
)
CH4 +3O2 ---- CO2 +
2H2O + 890.3 kJ/mol metan (=213.0 kKal/mol metan)
C3H8 + 5O2 ----- 3 CO2
+ 4 H2O + -2219,9 kJ/mol propan (= 531.1
kKal/mol propan)
C2H5OH + 4 O2 -----
2CO2 + 3H2O + 1132,6 kJ/mol etanol
(=271.0 kKal/mol etanol)
C2H2 + 3O2 ---- 2CO2 +
2H2O + 1585,3 kJ/ mol asetilen (=379.3
kKal./mol asetilen
Tam yanma olmazsa:
Karbon dioksit yerine karbon monoksit olusur.
C + 1/2O2 ----- CO
+ -110.5 kJ/mol C (= -28,1 kKal/mol C )
2H2 + O2---- H2O
+ -285,8 kJ/mol H2 (= -68,5 kKal/mol H2
)
CH4 +3/2O2 ---- CO +
2H2O + 607.3 kJ/mol metan (=145.3 kKal/mol metan)
C3H8 + 7/2O2 ----- 3
CO + 4 H2O + - 1370 kJ/mol propan (= 328
kKal/mol propan)
C2H5OH + 2 O2 -----
2CO + 3H2O + - 800.7 kJ/mol etanol (=
191.5 kKal/mol etanol)
C2H2+ 3O2 ---- 2CO +
2H2O + -1018.0 kJ/ mol asetilen (= 243,6 kKal./mol asetilen
Yukaridaki kimyasal
tepkimeler ve verdikleri enerjilerde görüldügü gibi ister karbonu veya kömürü,
ister diger yakacaklari yakalim yanma ortaminda yeteri kadar oksijen olmazsa
korbon dioksit yerine zehirli olup, ölümlere yol açan karbon monoksit olustugu
gibi o yanma olayindan alacagimiz enerjinin çok altinda enerji alabiliriz.
Diger bir ifadeyle bilgisizligimiz sonucu yakiti tam yakmamakla sagligimizi ve paramizi
pisipisine kaybederiz.
Yakitlar hangi kosullarda ve niçin tam yanamaz? Tam yakma
nasil saglanir?
Tüm yakma sistemleri
ocaklar, sobalar, mangal, sofbenler, kombiler, kalorifer kazanlari, araç
motorlari sürekli temiz hava, yani bol oksijen alacak ve yakitin tamamini tam
yakacak, atik gazlari da ortamdan uzaklastiracak sekilde tasarlanmalidir. Yeni
konutlar, isitma ve yakma sistemleri, araçlar da esasen iyi hesaplanmis
mühendislik çalismalariyla planlanmaktadir. Tehlike bilgisizlik sonucu yanlis
ve kaçak yapilarda eskiyen ve bakimi yapilmayan sistemlerde görülmektedir.
Odun, linyit ve kömür
gibi kolay ates almayan ve ortama homojen dagilarak her yanindan hava almasi
zor olan yakacaklarin en uygun yakilmasi için yakacaklarin yanma ortamina
tasinmalari ve yanma sürekliliginin saglanmasi bile ögretilir. Yakicilara çogu
kez yakma kursu almaya da zorlanir. Yanma ortami sürekli oksijen alacak ve atik
gazlar da engelsiz kolayca baca veya eksozdan atilacak sekilde seçilir ve
tasarlanir.
Eski tip köy evlerinde
soba ve mangal yakmalarinda karbon monoksit zehirlenmelerine pek rastlanmazdi.
Zira bu evlerde sobada odun ve kömür yeterince önlem almadan yansa bile kapi ve
pencere açikliklarindan sürekli yeni hava girisi oldugundan ortamda oksijen
eksikligi olmaz, sadece soba borulari veya bacalarin çekmemesi nedeniyle ortami
is ve duman kaplardi. Zamanimizdaki hava geçirmez kapi ve pencereli özel
yalitimli hava geçirmez duvarli konutlarda yakmalarin gerçeklestirilecegi özel
ayrilmis havalandirmali ve yanma gazlarinin atilacagi mekânlar olmadiginda
zehirlenme olaylari da sik görülmektedir. Özellikle soguk havalarda kapali
alanlarda soba ve mangal kömürü yakildiginda, soba borularinin ve bacalarin
tikali oldugu hallerde veya lodos gibi ters rüzgâr eserek yanma gazlarinin
tekrar sobaya dogru hücumunda söndürülmeden yanar birakilan sobalarin
zehirledigi nice kisiler komsulari ve yakinlari tarafindan ölmüs bulunmaktadir.
Özellikle kapali
garajlarda ve eksoz gazi kaynakli karbon monoksit zehirlenmeleri de
görülmektedir. Eksozun kaçak yapmasi durumunda araç içindekiler de
zehirlenebilmektedir.
Yine eski yillarda çok
görülen bir zehirlenme olayi da banyolarda yakilan hava gazi sofbenlerin sebep
oldugu zehirlenmelerdi. Dogal gaz sofben baglantilarinin iyi yapilmamasi,
bacalarin iyi çekmemesi, gaz kaçaklari gibi olaylarin sebep oldugu
zehirlenmelerden daha çok küçük hacimli ve kapisi kapatilan banyolarda yeterli
hava bulamadan yanma ile olusan karbon monoksitin etrafa yayilmasi veya
oksijensiz kalarak bir bayginligi izleyen zehirlenme ve ölümler daha yaygin
görülürdü.
Sofbenlerin banyo
disina alinma zorunlulugu getirilmesiyle bu tür ölümler en aza indirilebildi.
Son yillarda ise özellikle kat kaloriferi olan ve kontrolsüz, güvenlik
kurallarina uymadan kombi sistemi ile isitilan evlerde zehirlenme olaylarinin
arttigi görülmektedir. Tipik bir geregini yerine getirmeden teknolojiden
yaralanmaya çalismaktan kaynaklanmaktadir. Ayni teknik önlemler araç yakit
sistemleri için de gereklidir. Eski ve bakimsiz araç motorlarindaki yanmalar da
tam olmadigi zaman bu araçlar karbon monoksit yaninda tam yanmamis yakitlari da
çevreye vererek enerjisinden tam yararlanmadigi gibi havayi da kirletirler. Bu
nedenle eksoz gazi kontrolü zorunlulugu yararli olmustur.
Asetilen gibi daha bol
oksijene ihtiyaç duyulan teknik gazlarin yakilmasinda yanma ortamina basinçli
hava (kompresörle) verilmelidir.
Karbon monoksitten zehirlenme olaylari tamamen nasil
önlenir?
Modern yapilarda
kurallara uygun kalorifer dairelerinin oldugu merkezi kalorifer sistemleri en
güvenilir sistemlerdir. Bagimsiz tek daireli villa tipi konutlarda ise yeterli
hacim ve havalandirma ve uygun bacalarin bulundugu kombi –kalorifer odalari
gibi bölmeler ayrilmalidir. Kat kaloriferi tercih edilme durumunda “Hermetik
kombi” yani yakici gazi (havayi) dogrudan dis mekândan alan ve ayni sistemle
yanma gazlarini dis mekana veren kapali sistem kombiler tercih edilmelidir.
Ancak bu kombiler daha pahali oldugundan ekonomik nedenle klasik kombiler
tercih edilirse o zaman da kombiler balkon gibi disa açik mekânda yakilmalidir.
Kombinin yakildigi mekânin penceresine sürekli hava girisini saglayacak izgara
yerlestirilmesine ek olarak yanan gazlarin köse yapmadan en kisa yoldan
dogrudan bacaya verildigi otomatik güvenilir gaz giris sisteminin oldugu,
projeye uygun kombi baglantisi yapilarak da tehlikesiz isinma mümkündür. Ancak
çok hizli yüksek devirli yanmalarda tam yanma saglanamayacagi dikkate alinarak
sistemi kapatip açarak ani ve çok hizli yakmalar yerine düsük düzeyde sürekli
yanma tercih edilmelidir. Yine de kombi ve bacalarin periyodik kontrollerinin
yapilmalidir. Kombi satan ve kuran firmalar tüm teknik kosullara uymayan
baglantiyi yapmadiklari gibi, belediyeler de izin vermediginden günümüzde yeni
sistemli konutlarda korkusuz ve güvenli olarak dogal gaz kat kombileri ile de
isinilabilir.
Karbon monoksit insani nasil zehirler ve öldürür?
Karbon monoksit (CO)
özellikle akcigerler yoluyla solunum sirasinda alinir. Hemoglobine ilgisi
oksijenden 250 kat daha fazla oldugundan teneffüs edilen havada oksijenden 250
kez daha az olsa bile (yani oksijen normal kuru havanin % 21 kadarini
olusturdugundan havadaki degeri % 0,1 kadar bile olsa) zehirlemeye neden olur.
Hemoglobine baglanarak dolasim sistemine geçtiginden oksijen alimini ve kana
geçmesini engeller. Hemoglobinle karboksi-hemoglobin bilesigini olusturur.
Ayrica CO’in % 10-15 kadari myoglobin ve sitokrom oksidaz gibi doku
proteinlerine baglanir. Daha az bir kismi da plazmada çözünür. 2,3 difosfogliserit olusumunu azaltarak
muhtemelen bununla iliskili ve daha da önemlisi hemoglobinden oksijenin
ayrilmasi zorlasir. Kan hücrelere ve dokulara oksijen tasiyamaz hale gelir,
yani hipoksi olur. CO zehirlenmesi sonuçta ölüme neden olur. Yaslilar
çocuklardan daha dirençsizdir. Karboksi hemoglobin düzeyi büyüklerde %40’a
çocuklarda % %50’e ulastiginda bayginlik, %60-70’e ulastiginda ise ölüm
görülür.
Aslinda degisik
kaynaklardan olusarak havaya geçen CO derisimi %0,001 kadar bulunur.
Hemoglobinin yikimi sirasinda açiga çiktigindan düsük düzeyde de olsa her
insanda bulunur. Yeni dogan çocuklarda ve sigara içenlerde miktari normalin iki
kati üzerine çikabilmektedir. Tehlike siniri 50ppm veya 55 mg/m3 olarak
verilir.
Zehirlenenler normal
yasama döndürülebilir mi?
Zehirlenen kisiler
bayilmis olsalar bile saglik kuruluslarina yetistirilebilirlerse normal yasama
döndürülebilirler. Çogu kez de deneyimli hekimler kanda karboksi hemoglobin ve
oksi hemoglobin tayini gibi normal zehirlenme teshisi için gerekli tetkikleri
yapmadan bile tedaviye baslayabilir. Saglik kurulusuna ulastirilan hastanin
acil kan kontrolü yapilarak çok geç kalinmadan hastaya basinçli oksijen verme,
serum fizyolojik vererek kani seyreltme, bikarbonat çözeltisiyle kanin pH
ayari, oksijence zenginlesmis kan verme gibi acil müdahalelerle ölüm öncesi
hasta bile normale döndürebilir. Hatta zehirlenme nedeniyle görülebilecek
geçici nörolojik bozukluklar bile tedavi edilebilir. Bu nedenle zehirlenme olayina
tanik olanlar zehirlenmesinden süphelenilenleri zaman kaybetmeden en yakin
saglik merkezine ulastirilmalidirlar. Sonuç olarak hastalar suursuz, baygin
bile olsalar ümit kesilmeden tedaviye çalisilmalidir. Örnek olarak Almanya’da
1968-1975 yillari arasinda hastaneye getirilen 3779 zehirlenme magdurundan
sadece 130’u (%3.4) kurtarilamayarak ölümle sonuçlanmistir. Isyeri
zehirlenmelerinde ölüm orani sadece % 1.8 kadardir.
Karbon monoksit dedektörleri her zaman güvenli mi?
Hava gazi kullanildigi
yillarda gazlara etil merkaptan gibi pis okulu gazlar da eklenerek
kullanicilarin gaz kaçagina karsi uyarilmalari saglanirdi. Zira hava gazi
hidrojen gibi patlamayla yanacak gazin yaninda karbondioksit gibi zararsiz ve
kokusuz zehirli gazlar da içerirdi. Gaz kaçagi ve sizintisi sikisma ve elektrik
kontagi ile patlamalara neden olur. Ancak ölümle sonuçlanan olaylar gaz kaçagi
sonucu degil, az yanma sonucu olosan CO gazindan kaynaklanir. Dogal gazlara bu
tür gazlar eklenmesi yerine daha teknik önlemlerle gaz kaçaklari hiç olmayacak
sekilde iletim ve yakma sistemleri gelistirilmistir.
Karbon monoksit
zehirlenme olaylari siklastikça bu gaza özgü gaz dedektörleri reklamlari da
artmakta ve tüm kullanicilar adeta gaz dedektörü almaya zorlanmaktadir.
Teknolojinin, özellikle elektronik algilama sistemlerinin gelistigi çagimizda
CO dedektörleri de üretilmistir. Prensip olarak bir ortamda CO varligini
gösteren ve uyaran bu gazin fiziksel ve kimyasal özelliklerine dayali spesifik
dedektörler de yapilmistir. Infraret absorpsiyonuna dayali dedektörler çok
pahali, kimyasal tepkimeye dayali dedektörlerin ise kullanimi zor ve pratik
degildir. Piyasada ucuz satilabilen CO’e özel kristal dedektörleri ise kisa
ömürlü olmasi yaninda pilleri zamaninda degistirilmezse verdigi güvenlik aldatici
olabilir. Dedektör kullanma yerine tam yakma ve atik gazlari zararsiz atma
tekniklerine uygun önlemlerin alinmasi daha dogru ve güvenli yoldur.
Aslinda zehirlenmenin
basladigi siddetli bas agrisi, bas dönmesi, güçsüzlük ve halsizlik, görmede
bozukluk, sersemlik, bulanti ve kusma, vücutta uyusuklukla, sonunda bayilmayla
kendini gösterdiginden en iyi önlem bilgi ve bilgili olmaktir.
Prof. Dr. Mehmet Dogan
Kömür Hakkinda 10 Aci Gerçek

Dünyadaki
korbondiyoksit kirliliginin yaklasik üçtebirinden kömürlü termik santraller
sorumlu. Ancak ne yazik ki kömrün tek suçu iklimi degistiren en tehlikeli fosil
yakit olmasi degil. Kömürün yaratacagi trajedi bundan çok daha fazlasi.
Greenpeace ihtiyacimiz
olan enerjiyi çevreye zarar vermeden de elde edebilecegimizi göstermek için
çalisiyor
Kömüre bagimli ülkeler
yüzünden gezegenimizin iklimi hizla degisiyor. Türkiye de bir çogu ithal
kömürle çalisacak 40 kömürlü termik santral nedeniyle bu bagimli ülkelerden
biri olmaya aday. Ancak kömüre bagimli olan ülkeleri bekleyen bazi aci
gerçekler var. Topragin ve suyun zehirlenmesi, olasi asit yagmurlari ve erozyon
bunlardan sadece bir kaçi...
Iste Kömürle ilgili 10 aci gerçek:
Kömür iklim
degisikligine neden olan en tehlikeli yakittir.
Içerdigi yüksek
miktardaki karbon nedeniyle termik santrallerde kömür kullanmak en çok
karbondioksit kirliligine yol açan enerji üretim seklidir. Tüm dünyada kömür
santrallerinden sadece bir yilda 7 milyar ton karbondioksit salimi
gerçeklesmektedir.
Aci Gerçek 1 : Bu miktar dünyadaki yillik
karbondioksit salimlarinin %41'ini olusturur. Ayrica kömür madenciligi de,
karbondioksitten 20 kat güçlü olan metan gazinin açiga çikmasina neden olur.
Kömür santralleri civa
kirliligine sebep olur.
Civa insan vücuduna
ciddi zararlar veren ve nesilden nesile geçebilen bir nörotoksindir.
Civa bölgedeki su
kaynaklarinin kalitesinin düsmesine neden olur. Topragi zehirler ve besin
zincirine karisarak sayisiz ölümcül hastaliga sebep olur.
Aci Gerçek 2 : Kömür santralleri yilda 1450 metrik ton
yani %50'lik bir payla civa kirliliginin en büyük sebebidir.
Kömür, asit
yagmurlarina sebep olur.
Asit yagmurlarinda
ortaya çikan duman tüm ekosistemi yok edebilir. Orta Avrupa'da kömür
santrallerinin etrafinda çok genis alanlari kapsayan orman kayiplari
kaydedilmistir. Birçok kömür santrali bulunan Çin'de 487 sehrin %54.5'ünde asit
yagmuru gözlendi. Asit yagmurlari ayrica insanlarda astim ve akciger kanseri
basta olmak üzere sayisiz hastaliga sebep olur.
Aci gerçek 3 : Kömür santralleri asit yagmuruna sebep
olan kükürtdioksit ve azotoksit'in açiga çikmasina neden olur.
Kömür, küçük
partiküller ve radyasyon yoluyla gerçeklesen hastaliklarin kaynagidir.
Kömür yakmak zararli
partiküllerin ve radyasyonun açiga çikmasina neden olur. Bu parçaciklar akciger
fonksiyonlarinda azalma, astim, kardiyovasküler rahatsizliklar ve bebek
ölümlerine sebep olur.
Aci Gerçek 4 : Yatagan'in 50 köyünün 34'ünde radyasyon
miktarinin insan sagliginin kabul edebilecegi sinirin çok üzerinde, küllerin atildigi
bölgelerde ise 19 kat daha fazla oldugu belirtilmistir (Keskin ve Mert, 2002).
Solunum sistemi hastaliklari Yatagan'da Mugla merkezine oranla iki kattan daha
sik görülmektedir (TTB, 2000)
Kömürün yanmasi sonucu
açiga çikan atik zehirlidir.
Kömür yakildiginda
ortaya çikan artiklar agir metaller ve zehirli maddeler içerir. Örnegin, insan
sagligina veya çevreye zarar verebilecek miktarlarda arsenik, kadmiyum, krom ve
kursun bulunabilir. Bu kirleticiler içme su kaynaklarina, yüzey su gövdelerine,
bitkilere veya hayvanlara ulastiginda riskler meydana gelir.
Aci Gerçek 5 : Kisirlik, kanser, prostat ve solunum
sorunlari, kardiyovasküler ve nörolojik hasarlar, hipertansiyon, isitme
bozuklugu bu maddelerin sebep oldugu hastaliklardan sadece bir kaçi.
Kömür tatli su
kaynaklarini azaltir.
Kömür santrallerinden
yayilan zehirli maddeler bölgedeki tatli suyu kirletir. Kömür madenciligi ise
asit maden kanalizasyonu (AMD) yoluyla su kirliligini tetikleyen nedenlerinden
biridir. AMD; minerallerin oksijen ve suya maruz kalmasi sonucunda olusan ve
agir metal içeren atik sudur. Bu zehirli su sizdiginda sadece yeralti sularini
degil topragi da zehirler.
Aci Gerçek 6 : Kömür santrallerinin kurakliga sebep
olmasinin yani sira kömür madenciligi de her gün tahmini 70 milyonla, 260 milyon
galon su gerektirmektedir.
Kömür madenleri yaralanmalara
ve ölümlere yol açar.
Kömür madenciligi
yerel halk ve madenciler üzerinde de olumsuz etkilere sahiptir. Kömür
madenciliginin yol açtigi ölümler tahmin edeceginizden kat kat fazladir.
Örnegin Çin'de 2006 yilinda 3.000'e yakin kömür madeni kazasi gerçeklesti.
Aci Gerçek 7 : Bu kazalar 4.700 insanin ölümüne yol
açti. Ülkemizde ise sadece Zonguldak'ta 1955-2006 yillari arasinda 2.670 isçi
öldü, 319.792 isçi ise yaralandi.
Kömür madenciligi
erozyona neden olur.
Madencilik alaninin
yüzeyindeki bitki örtüsü yok edilir. Bu durum toprak erozyonunu tetikler. Açik
kömür madenciliginde yeraltindaki kömürün zayif baglanti yerlerine ulasabilmek
için daglarin tepeleri patlatilir. Yeralti madenciligi de çökebilecek yeralti
bosluklarina sebep olur.
Aci Gerçek 8 : Bu nedenle bölgede tarim potansiyelinde
azalmaya sebep olur, akinti rezervlerinde depolama kapasitesinde kayiplara yol
açar, azalan nehir kanal kapasiteleri yüzünden sel baskinlarini artar bu da
beraberinde erozyonu tetikler.
Kömür elektrik
üretiminde verimsizdir ve çok fazla toplumsal maliyeti vardir.
Diger fosil yakitlarla
karsilastirildiginda kömürün daha ucuz oldugu düsünülür. Oysa kömürün gizli
maliyeti üçüncü kisilere yüklenen toplumsal maliyetlerden kaynaklanir. Aslinda,
kömürün gerçek maliyeti yerel topluluklar üzerine yükledigi saglik problemleri,
tarima verdigi zararlar, su kaynaklarinin azalmasi gibi sorunlari içermektedir
Aci Gerçek 9 : Türkiye'deki kömür rezervleri
çogunlukla linyit olarak siniflandirilmaktadir; linyit en düsük karbon
içerigine ve en yüksek nem oranina sahip kömür türüdür. Kirletme orani çok
yüksektir ve enerji degeri çok düsüktür. Bu kömür santrallerini daha az verimli
hale getirir, elektrigi daha pahali konuma getirir ve toplumsal maliyetleri
arttirir.
Kömür fiyatlari petrol
fiyatlarina bagli olarak sürekli artmaktadir.
Yani, kömür ithal
etmek çok anlamsizdir. Kömür ticaretinde önemli bir faktör, %70 oranla
tasimaciliktir. Petrol fiyatlarinin artisi, tasimacilikta kullanilan yakit
olmasi dolayisiyla kömür fiyatlarini da arttirmaktadir.
Aci Gerçek 10 : Küresel piyasalarda, 2000-2006 yillari
arasinda kömür fiyatlari ikiye katlanmistir. Mayis 2007 ile Mayis 2008 arasinda
Avrupa'daki pesin fiyat metrik ton basina 70 ABD Dolarindan 150 Dolara
yükselmistir.
40 yeni kömür santralinin yapimiyla ülkemizin bu aci gerçekleri yasamasina izin vermeyelim. Henüz çok geç degil. Greenpeace'in enerji ve iklim kampanyasina vereceginiz destek bizi daha da güçlendirecek ve çok geç olmadan gezegenimizin degisen iklimini, kirlenen havasinii, zehirlenen suyunu ve topragini korumamiza yardim edecek. Hem enerji ihtiyacimizi karsilayacak, hem iklimi kurtaracak hem de daha ucuza mal olacak bir enerji planimiz zaten var: Enerji [D]

Haber : Ali Dursun
www.gorelesol.com