Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 18 Aralyk 2015
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 22:07
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=22321
GELINEN DURUMUN SORUMLUSU
Genel Kurmay, Güneydogu’da yasananlar için “düsük yogunluklu savas” tanimlamasi yapiyor.
Basta Diyarbakir’in Sur Ilçesi olmak üzere Sirnak’in Cizre ve Silopi ilçelerinde, Mardin’in Nusaybin ve Dargeçit ilçelerinde sokaga çikma yasagi var.
Sokaga çikma yasaginin oldugu ilçelerde çatismalar yasaniyor.
Yikilan kentler, Göç eden vatandaslar ile bir zamanlarin Beyrut görüntülerini yasiyoruz. Adeta Suriye görüntülerini yasiyoruz.
Gelinen durumun sorumlusu kim?
Elbette PKK sorumludur. PKK’ya destek veren ve bizim “stratejik ortak” dedigimiz küresel güç sorumludur.
Özetle emperyalizm ve bölge için hazirlanan BOP sorumludur.
ÖSO, ISID, El Nusra vb örgütler sorumludur.
PYD ve PYD’ ye Suriye hesaplari için destek verenler sorumludur.
Mevcut iktidarin izledigi dis siyasetin ve Oslo ile baslayan sürecin bu duruma gelinmesinde hiç mi etkisi yok!
Elbette vardir.
Çünkü ülkede yillardir iktidardir. Oslo ile baslayan ve “çözüm süreci” olarak devam eden sürecin aktörlerindendir.
Bu ‘dolayli görüsmeler’ süreci yeni bir ‘kandirilma’ olmusa benziyor!
Iktidar uyutulmus. Istihbarat uyutulmus…
‘Dolayli görüsmeler’ süreci devam ederken, örgüt kentleri silah deposu haline getirmis. Asfalt altina patlayicilar yerlestirmis.
Daglarda ki elemanlarini kentlere yerlestirmis!
Ve “kent gerillasi” olarak karsimiza çikmak için gereken tüm hazirliklarini yapmis.
Bölgedeki valiler bu durumu gör(e)memis!
Güvenlik güçleri gör( e)memis!
Devletin istihbarati da gör( e )memis!...
Hatta valilere süreç sikintiya ugramasin diye operasyon yapmayin emri de verilmis.
Tüm bunlar iktidara sorumluluk yüklemiyor mu? Elbette ki yüklüyor.
Ve bizler iktidarin hatalarinin agir bedellerini ödüyoruz. Suriye politikasinda ödüyoruz. Irak politikasinda ödüyoruz.
Terörle mücadele politikasinda ödüyoruz.
En agir bedeli de bölgedeki masum sivil halk ödüyor. Yasadiklari kentleri terk etmek zorunda kaldilar.
Çocuklari okulsuz, kendileri evsiz barksiz kaldilar. Yarin yasadiklari yerlere döndüklerinde evlerini saglam bulamayacaklar.
Ve yillarca sürecek yasadiklarinin etkileri…
***
Cizre ve Silopi’de ögretmenler telefonlarina gelen SMS ile kenti terk ettiler. Memleketlerine döndüler.
Okullar kapali ve okullara güvenlik güçleri yerlestirildi.
Okullar bir daha ne zaman egitim-ögretime baslar belli degil. Güvenlik kaygisi ile ögretmenler geri döner mi o da belli degil.
Subat atamalarinda o yerleri tercih eden olur mu?
Ve o yerlerdeki ögrencilerde SBS, YGS ve LYS sinavlarina girecekler…
Her ne kadar Basbakan Davutoglu, egitim hakkindan mahrum kalan ögrencilerin sorunlarinin çözülecegini, büyük kentlerde okullara yerlestirilecegini söylese de bunun zorluklari oldukça fazladir.
Her geçen günde kayiptir…
***
SMS ile görev yaptigi yeri terk etmeyen ve orada kalan ögretmen arkadasa ulastim. Simdilik güvende oldugunu ve iyi olduklarini söyledi.
Evlerinin ilçenin merkezi yerinde oldugunu,çatismalarin kenar mahallelerinde oldugunu söyledi.
Sokaga çikma yasagi nedeniyle çoluk çocuk evdeyiz.
Su, yiyecek ve un stokumuz tamam, kendi ekmegimizi yapiyoruz.
Silah seslerine alismistik ama artik top seslerine de alisiyoruz. Geceleri bizim eve yakin yerden yukari mahallelere top atisi yapiliyor. Top seslerinin etkisi ile evlerimiz sallaniyor.
Önceden köyler bosaltilmis ve insanlar kentlere göç etmisti. Simdi ise insanlar daha güvenli diye köylere göç ediyor.
Yasadigimiz binada iki aile kaldik. Biz ve karsi daire var. Diger komsular göç ettiler.
Pencerelere yakin yerlerde oturmuyoruz.
Televizyonlarda haber programlari izlemiyoruz. Çocuklar etkilemesin diye çaba harciyoruz. Çizgi film kanallarini açiyoruz. Onlarla ev içi oyunlar oynuyoruz.
Elektrikler kesilmesin diye dua ediyoruz. Çünkü telefonlarimizin açik olmasi ve haberlesmemiz buna bagli. Yiyeceklerimizi uzun süre korumamiz buna bagli. Ögrencilerimden haber almam buna bagli.
Insallah elektrik kesilmez diyor. Insallah kesilmez.
***
Iktidarin “çözüm süreci” sirasindaki hatalarinin agir bedellerini yasiyoruz.
Suriye ve ISID politikasindaki hatalarinin agir bedellerini yasiyoruz.
7 Haziran sonrasi imzalanan “Incirlik Protokolünün” agir bedellerini yasiyoruz.
MHP’nin ‘hayirci’ politikalarinin agir bedellerini yasiyoruz.
Dilerim bu gidisat Türk-Kürt çatismasina dönüsmez ve batidaki kentlere siçramaz. Bu noktada dikkatli olmak ve dogru adimlar atmak gerekiyor.
Selahattin Demirtas’in HDP’ de devre disi birakilmasi da zamanlama açisindan anlamlidir.
Figen Yüksedag ve Idris Baluken gibi sahinlerin etkisini artirmasi anlamlidir.
Demirtas’in “HDP’de gizli Erdogan seviciler var” demesi anlamlidir.
BOP finali Diyarbakir da sahneye konulmadan bu oyun bozulmalidir.
Partisel hesaplar, kisisel hesaplar yapmadan…
Sagduyu ile saglikli adimlar atilmalidir.
Yarin geç olabilir…
AKP’nin siyasal hatalari sonucu ülkemiz agir bir bedel ödemek zorunda kalmasin.
TBMM’ye ciddi görevler düsüyor.